Hayata Dair…

  • Nedenin Ne?

    Bloganuary yazma konuları
    Hangi kitapları okumak istiyorsunuz?

    ”Dağın tepesindeki adam, oraya düşmedi.” -Vince Lombardi

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Yüksek yerlere bakmak ya da yüksekten bakmak çoğu insana muhteşem gelir. Yine çoğumuzun hayatında erik ağacına çıkıp, dallar arasından ulaşılması zor uçlara kadar bir hamlede erik toplama ya da tam orada erik yeme maceraları vardır.

    Her hatırladığınızda ya da hatırlatan durum/olaylarda yüzünüzü gülümseten ve hatta çocuklarınız varsa da onlara kendinizden inciler olarak olarak anlattığınız çocukluk hatıraları!

    Ve yine o dallar arasından küçük bedenlerinizden aşağıya belki de ileriye bir bakışla gözleminiz varsa hissi de hatırlarsınız. Aslında anıyı muhteşem yapan da budur demekten kendimi alamıyorum.

    Ve muhteşem soruyu soruyorum: Sizi o erik ağacına çıkmaya sebep olan nedeniniz neydi?

    Şu an hayatınızda bu hangi formlarda mevcut ve bu niteliğiniz size, çevrenize ne ve nasıl katkı sağlıyor? Bunun sizdeki hissi nedir?

    Doğamız bizi gelişmeye, büyümeye, ilerlemeye, dönüşmeye teşvik eder.

    Peki, sizin ilginizi çeken, serbest zamanlarınızda ne tür kitaplar okumayı seversiniz?

    Sevdiklerinizle iyi bir hafta sonu diliyorum.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Kahvenin Hissettirdikleri…

    Blogocak yazı önerisi
    En sevdiğiniz aile geleneklerinden birkaçını yazın.

    ”Tek gerçek hata, kendisinden hiç bir şey öğrenmediğimiz hatadır.” -John Powell

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Kahve içmeyi sever misiniz?

    Kahve içmeyi mi yoksa kahve içme sırasındaki sohbetleri mi seversiniz?

    Ben her gün kahve içen ve kahve içmeyi seven birisiyim. İçmediğim günler sayılıdır. Yıllar içinde bakarsanız içmediğim gün yok denecek kadar azdır. En sevdiğim de karşılıklı dost sohbetleriyle kahve içmektir.

    Farkındayız ya da değil sevgi alışverişinde bulunuruz kahvenin aracılığı ile. Hiç bir zorlama olmadan, olduğun gibi saygı, sevgi ve bütünlük içerisinde. Sohbetin nasipleriyle aldığımız hazlarla günü tamamlamak üzere hareket ettiğimizde yine farkında ya da değil, kalbin ve aklın birliğinde muhakeme ederiz.

    Ve kahve öncesi ”Ben” ile kahve sonrası ”Ben” artık aynı değilizdir.

    Rutin bir eylem gibi yaptığınız iş sırasında, bilgisayarın yanında ya da kitap okurken ve daha bir çok alan ve mekanlarda içtiğimiz kahvenin bizi hayatımızın tüm alanlarında nasıl ilişki kurduğumuza nasıl da tanıklık eder!

    Sorsak kahveye, hakkımızda neler söylerdi? Haydi gelin Bir’likte, birlikte düşünelim.

    Sevgisizlik hissi ile aradığınız sevgiyi nasıl, nerede, kimlerle, ne yaparken deneyimliyorsunuz?

    Kendinizi, eylemlerinizden ne kadar tanıyorsunuz?

    Ve neyi arıyorsunuz?

    Bilmeye hazır mısınız? Hemen ara.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Kendini Sevmediğini Düşündüren Nedir?

    ”Herkes kendinin olanı yanında taşır.” -Biant

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Dünyaya geldiğimizden bugüne hayatta kalmaya çalışan bir sisteme sahibiz. Çoğumuz da böyle olduğumuzun farkındadır.

