Hayata Dair…

  • Çoğu Zaman Yeniden Başlamak Zor mu Geliyor?

    “Zamanın önünde durmak mümkün değil. Bir hata yaptığımızda, zamanı geri alıp yeniden baştan başlayamayız. Yapabileceğimiz tek şey, şimdiki zamanı iyi kullanmaktır.”

    – Dalai Lama

    Gerçek yolunu bulur.

    Merhaba,

    Yılın son çeyreğine daha da yakınlaşırken, günlük hayatın artan haberlerinin etkisinde zaman kendini daha da sık hissettiriyor. Boğuluyormuş gibi, nefes alamıyor gibi belki. Bekli de çok çaba harcadığınızı ve yorgun olduğunuzu, hareket edecek gücünüzün olmadığı hissi gibi. Günlük hayattan tüm hayata genelleme yaparak boşa harcanan bir hayat yaşadığınız hissi olabilir mi? Dolayısıyla kafa karışıklığı…

    Pandemi zamanlarından bugüne baktığımızda (bitmeyen, bitmeyecek salgınlar) içimizde büyüyen boşluğun bize hissettirdikleri ve bu zamanı, parayı, enerjiyi nasıl kullandığımızın önemiyle ilerlediğimiz ya da ilerlemeye zorlandığımız günlerdeyiz. Bazılarımız hayatın gerçekliğini sorgularken sevdikleriyle yaşadığı deneyimler durdurulamaz girdabın içinde, içinden sorduğu kendisine dair sorularla çıkışını gerçekleştirmek üzere inandığı şeyler uğruna aksiyon aldıklarına tanıklık ettik. Bedelini ödemeye hazır olduğu ya da düşünmediği durum ve olayların akışına, kararlarıyla, yeni başlangıçlara bıraktı kendini. Hayatlarımızda sonuçlarını izliyoruz ve bazılarımız net görüyor ki değişim kişinin içten dışa yansıyan bir durumudur.

    Orta/uzun vadeli bir yatırım gerektirir; yeni bir anlayışa gelmek, yeni bir şey inşa etmek. Buna ne kadar hazırız? Eylemler esnasında ne kadar güçlüyüz? Gücümüzü nereden alıyoruz?

    Evet, zamanı geri alıp baştan başlayamayız. Ancak her yeni bir günü başlangıç olarak ekleyerek, yaşar ve ulaşmamız gereken ya da ulaşamayacağımız noktayı itici güç, kuvvet olarak kullanabiliriz. Bu mümkün! Peki, Nasıl mümkün? Değerlerinizden, hayatınızın tüm alanlarında içtenlikle, ciddiyetle bir sorgulama yaparak olabilir mi? Aradığınız gerçek hisler ne? Neyin eksikliğini hissediyorsunuz? Neyi bulmayı arzuluyorsunuz? Kazanmak istediğiniz ne? Bunun için de nasıl bir emek vermeye hazırsınız?

    En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Sevdiklerinizle Kurduğunuz Güçlü Bağlar Sizi Yıkılmaz Yapar

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Tam da bu zamanlarda gördüğünüz olaylar/durumlar karşısında ne yapıyorsunuz?

    Size öğretilenin dışında ne yapıyorsunuz?

    Sevdiklerimizle ilişkilerimizi, birbirimize yaklaşımlarımızın üzerinden tekrar tekrar düşünerek, geçeceğimiz, yeni bir anlayış inşa edeceğimiz bir süreç belki de…

    Aile kavramında çocuklar bağı güçlendirendir. Onlarla birlikte, büyürken aynı zamanda anlayışlarımız da gelişir. Burada önemli olan değişime ne kadar açık olduğumuzdur. Yeni nesillere ne kadar, nasıl uyum sağlayabildiğimiz ve ortak bir noktada, bir arada, güçlü bağların geliştiğidir.

    Gözlemlediğiniz hayatlarınızda kötü eğilimlere karşın ilişkilerinizde bağınızı güçlendirecek nasıl bir anlayış geliştiriyorsunuz?

    Fayda sağlamayan tüm davranış modellerinin dönüşmeyi bekleyen hangi formlarına hazırsınız?

    Bugün bir iyilik yap. En yakınında, sevdiklerine kalbini aç.

    Belki birlikte bir Pazar kahvaltısı buna aracılık edebilir. Beklentisizce verilen bir hediye belki de. Hesabı yapılamayacak tek hediye belki de…

    Sevdiklerinizle birlikte, İyi Pazarlar dilerim.

