-
Döngünün İçerisinde…
”Ne yapabileceğimizi görene dek kim olduğumuzu bilmeyiz.” – Martha Grimes

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Doğduğumuz andan bilinçlenene kadar yaşamın alanlarında bir çok döngünün içinde olduğumuzu bilmeyiz. Ancak bize destek olan kişilere güvenerek, inanarak devam ederiz. Hislerimiz gelişir, hissettiğimizi keşfederiz.
Yaş aldıkça da duyularımız vasıtası ile muhakeme gücümüz gelişir. İçinde olduğumuz ve sürekli büyüyen çevre bizi şekillendirir. Niteliklerimiz ile bir strateji ediniriz.
Yaşamınızda bir an, tam o an nasıl, hangi düşünce, duygu, arzunun etkisi ile ne yaptınız?
Ve…
Gelecek sonuçlarını hiç tahmin bile edemeyeceğiniz, edemediğiniz bir döngü içindesinizdir. Yaşamın sayfalarında geri gitmek bir çok insana acı, ıstırap verir.
Ancak fark edemediğimiz gerçek; o ıstırap tanımına tam olarak bakmadıkça tüm yaşamımıza yayılan br ıstıraba dönüşmüş olduğunu hiç göremediğimizdir. Bir çok bahaneler, korkular bizleri girdap içine yutandır.
Ve…
Kişi bunu defalarca deneyimler. Etkisi artan bir biçimde devam eden olaylar, durumlar içinde çaresizce kendini kaçarken bulur. Istırabın tam tersi peşinde koşarken de çoğu zaman yorgun, umutsuz, yaşlanmış hisseder. Bazen öyle, bazen böyle…
Tam o an kurtulmak istediğinize bir dönüp baksaydınız ne olurdu?
Neyi farklı yapmış olsaydınız hayatınızda neler farklı olurdu?
Nelere sahip olurdunuz?
Bu pratiği yapmak istemeyebilirsiniz. Ancak özgür olmak ile ilgileniyorsanız denemelisiniz. Bir daha…
Ve… Bir kez daha…
Çok basit ancak cevap vermenin çok zor olduğu bir soru vardır: Tam olarak ne istiyorum? Neden istiyorum? Elde etmek istediğim nedir ki sonucunda neye sahip olmayı istiyorum?
Bir çok kez bunu kendinize sordukça, aklın fonksiyonları gelişmeye başlar ki fark edersiniz.
Denemeli ve görmelisiniz.
Seni ıstıraptan ıstıraba götüren döngüleri kırmak, özgürleşmek, özgürlük tanımını değiştirmek istiyorsan devam etmen çok önemlidir. Kalbine yakın olan uzman birinden destek almanı tavsiye ederim.
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
Değişim İsterken Değişimden Korkmak
”Her şeyi olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz.” – Anais Nin

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Hem fark ettiğimiz hem de fark etmediğimiz değişim hiç durmadan devam ederken bizler geride kalıyoruz. Buraya bir bakış ile diyeceğim ki sürdürülebilir eylemlere sahip olamadığımız gerçeği bir çoğumuz için bahaneler kurtarıcı gibidir. Oysa ki arkasındaki gerçek düşünüldüğünde çok başka şeyler olduğu görülecektir.
Zor olanı seçen bir avuç insan vardır. Tüm yaşamınıza bakın; karşılaştığınız zorluklar diye gördüğünüz ve sonrasındaki ilerlediğiniz ya da tam tersi, eylemlerinize, düşünce, inançlarınıza bakın. Sonra da içsel dünyanızdaki duygularınıza, hislerinize bakın. Tam o an, orada gördüklerinizi çok zaman önce görmezden geldiğinize tanıklık edebilirsiniz ya da hâlâ direnç gösterebilirsiniz.
Kolay yolu seçmek çoğu zaman çoğu kişinin tercihleri arasındadır. Bu ne iyidir ne de kötüdür. Zor ve kolay diye tanımladıklarınız nerede, nasıl, hangi niyet ile kullandığınız önemlidir.
Değişim kaçınılmazdır. Devam ederken bir başkası sizi değiştiremez. Doğa yasalarına göre alınan etkilere nasıl yanıt verdiğiniz önemlidir. Tüm olan ile aradaki ilişkiyi kurabilmek yaşama bakışınızı, algınızı değiştirecektir.
Bizler tetiklenmeden hareket etmiyoruz. Hissi varlıklar olmamıza rağmen madde dünyasında her geçen gün daha da yükselen egoist doğamız bizleri tekrar eden hatalar ile yüzleştiriyor.
İşte burada kişinin kendine soracağı bir kaç soru olsa özellikle de niyetini ortaya çıkaracak sorulardan olsa belki de yaşamında bugüne kadar kaçındığı korkuları ile de yüzleşmek için bir fırsat olabilir mi?
Sizce kalbinizin derinliklerinden gelen arzularınızı ortaya çıkarmak ve korkusuzca ilerlemek nasıl olurdu?
Hayatı keşfetmek için yaşamınız çok değerli. Ancak hayat, değeri fark edenler için değerlidir.
Hayat sizden ne istiyor?
Tam olarak sizin eksikliğiniz nedir ki şu an siz ne yapıyorsunuz?
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
Her Şey Seninle Başlar
”Mutluluk bir yoğunluk meselesi değil; denge, düzen, ritim ve uyum meselesidir.”
– Thomas Merton

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Herhangi bir anda her birimizin sorduğu benzer sorular vardır. Verilen cevapların doğruluğunu bazen tecrübe ederek, bazen gözlemleyerek bazen de başka türlü eylemler ile mevcut algıdan bir algıya geliriz.
Ve…
Her bir gün değişim!
Bizleri hareket etmeye zorluyor. İçinde bulunduğumuz koşullarda çoğumuz farkındayızdır, ki değişim devam ederken kendimizi değiştirmeliyiz. Bunda bir seçenek yoktur.
Bu realitede diğer fark ettiğimiz bir şey de birbirimize bağlı ve bağımlıyız.
Her şey seninle başlar!
Tüm cevaplar insan doğamızda ve amacımızdadır. Çatışma, çelişki ve bir çok şeyin birlikteliği bize ne gösterir? Bize ne öğretir? Bizi her defasında nereye getirir?
Şu ana kadar yaşamınızın her alanındaki deneyimleriniz sizi nereye getiriyor?
Üzerinde düşünülmesi araştırılması, analiz edilmesi gereken güçlü sorulardandır. Zıtlıkların birliğinde mutlu olmak isterken sizi ne mutlu eder?
Mutluluk tanımınız nedir?
İyi bir yaşam tanımı nedir?
Yaşamınızın sürecini yönetebiliyor musunuz? Tam olarak neyin eksikliği içindesiniz?
Her şey seninle başlar.
Arzu Aykın
-
Yalnızlığa Dair
”Ancak çok yüce bir adam iyi bir dinleyici olabilir.” – Calvin Coolidge

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Kaç kişi yaşamında bulunduğu yerden geriye doğru bakabilir? Gerçekten doğru bir eyleme gelmek için kaç kişidir geriye bakan?
Çoğunlukla geçmişe bakışımız başka bir nedenledir. Geçmişteki deneyimlerini geleceğe iyilikle kaç kişi taşıyabiliyor ya da bunun için çaba harcayabiliyor?
Umalım ki içimizden yükselen sesleri duyalım ve tüm nesiller için iyilikle bugünden yeni bir bakışla inşa etmeye başlayabilelim.
Yaşadığımız dünya bizleri zorluyor derken gerçekten spesifik bir çalışmaya ihtiyaç duyuyor olmalıyız ki büyük bir arayış içinde olan insanlar var. Dalga dalga hissedilen bir arayış…
Büyüyen egoistlik arzuların peşinden giden, ancak yorulanların çoğunluk olduğu bir dünyadayız. Yeni keşfedilen bir şey yok. Kısır bir döngünün içinde çıkış bir türlü keşfedilemiyor gibi…
Ve…
Dolayısıyla her geçen gün daha da yalnızlaşıyoruz. Bunun bir çok nedenleri sayılabilir. Ancak konumuz bu değil.
Sizi yalnızlaşmaya iten nedir ve siz yapıyorsunuz? Sonrasında ne yapıyorsunuz?
Dışarıda olan bir çok şey var ve hissetmiyoruz. Neden? Sadece kendimiz ile ilgili olan şeyleri hissediyoruz.
Günlük konuşmalarınıza bir bakın. ”Ben… ”ya da ”Bence… ” diye devam eden ifade edişlerinize bakın. Keskinliğinize, kendinden emin oluşlarınıza ve sizi daha da yalnızlığa getiren düşünce, inançlarınıza…
İşte tam bu! Bir başkasının iyiliğini düşündüğünüzü iddia ederek yaptınız tüm eylemlerinizle diğerlerini dinlemediğinizi, ortak bir anlayışa gelmeden kendinize göre eylemlerde bulunduğunuz tüm o anları tek tek keşfetmek için harika bir zamandayız.
Kendini uyutmaktan vazgeçmek için bir fırsatın var!
Çoğunluğun hissettiği yalnızlık beraberinde mutsuzluğu da getirdiğini hep birlikte deneyimliyor olabilir miyiz? Bir araya gelişlerdeki konuşmalara bir an için odaklansak benzer ifadeleri dinliyor, duyuyor muyuz?
Peki, sonrasında iyilikle ne yapıyorsunuz?
Arzu Aykın
-
Nasıl Netleşiriz?
”Ararsanız bulacaksınız, aramadığınız şey bulunmaz.” – Sofokles

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Çoğumuz belirsizlikten hoşlanmayız. Konu bu değildir. Konu olan, kişinin bu durumda ne yaptığıdır.
Netleşmek isteriz. Ama nasıl?
Spesifik incelediğimizde görürüz ki, bizler ilham alarak ilerleriz. Böyle bir durumda diğerlerinin başarı hikayelerinin ıstıraplı yollardan nasıl da başarıya dönüştüğünü hem duyar hem de görürüz.
İşte o an tam olarak sizde ne oluyordur?
Siz hayata, yaşamınıza aldığınız etki ile nasıl tepki veriyorsunuzdur?
Tüm konu budur.
Biraz sonra ne olacak bilemeyiz. Bildiğimiz şu an ne yapıyor olduğumuzdur. Yaparken ne olduğumuzdur; amacımız, niyetimiz, arzumuz, ulaşmak istediğimiz yerdir. Ne kadar çaba sarf ettiğimizdir. Neden yapıyor olduğumuzdur.
Eksikliğimizi keşfederken içsel dışsal dünyamızdan yükselen nedir ki bizi netleştirmeye getirir?
İnsan denen bizleri, ihtiyaçlarını incelemişler ve bilimde yerini almıştır. Bu süreçleri davranışlarımız ile bir bütünlük içerisinde ilişkilendirmeyi ne ölçüde başarırsak, doğru ihtiyacımızı netleştirmede o derece başarılı olabilir miyiz? Bu incelenmesi ve denenmesi gereken bir soru olsa gerek!
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
İnandığında…
”Mükemmellik, gerçekliğin diğer adıdır.” – Spinoza

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Her sabah yeni bir gündür.
Yeni, yenilik, yenilenme, ilerleme vb kavramlar günün belirsizliğinde dünün tüm eylem, eylemsiz, özellikleri ile farkındalıklı, amaca yönelik bir eklemedir. Bu bir süreçtir ki yaşamınıza nicelikler ile nitelik katacağınız kesindir.
Nasıl?
Hayat amacınızı keşfetmeye yönelik tüm çabanız ile olmak, yapmak ve sahip olmak istediklerinize ulaşmak için nedeninize olan inancınız önemlidir. Tüm kalbinizle, tüm ruhunuzla, tüm gücünüzle inanmak…
Amacınıza yönelik sizi ulaşmak istediğinize getiren düşünce, arzu, inanç nedir?
İçindeki büyük boşluk aradığın olabilir mi?
Arzu Aykın
-
Niye Geldin ki?
”Yaptığınız yolculuğun bir hedefi olması güzeldir. Fakat nihayetinde esas önemli olan yolculuğun kendisidir.” -Ursula k. Leguin

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Niye geldin ki?
Zorlayıcı bir soru olsa gerek!
Ancak birisi size sorarsa cevap genellikle basitçe ”Canım öyle istedi.” şeklinde verilse de aslında bir muhakeme sonucunda oradayızdır.
Yine bilinir ki dünya bir sonuçtur. Ancak çoğumuz bu sebep sonuç ilişkisinde, ilişkiyi doğru kurabilmekten uzağızdır. Bir diğer husus da hissi varlıklar oluşumuzdur. ”Duygusalım” sınırları içerisinde sınırlı bakışımız ile algımızın gerçekliğini sorgulamaktan da bir o kadar uzağızdır.
Neyi referans alacaksınız ki?
Niye geldin ki?
İster içten, ister dıştan yapılan bir eylem olsun duruma nereden baktığınız, ne gördüğünüz bir sonraki belirsiz seçiminizi etkilediğini de bilirsiniz. Ancak bilmek yeterli değildir. Sebeplerini yani sizin sonucu deneyimlemenize neden olan düşüncelerinizi, arzularınızı, duygularınızı yani kararlarınıza etki eden şeyleri ya da en kök sebebi araştırmanız gereklidir. Etkilere nasıl tepki verdiğiniz, anlayışınızın nasıl olduğunu görmeniz gerek koşuldur.
Niye geldin ki?
Bu sorunun başka biçimlerini görmek mümkündür! Aklın fonksiyonlarını kullanarak değerlerinize, nedeninize göre doğa yasaları ile sebep sonuç ilişkisini oluşturabilirsiniz.
Ve…
Nihayetinde ihtiyaçlar prensiplerinden en üst seviyeye yani kendini gerçekleştirmeye ulaşabilirsiniz. Bunu ancak nerede olduğunuzu bilirseniz, deneyerek mümkün olup olmadığını görebilirsiniz.
Sevdiklerinizle birlikte neşe, barış içinde bir bayram dilerim.
Arzu Aykın
-
Risk Dediğinde Ne Oluyor?
”Hiç bir şey değişmez, biz değişiriz.” – Henry David Thoreau

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Bir gün, farkına varırız.
Tüm insanlığın sorduğu muhteşem olan, keşfedilmeyi bekleyen soruları sorarız; kendimize, diğerlerine.
Bilmek isteriz. Öğrenmek isteriz. Önceleri bilgiyi almakla ilgiliyizdir. ”Bilgi güçtür.” gibi düşüncelerin peşindeyizdir. A. Maslow’un ”İhtiyaçlar Hiyerarşisi” prensiplerini biliriz. Bilmediğimiz, bilemediğimiz yaşantımızın alanları ile ilişkilendiremeyişimiz ve bütünlük hissidir. Ne olmadığını, ne olduğunun ilişkisinden habersiz bir haldeyizdir. Ezberden konuşuruz. Oysa bizler hissi varlıklar olduğumuzu da biliyoruz. Ancak ne yaptığımız ne yapmadığımız da ortadadır.
Amaçtan eksik, bilinçsizce risklerin içinde kayboluşumuza tanıklık ederiz. Ne zaman? Tamamen çaresiz kaldığımızda. Birilerini taklit etmeyi bırakır, sorgulamaya başlarız. Bu durum pişmanlıkların artık hiç fayda etmediği bir durumdur. ”Tekrar başlarsın.” vb. söylemlerinin hiç etki etmediği bir noktadır. İşte o noktada zihin hayatta kalmak, hayatta varlığını sürdürmek için, içten içe bir neden arar.
Yapabilenin az olduğu da ayrı bir durumdur.
Her birimizin bir hayat amacı vardır. En yüce önem verdiğimiz şeyler ile birlikte bir stratejimiz de vardır. Bunu bilinçli ya da bilinçsiz yaparız.
İçinde bulunduğumuz ben diyeyim zaman siz deyin dünya bizleri sıkıştırırken bilinçli eylemler yapmaya ihtiyaç duyuyoruz. Dışarıyı kontrol edemeyiz. Kendim dışındaki hiç bir şeyi kontrol edemem. Bu gerçeği de biliriz. Ancak bunu anlamaktan da yoksunuzdur. Hatada ısrar ediyoruz.
Oysa ki hayatımızda değişim istiyorsak ısrarcı olmamız gereken yer başka bir yerdedir.
Aramaya başlamak için ihtiyacınız olan nedir?
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
Odaklanmaya Dair…
”Gerçek mutluluk kendinizle uğraşmaktan değil, hayati bir hedefe adanmaktan gelir.”
– Helen Keller

