-
Yaşam Biz Onunla Ne Yaparsak Odur.
”Zamanın başlangıcından beri yaratılmış varlıkların hiçbirine benzemediğiniz için kıyaslanamazsınız.” – Brenda Ueland Yaşam, biz onunla ne yaparsak odur. Doğduğumuz andan itibaren gelişiriz; ancak asıl gelişen egomuzdur. Algıladıklarımız ve hissettiklerimiz, zihin ve beden düzleminde, sadece duyular vasıtasıyla gerçekleşir. Dışarıdaki her şey özünde nötr olmasına rağmen, “Ben” bunu anlamakta zorlanır. “Ben”in kendi anlam dünyasında, hayat amacına yönelik…
-
Istıraptan İçsel Olgunluğa Doğru
Sonsuz ve bitmek bilmeyen arzular okyanusunda gibiyiz. Ne istediğimizi bilemediğimiz anlarda, çoğunlukla çevremiz imdadımıza yetişir ve bizi harekete geçirir. Zihnimiz ise çoğunlukla karışıktır. Başımıza gelen durumların neden-sonuç ilişkilerini doğru bir biçimde kuramadığımızda, zamanın iyileştirdiği ıstırap ve bu ıstırabın içinde barındırdıkları, bazen geçici bir teselli bazen de olgunlaşmanın giriş kapısı olur. Değişim denilen gerçeğin, aslında kendi…
-
Çaresizlik ve Anahtarı
Rüzgarın o kavurucu etkisini, zamanın ruhunuzdaki o ağırlaşmayı siz de benim gibi hissediyorsunuz, değil mi? Bazen yavaş yavaş sızıyor yaşamımıza, bazen de birdenbire çöküyor üzerimize. Bakışlarımızı kaçırdığımız, birbirimizi duymadığımız bu kalabalık yalnızlıkta, aslında aynı görünmez sızıyı paylaşıyoruz. Gelin, bir masanın iki ucuna oturalım. İçimizdeki o kaçma isteğiyle, o merkez dengesini arayan ses karşılıklı bir konuşsun.…
-
Bağlı Olmak Nedir?
Bağlı ve Bağımlı Olmaktan Anlamadıklarımız! Tüm farklılıklarımıza rağmen birbirimize görünmez bağlarla bağlı —ve bazen de bağımlı— olduğumuz bu dünyada, “bağlı olmaktan” gerçekten ne anlıyoruz? İlişkilerimizde çoğunlukla hayal kırıklıkları yaşıyor, şikayetlerimizi bir türlü bitiremiyoruz. Peki, her tür ve seviyedeki ilişkilerimizde tam olarak neyin eksikliğini hissediyoruz? Suç, suçlu ve benzeri yargılayıcı kavramların arkasına sığınarak kendimizi genellikle “doğru”…
-
Doğamızı Tanıyor muyuz?
Ya da ne kadar tanıyoruz? Yoksa tanıdığımızı mı sanıyoruz? İnsan hayatının temel amacı; doğuştan getirdiği bencil ve sadece kendi çıkarını düşünen yapısından sıyrılıp, hiçbir karşılık beklemeden bütüne hizmet eden özgecil (altruist) bir doğaya dönüşmektir. Bu yolculuk, kişinin kendi içindeki derin çatışmayı fark etmesiyle başlar. Birey, ne zaman saf bir niyetle bir iyilik yapmak veya kendinden…
-
Hafifleştirilen Yaşam!
“Beslenmek” denildiğinde birçok yetişkinin aklına ilk gelen şey, ne yazık ki sadece “diyet” kavramıdır. Oysa arzularla ve keşfetme tutkusuyla dolu doğamıza sürekli kısıtlayıcı, baskıcı pencerelerden yaklaştığımızda içimizde büyük bir savaş başlar. Kadim ilimlerin ve pozitif bilimin ışığında biliyoruz ki; insan, evrenin farklı katmanlarıyla bağ kuran çok boyutlu bir varlıktır. Ancak günlük koşturmacanın içinde, bu çok…
-
Oyunun Dönüşümü: Ce-Eee’den İş Dünyasına
Oyun oynamak! Kim sevmez ki? Bebekken bir “Ce-Eee” ile başlayan o ilk bağ, yaş aldıkça gelişen motor becerilerimiz ile birlikte bizi oyun alanlarında diğer çocuklarla buluşturur. Çığlıklar ve gülüşmeler ile oradan oraya koşturan çocuklar, bitmek bilmeyen enerjileriyle yaşamın en saf halini her birimize daima hatırlatırlar. Yaşımız ilerlese de oyun oynamayı bırakmayız; sadece oyunun formu değişir.…
-
Şafağın Gizemli Ritmi
İnsanın hikayesi gizem kutusundan başka nedir ki? ”Tam şafak vaktiydi. Gözlerini açtığında, geceden kalan tüm düşünceleri engin sulardaki balık sürüleri gibi zihnine üşüşmüş, yeni eklenenlerle birlikte günlük hareketine başlamıştı. Dışarıda, binaların boşluğunda yankılanan kuş sesleri, yaz mevsiminin o kışkırtıcı sıcağından önce, adeta serinliğe yapılan son bir çağrı gibiydi. Balkona çıktı. Gözleri sigara paketine kayarken, dolaptaki…
-
Yaşamdaki Anlam Arayışı Nedir?
Meraklı doğamız, varoluşu asırlardır sayısız alanda araştırıp durdu. Ancak çoğumuz için o büyük arayış, nihayetinde durup tıkanılan o noktada, yani koca bir “Eee, sonra…?” sorusunda asılı kaldı. Yaşam dediğimiz olgu, aslında birkaç farklı alanın kusursuz birliğinden ibaretken; bizler bu alanlar arasındaki derin bağları kuramadan, kendimizi sürekli bir “yapma” ve eyleme geçme çılgınlığının içinde buluyoruz. Anlam,…
-
Kokular ve Korkular
Beş duyumuzdan biri olan burnumuzla koku alırız; tat alma duyumuzla da lezzetleri. Aslında zihnimizde bir kavramı tanımlayıp anlamlandırırken, farklı seviyelerde tüm duyularımızın o muazzam birlikteliğinden faydalanırız. Dolayısıyla, kaçınılmaz olarak korkunun da bir koku tanımı vardır. Çoğunlukla alanımıza yaklaşan tehlikeyi en hızlı burnumuz vasıtasıyla tespit ederiz. Burun içindeki koku reseptörleri, aldıkları sinyalleri hiçbir aracıya ihtiyaç duymadan,…