    Sevgiler, saygılar. Arzu Aykın

  • Hata, Gören Gözdedir

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Bir süredir heyecanla, büyük arzularla, bir grup yüce insan ile bir dünya kongresine hazırlanıyorduk.

    Ve… kongre gerçekleşti; bir çok sorgulanmayı bekleyen durum/olay/nitelikler ve hislerin tetikleyici gücü ile sizlerle buradayım.

    Kısaca konu tüm, bütünlük!

    Eğitim; hayatın içinde, yaşamın ayrılmaz bir parçası ilkesine inanan ve bunu hayatında uygulayanlardan biri olarak bir çok bakış açısı ve konuların birlikteliğinde kongrenin de özü olan ”Hata gören gözdedir” diyerek bir başlık attım. Bir bakalım.

    Çoğumuzun bildiğidir. Ancak yaşamın tüm parçalarını birleştirmeden yaşadığımız bu dünyada, günlük hayatın içerisinde, günlük arzuların peşinde, yapılacaklar listesinin giderek büyüdüğü hayatlara sahibizdir. Ertelenen görevler, arzular, niyetler, tamamlanması bir türlü gelmeyen şeylerin birlikteliğinde biriktirilen duygu yüklerinin esaretinde en kolayını yaparken bulur insan kendini. Şikayet ederken… Sorumluların kendisi dışında kimse o olduğunu, hatta hayatı suçlar, lanetlerken kişinin yapmaya çalıştığı kendinin yarattığı sonuçları görmezden gelen tavrından başka ne olabilir ki? Tanıdık değil mi?

    Takip ettiğin, gözünün içine içine giren, kulaklarında çınlayan her şeyde, her şeyin kusurlarını görmek istersen görebilirsin.

    Her kötü yaşanan durum/olay, yaşatan kişinin yaptıklarından tüm dünyada yaşayan tüm insanların sorumlu olduğu gerçeğini bilerek hareket etsek nasıl bir hayat olurdu? Gücünden habersiz bizler hayat amacını hatırlasa ve her eylemin bilinciyle nasıl bir dünyaya bakardık?

    İnsanın kırılan duygularına yönelik haberlerin içinde dünyada hangi durum/olay/insan özellikleri sizi tetikliyor? Ne hissediyorsunuz? Şimdi soruyu kendinize çevirip, sorsanız buna ne cevap verirdiniz?

    Fizyolojik olarak insan bedeninin yaşamsal fonksiyonlarını sağlarken iki kuvvetin etkisi içinde eylemleri ile sonuçlar yaratır. Oysaki hesap yapan bir zihin var. Bunu nasıl kullanacağımızın seçimine sahip olabilirken fizyolojimizin esaretinde bir hayat yaşıyoruz.

    Artık parçaları birleştirme zamanı…

    Bunu yapabilmek içinde kendinizi bilmek, doğanızı bilmek gerek koşuldur. Dolayısıyla soruyu kendinize sorun;

    ”Kendimi bilmeye ihtiyacım var mı? Bilme arzum var mı?”

    Neye ihtiyacınız var?

    Ve…

    Hayatınıza dair yani tüm hayatınızın alanlarıyla birlikte neyi bilmeyi arzuluyorsunuz?

    En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Kişisel Alanınızda Neler Var?

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    İlişkilerimizde iletişim dilimiz ”Ben, Benim” kelimeleri ve hayatımız süresince eylemlerimize yönelik en çok kullandıklarımızdandır. Çünkü doğamız böyledir; bazen yolumuzu açan, bazen de savaşı yaratan…

    Kişisel alanınızda neler var? Size ne hissettiriyor? Sizin için anlamı nedir?

    Hayatınızdaki şeylere verdiğiniz öneme göre de büyür, gelişir, ilerlersiniz. Bu böyledir.

    Hiç düşündünüz mü; bizler duygusal varlıklar olmakla birlikte aynı zamanda yalnızlık hissederiz.

    Sahip olduğunuz ama sahip olmadığınıza inandığınız ancak itici güç olarak kullandığınız nedir?

    Diyebiliriz ki tüm hayatımız zıtlıkların birlikteliğindedir. Dolayısıyla denemeden de bilemeyiz, anlayamayız, edinemeyiz. Aksi durumda fantezi denilen zihni meşgul eden düşünceler, alanımızı doldurur.

    Kendiniz hakkında bilgi edinmek istiyorsanız kişisel alanınızdaki şeylere ve anlamlarına odaklanmak adımlardan biri olabilir. Acele etmeden yapılacak bir pratiktir. Kendine dair bir kaç özelliğinin farkına varmak sizin bir çok fırsatı görebilmenizi sağlayacaktır. Nedensellik yasasının çerçevesiyle…

    ”Gelecek, bugün yapacağınız eylemlerle inşa edilir.” – Atalarımız

    En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Bakıp Gördüğünüz Dünya ve Siz; Yapabilecekleriniz

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    ”Fizyolojik haldeki her değişiklik bilinçli ya da bilinçsiz olarak zihinsel-duygusal halde de uygun bir değişimle birlikte ilerler. Ve aksine zihinsel-duygusal haldeki her değişiklik de bilinçli ya da bilinçsiz olarak fizyolojik halde uygun bir değişikliğe yol açar.” -Elmer Gren

    Hayatı nasıl algılıyorsunuz?

    Ve…

    Ne yapıyorsunuz? Yapmak istediğiniz nedir? Dolayısıyla tam olarak sahip olmak istediğiniz nedir?

    Sizi ilerleten his nedir?

    En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Arzuladığın Yerde İlerlersin

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Çoğumuz biliriz; tesadüf diye bir şey yoktur. Kişi, doğa yasaları, içinde bulunulan koşulların birlikteliğinde yani çevrenin etkisi ile tetiklenir. İçimizde bir çok arzular uyanır.

    Hayat…

    Hangisinin bize ait olduğunu kim bilebilir ki?

    Özelliklerimiz!

    İçsel konuşmalarımız içeriden dışarıya yansıyan bir çok arzunun gerçekleşmesine dönüşür. Doğamıza uygun, muhakemelerle farkında olmadan biriktirilen duyguların birlikteliğinde hoşumuza gitmeyen, sevmediğimiz durumlar içinde olabiliriz ki bu durum, engel gibi görünüp, hissedilse de kendimizi değiştirmek için bir fırsattır. Çoğumuz bu deneyime sahiptir. Ancak az kişi bunu değiştirme, dönüştürme iradesine sahip olup, kendi gerçeğini ve doğrusunun peşinden gitmekte ve arzularını gerçekleştirebilmektedir.

    Basit görülen sorular içinde derinleşmek, size ödül olarak hayatı üst bilinçten yaşamanızı sağlar. Kendinizi bilmek, kendiniz olmaya hazırlarken bu dünyayı hakiki gözlerle görmeye başlarsınız.

    ”Bir ömrün ayrıcalığı kendiniz olmaktır.” – Joseph Campbell

    Gerçek arzularınızı gerçekleştirme fırsatı ile birlikte sevdikleriniz ile, hayatınızın manası ile, tam bir takdirle, şükran ile bir hayat sizin olabilir. Dolayısıyla hayatı üst bilinçten yaşamayı arzuluyorsanız sizi arzuladığınız yerde ilerletecek bir rehbere ihtiyacınız olacaktır.

    Gerçekten en büyük arzunuz nedir?

    En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Hayatınızda Yeni Bir Başlangıç Yapmaya İhtiyacınız Var mı?

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Yılın bitmesine az kaldı. ”Her geçen yıl daha da zorluyor” inancı, insanı belki de çaresiz bırakıyor. Geride kalan insanın ömrü mü, yoksa ömrü süresinde içsel arzularının en büyüklerini gerçekleştirme çabasının tersiyle tüm eylemlerine yönelik pişmanlıklar gibi duygu yükleri mi? Dolayısıyla düşünülmesi gereken ”Nereden nereye geliyoruz?” sorusu demekten kendimi alamıyorum.

    Hayatınızda yolunda olan, olmayan ne var ki şu an Siz ne yapıyorsunuz? Belki de yeni bir başlangıca ihtiyacınız var. Her bir günün bir başlangıç için yeni bir gün olduğu gerçeğinden uzak olduğumuz bu zamanda!

    Ve…

    Nasıl, ne yapacağınızı bilemiyorsunuz.

    ”Ne ekersen, onu biçersin.” – Atasözü

    İçimizde büyüyen yalnızlık ya da boşluk hissi koşulların hatalı kullanımı olabilir mi? Arzularımıza tam eksiklik ile bir bakış ihtiyacından uzak oluşumuz belki de.

    Duyduğum dost sohbetlerinde geçmişe bir özlem var.

    Peki, özlem duyulan şeye yönelik ne yapıyoruz?

    Deneyimleriniz, tecrübelerinizden analiz ederek yeni ve Sizin için doğru anlayış ne olabilir?

