• Hayat ile Bilgeliğe Adım Adım…

    ”İncelenmeyen yaşam yaşanmaya değmez.” – Eflatun Sınavdaki Başarıdan Hayat ile Bilgeliğe Toplumsal yaşamın sürdürülebilirliği; her sektörün ve iş kolunun birbiriyle bağlantılı olduğu, kendi içinde ve kendi arasında hiyerarşik dengeler barındıran bir sisteme dayanır. Bu yapıyla ilk kez ilkokul sıralarında tanışırız. O yaşlarda sistemi tam olarak kavrayamasak da ilerleyen yıllarla birlikte gözlemler ve izleriz. Sınıf geçmeler,…

  • Yaşamak Ciddi Bir İştir.

    ”Zorluğun ortasında fırsat yatar.” – Albert Einstein Değer verdiklerimize dair her şeyi bilmek ister, gücümüzün yettiğince öğrenmeye çalışırız. Peki, elimizden gelenin en iyisini yapma isteği uyandıran o “güç” dediğimiz şey gerçekten nedir? Düşünen her bir insan için bu sorunun cevabı farklıdır. Yaşam dediğimiz alanlar, ihtiyaçlarımıza göre biçimlenirken hem kendi içinde hem de bir diğeriyle kopmaz…

  • Yaşamın Tam Orta Yeri

    Yaşamın tam orta yeri ne demek? Tetikleyici olması açısından önemli bir sözdür; “Yaşamın tam orta yeri yangın yeridir” denildiğinde ya da dediğimizde, çözüm olarak neler yapıyoruz? Eğer sorunların üzerine daha da benzin dökmeye alışmışsak ya da benzin dökenlere itibar ediyorsak; kendimizi bildiğimizden bugüne tecrübeden biliriz ki işlerimizin, yani yaşam alanlarımızın daha da karmaşık hale geleceği…

  • ”Misyonum…” Dile Getirme Gücüne Gelmek Nasıl Mümkündür?

    “Misyonum…” diye başlayan o cümleyi, gerçekten kalpten gelerek ve yüksek sesle söyleyebilmek nasıl mümkün olur? Çoğumuzun gözünden kaçsa da pek çok insan, zihninin derinliklerinde duymazdan geldiği ve gün gün kalbinde huzursuzluk yaratan o cevabı günlük fallarda ya da geçici dünyevi araçlarda arıyor. Oysa derinlerdeki yanıtlar, onları korkusuzca duymaya hazır olanları bekler. Günün başı ile sonu…

  • Bir Lokma Ekmek, Bir Yudum Su

    ”Arzunuz duanızdır. Arzunuzun yerine geldiğini kafanızda canlandırın ve onun gerçekliğini hissedin ve kabul edilmiş duanın sevincini yaşayın.” – Dr. Joseph Murphy Her gün yeni bir gün, yeni bir başlangıçtır. Nereye doğru? Hedefe doğru. Bir hedef yoksa, orada gerçekten hissedilecek bir yaşam da yoktur. Bu dünyadaki yaşamsal döngüye dahil olduğumuz andan itibaren sayısız arzunun peşinden koşarız.…

  • Ne Doğru, Ne Yanlış!

    Ne doğru, ne yanlış! Bu dünyadaki tüm koşulların çözümlerinin eylemlerle düzenleneceğini öğrenerek büyüyoruz. Peki, gerçekte eylemin ne olup ne olmadığını gerçekten düşünüyor muyuz? Dünyanın var oluşundan beri insan —yani ego— sadece varlığını sürdürebilmek için savaşlar veriyor. Gerçekte “savaş” dediğimiz şey tam olarak nedir? Tüm araştırmalarımızı, dışarıda gördüğümüz mantık çerçevesinde cevaplar arayacağımız bir alan olarak kurguluyor…

  • Niçin Yaşıyor Olabiliriz?

    ”Unutmayın, güzel bir şey elde etmek için gösterdiğimiz hiçbir çaba asla kaybolmaz.” – Helen Keller Neden Yaşıyoruz? Yaşamsal döngü dediğimiz, teoride öğrendiğimiz ancak yaşarken kaçırdığımız o akışın ne kadar farkındayız? Sürece ne derece dahil olduğumuzun bilincinden uzaklaştığımız her an, gerçekten neredeyiz? Nereye varmak istediğimizi kavrayamadığımız her seferinde bireysel dünyalarımızda neler oluyor, neler hissediyoruz? İlk çocukluk…

  • Yaşam Kalitesini Artırmayı Ne Kadar İstiyoruz?

    Yaşam kalitesini artırmayı ne kadar istiyoruz? Araçlarımızı doğru kullanmayı nasıl öğrenebiliriz? Günlük hayatımız belirsizliği azaltan rutinlerle örülüdür. Gittiğimiz yollar, yaptığımız işler genelde aynıdır. Küçük sürprizlere kapımızı tamamen kapatmasak da rutinlerin sağladığı konfor alanından pek vazgeçmek istemeyiz. Ancak iş ile ev arasındaki bu öngörülebilir düzeni, ilişkiler boyutuna taşımak imkansızdır. İlişkileri zihnen kategorilere ayırmak günlük işleyişi kolaylaştırsa…

  • Sürecin Neresindeyiz?

    Sürecin Neresindeyiz? Bilinçli Bir Yaşamın ve Bütünlüğün İzinde İşte, evde ya da günlük ihtiyaçlarımızı karşılama telaşında… Tüm bu akışın tam olarak neresindeyiz? Yaşama ve sürece ne kadar dahil olabiliyoruz? En yüce değerlerimizle biçimlenen alanları ve sevdiklerimizle kurduğumuz bağları bu büyük süreçle nasıl ilişkilendiriyoruz? Bu dünyadaki varlığımızla zaten doğal bir işleyişin ayrılmaz birer parçasıyız. Yaşamımızın her…

  • Yaralı Olmanın Getirdikleri

    ”Hayatınızda zaten sahip olduğunuz iyi şeyleri kabul etmek, tüm bereketin temelidir.” – Eckhart Tolle Yaralıyızdır. Az ya da çok, hepimiz herhangi bir durumdan ya da koşuldan yaralıyızdır. Anlaşılmak isterken, aynı zamanda anlaşılmaktan kaçınırız. Böyle anlarda görünmez bir zırhın arkasına sığınmamızın kaçınılmaz sonuçları yok mudur? İletişim kurmak, karşımızdakinin uzanan kollarındaki sevgiyi—ki her birimizin sevgi tanımı farklıdır—hissetmeye…