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Odaklanmak çoğumuzun yaptığı br eylem olmasına rağmen hâlâ bir metot arayışındayızdır.
Gelişmeye yönelik daha iyisine ulaşmak için durdurulamaz bir çabamız vardır. Bunu da çevremizden siz söyleyin ilham ben söyleyeyim kıskançlık yolu ile yapmaya çaba harcamaya çalışırız.
Ancak ıskaladığımız şey kendi değerlerimizle bu yeni arzuyu, düşünceyi ya da eylemi ilişkilendirmekten uzağızdır.
Ve…
Hatta nasıl yapacağımız konusunda bir fikrimiz olmayabilir. Çoğu zaman taklit ederiz ve böyle öğreniriz ya da tersi. Buna da amaçtan eksiklik diyebilir miyiz?
Yine çoğu zaman ne istediğimizden emin olmadan arzularımızın peşinden koşarız. Pişmanlıklarınıza baksanız, biraz araştırsanız sonrasında genellikle hiç bir düzeltme yapmadan öylesine ”akıştayız” dediğimiz bir yaşam içinde sürükleniriz.
Oysa ki ihtiyacımız olan bir amaç için, kendimizi o amaca doğru adanmışlıkla, bazen istek ile bazen isteksizlik içerisinde olsak da sürüklemek önemlidir. Bu da eksiklik hissiyatımızın büyüklüğüne ve bunu başaracağımıza ne kadar inandığımıza bağlıdır.
Odaklanmak devam etmek demektir ki, yaşamınızın tüm alanlarına bakın yarım kalan işlerinizi göreceksiniz.
Ve…
Soru şu ki devam ettiğinizde sizi yolda tutan neydi ki devam ettiniz?
Bu süreçte odağınızı nasıl korudunuz?
Kendinizi desteklemek için ne gibi şeyler yaptınız?
Süreçte bir sonraki aşamaya geçmenizi sağlayan neydi?
Ve…
Süreçte ne hissettiniz?
Odaklanmak size ne sağladı?
Ve…
Nice soru…
Hayat sizden ne istiyor?
En iyi dileklerimle.
Arzu Aykın
-
Hissettiğin ”En” de Bir Aydınlanma Vardır
”Zorluklar aşılmak üzere vardır.” Ralph Waldo Emerson

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Sizin için cesaret ne demek?
Çaresizlik ne demek?
Bizim önümüzde engel olarak gördüklerimiz belki de yaşamın gerçekler hakkındaki inançlarımızdır.
Bu masum gibi görünen inançlarımız, düşüncelerimiz nedeni ile karşılığında ödediğimiz maliyet hesaplamasını hiç yaptık mı?
Doğamızı, doğa yasaları ile kendi ilişkimizi nasıl kuruyoruz?
Dengeyi nasıl deneyimliyoruz? Ya da tam tersini? Ne hissediyoruz?
Her birimiz farklı, özel değerlere sahibiz. Bu kadar çok, spesifik farklılıkların olmasının nedeni hiç düşündünüz mü?
İçsel dünyanızda tarif edemediğiniz bir özlem içerisinde bir arayışınız var mı?
Çoğu zaman bir mutsuzluk hali, sıkılmak gibi mesela. Arzusuzluk belki de. Her birimiz farklı hislerle tanımlıyor olabiliriz.
Araştırmak, incelemek, tanımları doğru oturmak önemlidir. Çünkü en yüce değerlerinize göre hayat amacınızı gerçekleştirmenizde kendinizi bilmeniz, tanımları doğru anlamlandırmanız sizleri gelmek istediğiniz hedefe durmadan götürecek yakıtı sağlamanızda yolda güçlendirerek sizi ulaşmak istediğinize ulaştıracaktır. Yani süreci doğru, etkin yönetebilmenizi sağlayacaktır. Şu an belki de en ihtiyacınız olan budur.
Yaşamınızın hangi alanlarını yönetmekte iyisiniz?
Tanımlayamadığınız ancak eksiklik hissettiğiniz tam olarak nedir ki yaşamınızın iyi yönettiğiniz alanları ile ilişkilendirmekte zorlanıyorsunuz?
Odaklan!
Hayat senden ne istiyor?
En iyi dileklerimle.
Arzu Aykın
