
Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Beş duyumuzdan biri olan burnumuzla koku alırız; tat alma duyumuzla da lezzetleri. Aslında zihnimizde bir kavramı tanımlayıp anlamlandırırken, farklı seviyelerde tüm duyularımızın o muazzam birlikteliğinden faydalanırız. Dolayısıyla, kaçınılmaz olarak korkunun da bir koku tanımı vardır.
Çoğunlukla alanımıza yaklaşan tehlikeyi en hızlı burnumuz vasıtasıyla tespit ederiz. Burun içindeki koku reseptörleri, aldıkları sinyalleri hiçbir aracıya ihtiyaç duymadan, beynin ilkel ve duygusal merkezi olan amigdala birimine en hızlı şekilde iletir. Tehlikeyi henüz rasyonel olarak kavramadan çok önce, kokusuyla hissederiz.
Tüm yaşamsal döngü içerisinde nereden nereye geliyoruz?
Nedenler, Sonuçlar ve Anlam Dünyası
Dünya bir sonuçtur. Eğer ortada bir sonuç varsa, onu doğuran bir neden de mutlaka vardır. Hayat; bir yanıyla sadece haz almak isteyen egoist doğamıza, diğer yanıyla ise gelişim yasası uyarınca sürekli ilerlemek isteyen yüksek arzularımıza bağlı olarak, bu nedenleri keşfetmemizde ve açığa çıkarmamızda bize daima yardım eder.
Pozitif bilimler bu evrensel dengeyi; artı-eksi, eril-dişil güçler ya da zıt kuvvetlerle açıklar. Aklın fonksiyonlarıyla donatılmış, düşünme becerisine sahip olan insan doğasına düşen ise bu dinamikleri keşfetmektir. Elbette bu, zaman gerektiren bir süreçtir.
Sonuçlar dünyasının diğer bir adına “anlam dünyası” denildiğini biliriz. İnsanın bitmek bilmeyen anlam arayışının, sürekli büyüyen ve gelişen ego ile birlikte daha da netleştiği bir çağda yaşıyoruz.
- Duyularımız gerçekten keskinleşiyor mu? Yoksa sadece her türlü aracı en hızlı biçimde tüketme arzusu içinde miyiz ve bu araçları gerçekten hakkıyla kullanabiliyor muyuz?
- Istırabın daha da keskinleştiği bir dünyada olduğumuzu söyleyebilir miyiz?
Bu durumun bir sonucu olarak; gerçek haza ulaşmanın artık imkansız olduğu hissiyle, sırf anlık bir keyif yakalayabilmek için yaşam sınırlarını zorlayanların ve derinlemesine düşünmekten kaçınanların sayısı giderek artmıyor mu?
Kokuların Yönettiği Davranışlar ve İllüzyonlar
Kokular, hayat sahnesinde en keskin ayrımları yapmamızı sağlayan en güçlü araçlardır. Yaşamın her alanında kokuların gizli etkileriyle insan davranışlarının, hatta en köklü korkularının bile sinsice yönetildiğini söylemek yanlış olmaz.
Kendimize şu soruyu sormak için birkaç gün zaman ayırsak: Hayatta peşinden koştuklarımız ve ısrarla kaçındıklarımız neler?
Bu soru üzerine derinleştiğimizde, gün içinde bizi nelerin etkilediğini ve daha da önemlisi, nelerin bizi etkilemesine bilinçsizce izin verdiğimizi görmemiz kaçınılmaz hale gelir. Örneğin; ekonomik bağımsızlığı olduğu halde, bunu bir biçimde “özgürlük” diye pompalayan ve harcamalarını tamamen dışarıdan yönlendiren o modern yaşam döngüsünün, farkında olmadan bağımlısı haline gelenlerden miyiz, değil miyiz?
Sorular ve Burun Ucundaki Gerçek
Korkularla yüzleşmek ciddi bir cesaret ister. Bu yüzleşmeyi başlatabilmek adına sorgulanması hayati önem taşıyan birkaç soruyu birlikte düşünelim:
- Kokular sizin için tam olarak ne ifade ediyor?
- Korkularınız ile kokular arasındaki o gizli bağı keşfedecek olsanız, bu yolculuğa nereden başlardınız?
Hayat bize her an, her saniye yeni fırsatlar sunar. Ancak insan, gözünü hep çok uzaklara diktiği için yanı başındaki çözümleri ıskalar; aradığı anlamı hep çok uzaklarda arar. Bulmaya çaba sarf eder. Genellikle de yorulur; tamamlayamadan aramayı bırakır.
Oysa en derin cevaplar, en yakınımızda; her nefeste içimize çektiğimiz o kokularda ve hücrelerimize sinen korkularda saklıdır. Uzağa bakmayı bırakıp burnumuzun ucundaki gerçeğe, yani kendi öz kokumuza ve onun taşıdığı anlama döndüğümüzde, aradığımız o büyük fırsatın tam da durduğumuz yerde bizi beklediğini fark ederiz. Dışarıdaki dünyanın illüzyonlarından sıyrılmak ve gerçek özgürlüğümüzü ilan etmek; ancak duygularımızın, zihnimizin kokusunu ve kendini bilmeye dair bireyin önündeki korkularını cesaretle koklamakla başlar.
Korkularınız ile tanışık mısınız? Özgür müsünüz?
Arzu Aykın

Nasıl Yardımcı Olabilirim? Paylaşmak İster misiniz?