Hayata Dair…

  • Yalnızlık Nedir ki, Ne Yapıyoruz?

    ”Marifet, nefsi silmek değil, bilmektir.” – Hacı Bektaş Veli

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Yalnızlık!

    Yalnızlık hissinin günümüzün en hastalıklarından olduğu konusunda uzmanların çoğunluğunun hem fikir olduğunu duyuyor, görüyoruz. Buna birçok neden sayılabilir. Ancak bizlerin yapması gereken en önemli şey kişiyi yalnızlaştıran, yalnızlığa ittiğini iddia ettiği her eylem, eylemsizlik, özellikleri kendi bakış açısının üzerinden, bir üst bilince yönelik incelemesidir.

    Sizin için yalnızlık ne demek?

    Algınızda sizi yalnızlık hissine getiren nedir?

    Belki de yalnızlık çevremiz ile ilişki kurmak içindir! Doğru, gerçek bir bağ kurmak için olabilir mi?

    Peki, nasıl?

    Aradığınız nedir ki ulaşamıyor, daha da yalnız tek başına, yalnız hissediyorsunuz? Bu his ile ne yapıyorsunuz? Hangi eylem, eylemsizlikleri yapıyor, hangi niteliklerinizi fark ediyorsunuz? Sonrasında ne yapıyorsunuz ya da yapmıyor, yapamıyorsunuz? Neden?

    Aramızdaki iletişimsizliğin daha da artırdığı bu dünyada tam olarak neyin eksikliğini hissediyorsunuz?

    Hayat sizden ne istiyor?

    Arzu Aykın

  • Çaba Sarf Ederken Ne Yapıyoruz?

    ”Ne ararsak onu görürüz.” – John Lubbock

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Çaba sarf etmek!

    Önemlidir. Ancak ıskaladığımız bir şey vardır ki öyle bir an gelir, yorulur, bırakır, vazgeçeriz. Derin duygular, hisler içinde kaybolabiliriz.

    Düşünce önemlidir. Genel olarak iş ve ev diye ayrılsa da yaşam bir çok alandan oluşur. Her yeni bir gün ve hatta gün içerisinde ya da sonunda başka bir eksikliği ortaya çıkarır.

    Önem verdiklerinize göre tam olarak eksikliğinizi nasıl bilirsiniz?

    Nasıl bir eylem planı yaparsınız?

    Düşünceleriniz, inançlarınız nedir?

    Hisleriniz ile birlikte nasıl davranırsınız?

    Tam olarak neyi arzuluyorsunuz?

    Arzunuza göre enerjinizi, zamanınız, paranızı nasıl kullanırdınız?

    Aralarındaki ilişkiye nasıl bir yaklaşım gösterirdiniz? Neden?

    Peki, süreçte sizi durduran ya da gerileten düşünce ve inançlarınız hakkında ne hissediyor, ne yapıyorsunuz?

    Şimdi neyin eksikliğini hissediyor ve ne yapmayı planlıyorsunuz?

    Çaba sarf ederken nasıl ölçüm yapmayı planlıyorsunuz?

    Bir arzu, bir düşünce…

    Sizi harekete geçiren, ilerleten ve net olmanıza etki eden nedir ki çaba sarf etme gücü ile devam ediyorsunuz?

    Sizi destek olan araçlarınız nedir?

    Arzu Aykın

  • Eve Gelmek!

    ”Sadece üstesinden gelmek zorunda olduğunuz engellerin olması bile sizin lehinizedir.” – Robert Collier

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Herkes önce sevilmek ister. Bu hayatta en öğrenmeye çaba sarf ettiğimiz sevilmek değil benden bir başkasını sevebilmek diye yazsam ne söylerdiniz?

    Deneyimlerim, gözlemlerimin gösterdiği kabul etmesek de bir başkasını sevemediğimiz gerçeğidir.

    Sevgi dediğimizde en çok deneyimlediğiniz nedir ki, özlem ile aramaya devam ediyorsunuzdur?

    Bir tanıma sığdırılmaya çalışılan sevgi, aşk, dostluk kavramlarının fantezisinde niteliğinden çok uzakta olduğumuzu nasıl anlayabiliriz?

    Beklentisizce nasıl benden bir başkası ile bağ kurabiliriz?

    Beklenti ve tersinin eylem, eylemsizlik, özelliklerinin algımızdaki dengesizliğinden nasıl dengeye gelebiliriz ki, bu mümkün müdür?