    Ve farkındaysanız yaptığımız eylemlerde sürekli bir haklı çıkarma çabası da beraberinde geliyor. Iskaladığımız şey, bir sonuca baktığımızdır. Nedenlerini sorgulamadan yapılan her bir eylemin bizleri çıkılması imkansız bir döngüye sokmasının anlaşılamamasına da şaşmamak gerek.

    Dilimize kadercilik olarak kayıtlı olmasına rağmen düşünen insan yani bizlerin muhakeme yetisini doğru kullanmaması ya da kullanamaması ile ilgili olduğu gerçeği diye bir bakışla diyerek bu haftanın konusuna adım atıyorum.

    Bakalım kalemden bu hafta neler bize rehberlik edecek, bizleri Gerçek arayışımıza yaklaştıracak?

    Başlarken sistem dedim. Biraz açalım bunu. Gözle görünen fiziksel bir sisteme sahibiz ve fiziksel bir dünyada yaşıyoruz. Dolayısıyla gün ışığı bizim burada yaşamı sürdürmemizi sağlıyor. Hayatta kalmaya çalışan bir sistem dediğimizde kendi iyiliğini düşünen ”ego” kavramından bahsederiz. Ego kendi iyiliği için hayatta kalmak ve varlığını muhafaza edebilmek arzusu ile hareket eder. Bununla birlikte egoizmden bahsedilir ki sadece kendi menfaatleri için hareket eden ve bunun için her şeyi yapabilme potansiyelinden bahsedilir.

    Yaratılan varlıklar içinde hesap yapan tek canlıdır insan. Zıtlıkların bütünlüğü dünyada tek taraflı bakış ile iyi/kötü, olumlu/olumsuz anlam arayışları içerisinde evrimleşen insan, bireyselliğinde öyle bir noktaya geldi ki boşluk hissi ve mutsuzluk içerisinde o arzudan bu arzuya durmadan koşuyor ve farkında ya da değil köleleşen bir dünya düzeninde çaresizce arayıştadır. Varoluş koşullarının tümünü algısındaki tek taraflı bakış ile diğerlerini referans alarak kendini daha da çözümsüz, içinden çıkılmaz bir noktaya doğru taşımaya devam etmektedir. Artan depresyon ve bağımlılıklar, hastalıklar bunu somut olarak göstermektedir.

    Kişinin farkında olamadığı gerçek, yaşanan tüm sürecin kişinin kendini sevmesinden başka bir şey değildir. Kendisi ve arzuları ile anlam arayışına giren bir çoğu ”Ben oldum” ya da ”Bildiğim şeyler bunlar” gibi sözler söyleyerek ya da düşünerek, kendi kendine bile olsa ifade ettiği ve kendini ayrıştırdığı, gruplarında yani çevresinde içselleştirmekten uzak; bir zaman sonra daha da içinden çıkılamaz duvarlar ördüğünün farkında bile değildir. Yalnızlaşan insan!

    Kendi ”travmalarım” da, kişiselleştirilmiş sorun olarak bahsedilen durum/olayları arkadaş, dost konuşmalarında altta yatan niyetini gizleme çabası da ayrı bir konudur. Tüm bunların ana sebebi nedir? Haydi gelin başımızı öne koyalım ve Bir’likte, birlikte düşünelim.

    Yapılan araştırmaların gösterdiği gerçeklerden biri de yaşanılan her duygunun bedende kalma süresi doksan saniye. – Jill Bolte Taylor

    Sadece doksan saniye! Ancak çoğunluğa bakıldığında tetiklendiğiniz her bir eylem/eylemsizlik/özelliklerin arkasında arzular, duygular, inançlar, düşünceler olduğunu görürüz. Tetiklenmenin sonucundan hareket edildiğinde farkındalık eksikliği olduğunu keşfederiz. Bu keşfi de dünya üzerinde çok az kişinin adanmışlıkla gerçekleştirdiği ayrı bir gerçektir. Neden? Haydi gelin birlikte düşünelim yine?

    Kendi bakış açısında hayatında değişiklikten kaçınan bir çok insana tanıklık etmiş olabilirsiniz! Şimdi bu tanıklığı kendinize yaptığınızda sonuçların sizi korkutacağı ve bir çok bahaneler üreteceğiniz açıktır. Bununla ilgili çarpıcı bir örnek de verebilirim. İş hayatındaki departman değişiklikleri, ev değişikliği, okul sırasındaki değişiklikler ve buna benzer.

    Sanki alışılmış belirli bir alan algısıyla yaşamaya benzetebiliriz kendini sevmeyi!

    Genel olarak hayatında ve hayatından şikayet eden bir çok kişi vardır. Hayatlarına baktığınızda bu kendi hayatınızda dahil neyi farklı yapmak üzere bir strateji geliştirdiler/geliştirdiniz?

    Çok büyük korku ya da bir ödül olmadan hiç bir şey yapmayan egosal benlik kendini ayrıştırıp, kendinin üstünlüğünü ya da üstün yönlerinin kışkırtıcı konuşmalarını davranışları ile günlük hayatımıza renk vermediğini kim söyleyebilir?

    Kendinden başka kimseyi sevmeyi bilmeyen bizler!

    Sevseydik dünyayı bu hale getirebilir miydik?

    Hesapsız iyilik yapmaktan habersiz bizler, gösterişli eylemleri tetiklenerek izler miydik?

    Kendini sevmediğini düşündüren nedir?

    Uyan Sevgili İnsan.

    Doğanı keşfet.

    Değerlerinin, hayat amacının farkına var.

    Ve…

    İlerle.

    Dünya hepimizin ve hatırla; hepimiz doğanın parçasıyız.

    Kendini büyümeye ve gelişmeye adamış biri iseniz ”Kendini Bilmek” ilginizi çekiyorsa hayatınızı tüm alanlarınızda nasıl yöneteceğiniz konusunda pratiklerle ve en yüksek değerlerinizle hayatı nasıl yaşayabileceğinizi, üretkenliğinizi nasıl arttırabileceğinizi, odaklanmayı, anlamlı bir hayatın kendiliğinde eylemlere dönüşünü keşfederek tanıklık edebilirsiniz. Aynı bilinç seviyesinden değil, bir üst bilinç seviyesinden mümkündür.

    Kapı ne uzak ne yakın. Ancak anahtar sizde. Bunun yanında anahtarın kullanım kılavuzu siz de var mı ? Yok mu?

    Seçim sizin.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Serbest Zaman!

    Blogocak yazı önerisi
    Boş zamanlarınızda yapmaktan en çok keyif aldığınız şey nedir?

    ”Ne kadar yüksek olduğumuzu bilmeyiz ayağa kalkmamız emredilmedikçe; ve o zaman, yola sadık kalmışsak başımız dokunur göklere.” -E. Dickinson

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Serbest zaman; düşüncede hoşnutluk yaratan, arzu edilen zamanı ifade etmektedir. Diğer bir deyişle zorunlu sorumluluklarınız öncesi ya da sonrasında dinlenmeye ayrılan keyfi zamandır.

    Peki, yaşamınızda serbest zamanlarınız var mı? Varsa nasıl değerlendiriyorsunuz? Yoksa kendinize serbest zamanı nasıl yaratabilirsiniz?

    Ne yapmaktan keyif alıyor ya da kendinizi iyi hissediyorsunuz?

    Ve bu his hayatınızın diğer alanlarında sizi nasıl ilerletiyor?

    Çevrenizde neler yapıyorsunuz?

    İlişkilerinize ne katıyor?

    Doğamız mutlu olmak istiyor! Bunun için değerlerinizden, hayat amacınızın farkındalığı ile farkındalıklı bir hayata ihtiyacınız olduğunu hatırlamanız önemlidir.

    Realitedeki koşullarda nasıl ilişki içindesiniz?

    Kendinize ait özelliklerinizi keşfetme, dengeli bir hayat isteğiniz ve bir uzman desteğine ihtiyacınız varsa, size doğru soruları sorabilecek bir uzmana ihtiyacınız olacak; içinizdeki potansiyeli açığa çıkarmanızda size destek olacak bir uzman.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Neşeli Olduğunuzda En Neler Yaparsınız?

    Blogocak yazı önerisi
    Eğlenmek için yaptığınız beş şeyi belirtin.

    ”Sevgiden bahsettiğim zaman, duygusal, zayıf bir tepkiden bahsetmiyorum… Sevgi, nihai gerçeğin kapısındaki kilidi açan anahtardır.” – M. L. King Jr.

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Eğlenmek, sözlükteki anlamına baktığımızda neşeli ve hoşça zaman geçirmek, bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek, bir yerde durmak, beklemek, oyalanmak anlamlarının bilgisine sahip olmakla birlikte, günlük hayatımızda da, konuşma dilinde kullanırız.

    Bugün neşeli ve hoşça zaman geçirmek üzerine bir kaç soruyla değerlerimizden hayat amacımıza dair bir farkındalıkla, özenle, ”Ben+1” ile ilerlemeye adanmışlarla birlikte.

    Hayatta yapmayı en çok sevdiğiniz şey nedir?

    Amacınızı netleştirdiğinizde kararlılığınız ve gideceğiniz yönde o kadar net olur. Dolayısıyla hayallerinizin de gerçeklemesi kolay olur. Amacınızı bulamamış olabilirsiniz. Sabırla devam edin ve her yeni bir günde kendinize ”-1” çıkarın ve ”+1” ekleyin. 

    Ve kendinize ve birlikte olduğunuz insanlara sorun;

    Sizi ne neşelendirir?

    Neşeli olduğunuzda en neler yaparsınız?

    Bu size ve çevrenize ne sağlar?

    Zihin tasarımınız size rehberlik edecektir.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • İçimizde Bekleyenler…

    Blogocak yazı önerisi
    Hayalinizdeki iş hangisi?

    ”İçimizde bekleyenlere kıyasla önümüzde uzananlar ve ardımızda bıraktıklarımız önemsizdir.” Ralp Waldo Emerson

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Hayat her yönden sıkıştırıyor her birimizi. Kişi; boşluk hissi ve mutsuzluk kara bulutlar gibi çaresizce kaçma ihtiyacı ile kaçacak yerinin olmadığı gerçeğini bilse dahi kaçma eylemi ile çaresizce çözümsüz rahatlamalara yöneliyor.

    Nefesini tuttuğun anların çoğaldığının farkındasın! Bi dur ve hatırla!

    En yüce, en büyük arzunu hatırla!

    Sizi neşelendiren, zihninizde hayalini kurduğunuz sizi heyecanlandıran o an’ı hatırlayın. Ne olmak, ne yapmak, neye sahip olmak isterdiniz?

    Buddha’nın dediği gibi;

    ”Ne yaparsanız yapın, kendinizedir. Başkaları hakkında hüküm vermek kendi hatalarınızı güçlendirir.”

    Evrendeki her şey var olmaktadır. Deneyimi sağlayan zıtlıklardır.

    Gerçekleştirmek istediğiniz hayalinizin önündeki tek engel sizsiniz!

    Siz ihtiyaç duyduğunuz tüm kaynakları içinizde barındırıyorsunuz. Arzunuzun büyüklüğü nedir ve ”Kendin Olma” ‘ya ne kadar isteklisiniz? Keşfetmeye istekliyseniz destek alın.

    Sevdiklerinizle birlikte iyi bir hafta sonu diliyorum. Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Kim İçindeki ve Diğerlerindeki Dâhiyi Açığa Çıkarmak İster?

    Blogocak yazı önerisi
    İyi bir lider nasıl olur?

    ”Varlığımız düşündüklerimizin sonucudur.” Buddha

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Bazılarımız alanlarındaki başarıları ile liderlere hayranlık duyar. Kişi kendindeki potansiyeli göremeyebilir. Oysa ki böyle bir yargınız varsa gerçekte bu deneyime sahipsinizdir ve gelişmeyi bekleyen bir beceriniz olabilir.

    Yargılama halinde olmak, kendinden büyük ya da küçük birini görmek, sizi boş ve tatminsiz hissettirme olasılığı yüksektir.

    Bir boşluk hissi ve güçsüzlük!

    Algılarınızı dönüştürmek istemez misiniz?

    İyi bir lider nasıl olur?

    Haydi bir kaç madde ile yazalım ve sonrası belki siz tamamlarsınız! Ya da…

    * Hızlı karar alır, hızlı hareket eder,

    * Hedeflerini doğru belirler, aksiyon alırlar,

    * Kendilerine saygılı ve irade sahibidirler…

    Bireysel destek ihtiyacınız var mı?

    Cevabınız ”Evet” ise, ”Kendiniz Olmayı Ertelemeyin.” Destek alın.

    Zihin tasarımınızı keşfedin.

    Hayatınızın lideri olun.

    Bilinçli ilerleyin.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Kişiyi Büyümekten Alıkoyan Nedir?

    ”Tutkulu insanlar dünyayı daha iyiye doğru değiştirebilir.” -Steve Jobs

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Hayatınıza, dünyaya baktığınızda tüm duyularınızla algıladıklarınız muhtemelen sizleri çaresizlik hisleriyle karışık gerginliğe doğru ittiği ve belirsizlikle birlikte her bir otoritelerce söylenen teorilerin kafa karışıklığı yarattığı bir gerçektir. Bunun yanında bir gerçek daha var ki her biri doğrudur. Konu olan, sizin nasıl algıladığınız! Hayatınızı nasıl yönettiğiniz!

    Dünyada, dünyasında kişi ilerlemesini, gelişmesini durduracak ya da engelleyecek sınırları kendisi koyar. Uzmanların yaptığı araştırmalara göre sınırlı düşüncelerden biri küçük düşme, alçalma, utanç, hor görülme, rezil olmadır. Duygu, değersiz hissetme.

    Genetiksel özelliklerimizi anne ve babamızdan alıyoruz. Davranışlarımızın özelliklerini de doğduğumuz andan itibaren bulunduğumuz çevre ile olumlu/olumsuz eylem eylemsizlikler, özellikler ve anlamlarını öğreniyoruz.

    On iki- on üç yaşına kadar anne babanın özellikleri ile daha sonrası hangi çevrenin etkisindeyse kişi; o çevreden edindikleri ile varlığını ifade ederek ilerliyor. İkili sistemde uzak/yakın düşünce, duygu, eylem kişinin istekleri ve isteklerine sahip olma arzusuna göre maskelenen davranışlarla kişinin ilerleyen yaşlarında sınırlı düşünce kalıpları olarak kafa karışıklığı yaratan, doğanın parçası referansla, kişide dengesiz davranışlara neden olan bir dizi durum olay yaratabiliyor. Burada olaya değil edineceğiniz değerlere odaklanmak önemlidir.

    Kişinin egosuna bağlı, olmak ve yapmak istedikleriyle birlikte tetiklendiği tüm eylem eylemsizlik ve özellikleri gözlemleyerek, bir adım ilerisi tanıklık ederek, izlenimlerini aklın muhakeme yetisi ile değerlendirdiğinde edindikleri çok önemlidir. Değerlerine, hayat amacına nasıl katkı sağladığını algıladığında kişinin kendi doğrusu, gerçeği hakkında doğru bilgiye ulaşabileceğini söyleyebilirim.

    Hayat, karmaşık bir yapı gibi görünebilir. Ancak doğanın kanunlarını bildiğimizde bizleri amacımızda nasıl desteklediğini de idrak edebilir ve bilmenin ötesine geçebiliriz. Ve bir çoğunuzun bu deneyime sahip olduğuna eminim.

    Bilmek hayatta kalmaya çalışan egomuzun arzuladığı bir şeydir. Sonucunda bilgiç oluyoruz. Kişi o ana kadar sahip olduğu tüm deneyimler içinden kendi aklı ile muhakeme ederek bir eylemde bulunur.

    Her bir eylem de yeni bir eylemi getirir.

    ”Düşüncenin işleyişi bir savaştaki süvarilerin hücumu gibidir. Sayıca azdırlar, yeni atlar gerektirirler ve sonucu değiştirecek olan anlarda harekete geçmelidirler.” -Alfred North Whitehead

    Burada en önemli konu kişinin doğru muhakeme içinde olup olmadığıdır. Diğer bir deyişle ”Farkındalık eksikliğinin yarattığı her hangi bir durum, olayda yanıt vererek mi hareket ediyor? Ve buradaki amacınıza nasıl destek oluyor?” Sorularına nasıl cevaplar veriyoruz önemlidir.

    Yaşama ve kendinize yaklaşımınız nasıl? Arzularınıza nasıl yanıt verdiğiniz!

    İçsel vizyonunuz gelişiyor mu?

    Her yeni bir günde bunun için içinizde bir istek var mı?

    Varsa neler yapıyorsunuz?

    İçsel vizyonunuz geliştikçe, iletişim ve ilişki becerileriniz artıkça değerlerinizden, isteklerinizi gerçekleştirmek üzere arzularınız sizin yakıtınız olacaktır.

    Kendinizi bildikçe, kendiniz olacağınız bir süreç yaşamak istemez misiniz?

    Kendini değiştir, dönüştür ve ”Kendi olma” ‘ya bir adım at.

    Bir insan olarak ”Ben kimim?” ve ”Ne olabilirim?” gibi sorgulamaları içinde kendi kendini yenilgiye uğratan, acı duygusuna bağımlılık yaratan yargılardan özgürleşmek istemez misiniz?

    Kendi kendini iyileştiren çözüm odaklı stratejileriniz var mı? Tüm cevaplarınız orijin hikayenizde! Öğrenmek istemez misiniz?

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Hem Sevdiğiniz Hem de Sevmediğiniz!

    Blogocak yazı önerisi
    Hayatınızın hangi alanlarındaki dağınıklığı azaltabilirsiniz?

    ”İşler asla zor değildir. Yeter ki onları küçük parçalara bölebilelim.” -Henry Ford

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Dağınıklığı kimler sevmez? Peki, kimler sever?

    Dağınıklık; çoğumuzun sahip olduğu bir deneyimdir. Burada önemli olan dağınıklık olarak algıladığınız durum ve olayları nasıl yönettiğiniz ve edindiğiniz tecrübelerle hayatınıza, çevrenize neler kattığınızdır.

    Hayat bir bütün ve insan bütünün bir parçasıdır.

    Dağınıklık; bir parça düzensizlik, gerilim, kırılma barındırabilir.

    Peki, gördüğün sonuç karşısında siz ne yaparsınız?

    Zihin tasarımınız size anlatır. Kendini bilmeye, kendi olmaya hazırsanız…

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Özellikle, Özellikler…

    Blogocak yazı önerisi
    En sevdiğiniz hayvan hangisi?

    ”Hiç bir yere gitmemiz gerekmiyor. Dünya çapındaki bu jeofiziksel şartlar içinde küresel bir inisiyasyon çemberinde yaşıyoruz. Sanki bu dünya bizi bir sonraki evrim aşamasına hazırlıyor gibi…” -Gregg Braden

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Bir canlı ile aranızdaki bağı oluşturan nedir?

    Bir bütün olandan bahsediyoruz. Ancak bütünü hayal edemiyor insan. +- diyoruz. Her ikisine de birlikte orta bir noktadan çoğu zaman bakamıyor kişi. Bakamadığı gibi yaşayamıyor da!

    Doğasını sorgulamaktan kaçınarak arıyor; anlık hazlarla. Sonrası durumlar! Çoğumuz bu deneyime de sahip.

    Hayvanların hangi özelliklerine göre seversiniz ve onlarla aynı ortamları paylaşmayı kabul edersiniz?

    Mesela karıncalar, arılar, örümcekler, sinekler, sincaplar, kedi, köpek, fare, sıçan, tilki, kurt, tavuklar, keçi, koyun, kuşlar, balıklar ve benzeri…

    En sevdiğiniz hayvan nedir? Sevdiğiniz bu hayvanın en sevmediğiniz hangi özelliklerini kabul edebiliyorsunuz?

    En sevdiğiniz bu hayvandan nasıl bir fayda sağlıyorsunuz? Size ne katıyor?

    Dünya bize bizi gösterir…

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın