-
Dünyaya Bakarken…

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Dünyaya bakarken…
Zıtlıklar dünyasında sayılı, benzer, pek çok arzunun peşinde, yaşamlarımızın birlikteliğinde herkes herkese hizmet ediyor. Demek istediğim bizler bağlı ve bağımlıyız. Ancak farkında bile değiliz.
Dünyanın herhangi bir yerinde olan herhangi bir durum ya da olay hepimizi etkiliyor. Ancak yaşadığımız küçük dünyalarımızda sadece arzularımızın peşinde keyif almak ile ilgilenmek isterken bir yandan da ıstıraptan kaçmak istiyoruz. Sanki kayıtsızlık içerisindeyiz. Sadece kendimiz!
En nihayetinde insan mutlu olmak istiyor. Haz almak istiyor.
İçinde bulunduğu çevrede, toplumda, yerde bunun ölçüsünü dengeleme problemleri bireyselleşen dünyada tatminden çok beraberinde tatminsizliği mi getiriyor?
Dünyanın belli başlı hazları ve dahası ile aramızdaki bağların kopuşuna tanıklık etsek de kayıtsız kalıyoruz. Yalnızlıktan şikayet ediyor gibi görünsek de yalnızlığı normalleştirdiğimiz bir zamanda mıyız?
İletişim araçlarının çokluğunda birbirimizle nasıl iletişim kuruyoruz?
Nasıl konuşuyoruz?
Neler konuşuyoruz?
Sevgi anlayışına ne kadar sahibiz?
Birbirimizi ne kadar duyuyor, dinliyoruz?
Öğrenilen bir kaç bilginin gölgesinde slogan konuşmalarla, birbirini anlamaktan, hissetmekten vb uzak, birbirine temas etmeyen ilişkiler sanki birbirine rapor verir gibidir.
Dünyanın bir yerindeki sel baskını, deprem, kuraklık, toplu kazalar, toplu ölümlere sanki günün ayrıntılarında sıkışmış haberler gibi yaklaşıyor olabilir miyiz? Şöyle desem ki pirinç ya da kahve ya da başka bir şey şimdiki fiyatının beş katı olmaya hazırlanıyor. Dikkat kesiliriz. Hemen eyleme geçme olasılığımız yüksek!
Çok uzağa gitmeden en yakın ilişkilerimize bakalım; ailemize, komşularımıza, iş arkadaşlarımıza. Çoğu zaman göz temasından uzak ilişkiler içindeyiz.
Oysaki hepimiz birbirimize bağlı ve bağımlıyız. Ancak bakışımızda bir seviyeden görmeyi seçtiğimiz her an ıskalamaya devam edeceğiz.
Umalım ki eksiklikler dünyasında tam ve bütünlüğü aynı zamanda bağlı ve bağımlı olduğumuzu hissedebilelim.
Arzu Aykın
-
Stratejinizi Gözden Geçirin
”En mutlu düşten daha mutludur uyanmak.” – Shakespeare

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Yılın bitmesine az kaldı.
Yıl içinde, yolunda giden ve üzerine ekleme yapma ihtiyacını gördükleriniz nelerdir? Ya da hedefinize ulaşmanızda yolunda gitmeyen her ne varsa nasıl bir yol izlediniz ve hangi sonuçlara ulaştınız?
Sonrasında ve sonrasında neyin eksikliğini hissettiniz? Ne yaptınız ya da yapmadınız?
Tüm her şeyin varlığında ya da yokluğunda şimdiden amacınıza göre yeni bir yılda nasıl bir yol izlemeyi planlıyorsunuz?
Bir hazırlık çalışması ilerlemenizde size yer açacaktır. Odaklanmanızı sağlayacaktır. En önemlisi de destek aldığınız kaynaklarınızı doğru seçtiğinizden emin olmanız hızınızı artıracaktır.
Arzu Aykın
-
Zamana Diğer Bir Bakış
”Farkındalık zor değildir. Önemli olan onu hatırlamaktır.” – Sharen Saltzberg

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Zaman sizin için ne demek?
Zamana karşı ya da zaman ile akışta mısınız?
Zamanı nasıl kullanıyorsunuz?
Amacınıza göre her seferinde neyi fark ediyorsunuz?
Sonrasında ne yapıyorsunuz? Ya da tam tersi?
Buna göre de nasıl hissediyorsunuz?
Zamana yetişmeye mi çalışıyorsunuz yoksa zamanın üzerinde mi ilerliyorsunuz?
Daha da sıkıştığımızı hissettiğimiz bu dünyada yaşamlarımızın bir ya da bir kaç alanında hedeflediğimiz şeylere ulaşabilmek için verdiğimiz mücadelede aynı zamanda hayatta kalmaya ya da hayatımızın devamını sağlamaya da odaklanırken üzerimizde hissedilen baskının şiddeti karşısında doğru kararları aldığımızı nasıl bilebiliriz?
Her bir günün, hatta anın belirsizliği içerisinde nasıl bir yol ile nihai hedefe ulaşabiliriz?
Kişi kendi dünyasının merkezindedir.
Niteliklerimizi, özelliklerimizi, çevremizden bugüne kadar aldığımız etkilerle nasıl, hangi sonuçları edindiğimizi analiz etmek ve hedef, amaç, niyet, eylem ile ilişkilerini netleştirmek önemlidir.
Zaman başı ve sonu sınırlı bir alandır. Bu alanı nedenimiz ile ilişkilendirmek etkin kullanmayı getirebilir mi?
Hislerimizin üzerindeki anlamların farkındalığına gelmek, faydalarının farkındalığına uyanmak bizi özgürleştirebilir. Bakışımız değişebilir ve içsel yönetim becerilerimizi geliştirmemize yardımcı olabilir. Anlayışa gelmek için denemek hatta sabır ile denemek önemli olsa gerek.
Arzu Aykın
-
Doğum Günün Kutlu Olsun

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
”Doğum günün kutlu olsun.”
Ne iyi bir niyettir. Kişinin kendisi dışında birisi için ya da diğerlerinin kendisi için bulunduğu bir niyet… Ve… Hissedilen dokunuşun gücünün, sonsuz oluşunun, etkilerinin çoğu zaman farkında değilizdir.
Çocukluktan itibaren ilerleyen tüm yaş almalarda gelişen tüm algılayışlarımızda bizi derinleştiren bir eylemdir.
İlk doğum gününüzü hatırlıyor musunuz?
Hislerinizde kalan tat nedir ki tüm hayatınız boyunca her benzer durumda o an anılarınızda canlanıyor?
Hayatımızda var olan her şeyin ilişkisini keşfetmek nasıl olurdu?
Her ortaya çıkardığımızda hissettiklerimiz ve hissedeceklerimizi tahmin etmeye çalışsak neyin farkındalığına gelirdik?
Bizim evde doğum günleri kutlanır mıydı hatırlamıyorum. Ancak hatırladığım ilk doğum günü arkadaşlarım ile olandı. Beni yaşadığım evden, dünyadan alıp çıkaran doğamızdan gelen merak ile araştırmaya, analiz etmeye getiren bir durumdu. Kat kat binaların içinde yaşayan insanların hayatlarına yaşıtlarım ile yetişkinlere benzer eylem, eylemsizlik, özellikler ile birlikte giriş yapmıştık. En güzel giysilerimiz içinde, üstümü kirleterek utanmaktan korkmama rağmen az da olsa o gün yediğim yaş pasta hayatımın en iyi pastası idi. En önemli şey de verilen hediyeler karşısında mutlu olan birine tanıklık etmek muhteşemdi.
Hediye almak, hediye vermek.
Ne kadar da kıymetli bir şey ve yüce bir davranıştır. Verdiğiniz ya da aldığınız her ne ise çoğu zaman kendinizden bir parça da eklersiniz. Her seferinde eklediğiniz değişken olmakla birlikte değişmeyen niyetiniz olabilir mi? Belki de yıllarca peşinizi bırakmayan, kafa karışıklığına neden olan bu niyeti değiştirmenin nasıl mümkün olabileceğini bilemeden ölüp gidebilir ya da tam tersini de yapabilirsiniz.
Kendiniz için olmasa bile gelecek nesiller için…
İyi bir hafta sonu dilerim.
Arzu Aykın
-
Sessiz Direniş
”Geçmişte kim olduğunu bilmek istiyorsan, şu an kim olduğuna bak. Kim olacağını bilmek istiyorsan ne yaptığına bak.” – Buda

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Gün yok ki totemlerin peşinden gitmediğimiz, yıldızların hayatımız hakkındaki iddialarının içerisinde kendimiz ile ilişkisini kurmadığımız… Belirsizlikten korkarken, hangi konularda korkusuz olduğumuz ve ne yaptığımız, yapmadığımız, kasıtlı yapmaktan kaçındıklarımız ya da yaptıklarımız…
Sonuçların nedenini dışarıda aramayı ne zaman bırakacağız?
Gerçek güce ne zaman geleceğiz?
Kendi varlığımızı sürdürmek ve korumak isterken amacımız nedir?
Sevgisizliğin en dibini hissederken başkalarını sevmekten uzak olmak nedir? Ya yükselen sebepsiz nefrete ne demeli?
İçeride yükselen sessiz direnişini kimler fark ediyor?
Kimler anlamak istiyor? Kimler kaçıyor?
Anlamak için nereye yöneliyor?
Gerçekten şu an tam olarak eksikliğini hissettiğiniz nedir?
Enerjinizi, zamanınızı, paranızı nerede, nasıl, hangi amaç ile kullanıyorsunuz?
Boşa harcanan her an, kaçırılan büyük bir fırsattır.
Bu yaşam fark edene en büyük hediye, tam tersini hissedene büyük bir ıstırap.
Bu iki durumu nasıl yönetebilirsiniz?
İçsel direnişinizi duymanın zamanı!
Öğrendiklerinizin ötesinde düşünce ve arzularınızın derinliğinde kendi gerçeğinizi keşfetmenin zamanı…
Bakışınız ile değişmeyi isteyerek bütünlüğe yönelmenin zamanı…
Odaklanın.
Ve…
İlerleyin.
Arzu Aykın
-
Tanıklık Etmeye Dair…
”Güzel günler sana gelmez. Sen onlara yürüyeceksin.” -Rumi

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Genel olarak, insanın her günü aynı gibi hissettiren bir koşuşturmadan ibarettir. Çoğunlukla öyle hissederiz. Öyle ki içinde bulunduğumuz hislere yönelik karşılıklı konuşmalarımızdaki tavsiyelere ”Hiç zamanım yok ki.” diye biten bahaneler günün daimi süsü gibidir.
Bu ne iyi, ne de kötüdür. Sadece önem verdiklerinize göre düşünülmesi, araştırılması gereken bir durumdur.
Aynı gibi hissi nereden gelir?
Aslında gün içinde birçok histen hisse geçiş yaparken buna bağlı bir kaç da izlenim alırız.
Tetikleniriz.
Kişinin belki de uzun zamandır düşündüğü bir eyleminde netleşerek kararını verdiği bir andır. Belki de geri durduğu ya da zihin alanına gelen yeni fikirlerle yeni ya da kenarda bekleyen bir şeyin vizyonunun şekillendiği bir andır. Yani denilebilir ki kişinin içsel gözlem yeteneğini geliştirmesi, ilerlemesi için önemli bir unsurdur.
İnsan sürekli gelişen bir varlıktır. Kişi içinde bulunduğu koşullarda değerlerine, amacına, vizyonuna göre ya da üzerinde hissettiği baskının etkisinde daima gelişmeye zorlandığı bir stratejisi vardır. Bunu yaşamınızın bir ya da bir kaç alanında yapıyor olabilirsiniz. Belki de tamamında da yapıyor olabilirsiniz.
Yaklaşımınız Hayat’tan nasıl desteklendiğinize, çevrenize ve niteliklerinizi nasıl kullandığınıza v.b. bağlı olarak değişebilir.
Bir güne nasıl başlarsınız?
Gün ortasında neyin eksikliğini hissedersiniz?
Günün sonunda elde ettiğiniz nedir?
Ve…
Buna bağlı bir sonraki gün için nasıl hazırlık yaparsınız? Neden?
İç gözlem yeteneğiniz hangi niteliklerinizi geliştirmenizde size yardımcı olmaktadır?
Geliştirdiğiniz niteliklerinizde yaptıklarınız ile siz ve tanımladığınız herkese nasıl bir fayda yaratıyorsunuz?
Her gün ve her gün…
Nasıl bir niyete sahipsiniz?
Arzu Aykın
-
Barış Olsun
”Yurtta sulh, cihanda sulh.” -Mustafa Kemal Atatürk

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Barış olsun!
Ne büyük, ne derin bir özlemdir…
Barıştır kişiyi özgür hissettiren.
Bütün, tam algısına getiren
Gördüğümüz tüm zıtlıkların içerisinden.
Bugün dünya barış günü.
Özlemdir. Çaresizce, uzak oluşumuza bakarken, belki bir umut diyerek, içsel haykırışlar ve bir kez daha sorumluluk bilinci ile Ata’nın izinde, bizleri daima ilerletecek düşünce ve arzular içinde, yalnız olmadığımıza inanarak…
Tüketmeden, tükenmeden, değersizleştirmeden akıl ve kalbin birliğinde…
Mutlu olmak, bütünlüğü hissetmek istiyorsak daima ileriye doğru bakmak, bugünden doğru arzu, doğru niyet, doğru düşünceye, doğru insanlar ile ulaşmaya çabalayarak, keşfederek ve inşa ederek gelecek olanı karşılamak bizlerin en büyük sorumluluğudur.
Kendini bilmekten bütünü bilmeye gelmek…
Dünya barış gününüz kutlu olsun.
Arzu Aykın
-
En Kötü Hissettiğinizde…
”Gelecek, bugün ne yaptığınıza bağlıdır.” – Mahatma Gandi

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Biz neyiz?
Hayat amacım ne?
Benzeri soruları bu dünyada belli bir anda her birimiz sorduk. Belki de hâlâ soruyoruz… Bazılarımız soruların cevaplarını arıyoruz. Bazılarımız ise bir kaç hazzın peşinden gidiyoruz. Hepimiz biliyoruz ki bizler hissi varlıklarız. Bilmediğimiz anlamadığımızdır. Anlamış olsaydık belki hissettiğimiz bu dünyada mutlu olur, başkalarının mutluluğu ile ilgilenebilirdik.
Kişi her an kendini sevmek, kendi faydası ile ilgileniyor. Bu, mutsuz olmanın ana nedenidir. Dolayısıyla bu da kişinin her seferindeki en kötü hissedişini daha da derinleştiriyor. Duruma nereden baktığımıza göre de ya durumun içinde kalmaya ya da bu durumun itişi ile doğru eylemi, doğru düşünceyi, doğru niyeti edinmek üzere ilerlemeye devam ediyoruz.
Yaşanan herhangi bir problemde o an için ıstırap ve bir çok olumsuz algıladıklarımız ile, ilerleyen zamanda tekrar o deneyime bakıp, gözlemlediğimizde oradan aldığımız tatları ve deneyimin hayatımıza getirdiği değişimler ile nasıl da ”İyi ki yaşamışım.” dedirten noktasına gelmişizdir. Bunu biliriz.
Ancak en kötü hissettiğimiz o an, odaklandığımız düşünce, arzu, inanç, duygular içerisinde ezilir, bu durumun üzerine nasıl çıkacağımızı bilemeyiz. Belli bir anlayış içerisinde olmak çok önemlidir. Çevremizin gücünü, onlardan nasıl güç aldığımızı fark etmek önemlidir.
Kontrol edilemeyen dengesiz duygular eğer sürdürülür ve anlaşılmaz ise potansiyelimizi açığa çıkarmamıza engel olur. Bu da, bizi, yapmak istediklerimizden, kaderimizi gerçekleştirmekten uzaklaştırır. Istıraplar içerisinde kaybolabiliriz.
En kötü hissettiğiniz bir anınıza gidin. Bir an için, bu deneyimin hatırlayabildiğiniz tüm ayrıntılarına; yer, zaman, kişi ya da kişiler olarak odaklanın.
Tam o an ne hissettiniz?
O andan itibaren hayatınızın hangi alanlarında ne gibi faydaları oldu?
Hangi niteliklerinizi güçlendirdiniz?
Yaşamınızın hangi alanlarında ilerlediniz?
Kimlere nasıl ilham verdiniz? Bu size ne sağladı?
Yaşamınızda nelerin sahibi oldunuz? Anlayışınıza nasıl bir güç kattı?
Hangi korkularınız ile baş etmeyi öğrendiniz?
Yanınızda kim ya da kimler vardı? Neyi edindiniz?
Kimden ya da neyden güç almayı öğrendiniz?
Tüm hayatınızda nasıl bir strateji ile hâlâ ilerlemeye devam ederken arzularınızı nasıl yönetiyorsunuz?
Arzu Aykın
-
Hazırlıklara Dair…
”Bana neye değer verdiğinizi söyleyin, nereye doğru gittiğinizi söyleyeyim.” – Anonim

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Hiç hoşlanmasak da hayat bizi her an bir şeye hazırlar. Yaşamlarımızda keşfedememiş olsak da bir kaç ya da tüm alanların birbiriyle ilişkisinden sürekli bir şeylere hazırlık yaparız. Her bir saat, her bir gün, her bir mevsim, her bir yıl, her bir yaşta…
Bu böyledir. Fark etmeyiz, fark edemeyiz. Çaba sarf ediyor olmaktan, çaba sarf edecek olmaktan çoğu zaman hoşlanmayız. Ancak durdurulamaz arzularımız ile istemekten de hiç vazgeçmeyiz. İstenilen şeye gayretsiz kim ulaşabilmiştir ki? Genellikle aklımız bize oyun oynar ulaştığını iddia eder her seferinde!
Bu realitede her an hazırlanırız. Öyle ki doğamızın bir parçası olduğunu da fark edemeyiz. Hal böyle iken önemli olan hazırlığın hazırlığını yapabilmektir. Gelişme arzumuz doğamızın bir parçasıdır.
Mevsim sonbahara geçmeye hazırlanırken yavaş yavaş rüzgar, güneş, yağmur yeni yerine hazırlanıyor. Evlerde hummalı kışa hazırlık sona doğru yaklaşırken salçalar, kuru patlıcan biberler, reçeller kilerde yerini alıyor. Okullar yeni öğrenim yılına hazırlıkta son haberler ile gündemi tutuyor. Şehir daha da kalabalıklaşıyor. Bunun ile birlikte diğer her şey yükseliyor. Umutlar, hayaller, endişeler…
Ve dahası…
Öyleyse bugün en özlemini duyduğunuz şeye yönelik tüm sevdiklerinizi de dahil ederek herkesin mutluluğu için neler yapabilirsiniz?
Hayat sizden ne istiyor?
Aydınlık sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
İlerlemek İstiyorsan;

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Yeni bir haftaya hazırlanırken;
Her ne yapıyorsanız yaptıklarınız ile en önem verdikleriniz arasında bir bağlantı göremediğinizde, temas ettiremediğinizde kafanız karışır. Belki hüsrana uğrar ya da başkalarını hüsrana uğratırsınız. Dolayısıyla devam etmemek için bahaneler üretirsiniz.
Nedeninizin önemini yükseltin!
Odağınızı hangi yere yani hangi düşünce, arzuya getirmeye ihtiyacınız var?
Bunu araştırıp, incelediğinizde yaptığınız her şeyin sizi nasıl ilerlettiğini keşfetmeye başlayabilirsiniz.
Sevdiklerinizden ilham aldığınız iyi bir hafta sonu dilerim.
Arzu Aykın