    Benim dışımdaki tüm insan ile insan arasındaki bağı kurabilir, hissedebilir miyiz?

    Gerçekçi bakışa nasıl gelebiliriz? Bu, insanlığın sorduğu çok önemli sorulardan olabilir mi?

    Eve gelmek!

    Ev denildiğinde tüm yaşamı da tasvir ederek sizin için anlamını, eksikliğinizi nasıl tanımlardınız?

    Sevdiklerinizle birlikte İyi Pazarlar dilerim.

    Arzu Aykın

  • Bir Kaç Zamansız Soru

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Bir şeyi isteyip de istediğiniz şeyden uzak olduğunuzu gördüğünüzde bir kaç soru sormanız anlamlı olabilir. Denemelisiniz…

    Arzunuzun büyüklüğü ve nedeniniz size her zaman destek olacaktır.

    ”Beni durduran ne?

    ” Yaparsam ne olur?

    Ve…

    Tam tersinde ne olur?”

    Arzu Aykın

  • İş ve Ev Hayatının Dengesi…

    ”Herkesin belirli bir işe yönelik kendi eğilimi vardır. Yetenek, çağrıdır. Tüm alanın ona açık olduğu tek yön vardır.” – R. W. Emerson

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Denge!

    Beraberinde bir kaç kavramı da içinde barındıran denge! Sizin için ne demektir?

    Bir günün ortalama sekiz saati çalışma hayatının içerisindedir. Geri kalan zamanı nasıl yönettiğimiz, kullandığımız bir araştırma, merak konusudur.

    Kişi içerisinde bulunduğu çevrede biçimlenen en yüce değerlerine göre bir amaç edinmemişse kişi için ne vardır, ne yoktur?

    Uzmanların hemfikir olduğu bir konuların başında yükselen depresyon ve yalnız yaşayanların sayısı ile yalnızlık hissinin giderek artmasıdır. Beraberinde obezite, demans, alzheimer gibi hastalıkların dünyada giderek yaygınlaşmasıdır.

    Ev herkes için farklı kavram ve anlayışları çağrıştırır. Peki, sizin için ev ne demek? Hangi eylem, eylemsizlik, özellikleri, hisleri içinde barındırır? Sizin için iş nedir? Aralarındaki ilişkiyi nasıl kuruyorsunuz? Eksiklikleriniz nedir?

    Sizi tam olarak en tetikleyen nedir ki yapmak, olmak, edinmek için çaba sarf edersiniz ya da umursamazlık içinde olursunuz?

    Farkında olalım ya da olmayalım herkes değerlerine göre yaşar. Buradaki farkındalık kişinin kendini bilmesine destek olurken, arzularını da yönetme becerisinin gelişiminde önemli bir kaldıraç görevi görür.

    Ev/iş dengesi kaliteli, pozitif bir etki ile kişiyi sürekli ilerleten, tatmini en yüce bir amaç ile odaklanarak, her şeye rağmen yaşam döngüsünün koşullarına uyum içerisinde olmasını sağlar. Burada sevgiden bahsedebilir miyiz?

    Peki, bu denge nasıl sağlanır? Kendinizi bilmek ile, kendinizi değişen koşullara göre en yüce amacınıza yeniden ve yeniden keşfederek, deneyerek, aralarındaki neden*sonuç ilişkisini kurarak olabilir mi?

    Doğamız keşfetmeyi sever, ancak bir üst bilinci isterken kendinden bir şeyleri feda etmek istemez. Dolayısıyla eylemleri çoğu zaman sürdürülebilir değildir. Temel beş sorunun günün başlangıcında ve sonunda kişinin kendisine sorması ve bir analiz yapması, sonucunda da bir karar alması, kararını çek etmesi vb. bir dizi eylemlerin hislerinde kişiyi nereden nereye getirdiğini ölçmesi önemlidir.

    Dışarıya baktığınızda dünyayı nasıl algılıyorsunuz? Yazın. Ne olmak, ne yapmak, neye sahip olmak istiyorsunuz? Şu an ne yapıyorsunuz? Kendi geleceğinizi, gelecek çevrenizi, dünyanızı inşa etmek için bugünden düşünmek, araştırma yapmak üzere zaman ayıracak bir kaç dakikanız var mı?

    Her birinizin Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.

    Arzu Aykın

  • Bir Düşüncenin Sonuçları…

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Bu realitede algımızın tüm her şey ile ilişkisi nedir?

    Realite bir bütündür. Bunu biliyor, duyuyoruz. Peki, bizler yaşamımızın tüm alanları ile olan ilişkisini bir bütün olarak kurabiliyor, algılıyor muyuz?

    Meraklıyız. Tetiklenen bir doğamız var. Gelişmek isteyen bir doğa! Alışkanlıklarına göre günlük işlerini yürüten bizler bunun dışına çıkmak üzere eyleme geçerken aklımız hoşlandım/hoşlanmadım hissi ile belirsizlik vb. karşısında sürekli bir karışıklık içindedir.

    Keyif almanın, iyi hissetmenin peşinde mi koşuyoruz?

    Oysa ki istediğimiz her neyse ona sahip olmamız için bir niyet, arzu, düşünce, hisler ile bir dizi eylemlere ihtiyacımız vardır. Birbirine bağlı ve bağımlı bir realite! Beş duyumuz ile algılıyoruz. Algımıza etki edeni nasıl analiz edebiliriz ki algıladığımızın doğruluğundan emin olabilelim?

    İçinde bulunulan koşuldan cevapları edinemeyeceğimiz, bir üst bilincin bizleri getirdiği yer; kendini bilmekten geçen, tüm cevapların kişinin içsel dünyasının gelişiminde olduğudur.

    Nedenlerinin keşfedilmeyi beklediği, gördüğümüz sonuçlar dünyasını anlamak ilgimizi çektiği aşikardır. Birçok kişisel dönüşüm metotlarının çekiciliğine kapılanların sayısının giderek artığı, ancak çok az kişinin çaba sarf ettiği bir gerçektir.

    Herkes bolluk istiyor. Mutluluk istiyor! Peki, bunu elde etmek için neyden vazgeçmeye hazırız?

    Hayat sizden ne istiyor?

    Arzu Aykın

  • Bir Söz… Bir Niyet

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    ”Daima gözlemci olan gece gündüz kendini inceleyen ve denetleyen, Nirvana’ya ulaşmak için sürekli çaba sarf eden kişilerin, zamanla tüm tutkuları yok olur.”

    – Dhammapada

    Tam olarak eksikliğini hissettiğin nedir ki, bunun için hangi niyet ile ne yapıyorsun?

    Arzu Aykın

  • Anne…

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    İlk çevremiz annemizdir. Küçücük ellerimiz ile taklit ederek öğrenmeye başlarız. Tüm çelişkileri ile ilk rekabet ettiğimizdir. Hayran olduğumuzdur…

    Kabul ettiklerimizden daha çok kabul etmediklerimiz ile gerçek bir merhamet arayışıdır…

    Tüm anneler

    Ve…

    Anne olmayı hayal eden herkesin günü kutlu olsun. Gelecek ellerinizde şekilleniyor.

    Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • İyi ve İyilik Nedir?

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Doğamıza göre mutluluk nedir ki, mutluluk ile ilişkiyi nasıl kuruyor ve neler yapıyoruz?

    Biliyoruz ki tüm yaşam haz almak, doyuma ulaşmakla ilgilidir. Sosyal bir varlık olarak çoğunlukla kişi referans aldığı kendini diğerlerinden ayrıştırarak varlığını, eşsizliğini tanımlama çabasındadır. Çünkü kişi kendini göremez. Bu böyledir. Ancak kendimiz için yaptığımızı inkar etme, başkaları için yaptığımızı ifade etme çabasındayızdır. Öyle ki kişi çevresini ikna etmeye çalışır.

    ”Başkalarının yaptıkları hataları, ne yapıp ne yapmadıklarını değil, kendi hatalarınızı ve neleri yapıp, neleri yapmadıklarınızı düşünün.” -Dhammapada

    Egonun bir çok tanımı ile karşılaşırız; okunan kitaplarda, seminer ve eğitimlerde. Aynada gördüğümüz kişi ile egoyu ilişkilendirmekten uzağızdır. Kişi sadece kendini sever ve kendi bakış açısından yaklaşım gösterir. Bunları biliriz. Hayatımızdaki kişileri ”seviyorum sevmiyorum” diye ayıklarken referans aldığımız nitelikleri analiz etmek bizleri farklı bir yere, farkındalığa getireceği kesindir.

