”Karanlık bir zamanda, göz görmeye başlar.” – Thedore Roethke

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Yaşamı bir bütün ve bilinçli olarak mı tecrübe ediyoruz? Birlikte, düşünelim.
Yaşamı bir bütün olarak deneyimlemek, insanın iç dünyasındaki zıt uçları bir dengeye oturtmasıyla mümkündür. Bu denge, yalnızca büyük kazanımlar elde etmekle değil, sahip olunan en küçük değerin bile kıymetini bilmek ve bu farkındalıkla içsel bir huzur inşa etmekle başlar.
Bütünlük ve Sadelik
Yaşam yolculuğunda insanın en sağlam dayanağı, içinde bulunduğu an’a ve sunduğu imkânlara karşı duyduğu samimi memnuniyettir.
Peki, bu nasıl mümkün olabilir ki?
Kişi, hayatın kendisine sunduğu küçük bir adımı veya basit bir iyiliği bile çok değerli gördüğünde, bu durum onun iç dünyasında farkındalık yaratır. Bu yaklaşım, dış dünyaya karşı büyük iddialarda bulunmayı değil, içsel bir bütünlük içinde olmayı gerektirir. Bu durum, kişinin sahip olduğu az şeyle yetinerek kendi içinde özgürleşmesi ve hiçbir şeyin kölesi olmaması halidir. Kendi payına düşenle mutlu olan bir insan, yaşamın akışıyla çatışmak yerine onunla uyum içinde hareket eder. Düşüncenin gücü ile aklı nasıl kullandığımızla ilgilidir diyebilir miyiz?
Bilgi ve Eylem Arasındaki Hassas Denge
Yaşamın derinliklerine dair bilgi sahibi olma arzusu doğal bir dürtüdür. Ancak bu bilgi, kişinin hayatındaki pratik eylemlerle dengelenmelidir. Bilgi ve bilgelik, başlangıçta insana büyük bir haz ve neşe verse de eğer bu birikim yaşamın temel değerleriyle desteklenmezse sonu ıstıraba dönüşebilir,. Zihinsel gelişimimiz, hayatı yaşama biçimimiz ve etik eylemlerimizden daha baskın hale gelirse, en küçük bir sarsıntıda dengemizi yitirebiliriz.
Bir an, birlikte, düşünelim: Şimdiye kadar ne yapıyorduk? Şimdi ne yapabiliriz?
Kişinin kapasitesinden ve yaşam pratiğinden daha fazla bilgiye yönelmesi kişide körlük hali yaratır. Bu dengesiz durumda yapılan niyetler ve arayışlar samimiyetini yitirir; çünkü kişi, aslında özümseyemediği bilginin altına girmiş olur. Bu nedenle, asıl olan bilgelik biriktirmek değil, sahip olduğumuz bilgiyi yaşamımızı güzelleştirecek eylemlere dönüştürmektir.
Zıtlıkların Birliği ve İçsel Dünyada Dengeyi Bulma
Bütünsel bir yaşam algısı, hayatın sadece başarı ve mutluluk anlarından ibaret olmadığını kabul etmeyi gerektirir. Yaşam, birbirini takip eden döngülerden oluşur; bazen kendimizi çok güçlü ve farkındalıklı hissederiz, bazen de tam tersi hissederiz. Ancak gerçek bütünlük, bu her iki durumu da gelişim sürecinin bir parçası olarak görmektir.
Karanlık olmadan ışığın, zorluk olmadan kolaylığın değeri tam olarak anlaşılamaz ki, hepimiz bunu biliriz. Anımsamak önemlidir.
Sonuç olarak yaşamı bir bütün olarak kucaklamak için:
- Küçük başlangıçların ve basit eylemlerin değerini bilmek,
- İhtiyaç duyulandan fazla hırs ve bilginin dengeyi bozabileceğini fark etmek,
- İçsel huzuru dışsal onaylara değil, doğrunun yanlışın ötesinde, bir güven ve memnuniyet hissine dayandırmak bakışı, anlayışı değiştirirken yeni anlayışlara yer açtığını fark etmek,
Bu şekilde insan, yaşamın iniş çıkışları içinde savrulmadan, her durumu bir gelişim fırsatı olarak görürse dengeli ve bütünsel bir varoluşa ulaşabilir.
Yaşamı bir bütün ve bilinçli olarak mı tecrübe ediyoruz?
Nelere sahibiz? Nelerin özlemi içerisindeyiz?
Hayat ne istiyor?
Arzu Aykın

Nasıl Yardımcı Olabilirim? Paylaşmak İster misiniz?