Hayata Dair…

  • İş Dışındaki Sen…

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    İşin genel bir tanımı olsa da kişiye göre değişen bir anlamı vardır. Çoğunlukla işi ile bütünleşen ve yaşamının tüm alanlarını etkilemesine izin veren bir durumdayızdır. Öyle ki iş, bahanemizdir.

    Dolayısıyla daha da artan mutsuzluk, çaresizlik salgın bir hastalık gibi yayılmaktadır. Kişi tüm yaşamının alanları ile tam ve bütündür. Bilmek ve almak isteyen doğamızı ilerletecek ve geliştirecek olan inanç ve başkalarına yönelik iyi kaliteli hizmet etmektir.

    Tüm insanlığın ortak beş soruya cevap arayışının daha da artacağı bir zamandayız. Yaşamınızın sebep sonuç ilişkilerini kendi kendinize değil, daha üst bir bilinçten ihtiyaca yönelik, tüm hissettikleriniz ile bir bağı olabilir mi?

    Günlük yaşamınızın büyük bir alanını iş ile doldurduğunuzda anlayışınızı, bakışınızı nasıl değiştirebilirsiniz ki?

    Bahaneler sizi geliştiremez. Siz tatmin etmez. Bunu zaten biliyorsunuz!

    Boş zamanınızı nasıl dolduruyorsunuz?

    Duygusal ve zihinsel olarak hayata nasıl karşılık ya da yanıt veriyorsunuz?

    Arzu Aykın

  • Odaklanıyor Ancak İlerleyemiyorsanız…

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Bir an, belki de bir süreliğine olmak, yapmak istediğiniz şeye odaklanıyor ancak sürdürebilirliğini sağlayamıyor musunuz?

    Buna en önemli etkenin çevre olduğunu söylesem ne derdiniz? Diğer bir deyişle sizinle benzer hedefi, amacı olan bir çevreye sahip misiniz?

    Beş duyumuz ile algıladığımız dünyada yönümüzü her yeni günde yeniden ve yeniden çerçevesini çizmenin önemini duyuyor olmalısınız. Ancak uygulamak çaba sarf etmeyi gerektirir.

    Nedeninizin önemini artırmanız ikinci önemli etkendir. Potansiyelinizin açığa çıkmasını sağlarken, yen alışkanlıklar edinmenizi sağlar. İçinde bulunduğunuz koşullara bakış açınız değişmeye, değişirken de siz farkına varmaya başlarsınız.

    Arzularımızı kontrol edemeyiz. Ancak yönetebiliriz. Hayat amacınızı sorgulayarak, en yüce değerlerinize göre kendinizi keşfederken Hayat’ı keşfetmeye gelerek…

    Doğru soruyu sormak, sizi, gerçek eksikliğe getirir.

    Hayat sizden ne istiyor?

    Arzu Aykın

  • İlham Al…

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Yaşam bir döngüdür. Çoğumuz buna hemfikiriz. Ancak buna göre yaşamaktan uzak olabilir miyiz?

    Dört ayrı mevsim, öğrenmenin dört aşamasını hatırlatır. Stratejimizi keşfetmekte bize kolaylık sağlar. Yeni bir yıla başlarken gelecekteki bize bugünden yapacağımız, fark ettiğimiz eksikliklerimize yönelik bir tamamlanma, büyüme, gelişme çabasıdır. Buna her birimiz bakış açısından farklı isimlerle tanımlayabilir. Önemli olan ilerlemeye devam etmek, aklın kalbin birliğinde yaptığımız ve sahip olmak istediğimiz şeyin yönünde olmasıdır. Buna kutup yıldızı da diyebiliriz.

    Yükselen egoistlik arzuların içerisinde nasıl olacağı merak edilen bir konudur. Kıskançlık, güç, itibar sahibi olma arzuyu tetikleyen en önemli niteliklerdendir. Nasıl kullanacağımızı bilebilirsek ilham aldığımız bizi ilerleten nitelikler olabilir.

    Değişen dünyanın içerisinde değişimi hem isterken hem de korkuyoruz. Kendini koruma, hayatta kalma ve diğer dünyevi hazların tetiklemesi ile ”Kazanıyorum, başarıyı yakalıyorum.” derken kayıp hissi içerisinde ve hatta bir daha nasıl kalkacağımızı bilemediğimiz, iç dünyamızda hapiste yaşadığımızın farkındalığından tamamen kopuk, depresyon denilen bir tanı içerisinde kendimizi bulabiliriz.

    O noktaya nasıl gelmiştir kişi?

    Hiç bir fikri olmayabilir. Görmezden gelinen her türlü hislerin izlenimlerinden hatalı bir algı ile olduğunu biliyor olmalısınız. İyi/kötü diye tanımladığınız her ne varsa sizde bir duygu yükü oluşturur ki, bunların da ilişkilendiği durum, olaylar vardır.

    Duvarları kalın hapishanenizden çıkmak istiyor ve çıkamıyorsanız hayattan öğrendiklerinize bakmanız faydalı olacaktır. Bakışınızın değişimi, yeni bir anlayış için kendinizi sevmekten çıkmanız ve çevrenizdeki insanları sevmeniz ile olabilir. Diğer bir deyiş ile bütünlük hissine gelmek nasıl olurdu? Aile, iş, arkadaşlar arasında olmasını istediğiniz ilişkiye nasıl gelebilirsiniz? Bunu düşünmek, bir eylem planı yapmak, kendinizi hazırlamak, yılın başlangıcındaki hedefinizle bağını kurmanız ve buna inanmanız önemlidir.

    İlerlemek istiyorsanız sizi sürdürülebilir eylemlere itecek olan şeyi de netleştirmeniz için bir dizi çalışma yapmanız tavsiye edilir. Başlamak ve denemek yolun yarısıdır. Diğer yarısı da nedeninizi netleştirmeniz için hazırlık yapmaktır.

    Hayat sizden ne istiyor?

    Arzu Aykın

  • Başını Kaldır ve Başla!

    ”Kafanıza koyduğunuz zaman neredeyse her korkuyu yenebilirsiniz. Unutmayın, korku sadece kafanızın içinde.” – Dale Carnegie

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Dünya kocaman bir köy gibi. Gelişen teknolojilerle birlikte sosyal ağlar vasıtasıyla iletişimin yönü değişti. Değişmeye de devam ediyor. Size hissettirdikleri ya da düşündürdükleri nedir diye sorsam ne söylerdiniz?

    Bireyselleşen dünyanın sorunları giderek artıyor! Bu sizi nasıl etkiliyor?

    Kendi menfaatine daha da dalmış bir dünyanın içindeyiz. İçinizde belki de tarif edemediğiniz bir arayış içindesiniz. Hiç bir şey sizi mutlu etmiyor olabilir mi? Sıkışmışlık hissi belki de sizi mutsuz eden…

    Başını kaldır ve başla!

    Araştırmaya, sorgulamaya! Dünya değişiyor. Farkında olmasak da bizler de değişiyoruz. Dünya büyük bir eksiklik arayışında ve her yaştan arayış artarak devam ediyor. Size yol gösterecek olan da doğa yasaları.

    Ortalama bir gününüze bakarsanız yaşamınızın tüm alanlarıyla belli rutin eylem, eylemsizlik, özellikler içindesinizdir. İfadeleriniz çoğunlukla benzer kelimeler, cümleler, konulardır. Her gün ve her gün. Öyle ki değerini bilemediğiniz çoğunu fark etmediğiniz, amacınızdan uzaklaştıran başka arzuların etkisinde arasındaki ilişkileri kuramadan zamanınızı tüketiyor olabilir misiniz?

    Peki, siz neden buradasınız? Ne olmak, ne yapmak, neye sahip olmak için buradasınız?

    İlkokul sıralarında fen bilgisi dersinde öğrendiğimiz ”İnsan; doğar, büyür, yetişkin olur, yaş alır, yaşlanır ve ölür.” cümlesi ile anlamını bilmediğimiz kavramları düşünmeye başladık. ”Hayat bu olamaz.” diyordum. Aynı şeyi söylemeye devam ediyorum.

    Hayat bu olamaz!

    Bu kaosun içinde nasıl bir düzen var ki bizler nasıl görebiliriz?

    Kendi kendinize sorsanız; ”Hayatın bir amacı var ve ben bilmiyor olabilir miyim? Neden buradayım? Ne olmak, ne yapmak ve neye sahip olmak istiyorum?”

    Eğer içsel dünyanızda; kalbinizin derinlerinde buna benzer sorularınız varsa cevaplarınız için yeteri kadar zaman ayırdığınızda neleri fark edebilirsiniz?

    Hayat sizden ne istiyor?

    Arzu Aykın

  • İlham Dolu Bir Yaşama Sahip misiniz?

    ”Karanlık zamanlarda gözler görmeye başlar.” – Theodore Roethke

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Evet ya da hayır. Kim istemez ki?

    Bunun için gelişmeyi bekleyen becerilerimizi geliştirmemiz gerek koşuldur. Yani çaba sarf etmemiz önemlidir.

    Yaşamımızın kalitesi en yüce değerlerimizin her olanla ilişkisini kurabilme becerimize göredir. Yazıldığı kadar kolay bir şey değildir. Çünkü bu bir süreçtir.

    ”Dışarıda her gün maruz kaldığımız tüm olumsuzluklar içinde bu nasıl mümkün olabilir ki?” sorunuzu duyuyorum. Dışarıda gördüğünüz nedir? Tam olarak nedir?

    Konumuz bu değil, ancak gördükleriniz içsel dünyanızı tetikler. İşte tam o an bir şey fark etmeniz çok önemlidir. Sizi gerçekten amacınıza yönelik harekete geçiren nedir? Eksikliğini hissettiğiniz, düşündüğünüz, gördüğünüz, duyduğunuz nedir? Bunlar size ilham veren şeyler olarak hedefe doğru sizi odaklayacağından emin olabilirsiniz. Hatta bu deneyime sahipsinizdir. Ancak bizler unutuyoruz; anlık hazların peşinden koşarken…

    Peki, sizi yolda tutacak hangi aksiyon planına ihtiyacınız var?

    Bu sorunun cevabına gelmeden önce de bir kaç sorunun içerisinden cevaplara ulaşacağınızdan emin olabilirsiniz.

    Arzu Aykın

  • Stratejini Keşfederken…

    ”Hoşlanıp hoşlanmamayı bir kenara bırakın. Sadece yapılması gerekeni yapın. Bu, mutluluk vermeyebilir fakat sizi yüceltir.” -G. B. Shaw

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Her şeyi bildiğimizi sanarak bir hayat süreriz. Bilmeye öylesine batmış bir durumdayızdır ki çoğu zaman farkında olmadan aynı döngüyü yaşarız. Anlamayız, anlayamayız. Ancak ısrar ederiz.

    Tavsiyeler ararız, buluruz. Uygulamakta tereddüt ederiz ya da uygular ”Bu bana göre değil” diye yarı yolda bırakırız.

    Amacınız ile ilişkilendirilmeyen her eylem sonuçlanamadan yarı yolda kalır.

    Sonucunda hem başarı tanımınız hem de tavsiye aldığınız kişilerle ilişkileriniz başka bir seviyeye taşınıyor olabilir mi? Böyle alışılagelmiş durumlarda ne yaptınız?

    Tekrar hatırlayalım. Bizler hissi varlıklarız. Çoğu zaman deneyimlerimizi duygularla ilişkilendirip anlam veririz. Hayatın anlam arayışında tetiklendiğiniz bir durumda her iki yönde de işlev görür; ilerletir ya da durdurur. Ve en kolay hangisi geliyorsa o yönde oluruz. Oysaki istediğimiz mutlu olmak, haz almak ya da buna tatmin olmak da diyebiliriz. Bir yandan da sıkıcı olandan uzak durmak isteriz. Rutinleri olan bizler rutinlerle sürdürülebilir gelişen eylemlerle ilerlediğimizi unuturuz her bir seferinde.

    Neden unuturuz? Daha iyisi için çabalamak istemeyiz.

    Oysaki bir bütünün parçası olduğumuzun farkında olsak nasıl olurdu?

    Her bir eylemlerimiz ile nedensellik yasasına göre birbirine bağlı integral bir sistem içindeyizdir. Bir amaçla hareket ederiz çoğu zaman en derindeki niyeti fark etmesek de! Bilincin farklı seviyelerinde benzer olay ve durumlarla bir şeye sahip oluruz. Ne olabilir ki? Çoğu zaman bilemeyiz. Kendi mantığımız ile göremeyiz.

    Anlamalıyız ki bizler çevrenin ürünüyüz.

    Ve…

    Klasik bir soru ile devam edecek olursak;

    Bugüne kadar ki hikayenizde siz kimsiniz? İlham alarak ilerlediğiniz nedir? Ne olmak istediniz? Ne yapıyorsunuz? Neye sahip olmak istiyorsunuz? Stratejinizde bariyeriniz nedir? Bariyeri görüyorsanız ilerlemenizde sizi durduran nedir? Belki de kendinize inancınız yoktur. Belki de istediğiniz ihtiyacınız olan değildir? Nasıl emin olabilirsiniz? Sorunun cevabı sizin hikayenizde açığa çıkmayı bekliyor olabilir mi? Tüm cevaplar sizde. Doğru soruları duymayı bekliyor olabilir misiniz?

    İçsel olanı duyma, dinleme zamanı!

    Büyümeye, gelişmeye ihtiyacınız olabilir mi?

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.

    Arzu Aykın

  • Her şey Bakış Açınız

    ”Eğer Tanrı’nın gücü her şeye yetiyorsa, o zaman insanların her hareketi, her düşüncesi, her hissi, her arzusu da dahil olmak üzere, yaşanan her şey O’nun eseridir.” – Albert Einstein

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Bu dünyayı nasıl görüyorsunuz? Gördüğünüz dünyayı nasıl tanımlarsınız? Sizi tetikleyen hangi niteliklerle…

    Bu dünya ile ilgili soruları kendinize göre daha da spesifik sorularla bakış açınızı daha keskin hale getirebilirsiniz.

    Sonuçlar dünyasındayız. Sebeplerini bilemediğimiz, tahminlerle ”Bu böyledir.” ya da ”Böyle olmalı.” vb. kendi bakış açımızın yargılarında sıkışmış olarak yaşarız. Ancak çoğumuz farkında değilizdir. Bizler kendi algısal deneyimlerimizin sebebiyiz.

    Biz neyiz? Nereden nereye geliyorum? Hayat amacım nedir? sorularını içselleştirene kadar gerçek bir iyileşme yaşayamayız. Hissi varlıklarız. Ancak hislerimizden bahsederken çoğu zaman kafa karışıklığı ile tepkisel karşılık veririz. Yanıt vererek değil!

    Bir an düşünün; herhangi bir zamanda herhangi bir durum için. Tam o an sizi tetikleyen ne oldu ve ne yaptınız? Neler oldu? Bir sonraki herhangi bir durumda hemen tepki vermek yerine durup, düşünmek analiz etmek için bir kaç dakika bekleseniz nasıl olurdu? Bu yaptığınızın size ve diğerlerine ne faydası olacak? Öncesi ve sonrası size nasıl hizmet ediyor?

    Odağınızı nereye koyarsanız orayı büyütürsünüz. Dolayısıyla ne istediğinizden çok ”İhtiyacınız olan tam olarak nedir?” sorusu sizi ulaşmak istediğiniz yere bir kaç şeyin birlikteliği ile getirebilir mi? Bu nasıl mümkün olabilir ki?

    Odağınızı değiştirdiğinizde denemek nasıl olurdu?

    Hayat sizden ne istiyor?

    Arzu Aykın

  • Kontrol Etmek İçin Ne Kadar Zaman Harcıyorsunuz?

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Kendimizi bilmeye yönelik yaptığımız tüm çalışmaların tek bir nedeni var. Yaşamımızın yönetimini ele almaktır.

    Bunu nasıl yapabiliriz? Doğa yasalarından faydalanarak, aralarındaki mevcut neden*sonuç ilişkisini fark ederek, yaşamın tüm alanlarını yönetme becerinizi geliştirebilirsiniz.

    Bunun için de çaba, planlama, kararlılık, disiplin vb gerektirir. Değerleriniz ve nedeniniz size yön verecektir. Çevreniz, yaşamınızın tüm alanları ve hayat amacınız ile ilişkilerini netleştirmek üzere spesifik bir çalışma yapmanız önemlidir.

    Çoğumuz kontrol etmek ile yönetmeyi birbirinize karıştırırız. Yine çoğumuz, önünde hayatının her alanını yöneten örneklere sahip olmamakla birlikte yönetme becerisi sadece kitaplardan öğrenilebilecek bir şey değildir. Uygulayarak, pratik yaparak ve aklın fonksiyonlarının yardımı ve bir çok şeyin aralarındaki ilişkileri keşfederek öğrenilebilecek bir şeydir.

    Enerjinizi hangi olayları, durumları, insanları kontrol etmek için harcıyorsunuz? Belki kontrol edemeyeceğiniz şeylerin bir listesini de yapmak bu çalışmayı destekleyebilir.

    Kontrol dediğimizde, kontrol edebileceğimiz şey kendimiz, eylemlerimiz, sözlerimizdir.

    Eğer yukarıdaki soru üzerinde çalıştıysanız ve fark ettiklerinizi dönüştürmek istiyorsanız şimdi ki soru; bu ortaya çıkan zamanı neyle doldurmak istersiniz?

    Hayat sizden ne istiyor?

    Arzu Aykın

  • Değişen Koşullara Göre…

    ”Herkes kendinin olanı yanında taşır.” – Biant

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Gerçekten ne istediğimizin farkında mıyız?

    Daha çok küçükten başlayan ”Büyüyünce benim…… olacak.” ya da ”Sen büyüyünce ne olacaksın?” ya da ”Ben büyüyünce …. olacağım.” yargı ve beklentilerin büyüyecek, yetişkin olacak kişinin gerçek anlayışına nasıl etki edebileceğini belirleyen en önemli etkenin çevre olduğunu biliyoruz.

    Her an şekillenen yaşamlarımızda amacınıza yönelik hedeflerinize nasıl ulaşabilirsiniz?

    Sizi ilerletecek niteliklerinizin nasıl farkına varabilirsiniz?

    Çoğu insan kendini tanıdığını sanır. Oysaki çevrenin ürünüdür. Gelişmek isteriz. Gelişim buna ne kadar açık olduğunuz, sınırlarınızın ötesine geçme isteğinize arzunuza ve nedeninize göre biçimlenir. Böylece devam edebilme potansiyeliniz gelişir.

    Burada yazdığım gibi kolay olan bir süreç değildir. Gerçekten büyük bir çaba gerektirir. Bunu, bizlere ilham veren, bizleri ilerleten örnek insanlardan görerek öğreniriz.

    En başta yazdığım soru çok önemli bir sorudur. Soru bir çok cevabı, stratejiyi içinde barındırır. Her türlü olumsuz koşullara, değişen koşullara rağmen ilerleme gücünü içinde barındıran bir sorudur. Ayrıca yaşamınızda tüm olan ile ilişkisini kurmanızı sağlayacak bir sorudur.

    Eğer yaşamınızda yolunda gitmeyen bir durum, olay varsa ya da algınızda ”Herkes….”, ”Her şey….” diye başlayan düşünceleriniz, inançlarınız varsa, arzunuza yönelik düşünmeye ihtiyacınız olduğundan olabilir mi?

    Kişi çoğu zaman bunu profesyonel olmayan yollarla yapar ki bu daha da kafa karıştırıcıdır. Doğru, pozitif bir sonuç istiyorsanız doğru araçlara sahip olmak için uzman desteği almanızı tavsiye ederim.

    Barış sizinle olsun.

    Arzu Aykın

  • Sevmeye Vaktiniz Var mı?

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Tüm kalbinizle sevebilir misiniz? Vaktiniz var mı?

    Çoğumuz sevilmekle ilgilidir. ”Senin için….” diyen söylemlerle bir çevrede büyüdüysen bundan farklı nasıl davranabilirsin ki?

    Öyle bir an gelir ki o an sorgulayıp, araştırmaya başladığın zamandır belki de. Ancak çoğu kişi sorgulamalarda başarılı olamaz ve çoğunluk nasıl davranıyorsa benzer olmaya devam eder. Anlık hazların peşinde mutsuz olmaya…

    Bizler kendimiz dışında sevmeyi bilmiyoruz. Değişim istiyoruz. Dışarıdaki koşulların değişmesi ile ilgiliyiz. Kendi bakışımızı değiştirmek ile ilgili değiliz. Anlayamıyoruz. Totemler, iplikler, bir takım tekrarlanan sayılar, sözlerle bunun değişeceğine yönelik eylemlerle yaşamı daha da kirletiyoruz belki de…

    Senin dışındakileri seviyor musun?

    Neden seviyorsun?

    Sevdiklerine nasıl davranıyorsun? Sevdiğini nasıl, hangi eylemler ile ifade ediyorsun? Bunun sonucunda nasıl hissediyorsun? Aranızdaki bağ nasıl biçimleniyor?

    Sevgi anlayışınıza her seferinde ne ekliyorsunuz? Neyi dönüştürüyorsunuz?

    Hayat sizden ne istiyor?

    Arzu Aykın