    Bunun için kişi metot, teknik arayışı ile ihtiyaçlarının en üst noktasına gelebilecek şekilde kendini geliştirirken, gözden kaçırılan çoğunlukla bütünsel yaklaşımdan uzak oluşumuzdur. Doğamız bütünlük nedir bilmiyor. Kendimiz dışında algılayabildiğimiz doğayı az çok anlayabiliyoruz. Ancak kendimiz ile ilişkilendirirken ıskalıyoruz.

    İyi ve iyilik doğada nasıl işliyor? Egoist doğamızda nasıl işliyor? İncelerken bilgiyi nasıl işliyoruz?

    İyi ve iyilik anlayışına gelmek için bir çok teknik ve metotlar geliştirilmiştir. Mesela Buddha bunun için tüm yaşam koşullarından vazgeçerek edinmek üzere doğanın kucağına kendini bırakmıştır. En iyi araç yaşam denen nefese odaklanan teknik günümüze kadar gelmiştir. Bu bir başlangıç olabilir ve ilerlemek için size ilham verebilir. Yoga bütünlük demiştir. İçinden birçok metotlar ortaya çıkmıştır. Bu da sizi bir yere getirir.

    Ancak en yüce değerleriniz ile ilişkilendiremediğinizde sizi getireceği yeri hem göremez hem de amacınız ile ilişkilendirememeniz sonucu ve aynı zamanda herhangi bir kişinin size yaklaşımı tüm yaptıklarınızdan sizi uzaklaştırabileceğini görmezden gelseniz de bilirsiniz. Kişi çoğu zaman buna izin de verir. Çünkü her seferinde kendini iyi hissettirecek şeylerin arayışına getirmek ister.

    Bizler iyi hissetmekle mi yoksa gerçek tatmini keşfetmekle mi iyi ve iyilik denen kavram anlayışına gelebiliriz? Gerçekten iyi ve iyilik nedir? Ve nasıl edinebiliriz?

    Arzu Aykın

  • Kriz Bir Fırsat Olabilir mi?

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Kim sorunları, engelleri sever?

    Öğrenilmiş alışkanlıklarımızda problemleri aşmak için gerçek bir nedenimiz varsa her seferinde bizlerin önümüzde gördüğümüz sorunu, engeli aşmak için de bir gücümüz vardır.

    Hayatınızın en büyük zorluğu neydi?

    Yaşamlarımızdaki belirsizlik bir çoğumuz için endişe verici, tedirgin edicidir. Yaşamlarımız, neden ve sonuçlarını bilemediğimiz ancak bir nedene bağlamaktan da vazgeçemediğimiz bir süreçtir.

    İçinde bulunulan koşullarda kişinin kendisi için doğru aksiyonu bulması imkansız gibidir. Bakışımızın bir üst bilinçten olması önemli bir konudur ki, bunu edinmek için denenmiş, çerçevesi net, bilimsel metotları kullanarak, doğamızı keşfederek mümkündür. Gerçekten eksiklikleri netleştirmek, süreci yönetmek krizleri fırsata çevirebilir.

    Bir bakış diyerek devam edersek;

    Günümüz dünyası sertifikalar vaadi ile kişinin yetkinlik kazanacağına yönlendirerek eğitimden eğitime koşmaktadırlar. Her biri, eğitimleri süresince, içinde kendinizi iyi hissettiğiniz, özgüveninizin yükseldiği zamanlardır. Eğitim bitip, günlük yaşama dönüldüğünde kişi hissedilen hislerden gittikçe uzaklaşır. İçsel dünyası kişiyi başka yerlere götürür. Oysaki yaşamınız boyunca aldığınız tüm eğitimleri hayatınızın alanları ile ilişkilendirebilseydiniz nasıl olurdu?

    Kısa süreli tüm eğitimler zip dosyası gibidir. Açılması, incelenmesi, araştırılması gerekir ki ihtiyacınız olanı edinebilesiniz. Aldanmaktan vazgeçmek için tam bir fırsat! Tek yapmanız gereken çaba sarf etmektir. Zıtlıklar dünyasında size ilham veren nedir? Süreci nasıl yöneteceğinizi keşfetmek isterseniz önce ”süreci yönetmek sizin için nedir?” sorusunu netleştirmeniz işinizi kolaylaştırabilir.

    Arzu Aykın