-
Oyunun Dönüşümü: Ce-Eee’den İş Dünyasına
Oyun oynamak! Kim sevmez ki? Bebekken bir “Ce-Eee” ile başlayan o ilk bağ, yaş aldıkça gelişen motor becerilerimiz ile birlikte bizi oyun alanlarında diğer çocuklarla buluşturur. Çığlıklar ve gülüşmeler ile oradan oraya koşturan çocuklar, bitmek bilmeyen enerjileriyle yaşamın en saf halini her birimize daima hatırlatırlar. Yaşımız ilerlese de oyun oynamayı bırakmayız; sadece oyunun formu değişir.…
-
Şafağın Gizemli Ritmi
İnsanın hikayesi gizem kutusundan başka nedir ki? ”Tam şafak vaktiydi. Gözlerini açtığında, geceden kalan tüm düşünceleri engin sulardaki balık sürüleri gibi zihnine üşüşmüş, yeni eklenenlerle birlikte günlük hareketine başlamıştı. Dışarıda, binaların boşluğunda yankılanan kuş sesleri, yaz mevsiminin o kışkırtıcı sıcağından önce, adeta serinliğe yapılan son bir çağrı gibiydi. Balkona çıktı. Gözleri sigara paketine kayarken, dolaptaki…
-
Yaşamdaki Anlam Arayışı Nedir?
Meraklı doğamız, varoluşu asırlardır sayısız alanda araştırıp durdu. Ancak çoğumuz için o büyük arayış, nihayetinde durup tıkanılan o noktada, yani koca bir “Eee, sonra…?” sorusunda asılı kaldı. Yaşam dediğimiz olgu, aslında birkaç farklı alanın kusursuz birliğinden ibaretken; bizler bu alanlar arasındaki derin bağları kuramadan, kendimizi sürekli bir “yapma” ve eyleme geçme çılgınlığının içinde buluyoruz. Anlam,…
-
Kokular ve Korkular
Beş duyumuzdan biri olan burnumuzla koku alırız; tat alma duyumuzla da lezzetleri. Aslında zihnimizde bir kavramı tanımlayıp anlamlandırırken, farklı seviyelerde tüm duyularımızın o muazzam birlikteliğinden faydalanırız. Dolayısıyla, kaçınılmaz olarak korkunun da bir koku tanımı vardır. Çoğunlukla alanımıza yaklaşan tehlikeyi en hızlı burnumuz vasıtasıyla tespit ederiz. Burun içindeki koku reseptörleri, aldıkları sinyalleri hiçbir aracıya ihtiyaç duymadan,…
-
Hepimizde Ortak Olan: Ruh Hali
” Hatalardan korkmayın. Öyle bir şey yoktur.” – Miles Davis Yaşam, tüm çılgınlıkları ile her gün bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Felaket haberi almadan geçen tek bir günümüz bile yok. Sosyal medya denilen ağ sayesinde, dünyadaki her türlü gelişmeyi tüm duyularımızla anında algılıyoruz. Üstelik duygusal varlıklar olarak, çoğu zaman neden yaptığımızın farkında bile olmadan, en kırılgan…
-
Süreç Dediğimizde Yaptıklarımız ve Yapmadıklarımızla…
Yaşam denilen bu devasa alanda bizleri harekete geçiren, her gün yeniden ayağa kalkıp bir şeyler yapmaya devam ettiren şey nedir? Bu devinimi genellikle fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal eksikliklerimizle açıklarız. Ancak çoğunlukla detayları incelemekten kaçınır, hayatın bizim yerimize bir başkası tarafından organize edilmesini bekleriz. Yaşımız kaç olursa olsun, içsel dünyamızda büyüyememiş, duygusal yoksunluklarla sıkışıp kalmış…
-
Sınırda Bir Yaşam Deneyimi Nasıl Olur ki?
” Gelir geçer an’larda biriktirdiklerimizi dikkatle incelemek gerçeğe getirir.” Sınırda Bir Yaşam Deneyimi Yaşam, adına dünya denilen muhteşem bir deneyim yeridir. Sırları ilk bakışta bizden gizlidir. Bu gizem başlangıçta hoşumuza gitmese de, zamanla edindiğimiz birikimlerle her şeyin aslında en yüksek hayrımıza, bizim iyiliğimize olduğunu anlayacağımız bir olgunluğa erişiriz. Nasıl mı? Daha küçücük bir çocukken anne,…
-
Gürültünün Ötesine Doğru…
Sorular ile yaşam alanlarımızı güçlendirici zihin açıcı bir hikaye: ”Zamanı doldurmak, zihindeki o amansız gürültüden kaçmanın en kolay yoluydu. Önüme yığılan plansız arzular, sonu gelmez öneriler ve “Bunu da yapmalısın.” diyen iç sesler etrafımı bir sis bulutu gibi sarmıştı. Vaktim vardı; o sisten sıyrılıp kaçabilirdim. Ama kaçmadım. Kaçamadım. Mutfağın ortasında durmuş, iki elimi birden sızlatan…
-
Yeni Bir Başlangıç Zor Gelir mi?
Uzun yaz gecelerine doğru günler tek tek akıyor. Hava daha da ısınıyor. Güneş bronzlaşmayı özleyen bedenleri yakmaya başladı bile. Farklı seviyelerde eksiklikleri hissettiğimiz bu dünyanın yaşam denilen döngülerinde hayaller, gerçekler tam tersi ile birlikte zihinleri meşgul ediyor. Yorgun, kırgın, umutsuz, güvensiz ve dahası ile, birlikte belki de umarsız bir sürecin parçasıyız. Anlamıyoruz belki de hiç…
-
İzler
”Hangi yaşta, nerede olduğumuzun ötesinde ortak perspektiften, yaşanılan her durumun bizlerde bıraktığı hislerden, yargısız bir alandan iletişim kurabiliriz.” Hep bir kalabalıklar içindeyizdir. Ama bir türlü bilemediğimiz, anlayamadığımız nasıl iletişim kuracağımızdır. İletişim iki tarafı olan ve karşılıklı bir şey olmasına rağmen, genellikle memnun olduğumuz, haz aldığımız anlar sayılıdır. Beğenilme, sevilme arayışındaki tüm iletişim biçimlerinde anlayamadığımız nedir…
