Hayat ile Bilgeliğe Adım Adım…

”İncelenmeyen yaşam yaşanmaya değmez.” – Eflatun

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

Sınavdaki Başarıdan Hayat ile Bilgeliğe

Toplumsal yaşamın sürdürülebilirliği; her sektörün ve iş kolunun birbiriyle bağlantılı olduğu, kendi içinde ve kendi arasında hiyerarşik dengeler barındıran bir sisteme dayanır. Bu yapıyla ilk kez ilkokul sıralarında tanışırız. O yaşlarda sistemi tam olarak kavrayamasak da ilerleyen yıllarla birlikte gözlemler ve izleriz.

Sınıf geçmeler, sınavlar ve bu sınavlara hazırlanış biçimlerimiz hep ileriye doğru bir yükselmeyi şart koşar. Niceliksel eylemler neticesinde sınavları geçme pratiklerimiz gelişirken; büyüyen egomuz ve içinde yaşadığımız dünya ile birlikte başarıyı yakalamak, zamanla teknik ve hatta mekanikleşen bir sisteme dönüşür. Hepimiz buna yakından tanıklık ederiz. Öyle ki okul, iş ve kariyer sınavları yüzünden evlerimiz; keskin önlemlerin alındığı, her türlü desteğin planlandığı birer hazırlık alanına dönüşür.

Peki, aynı başarıyı veya başarısızlığı iş hayatında ve ilişkilerimizde nasıl yönetiyoruz?

Yaşamın finans, gelir ve ekonomi boyutunun kitaplarda yazıldığı gibi uygulanamadığını, iş hayatına adım atıp birbirimizi etkilemeye başladığımızda anlayışımızda yavaş yavaş, adım adım gelişip değişen süreçlerle kavrarız. Hayallerle gerçeklerin getirdikleri arasında, tam da sınırda bir mücadelenin ortasında buluruz kendimizi… Bu durumu bazılarımız çok erken yaşlarda, bazılarımız ise daha geç deneyimler. Hatta hayatı boyunca para ve ekonomiyle doğrudan ilişkisi olmamış ev kadınlarımızın; yalnız kaldıklarında ya da çocuklarıyla baş başa vardıkları sonuçların ıstırabını nasıl yaşadıklarına çevremizde hâlâ şahit oluruz.

Yaşamda masallardaki gibi mutlu sonların ötesinde bir anlayışa ulaşmak; yaşanan tüm olumlu eylemlerin ve anlam arayışlarının hissettirdiklerini aşan bir bakış açısını araştırıp, kendine kattığı değerlerle bilgeliğe kavuşmak belki de yılları alır. Ömür sınırları dahilinde, tahmini imkânsız ıstırapların kalbe yüklendiği ve dilimizden dökülen yeminlerin şahitlik ettiği her deneyimin gölgesinde, bizi iyi ve kötünün ötesinde bir anlayışa sürükleyen nedir?

Gelin birlikte düşünelim.

Çoğumuz geçmişte yaşamayı ve geçmiş anıların yarattığı hislerle tüketilen günlere tutunmayı seçeriz. Geleceğimiz hayallerle dolu olsa da onları gerçekleştirme gücünü ve arzusunu sürdürülebilir eylemlerin başına taç yapma konusunda yetersiz kaldığımız gerçeğini görmezden geliriz. Yaşamdaki fırsatları kaçırma nedeni olarak başkalarını veya bahaneleri öne sürer; hangi hislerle, neyi yapmaya ya da neye sahip olmaya çalıştığımızın bilinçsizliğinde kayboluruz.

Önemli olan, her birimizin hayatının belli dönemlerinde deneyimlediği bu benzer durumları doğru bir içsel analizle geleceğe yatırıma dönüştürebilmektir. Bunu kitaplardan öğrenemeyiz, ezberleyemeyiz. Hayat ve ilişkiler dinamik bir yapıya sahiptir. Değişimi arzulayan ama bir yandan da değişime direnç gösteren bizler; duyularımızı ve ötesini doğru kullanmayı yaşamın tam içinde, birbirimize bilinçli ya da bilinçsizce verdiğimiz örneklerle öğreniriz ya da öğrenmeyi reddederiz.

Net bir amaç, niyet ve hedef yoksa, yaşamda gerçek başarıyı yakalamak nasıl mümkün olabilir ki?

Yeteneklerimizi gerçekten biliyor duyurabiliyor muyuz? Onları doğru kullanmayı başarabiliyor muyuz? Doğru ölçümüz nedir? Sahip oldukları statülerin arkasında, yaşamı yönetme yetenekleri konusunda derin kaygılar ve endişeler taşıyan pek çok insana tanık olmuşuzdur. Nereden ve nasıl destek alacağımızı bilemeden geçen zamanda, aldığımız destekleri doğru biçimde kullanabildiğimizi ya da tam tersini kendi kendimize açık bir kalple ifade edebilir miyiz?

Kendi doğamızı bilmek, doğa yasalarının ışığında yürümek… Olmak, yapmak ve sahip olmak istediklerimizle yaşamı bir bütünlük ve tamlık içinde, sevdiklerimizle hissettiğimiz o arzulanan hale nasıl getirebiliriz?

Sahi, hayat bizden ne istiyor?

Arzu Aykın

Nasıl Yardımcı Olabilirim? Paylaşmak İster misiniz?

Ay-kır-ı ... sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin