Hayata Dair…

  • Ulaşılabilir En Büyük Arzular ve…

    Günlük yazma konuları
    “Her şeye sahip olmak” sizin için ne anlama geliyor? Ulaşılabilir mi?

    ”Hayat olması gerektiği gibi değildir. Olduğu gibidir. Onu değiştiren onunla başa çıkma biçiminizdir.” – Virginia Star

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba Sevgili Okur, Hepimizin ihtiyacı olan neşeyi, yüzümüze bir tebessümü çok görmeden başlayalım yazmaya.

    ”Nasrettin Hoca köyün camisinde üç Cuma vaaz vermek üzere davet edilmiş. kafasındaki fikirlere fazlasıyla güvenen Hoca, bir konuşma hazırlamayı ihmal etmiş. Birinci Cuma cami kapısında durmuş, pofurdayarak cemaate dönüp ” Ey cemaat, aranızda ne söyleyeceğimi bilen var mı?” demiş. Cemaat ”Bizler basit zavallı basit insanlarız. Ne söyleyeceğini bilemeyiz.” diye yanıtlamış. Bunun üstüne Nasrettin Hoca cübbesini savurmuş ve ” Öyleyse burada bana ihtiyaç yok.” deyip çekip gitmiş.

    İkinci hafta, cemaat iyice meraklanmış ve camide daha çok insan toplanmış. Hoca bu hafta da söyleyeceklerini derleyip toparlama derdine düşmemiş. Yine öne çıkıp cemaate sormuş: ” Ey cemaat, aranızda ne söyleyeceğimi bilen var mı?” Bu sefer cemaat bir ağızdan ”Biliyoruz! Ne söyleyeceğini biliyoruz.” demiş. Nasrettin Hoca da fırsatı kaçırmayarak yine cübbesini savurup ”Öyleyse burada bana ihtiyaç yok.” deyip çekip gitmiş.

    Üçüncü haftanın sabahında, Nasrettin Hoca yine hiçbir hazırlık yapmadan camiye gitmiş. Büyük bir edayla yürüyüp cemaate aynı soruyu sormuş: ” Ey cemaat, aranızda ne söyleyeceğimi bilen var mı?” Cemaat bu sefer hazırlıklıymış. Yarısı ”Biz zavallı basit insanlarız. Ne söyleyeceğini bilemeyiz.” demiş, diğer yarısı da ”Biliyoruz! Ne söyleyeceğini biliyoruz.” demiş. Bunun üzerine Hoca bir dakika kadar duraksayıp cemaate dönmüş ” Öyleyse bilenler bilmeyenlere anlatsın.” deyip, cübbesini savurup çekip gitmiş.” -Nasrettin Hoca Hikayeleri ‘nden

    Nasıl, hangi bilgileri bilgeliğe dönüşebilirsin ki arzularının ulaşılabilir olmasını sağlarsın?

    Evinizi, ofisinizi, bedeninizi temizlediğiniz gibi, zihninizi ve arzularınızda da temizlik gerek koşuldur.

    Hikayeyi tekrar okumanızı öneririm.

    Gözlemleyin.

    İzleyin.

    Gerçekten daha fazla bilgiye mi ihtiyacınız var yoksa onları keşfetmeye mi?

    Karar verin.

    Hayat, hayatının anlamı ne?

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın.

  • Beş Büyük Soru

    ”Kendi kişiliğinin bilincine varmak, herkesin önde gelen amacı olmalı.” – Oscar Wide

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Beş büyük soru, her birinizin hayatının bir kesitinde sizden daha bilgili kişilere sorduğunuz ancak zamanla unuttuğunuz sorulardır.

    Yaşadığımız realite zıtlıklar dünyası ve dolayısıyla bizler de değerlerimize hatta en yüce değerlerimize ve arzumuzun büyüklüğüne göre bir dünya içindeyizdir. Bir, bütün içerisinde, bütünün parçası ancak ayrılık hissiyle, referans alarak…

    Bu böyledir. Çoğunluk böyle olunca da kişi normal görür içsel yaşadığı hislerin anlamını; ya arar ya da bastırırken bulur kendini.

    ”Biz neyiz?”, ” Nereden geldik ve nereye gidiyoruz?”, ”Neden buradayız?”, ”Ne istiyorum?”, ” İhtiyacım olan nedir?”

    Beş basit, anlaşılır sorular ve sadece cevaplar sizde. Ya bu cevapları araştırır gerçekliğinize ulaşırsınız ya da tam tersi.

    İyi/kötü, zevk/acı…

    Her şey bakış açınızla ilgili ve büyük bir arzunuz, niyetiniz, amacınız yoksa kendinizi aşıp, gerçekliğinize nasıl ulaşırsınız?

    Bu yaşadığımız dünya realitesinden değil bir üst bilinç edinmek önemlidir. Bunun için derin, sabırlı bir çalışma gerektirir. Ödülle çalışan bir niteliği var insanoğlunun dolayısıyla herkesin yapabileceği bir çalışma değil.

    İşte yukarıdaki beş büyük soru ve cevapları karar vermenizde, ilerlemenizde size başlangıç için destekleyicidir ve bilincinizin ötesine geçmek mümkün. Kalbiniz nerede ise gerçek, doğru ilginizi çekiyorsa uzman desteğine ihtiyacınız olacaktır.

    Hayatı bir kutlamaya çevirmek sizin elinizde.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Sevgi Gerçek Kaderimiz

    Günlük yazma konuları
    Geride bırakmak istediğiniz miras nedir?

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Gerçekten geride bırakmak istediğiniz miras nedir?

    Şu an hangi yaşta olduğunuzun bir önemi yok. Geriye bakın ve düşünün: Siz, sevgi diyerek bugüne kadar neyi inşa ettiniz ya da edemediniz?

    Zihninizdeki seslere bir dakika için dikkat kesilin. Kalbinize odaklanın. Dinleyin. Şimdi tekrar soruyu soralım: Geride bırakmak istediğiniz miras nedir?

    Sevgi ile yaratıldık ve tek bırakabileceğimiz miras sevgidir.

    Gerçek bir sevgi diye bir kavram var ve dışarıda bununla ilgili birçok bilgiye ulaşabileceğiniz birçok da kanal var. Doğru bilgiyi anlamak için neye ihtiyacınız olacak ve bunun doğruluğunu nasıl bileceksiniz?

    Bir bütün olarak hayatınızda gerçek sevgiyi nasıl deneyimliyorsunuz? Cevap arayışınızda olmadığınız kadar samimi olun kendinize. Dünyanıza bakın. Etrafınıza bakın. Çevrenizde ne tür insanlar var? Nasıl ilişkiler içindesiniz? Nasıl tanımlarsınız? Nedensellik ilkesine göre değerlendirdiğinizde nasıl bir yol haritasına ulaşıyorsunuz?

    Bireyselleşen dünyanın en büyük sorunu yalnızlık hissi mi? Ne dersiniz?

    Sevgi ve niteliklerini eylemleriyle inşa etmek bilinçli bir farkındalıkla… Doğru sorularla….

    Sevgi gerçek kaderimiz

    Ve…

    Bilinçli bir çaba gerektirir.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Hayat ve Anlam Arayışın

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Günlük hayatın sıkıştırmalarından biraz olsun kendinizi sıyırıp, tazelenmek, yenilenmek, değerlendirmek fırsatınız olmasa, olamasa bile ay olarak tam da iyi bir zamandan geçiyoruz ki kendinize alan açmak, her yerden sıkıştıran hayatı yönetme fırsatlarını görmenizi sağlar.

    Fırsat nasıl da iç gıdıklayıcı bir kelimedir. Genellikle çoğu kişi hayatta yakalayamadığı fırsatlardan ya da yakalayıp kaçırdığı fırsatlardan bahseder ve genellikle de derin dost sohbet masalarında dile gelir; birçok bahaneleri ile.

    Bunun için bu dünyaya gelmiş olamazsınız değil mi?

    Birçok duygu yükünün altında ezilen çocukluğun, gençliğin, iş hayatın diye de devam eden konuşmalar içerisinde gün be gün büyüyen boşluk hissi ve eşlik eden duyguyu bastırma eylemleri…

    Saatli bir bomba gibi içerisi ve dolayısıyla dışarısı da.

    Bunun için mi bu dünyadasın?

    Dışarıda dolaşan birçok kavram zihnini karıştırmaya devam ederken önemli olan senin düşüncelerin nerede?

    Gerekliliklerinin içinde boğulan senin düşüncelerin nerede?

    Ne yapıyorsun ya da yapmıyorsun?

    Bütün akademik hayatın boyunca canlıların tüm evrim döngüsündeki yeri, önemi, işlevleri, özellikleri hakkında bilgilenirken belki de kendinle ilgili bir bilgiden uzaksın!

    Hoşlandıkların, değerlerin, sevdiklerin ve tam tersi hallerin hakkında özelliklerinin farkında mısın? Yoksa ne?

    Ne olmak, neyi başarmak, sahip olmakla ilgileniyorsun?

    Belki bir fikrin bile olmayabilir. Farklı alanlar arasında arayışta bile olabilirsin…

    Bu durumun yoruculuğu aşikar. Yaşlanma dediğimiz şey de tam olarak bu.

    Hayat ve anlamına ulaşmak bir dizi çalışma gerektirirken, biriktirdiğin emek, çaba, adanmışlığın sana getireceği mucizelere tanıklık etmek nasıl olurdu?

    Hayat ve Sen; aradığın tam olarak nedir?

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Daima Yorulmadan Durmadan

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba Sevgili Okur,

    Bu özel güne bir Türk askerinin kaleminden paylaşım yapacağım. İyi okumalar dilerim.

    ” 19 MAYIS TÜRKIYENİN VE ATATÜRK’ÜN DOĞUM GÜNÜ, ATATÜRK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN;

    Mustafa Kemal daha öğrencilik yıllarında Türkiye’nin kurtuluşunu kafasına koymuş . Bu vatan nasıl kurtulur diye düşünmeye başlamıştır. Bu düşüncesinden dolayı sık sık cezalandırılıp, zindanlara atılmış, sürgünlere gönderilmiş, ama bu konudaki çalışmalarına gizli veya açık her fırsatta sürdürmeye devam etmiştir.

    Bu arada Birinci Dünya Savaşı başlayınca da aktif görev talebi üzerine 19.Tümen Komutanlığı Gelibolu ya görevlendirilmiş olup, Çanakkale Savaşlarında gösterdiği başarılar üzerine bütün cephelerin sorumluluğu kendisine verilmiştir.
    4 gün 4 gece uykusuz, 4 gün 4 gece tarihin en kanlı savaşlarından biri biterken, savaşmaya değil ölmeyi emrettiğim o tertemiz Anadolu çocukları neden ve niçin öldüklerini herhalde anlamışlardır. Onlar şehit oldu amma düşman mağlup olup çekip gitti demiştir.
    O günden sonra içimdeki kuşku yok oldu. Artık bu topraklarda yepyeni bir dünya, yepyeni bir millet, yepyeni bir vatan doğacaktı.
    Birinci Dünya Savaşı sona erdiğinde Osmanlı mağlup olmuş, imzaladığı 30 Ekim 1918 Mondros mütarekesi ile Türkün öz yurdu Anadolu işgal edilmiş, halk sahipsiz, başıboş perişan bir halde bırakılmıştır.
    Savaşın bitmesi ile İstanbul’a dönen Mustafa Kemal, Şişlideki evde İsmet’le buluşur. Cebinden Anadolu haritasını çıkarıp İsmet, Anadolu’ya gidiş için en iyi yol hangisi diye sorar. O da bir sürü yol var der. İsmet yolculuğu sorar, Mustafa Kemal zamanı geldi der. İsmet’te hazırım diye karşılık verir.
    Gençliğin Mustafa’sı, Kemalle anlaşmıştır.
    Tek yolumuz ihtilal.
    15 gün sonra Bandırma Vapuru.
    Ama yolculuktan bir gün önce bizi yıllarca uşaklık yapmış olanlar Türkü Anadolu’dan tamamen kovmak için İzmir’e çıkarma yaparak yurdumuzu işgal etmeye başlamışlardır. Mustafa Kemal bunu yadırgamamıştır.
    ”Ant olsun ki bu topraklar bu vatan bizimdir. Bu topraklar son ferdinin kanıyla sulanıncaya kadar kimseye vatan yaptırmayacağız.” diyerek 16 Mayısta başlayan ihtilal yolculuğu, 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkılarak ilk adım atılmıştır.
    19 Mayıs;
    Her Ulusun tarihinde büyük yankılar uyandırmış kahramanlık destanları, zafer öyküleri vardır. Türk’ün tarihide kahramanlık destanları, zafer öyküleri ile doludur. Bu destanlar o Ulusun kahraman evlatları ve onun yanında saf tutanlar tarafından oluşturulmuştur.
    19 Mayıs’da;
    ”Dağ başına duman almış, yürüyelim arkadaşlar’’ diye başlayıp,
    ‘’ Ya İstiklal, ya ölüm’’ diye devam eden,
    Hattı müdafaa yoktur , Sathı müdafaa vardır o satıh bütün vatandır, vatanın her karış toprağı şehit kanıyla sulanmayınca terk edilemez, ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir diye biten Mustafa Kemal ve askerlerinin oluşturduğu Türk Milletinin yeniden Diriliş Destanının adıdır.
    Türk Ulusu için bundan daha büyük bir övünç, bundan daha büyük bir mertebe olamaz.

    Bu Destan;
    Şanlı bir Ecdadın, Şanlı torunlarının. Emperyalistlerin, işbirlikçilerinin tüm engellemelerine karşı, hür ve bağımsız yaşama iradesi ile aydınlık yarınlar için, bir of çekmeden kanının son damlasına kadar savaşan yiğitlerin, kahramanların yazdığı destandır.
    Bu Destan; bir başkaldırıdır. Türk Rönesansı’nın, aydınlanmasının, emperyalizme karşı tam bağımsızlığın, akıl sınavından yoksun yobazlardan, satılık kalemlerden, vatan hainlerinden, yabancıyı efendi bilen mandacılığı savunan, işgalcilerin ve isyancıların elini öpen, emperyalistler karşısında el pençe duran sömürgeci yöneticilerden kurtulmanın. Yüzyıllardır horlanmış, ezilip sindirilmiş, Anadolu Türk halkını özgürleştirip ulus bilincine ve kişiliğine kavuşturup, devletin asıl sahibi yapmanın, Türklüğün, tarihteki şanlı ve seçkin yerini, unutulmuş medeni vasfını hayata geçirmenin, adı olmayan Türk kadınını, eski müstesna yerini yeniden kavuşturmanın, Tanrı adına milleti hükmü altında tutan şeriatçıların, vicdanları üzerindeki egemenliği yıkıp, toplumu ümmet aşamasından , millet aşamasına dönüştürüp egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olmasını sağlamanın… İnsan onuruna yakışan en iyi idare şekli olan cumhuriyeti kurmanın… Akli ilimleri kapısını kapamış, Arap medrese eğitimi yerine, müspet ilimlere dayanan bir eğitimin yapılmasının… Hilafetten Cumhuriyete, Şeriattan Çağdaş hukuk sistemine, ümmetten ulusa, kulluktan özgür bireye, en büyük insanlık hakkı olan vatandaşlığa geçmenin… Tüm ezilen ulusların emperyalizmden kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesi için yeni bir sayfanın açılışının da adıdır.

    Bunu sağlayan Mustafa Kemal’i saygı ve minnetle anıyoruz. İbrahim Uzgur ”

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Bir Birim Özgürlük Eşittir Denge Ama Nasıl?

    Günlük yazma konuları
    İş ve ev hayatını nasıl dengeliyorsunuz?

    ”Gerekçe arama, düzelt.” – Frank Hubbard

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Nasıl bir kişisiniz?

    Neyin özlemi, hayali ile hayatınızda mevcut, hangi standartlara, prensiplere sahipsiniz?

    Ve…

    Neye ihtiyaç duyuyorsunuz?

    İçinde bulunduğunuz koşulların kölesi olup, öylece sürükleniyor musunuz?

    Gerçekten tam olarak eksikliğini hissettiğiniz, özlemini çektiğiniz, ancak ertelediğiniz hatta isteğinize ulaşabilme ihtimaline bile sahip olmadığına inandığınız yapmadıklarınız…

    Ne oldu da vazgeçtiniz diye sormayacağım? İçinde bulunduğunuz koşullar içerisinden çıkabilmek bir çaba gerek koşuldur. Bunu bilirsiniz ancak tembellik, şikayet, suçlamak daha kolay gelir.

    Bir gerçek daha vardır ki hayallerinizi, size ait hayalleri sizden başkası gerçekleştiremez.

    Öylesine geldi ve geçti; avuçlarınızda pişmanlıklarla; öylece…

    Her yeni bir gün fırsatlarla doludur. Doğanın bolluğu yıkım*yapım arasındaki dengededir.

    Çoğunluğun en büyük problemlerinden biridir: Hayatın bütünlüğünde hayatının alanlarının dengesini sağlamak ve koruyabilmek.

    Size harika haberlerim var. Bu mümkündür.

    Mevcut koşullarınızı tam olarak belirlediğinizde bu durum size zıtlıkların içerisinde çatışma yaratan durumları muhakeme etme becerinizi geliştirir. Eksiklik üzerinde doğru sorularla, beyninizin size sağladığı esneklikle, bugünden gelecekteki size doğru yönünüzü çevirerek hem özgürleşip hem de hayatınızdaki dengeyi inşa edebilirsiniz.

    Nasıl mı?

    Yemek yapmak gibi. İlk olarak emek, çabadan önce bir arzu gerek ön koşuldur. Uzman desteği olmadan kişi ilerleyemez. Zaman kavramına yaklaşımınız ilerlemenizde itici güç olacağını söyleyebilirim.

    Ne ölçüde kahramanınız (hayran olduklarınız) gibisiniz?

    Potansiyeliniz açığa çıkmak için Sizin dikkatinizi çekmeye çalışıyor olabilir mi?

    19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Göremediğimiz Gerçek

    Günlük yazma konuları
    Hayatta ne gibi fedakarlıklar yaptınız?

    ”Şükran duyulacak şeyleri sayabilmek en zor aritmetiktir.” – Eric Hoffer

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Hayatı yargı filtresinden yaşarız. Hayatın bizimle konuşma dilini anlamadığımız bir gerçektir.

    Geçmişe özlemle, geleceğin belirsizliği arasında şimdiden uzak. Dolayısıyla yaratılış amacından da uzak, yorucu bir arayışın içinde, ayrımına varamadığı arzularının peşinde…

    Ego bilinç filtresi başka bakar, başka görür; epizodik anılar, yargılar, fikirler, düşünceler, arzular, kişinin kendi hatalı fikirleri…

    Ve…

    Hayatınızı tepki vererek mi yoksa yanıt vererek mi yaşıyorsunuz?

    Bu sorunun ardından görünmeyen gerçek şu ki egoist doğamızda fedakarlık yaptığımız söylenebilir mi?

    Haz, keyif odaklı, tatmin olma arayışındaki bizler nasıl bir fedakarlıktan bahsedebiliriz? Birlikte düşünelim!

    Gerçeği görmenin tam da zamanı!

    Düşüncelerin hangi yerde?

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Acının Üzerine Çıkmak Nasıl Olurdu?

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Bilirsiniz; acı büyük bir hapishanedir. Zevk de aynı biçimdedir.

    Yanılsamadır.

    Yaşanan her hangi bir durum/olayı anlatarak bir an için rahatlarız. Ancak kişi diğerlerine anlatıp rahatlamış da olsa durum/olaya bakışı hatalı, dengeye gelmemiş olması mümkündür.

    Acı ve zevk arasındaki ilişkiyi anlamak, hayatı denge noktasından deneyimlemek ancak doğru, gerçekçi bir yaklaşım ve doğru sorularla mümkündür. Bunu bilirsiniz.

    Bir çok genel düşüncelerin üzerinde aklın fonksiyonları ile muhakeme etmeden alıp, kullandığınızda, bir beden büyük kıyafet giymek gibidir ve üzerinizde nasıl duracağını da bilirsiniz.

    Doğanızı anlamadan hapishanede, karanlıkta olduğunuz hissini bilmezsiniz.

    Kimsiniz?

    Nereden geldiniz ve nereye gidiyorsunuz?

    İhtiyacınız ne ve siz neyin peşinden gidiyorsunuz?

    Bu durumda ne hissediyorsunuz?