    En içten dileklerimle. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • En İlişkilerinizi Nasıl İnşa Ediyorsunuz?

    Gerçek yolunu bulur.

    Merhaba,

    Bu dünya ve dünyamız hakkındaki bilgiye çevremiz ile edindik. Öğrenilmiş şeyleri referans aldığımız koşul, durum, olay ya da kişiye göre normal ya da doğru kabul ettiğimizi söyleyebilir miyiz?

    Peki, normal algıladığımız şey içerisinde yeni bir şeyi nasıl inşa edebiliriz? Sizce bu mümkün müdür? Tabi ki hayır; inşa edemeyiz.

    İnşa edebilmemiz bir kaç koşulu içinde barındırır ki bu da emek, gayret, çaba gerektirir.

    İlişkilerinizde hangi araçları, nasıl bir strateji ile neyi hedefliyorsunuz?

    Sizin dışınızdakilerle nasıl bir ilişki içindesiniz? Her defasında kendinizi nasıl bir durum içinde buluyorsunuz? Ne hissediyorsunuz?

    Bir durum, olay ya da kişinin eylem, eylemsizlikleri, özellikleri tetikleyicidir.

    Ve…

    Dolayısıyla en az iki kişi arasındaki iletişimi başlatır. Kendi egoizmi içinde ama bilinçsiz bizler yine kendimiz için yeni sebepler/sonuçlar arasında iletişim kurarız. Peki, bu, gerçek bir iletişim midir?

    İnsan yalnız, hem de çok yalnız.

    Çocuğundan yaşlısına yalnızlık ”Beni anlamıyor.” söylemlerinin daha da artmasına, dolayısıyla içsel hissedilen acının da artması kişiyi tam tersi keyif arayışına itiyor. Gerçek kavramından uzaklaşarak sanal bir dünyanın bağımlısı olarak…

    Ve böylece küskünlüklerin, hayal kırıklıkların, dışsal çatışmanın kaçınılmazlığı insanı daha da mutsuz ederken, enerjisini, zamanını, parasını israf ederek tüketiyor. Kişinin kendi egoizminin gizli hesaplarıyla başına gelen her şeye kötü, sebepleri yaratanın diğerleri olarak nitelendirmesi en kolay çözüm olsa gerek!

    İlişkilerinizde bir çocuk gibi gelişen, büyüyen, sizleri besleyen bir iletişiminiz var mı? Yoksa ne yapıyorsunuz? Varsa daha neye ihtiyacınız var? İçinde bulunduğunuz koşulda kendi başınıza çözüm bulamayacağınız gerçeğini bir kez daha hatırlayarak…

    En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

  • Herkes Yalan Söyler

    Gerçek yolunu bulur.

    Merhaba,

    Yaptığımız ile düşündüğümüzün bir olmadığı zamanlar olmuştur. Bir diğeri bunu bize söylediğinde ya da hissettirdiğinde bir sebebe, bahaneye tutunuruz; çoğu zaman kendimizi haklı çıkarma çabasıyla, algımızla kendimizi savunurken. Bu da, zamanla hayatlarımızda bir döngü oluşturur; içimizde büyüyen boşluk hisleriyle birlikte büyüyen duygu yükleri ile.

    Herkes yalan söyler. Bu ne iyidir, ne de kötü. Bu koşul ve anlayışa gelmek bir süreçtir.

    Bu anlayış sürecine bilinçli bir çaba ile üzerine eğilmedikçe, yalan ve ben kavramları, tüm hayatımıza yansır. Tam olarak ne olduğunu düşünmediğimiz sürece, onca günlerle, fırsatları göremeden kaçırılmış fırsatlarla boşa geçmiş ve bir hayat bitmiş olur. Istırap*keyif zıtlığında…

    Yalanın en dibini görüp, yaşadınız mı? Eğer cevabınız ”Evet” ise ne yaptınız?

    Hayat, bir süreçtir.

    Bu süreci yani hayatınızı tüm alanlarınızla nasıl yönetiyorsunuz? İşiniz, paranız, ilişkileriniz, sağlığınız, zamanınız… Nedir amacınız?

    En içten dileklerimle. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Bir Söz ve Bir Soru

    Gerçek yolunu bulur.

    ”Başkalarını tanıyan kişi akıllıdır. Kendini tanıyan kişi ise bilge.” – Tao Te Ching

    Hayatının tüm alanlarında tam olarak aradığın ne?

    En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın