-
Temel Olan Şey, Yapmaktır
Hayatın temel amacı, varlığın özündeki iyilik ve mutlulukla bütünleşmektir. Ancak bu hedefe ulaşmak yalnızca düşünsel bir çabayla değil, “temel olan yapmaktır” ilkesi uyarınca somut eylemlerle mümkündür. Pek çok öğreti insanın kendini bilmesi ve öz doğasını keşfetmesi üzerine odaklanır. Fakat bizler, doğamız gereği sürekli gelişen egoist bir yapıya sahibiz. Dış dünyada “bolluk” olarak gördüğümüz her şey…
-
Yaşam Biz Onunla Ne Yaparsak Odur.
”Zamanın başlangıcından beri yaratılmış varlıkların hiçbirine benzemediğiniz için kıyaslanamazsınız.” – Brenda Ueland Yaşam, biz onunla ne yaparsak odur. Doğduğumuz andan itibaren gelişiriz; ancak asıl gelişen egomuzdur. Algıladıklarımız ve hissettiklerimiz, zihin ve beden düzleminde, sadece duyular vasıtasıyla gerçekleşir. Dışarıdaki her şey özünde nötr olmasına rağmen, “Ben” bunu anlamakta zorlanır. “Ben”in kendi anlam dünyasında, hayat amacına yönelik…
-
İlişkilendiklerimiz
Zihnin labirentinden bedenin sessiz çığlığına bir kapı araladığımızda; “Yeri nasıl tanımlıyoruz?” Farkında olsak da olmasak da, gerçekleşmemiş arzularımız içsel dünyamızda tanımlayamadığımız hisler uyandırır. Sınırları belirsiz bu hisler, adına “ruh hali” dediğimiz o değişken bütünlükte, bizi içsel bir huzursuzluğa ve halden hale geçişlere sürükler. Bu ne iyidir, ne de kötüdür. Zihinden bedene sinsice sızan kısır döngü…
-
Çaresizlik ve Anahtarı
Rüzgarın o kavurucu etkisini, zamanın ruhunuzdaki o ağırlaşmayı siz de benim gibi hissediyorsunuz, değil mi? Bazen yavaş yavaş sızıyor yaşamımıza, bazen de birdenbire çöküyor üzerimize. Bakışlarımızı kaçırdığımız, birbirimizi duymadığımız bu kalabalık yalnızlıkta, aslında aynı görünmez sızıyı paylaşıyoruz. Gelin, bir masanın iki ucuna oturalım. İçimizdeki o kaçma isteğiyle, o merkez dengesini arayan ses karşılıklı bir konuşsun.…
-
Yığınların İçindeki Yabancı: Biz Neyiz?
Son zamanlarda, yaşamın farklı alanlarında hizmet almak üzere, bitmek bilmeyen sıralarda ve bir koşuşturma sarmalında akıp giderken kalabalıklardan duyularımıza en çok çarpan cümle şu oldu: “Merhamet kalmadı.” Toplu yaşamın her alanında kullanım kuralları net bir şekilde belirlenmiş olmasına rağmen, yığınlar halinde yaşadığımız bu şehirlerde yükselen tahammülsüz seslere tanıklık etmek, artık normal yaşamın bir parçası kabul…
-
Hatırlatıcılar Bize Ne Gösterir?
Hatırlatıcılar ve yaşam! Hatırlatıcılar dediğimizde içinde neleri barındırıyor? Hatırlatıcılar, yaşam alanlarımızın her köşesine sızmış, görünen ve görünmeyen şeylerle bizi hayata bağlayan gizli yöneticilerimizdir. Fiziksel dünyadaki nesnelerden zihnimizin en derinindeki epizot anılara ve varsayımlara kadar, içsel ve dışsal birçok farklı formda karşımıza çıkarlar. Hatırlatıcılar ve farklı formları nasıl anlayabiliriz? Hatırlatıcılar; ilgi alanlarımızı, değerlerimizi ve en çok…
-
Bağlı Olmak Nedir?
Bağlı ve Bağımlı Olmaktan Anlamadıklarımız! Tüm farklılıklarımıza rağmen birbirimize görünmez bağlarla bağlı —ve bazen de bağımlı— olduğumuz bu dünyada, “bağlı olmaktan” gerçekten ne anlıyoruz? İlişkilerimizde çoğunlukla hayal kırıklıkları yaşıyor, şikayetlerimizi bir türlü bitiremiyoruz. Peki, her tür ve seviyedeki ilişkilerimizde tam olarak neyin eksikliğini hissediyoruz? Suç, suçlu ve benzeri yargılayıcı kavramların arkasına sığınarak kendimizi genellikle “doğru”…
-
Doğamızı Tanıyor muyuz?
Ya da ne kadar tanıyoruz? Yoksa tanıdığımızı mı sanıyoruz? İnsan hayatının temel amacı; doğuştan getirdiği bencil ve sadece kendi çıkarını düşünen yapısından sıyrılıp, hiçbir karşılık beklemeden bütüne hizmet eden özgecil (altruist) bir doğaya dönüşmektir. Bu yolculuk, kişinin kendi içindeki derin çatışmayı fark etmesiyle başlar. Birey, ne zaman saf bir niyetle bir iyilik yapmak veya kendinden…
-
Hafifleştirilen Yaşam!
“Beslenmek” denildiğinde birçok yetişkinin aklına ilk gelen şey, ne yazık ki sadece “diyet” kavramıdır. Oysa arzularla ve keşfetme tutkusuyla dolu doğamıza sürekli kısıtlayıcı, baskıcı pencerelerden yaklaştığımızda içimizde büyük bir savaş başlar. Kadim ilimlerin ve pozitif bilimin ışığında biliyoruz ki; insan, evrenin farklı katmanlarıyla bağ kuran çok boyutlu bir varlıktır. Ancak günlük koşturmacanın içinde, bu çok…
-
Oyunun Dönüşümü: Ce-Eee’den İş Dünyasına
Oyun oynamak! Kim sevmez ki? Bebekken bir “Ce-Eee” ile başlayan o ilk bağ, yaş aldıkça gelişen motor becerilerimiz ile birlikte bizi oyun alanlarında diğer çocuklarla buluşturur. Çığlıklar ve gülüşmeler ile oradan oraya koşturan çocuklar, bitmek bilmeyen enerjileriyle yaşamın en saf halini her birimize daima hatırlatırlar. Yaşımız ilerlese de oyun oynamayı bırakmayız; sadece oyunun formu değişir.…