    Bu ve benzeri sorular içinizdeki bilgeliği açığa çıkarırken, bilincinizdeki tek taraflı bakışınızı da dengelemenizi sağlar ki dolayısıyla acı*zevkin üzerinde, hayatınızın kalitesini de artırmış olursunuz. Sonuç, değerlerinizden bir hayat farkındalıkla yaşanır ve hayat amacınız hayatın akışı ile bir, sörf yaparsınız. Kim istemez ki?

    ”Ne yaparsanız kendinize yaparsınız. Diğerlerini yargılamak sadece hatalarınızı çoğaltır.” – Buddha

    Dengenizi bozan şeyleri fark edip, nasıl dengeyi sağlayabileceğinizin formülü var ve siz buna ne kadar ihtiyaç hissediyorsunuz?

    Ve…

    Şimdi ne yapardınız?

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Kendi Yolunuzda Olduğunuzu Nasıl Bilebilirsiniz?

    Günlük yazma konuları
    Lider misiniz yoksa takipçi mi?

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Danışanlarım benden tavsiyede istediklerinde yukarıdaki soruyu her gün kendilerine sormalarını öneririm.

    Bu sorunun gücünden yararlanmak kendinizi gerçekleştirmede, sizi bir üst bilince doğru nasıl ilerlettiğini, kendinizle birlikte, birlikte yaşadıklarınız, ilişkileriniz, yaşam alanlarınızda dönüşen formlarına yavaş yavaş tanıklık etmeye başlarsınız.

    Çoğu kişi hayallerini yaşamayı hak ettiğini düşünür. Ancak ihtiyacı olanı başarmak için daha az kişi gereken her şeyi yapar. Çoğu kişinin ıskaladığı, bir plan yapmak için zamanı yoktur. Büyük arzularının peşinden koşmak yerine daha küçük arzularla ilgilenirler.

    Dolayısıyla ayrıntılı yazılmış, yaşayan, canlı, dinamik, aksiyon planlarıyla an be an daha yaratıcı olacağınız kesindir. Bir lider; işinde uzman, irade sahibidir. Hatalardan ders alır. Hedeflerini doğru belirler, aksiyon alır. Küçük ve sürekli adımlarla ilerler. Kendilerine saygılıdır.

    Ve…

    Analiz eder… Daha da yazılabiliriz.

    Siz bir lider misiniz yoksa takipçi mi? Belki de her ikisi ya da değil.

    “Hiçbir şeyi riske atmamak, aslında her şeyi riske atmaktır. Problemlerinizi onu yaratan bakış açısıyla çözmeye çalışmanız deliliktir.” – A. Einstein

    Kendi yolunuzda olduğunuzu nasıl bilebilirsiniz?

    Emin misiniz?

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Bütünlüğe Adım Adım…

    Günlük yazma konuları
    Hayatınızda yapabileceğiniz küçük bir gelişme ne olurdu?

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba Sevgili Okur,

    Hatırlarsanız bu ayın önemine dair bir yazı yazmıştım. Umarım içsel hazinenizde kazıya, araştırmaya ve potansiyelinizi açığa çıkarmaya devam ediyorsunuzdur.

    En büyük eksikliğin nedir?

    Değerlerin

    Hayat amacın,

    Misyonun,

    Vizyonun nedir?

    Ve…

    Nasıl bir stratejiye sahipsin?

    Bir süredir üzerinde hazırlığını yaptığım bir çalışma!

    Ve…

    En yüce değerlerinizle, en büyük arzunuzu gerçekleştirmek gerçek bir hazırlık ve bir birlikte güç alacağınız bir grup gerektirir.

    Dışsal dünyanız size nasıl hissettiriyor? Bu hissettiklerinizle siz ne yapıyor ya da yapmıyorsunuz?

    İçsel potansiyelinizin bulunduğunuz seviyeden açığa çıkamayacağını biliyorsunuz. Bir üst bilinç edinmek önce kendini bilmek ile, sonra kendi olma ile mümkün olduğunu da biliyorsunuz.

    Bir üst bilinç için hazırlık, emek, çaba gerek koşuldur.

    İlginizi çekiyorsa yeni çalışma grubuna katılım koşulları için bana ulaşabilirsiniz.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın