• Yaralı Olmanın Getirdikleri

    ”Hayatınızda zaten sahip olduğunuz iyi şeyleri kabul etmek, tüm bereketin temelidir.” – Eckhart Tolle Yaralıyızdır. Az ya da çok, hepimiz herhangi bir durumdan ya da koşuldan yaralıyızdır. Anlaşılmak isterken, aynı zamanda anlaşılmaktan kaçınırız. Böyle anlarda görünmez bir zırhın arkasına sığınmamızın kaçınılmaz sonuçları yok mudur? İletişim kurmak, karşımızdakinin uzanan kollarındaki sevgiyi—ki her birimizin sevgi tanımı farklıdır—hissetmeye…

  • Yaşam Biz Onunla Ne Yaparsak Odur.

    ”Zamanın başlangıcından beri yaratılmış varlıkların hiçbirine benzemediğiniz için kıyaslanamazsınız.” – Brenda Ueland Yaşam, biz onunla ne yaparsak odur. Doğduğumuz andan itibaren gelişiriz; ancak asıl gelişen egomuzdur. Algıladıklarımız ve hissettiklerimiz, zihin ve beden düzleminde, sadece duyular vasıtasıyla gerçekleşir. Dışarıdaki her şey özünde nötr olmasına rağmen, “Ben” bunu anlamakta zorlanır. “Ben”in kendi anlam dünyasında, hayat amacına yönelik…

  • İlişkilendiklerimiz

    Zihnin labirentinden bedenin sessiz çığlığına bir kapı araladığımızda; “Yeri nasıl tanımlıyoruz?” Farkında olsak da olmasak da, gerçekleşmemiş arzularımız içsel dünyamızda tanımlayamadığımız hisler uyandırır. Sınırları belirsiz bu hisler, adına “ruh hali” dediğimiz o değişken bütünlükte, bizi içsel bir huzursuzluğa ve halden hale geçişlere sürükler. Bu ne iyidir, ne de kötüdür. Zihinden bedene sinsice sızan kısır döngü…

  • Istıraptan İçsel Olgunluğa Doğru

    Sonsuz ve bitmek bilmeyen arzular okyanusunda gibiyiz. Ne istediğimizi bilemediğimiz anlarda, çoğunlukla çevremiz imdadımıza yetişir ve bizi harekete geçirir. Zihnimiz ise çoğunlukla karışıktır. Başımıza gelen durumların neden-sonuç ilişkilerini doğru bir biçimde kuramadığımızda, zamanın iyileştirdiği ıstırap ve bu ıstırabın içinde barındırdıkları, bazen geçici bir teselli bazen de olgunlaşmanın giriş kapısı olur. Değişim denilen gerçeğin, aslında kendi…

  • Çaresizlik ve Anahtarı

    Rüzgarın o kavurucu etkisini, zamanın ruhunuzdaki o ağırlaşmayı siz de benim gibi hissediyorsunuz, değil mi? Bazen yavaş yavaş sızıyor yaşamımıza, bazen de birdenbire çöküyor üzerimize. Bakışlarımızı kaçırdığımız, birbirimizi duymadığımız bu kalabalık yalnızlıkta, aslında aynı görünmez sızıyı paylaşıyoruz. Gelin, bir masanın iki ucuna oturalım. İçimizdeki o kaçma isteğiyle, o merkez dengesini arayan ses karşılıklı bir konuşsun.…

  • Dönüşümün Eşiğinde Çözüm Nerede?

    Genellikle bir durum karşısında düşünülmeyi en çok hak eden şey; görünen değil, görünmeyendir. Çünkü görünen, sadece bir sonuçtur. Yaz mevsimini mevsim normallerinin üzerinde bambaşka br gökyüzü altında yaşarken, yaşamın hemen hemen her alanı da benzer biçimde, alev alev yanıyor. Kafa karışıklıkları ve kaçma meyilleriyle, bizi daha derin bir uykuya yönelten her türlü “kabul edilebilir” yanılsamayla…

  • Yığınların İçindeki Yabancı: Biz Neyiz?

    Son zamanlarda, yaşamın farklı alanlarında hizmet almak üzere, bitmek bilmeyen sıralarda ve bir koşuşturma sarmalında akıp giderken kalabalıklardan duyularımıza en çok çarpan cümle şu oldu: “Merhamet kalmadı.” Toplu yaşamın her alanında kullanım kuralları net bir şekilde belirlenmiş olmasına rağmen, yığınlar halinde yaşadığımız bu şehirlerde yükselen tahammülsüz seslere tanıklık etmek, artık normal yaşamın bir parçası kabul…

  • Yaşamda Kaliteyi Aramak

    ”Zeka ve duyguları eyleme geçirip durdurarak, ruhun iç dengesini yaratan ihtiyaçlardır.” – A. Guilld Bir Uyanış Çağrısı Dünya, pandemi günlerinden bu yana baş döndürücü bir hızla değişiyor. Ancak “Neler oluyor?” sorusundan önce sormamız gereken asıl soru şu: “Olanlar beni nasıl etkiliyor?” Hayat hepimizi bir noktaya zorluyor. Yaşamı kaybetme korkusuyla örülü, panik ve endişe dolu o…

  • Hayallerinin İzinde ya da Gölgesinde…

    ”Korkudan kaçamayız. Onu sadece, tüm heyecan dolu serüvenlerimizde bize eşlik edecek bir arkadaş haline dönüştürebiliriz… Her gün bir risk alın. Başardığınız anda kendinizi çok iyi hissedeceğiniz küçük veya cesur bir adım atın.” – Susan Jeffers Yıllar boyunca ertelenen, kısıtlanan, zamanı değil diye bekletilen arzular ne de çoktur. Bazen iç çekiş pişmanlık arasında özlemle yükselen bahaneler…

  • Dehayı Nasıl Keşfedebiliriz?

    ”Kendimizin veya başkalarının modellerine uymayı bırakıp, kendimiz olmayı öğrendiğimizde ve doğal kanalımızın açılmasına olanak tanıdığımızda özel dehamızın niteliğini keşfedeceğiz.” – Shakti Gawain Hayallerimiz vardır. Görünmek isteriz. Keşfettiklerimiz ile ifade etmek isteriz. Varlığımızı göstermek isteriz. Bu böyledir. Çünkü doğamız böyledir. ”Ben” varsa, dünya vardır. Arzular nötrdür. Bunu duyarız, ancak genellikle anlamayız. Hal böyle iken sebep sonuç…