Mutfakta Pişer

”Göze almayacağınız bir risk ve bir de göze almayı göze alamayacağınız risk vardır.”

– Peter Drucker

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

Her şey bir hazırlıktır.

Yaşamda gerçekten var olduğumuzu hissedene kadar, farkında olmaktan bile çok uzak kaldığımız bu gerçeği anlamak genellikle ıstırapla gelir. İçinde bulunduğumuz koşullarla ve bu koşullarda keşfedilmeyi bekleyeni en yüce amaçla bağ kuramadığımız her an, kafa karışıklıklarımızın ortasında nasıl bir anlayışa ihtiyacımız olduğunu ararken çaresiz hissederiz. Tam da bu noktada, hepimizi birleştiren ortak bir ruh halinde buluşuruz.

Farklılıklarımızın ve çeşitliliklerimizin üzerinde yükselen tek ortak noktamız bu ruh halidir. Ancak onun hakkında bildiklerimiz ile bilmediklerimiz, az ya da çok, tüm egoist doğamız üzerinde sürekli bir zihinsel karmaşa hissettirir. Çoğumuz biliriz ki insan, en çok ıstıraptan öğrenir. Ne var ki, ıstıraptan edindiğimiz öğrenimlerdeki fayda ve zarar dengesinin pek farkında değilizdir.

Günün başında da sonunda da sıklıkla endişeliyizdir; işte, evde, ilişkilerde… Hangi kelimelerle veya kavramlarla tanımlarsak tanımlayalım; ister hedefe ulaşmak diyelim, ister gelmek ya da gitmek; aslında gerçekten arzuladığımız şey, eksikliğini hissettiğimiz o boşluğu tamamlamak ve bütünü hissetmenin getirdiği o derin doyuma, hazza ulaşmaktır.

Yaşam, kendi alanlarıyla aktıkça nefeslerimiz; öğrenilmiş, öğrenilen ve biriktirilen tüm tecrübelerle yeni bir deneyime dahil olabilir ya da türlü bahanelerin arkasına saklanmayı seçebiliriz. Başımızı kuma gömer gibi yaşar, sonra da hiçbir şeyi değiştirmeden hayatlarımızın değişmesini umarız. Bizi illüzyonlara sürükleyen araçlara ve totemlere tutunarak “Ben” dediğimiz noktaya körleşirken, bulunduğumuz yerden umduğumuz yere nasıl ulaşabiliriz ki?

“Zaman her şeyin ilacıdır, zaman halleder” düşüncesi, farkına varıldığı o hassas noktada hiç de öyle basit bir sığınak değildir. Peki, bu düşüncenin karşısında ve ona bu kadar yakın dururken içsel dünyalarımızda dengeye nasıl ulaşabiliriz?

Her şey mutfakta pişer.

Yine biliriz ki hayal tek başına kurulmaz; çevremizden aldığımız etkilerle biçimlenir. Büyük bir amaçla bağ kurana kadar, tıpkı düşe kalka yürümeyi öğrenen bir bebek gibi, birçok niceliksel eylemin, araştırmanın ve analizin üzerinden tekrar tekrar geçeriz. Her “son” dediğimiz sonucun üzerinde, amacımızla yeniden ilişki kurarız.

Belki de asıl ihtiyacımız; her durum, koşul veya sonuç karşısında çaba sarf etmek ve mücadele etmek zorunda hissetmenin yarattığı o çaresizlikten doğan anlayışa, aslında sahip olduğumuzun anlayışına varabilmektir. Bilmediğimizi bildiğimiz o olgunluk noktasına gelmeden, sorularımızın doğru cevaplarını duyamayacağımız kesindir.

Büyümeyi arzulayan duygusal dünyamız, bunu mevcut akıl ile gerçekleştirmek istiyor. Ancak bunun mümkün olmadığını da algılıyor olabilir misiniz?

Bir şey… Eksik olan o bir şey ne ki? Özlem duyulan, tanımlayamadığınız ne ki?

Bunu hissediyor olabilirsiniz.

Adını koyamadığınız, tanımlayamadığınız her ne varsa…

Duymaya hazır mısınız?

Arzu Aykın

Nasıl Yardımcı Olabilirim? Paylaşmak İster misiniz?

Ay-kır-ı ... sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin