-
Nedeniniz…
Günlük yazma konularıHer zaman yanınızda taşımanız gereken en önemli şey nedir?”Kişinin kendi kişiliği için yaptığı özgür seçim, alınyazısı dediğimiz şeyin ta kendisidir.” Jean Paul Sartre

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Kim olduğumuzu hatırlamak için yine yeniden yeni bir gün. Nasılsınız?
İnanç!
Hayatınızda 3 şey üstünde gücünüz vardır:
- Algılarınız
- Kararlarınız
- Eylemleriniz
İstediğinize ulaşmak için neleri göze alabilirsiniz? Sizi yolda tutacak olan inancınız, niyetiniz nedir? İstenilen sonuçları yaratmanın koşulu ve her şeyin başı niyettir. Niyet eylemi getirir. Diğer ayrılmaz şey inançtır. Başarının şartıdır. İnanç bazen de kendimizdeki bariyerlerdir.
Kendinizin, inançlarınızın ne kadarının farkındasınız? Peki, Hayatınızın sahibi olmaya var mısınız?
Ücretsiz Randevu Alın
Eposta: arzuaykin@arzuaykin.blog
Sevgi ve saygıyla.
Arzu Aykın
-
Dünyanda Bir Fark Yarat!
Günlük yazma konularıBlogunuzun dünyada büyük ya da küçük ne gibi bir değişiklik yapmasını istersiniz?Merhaba, nasılsınız? Bugün özel bir gün! Bir’in diğerinden farkı olmayan özel olma hali; eşsizlik!
Bugün kendi yolculuğumdan, burada bulunma amacımdan bahsedeceğim.
Doğruyu, Gerçek’i arayışım çok küçük yaşlarda başladı. Yaşım ilerledikçe zihin içindeki sesler hem yükseliyor, hem de daha çok artıyordu. Anlamaya çalışarak geçen yıllarımda en yüksek değerlerim içindeki bilgi birikiminin yanında duygu yüklerini de biriktirmiştim. Öyle ki ölümcül olabilecek bipolar hastalığı ile tanıştım. Diğer adı duygu durum bozukluğu. İçsel ne olduğunu anlayamadığım durumlar yaşarken bir çok yollar, metotlar denedim. Hiç vazgeçmediğim aksiyonum, işinde, alanında güçlü bir uzman desteği idi. Beslenme, uyku, genç kalmak, egzersiz, servet, sınırsızlık, meditasyon, yoga ve zihinsel metotlar sağlıklı/dengeli bir yaşam için araştırdığım konulardı. Hayatımda durdurulamaz olduğum alan araştırmak, öğrenmek ve öğretmekti. İnsana dair ne varsa kavramak için araştırıyordum, hala da öyleyim. Tanının konulduğu andan itibaren edindiğim tüm inişler/çıkışlar sonucunda mutlak, değişmez Gerçek’in sır olmadığı gerçeğine ulaştım. Ailemin, meslektaşlarımın, dostlarımın, doktorlarımın desteğiyle birlikte. Teşekkür ediyorum hepinize.
Hepimiz tam ve bütünüz. Şu an, hepimiz farkında ya da değil dünya vatandaşıyız. Duygu/düşüncelerinde salınım nedir deseniz delilikle dahilik en uçları arası salınım derim. Bu salınımdan dengeye gelmek, sonsuz dinginliğe ulaşmak, duygu yüklerinden özgürleşmek, başarıyla hayatınızı yönetmek, kendinizi gerçekleştirmek, uzun vadeli sürdürülebilir sağlıklı ilişkiler kurmak ve daha nicesi mümkün. Buradayım; çünkü sizlere destek olmak için. Buradayım; çünkü bunca zamandır edindiğim deneyimler, aldığım eğitimler, araştırmalarımla kısır döngülerden çıkış yolu var ve hatırlamak mümkün olduğu için. Buradayım; çünkü bireyselliğinizi özgürce, hakiki kimliğinizle kendini gerçekleştirmek mümkün. G. Bernard Shaw’ın söylediği gibi aynen ben de adanmışlıkla diyorum ki; yaşamım tüm dünyaya aittir ve yaşadığım sürece, onun için yapabileceğim her şeyi yapmak benim için bir ayrıcalıktır.
Bir’likte, birlikte gelişiyoruz. Karar verin. Korkusuzca kendinize küçük bir adım atın. Yalnız değilsiniz.
Görüşmek üzere. Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın
” Özgürlük aslında güçten daha büyük bir oyundur. Güç neyi kontrol edebildiğinle alakalıdır. Özgürlükse neyin zincirlerini çözebildiğinle.” Harriet Rubin

Photo by Anna Shvets on Pexels.com Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Duygular!
”Herkes kızabilir, bu kolaydır. Ancak doğru insana, doğru ölçüde,
doğru zamanda, doğru nedenle ve doğru şekilde kızmak, işte bu kolay değildir.” ARİSTO
Merhaba, nasılsınız?
Bu ayın astrolojik etkilerini bilinçli farkındalıkla etkinliğini artırmak üzere yazıma ”Duygular” dedim. Doğamıza uygun, kendimiz olmaya, kendimizi bilmeye bir adım daha yaklaşırken, her şeye eşit bakışla, pratiklere devam ediyoruz.
Son yıllarda ailemizde, çevremizde ve toplum hayatımızda duygularla baş edememe, umutsuzluk ve tahammülsüzlüğün arttığını gösteren sayısız saptamalarla dolu. Bu yıllar bir bakıcı niyetine TV ile baş başa bırakılmış çocukların sessiz yalnızlığında, terk edilmiş, ihmal edilmiş ya da tacize uğramış çocukların acısında veya çirkin bir yakınlığa dönüşen evlilik içi şiddet olaylarında kendini gösteren öfke ve umutsuzluk artışını belgeliyor. Dünyadaki depresyon vakalarındaki ani artış, yükselen öfke dalgasının izleridir diyebilir miyiz ne dersiniz? Duygusal taciz, durup dururken ateş açma, travma sonrası stres gibi deyimlerin tümü son on yıldır günlük konuşmamıza girdi ve gündelik selamlaşma neşeli bir “İyi Günler”den, tehditkar bir “Gel de boyunun ölçüsünü al”a dönüştü.
Dürtü, duygunun ifade ortamıdır; tüm dürtülerin özü kendini bir eylemle ifade etmek isteyen hislerdir. Dürtülerine teslim olan kişilerin, ahlaki anlayışları yetersizdir. Dürtü kontrolü, irade ve kişiliğin özüdür. Günümüzde en azından iki ahlaki
tavra ihtiyacımız var: Kendine hâkim olmak ve şefkat göstermek.Burada bir virgül koyup, konuyu bir soruyla taçlandıralım: Duygularımızı akılla nasıl birleştirebiliriz?
Hepimizin kendi deneyimlerinden bildiği üzere, kararlarımızı ve hareketlerimizi şekillendirirken hislerimiz çoğu zaman düşüncelerimize baskın çıkar.
Aslında tüm duygular harekete geçmemizi sağlayan dürtülerdir;
evrim, yaşamla baş edebilmemiz için bizi acil plan yapabilecek şekilde programlamıştır. Duygu (emotion) sözcüğünün kökü moîeredir. Latince hareket etmek anlamına gelen fiile “e-” ön eki getirildiğinde anlam uzaklaşmak olur ki bu, her duygunun bir harekete yönelttiği fikrini vermektedir. Çocuklar ve hayvanlar en açık örneklerdir diyebiliriz.İyi ve kötü yanlarıyla her yaşananı ve ona karşı tepkilerimizi salt
rasyonel yargılarımız ve kişisel geçmişimizle değil, aynı zamanda
atalarımızdan gelen uzak geçmişimizle de değerlendiriyoruz. Yine geldik mi Kendini bilmeye! Duygular öğretmenindir. Kaçmak işe yaramaz. Hakikati idrak için o noktada olmak önemlidir. Nasıl hizmet etti? Neler öğrendik? Değişen dünyadaki formlarını algılamaya dair zihnin muhakeme yetisini kullanmak çok işe yarayacaktır.Duyu işlevine devam edersek hoşlandım/hoşlanmadım, sevdim/sevmedim diye aklın diğer unsurlarıyla birlikte kullandığı işlevlerdendir.
Bilimsel araştırmacılar duyguların bedeni birbirinden farklı tepkilere nasıl hazırladığına ilişkin fizyolojik ayrıntılar keşfetmektedirler. Bununla ilgili bir çok kaynak kitaba ulaşabilirsiniz.
Konuyu bir kaç cümle ile toparlayacak olursam, kendi duygularını tanıyan ve idare edebilen, başkalarının duygularını okuyup onlarla etkili bir şekilde başa çıkabilen kişiler avantajlıdırlar. Gelişmeye devam ederek, kendi verimliliklerini besleyecek zihinsel alışkanlıkları edinebilirler. Ancak duygusal hayatını bir şekilde kontrol altına alamayan kişiler ise, kendi içlerinde, işe odaklanıp açıkça düşünmelerini sağlayacak yetenekleri baltalayan savaşlar verir. Tanıdık mı?
Tam da bunun üzerine güçlü bir soru geliyor. Hazır mıyız? Kendimizi gerçekleştirmek, hedeflerimize ulaşmak için eyleme geçtiğimizde kendimizle, geleceğimizle, çevremizle, dünyayla ilgili hangi duygu/düşünce ilerlememize engel? Duygu yükleri neler? Birlikte düşünelim!
Albert Camus demiş; ” İnsanoğlu kendi olmayı rededen tek yaratıktır.” Kendinizle mücadele etmeyi bırakın. Uzman koç/mentör desteği ile, Kendi değerlerinizle, bilinçli bir hayata adım atın. Kendi doğrularınızla, Kendi Gerçekliğinizle bir hayat…
Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Sonsuz Olasılık Bir
”Rüzgarlar ve dalgalar her zaman en iyi denizcilerin yanındadır.” Edward Gibbon
Merhaba, nasılsınız?
Beyin yaşam boyunca değişir. Yeni bağlantılar oluşturur. Gerekli olmayan bağlantıları unutur. Beynin elektriksel sistemindeki sorunları sözel -meli,-malı ifade şekli koşullanmış bir zihindir. Ben, ben değilsem duygu yükleriyle dikenli tel gibiyimdir.
Dünya bir sonuç; kendimizi izlediğimiz bir aynadır. Kendi hapishanelerimizi biz yaratırız. Varlığın Özü nötr, zihnin doğal hali sessizdir.
Değerlerimiz Özümüzdür ve değerimiz olan gerçekleşir. Peki, değerimiz olmayan nedir?
Yaşamı bir ”Ustalık” yolculuğu olarak gördüğümüzde daha bir başka anlam kazanır. Usta TDK sözlüğündeki anlamı; Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve tek başına yapabilen kişi.” Yani ustalık, kendi alanında bilinecek her şeyi bilip, alanını öteye götürmek. Hemen aklıma gelen güçlü bir soru: Yaşamımızda daha özgürleşmemiz ve ustalaşmamız için nelerden vazgeçebilir, nelere teslim olabiliriz? Bütün bu yolculukta varmak istediğimiz son nokta ne?
Yaşamı güzelleştirmek için bazen radikal bazen de küçük değişimler yaratmak önemlidir. Standart çözümler yok. Kendi değerlerimizden, kendi doğrularımızdan, kendimizi gerçekleştirdiğimiz ruhsal bir dünyadayız.
Kendin olmaya, Kendini bilmeye korkusuzca bir adım at. Destek ve ilhama ihtiyaç duyarsanız ben buradayım.
Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın
”Özgürlük korkuya, zorlamaya güvence içinde olacağım diye didinmeye izin vermeyen bir ruhsal durumdur.” J.J. Krishnamurti

-
Anlam…
Günlük yazma konularıŞimdiye kadar bir yemeğe harcadığınız en fazla para ne kadardı? Verdiğiniz paraya değdi mi?”Kişi düşüncesiyle neyse, eylemiyle de odur.” Hint deyişi
Merhaba, nasılsınız?
Neden yaşıyoruz? Her sabah yataktan bizi kaldıran şey ne? Neyin peşinden gidiyor bu yaşam? Eylemlerimizi, seçimlerimizi, gittiğimiz yolları ne belirliyor? Yaşadığımız bu hayatın anlamı ne?
Yarın ölecek gibi yaşamak! Peki, ölümü danışman olarak kullansak nasıl bir hayatımız olurdu?
Eric Fromm ne kadar da açıklayıcı söylemiş; ”İnsanın yaşamındaki ana görevi kendisini doğurmak, olma potansiyeline sahip olduğu şeyi olmaktır. Çabasının en büyük ürünü, kendi öz kişiliğidir.”
İhtiyacımız ne? Eksikliğini duyduğumuz, tetikleyen ne? Amacımız, hedeflerimiz, araçlarımız ne?
Geleceğe yansıttığımız, daha gerçekleşmemiş hedef ve amacımız için yapabileceğimiz tek şey şimdiki andadır. Bu hedef her ne olursa olsun ilerlememizi sağlar. İlerlemeyi sağlayan da adanmışlık ve kararlılıktır. Bunun diğer bir adı da verme/alma dengesidir.
Son bir soru; kendinize verdiğiniz değer nedir? Değeriniz nedir? Değer artırıcı neler yapıyorsunuz?
Yaşamı değiştiren sorulardır. Nefes ve yaşam koçunuz olarak kendi yanıtlarınızı bulmak, eşsizliğinizi açığa çıkarmak, bazen içsel bazen de dışınızdaki dünyada korkusuzca yolculuğunuzda, yanınızda, size destek olmak için buradayım. Görüşmek üzere.
Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın

Photo by Tobias Bju00f8rkli on Pexels.com Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Yoldaki…
Günlük yazma konularıHiçbir şekilde ilginç olmayan bir hikaye ile ilgili haberleri araştırın. Sizin hayatınızla ne yönden bağlantılı olduğunu düşünün. Ve bunun hakkında bir yazı yazın.Merhaba, nasılsınız?
Sabah uyandığımız ana hiç dikkat ettiniz mi? Bir anda düşünceler sarar, peşi sıra birinden diğerine bilinçsizce atlar dururken bulabiliriz kendimizi. Çok önceleri bu durumun farkında değilken, şimdi, meditasyonla düşüncelerimin farkında, önceliklerime göre günümü planladığım kesin.
Hayatımızda olan her durum, olay ne varsa hiç ilgisi yokmuş gibi görünenler dahil ilgilidir.
Eskilerdir bırakmaya kıyamadığımız. Eskiye dair ne varsa bugüne ait olmayan o taşınmaz yüklerden, sırtımızda, kalbimizde ısrarla yaşayan ne varsa…Siz neleri taşıyorsunuz? Artık taşımayı bırakma zamanı gelmiş olabilir mi? İlgisizmiş gibi görünen kişi, durum, olay her ne oluyorsa bizim için. Dengeli bakışımız için…
Güçlü bir soruyla bitirelim; yaşadığımız sorunların ve sorun yaşadığımız insanların ortak özellikleri neler? Birlikte düşünelim .
Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın
” Geçmişin üzerine kapıyı kapatın. Hatalarınız unutmaya çalışmayın ancak onların üzerine yaşamayı bırakın. Onun enerjinizi, zamanınızı veya yerinizi almasına izin vermeyin.” Johnny Cash
-
Şeyler…
”Duygular ”kötü” değildir. Duygularımızın kökeninde verimli şekilde kullanılabilecek ana enerjiler yatar. Evet, gerçekten de böyledir… Aydınlanma enerjisi aslında günlük tutku ve duygularımızı ortaya çıkaran doğal kaynaklardan doğar.” Dr. James H. Austin
Merhaba, nasılsınız? Bol farkındalıklı bir hafta diliyorum.
Hepimiz titreşimlere doğuştan duyarlıyız. Empatik varlıklarız.
Kendimizi korumak adına geliştirdiğimiz bağımlılıklar, kendi kabuğumuza çekilmek ya da saldırganca davranışları bir çoğumuz hayatının bir döneminde yaşamış ya da hala yaşadığı sağlıksız duygusal davranışlarımız olabilir. Çoğumuz farkında olalım ya da olmayalım eşit derecede duyarlıyız. Hatalar da yapmış olabiliriz, ama duyarlı olduğumuz için bu hatalardan bir şeyler öğrenmişizdir. bütün bunlardan nasıl faydalanmış olabiliriz? En az yirmi yirmi beş madde yazabilir miyiz? Haydi o zaman, başlayalım.
Nefes alın! Şimdiki zamana, şu ana dönün ve gevşeyin. Gerçek…
Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın
” Endişe büyüme deneyiminin ta kendisidir… Reddedilen endişeler bizi hasta eder; tam anlamıyla yüzleşilen ve sonuna kadar yaşanan endişeler sevince, güvenliğe, güce, odaklanmaya ve karaktere dönüşür. pratik formül şudur: Acının olduğu yere git.” Peter Koestenbaum
Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
İlhamla…
Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
İlhamla, adanmışlıkla, kararlılıkla… Bir’likte, birlikte gelişiyoruz.
Sevgi ve saygıyla.
-
Paradoksal Düşünmek!
” Nefes hayatı bilince bağlayan köprüdür, bedenimizi düşüncelerimizle birleştirir.” Thich Nhat Han
Merhaba, nasılsınız? Ağustos ayının en sıcak günleri! Haydi o zaman ateşi suyla buluşturalım!
Merak; bir şeyi anlamak, öğrenmek, görmek vb. için duyulan, içten gelen istek. Bir şeyi yapmak, bir şeyle uğraşmak, bir şeyi edinmek isteği.
Nelere sahipsiniz? Fiziksel, duygusal, zihinsel bedeninize nasıl bakıyorsunuz? Peki, yaşama direnerek enerjinizi boşa harcadığınız alanlar nedir? Ne istiyorsunuz? Hayat amacınız nedir? Yaşamınızı hangi inançlar idare ediyor?
Hayatta kalmak amacıyla becerilerimizi geliştiren bir düşünce sistemimiz var. Süreç, milyarlarca yılda gerçekleşiyor. Bunun farkında olmayabiliriz günlük uğraşlar içerisinde. Eylem ve üretkenliğin yanında eylemsizliğin de fizyolojimize bütünsel bakışımızda hayatta kalma becerisinde önemli olduğunu bilinmektedir.
Nefes ile ilişkisine kısaca bir bakışla; otonom sinir sistemi parasempatik sinir sisteminin temel bileşeni olan vagusa odaklanır. Vagus, beyin sapı alanlarını çeşitli iç organlara bağlayan onuncu kraniyal sinirdir. Yani, kat ettiği uzun yolda diyaframın içinden geçtiği için, diyaframı kullandığımız her nefesle vagus sinirinde masaj etkisi oluşturarak parasempatik sinir sistemini; yaralarımızı onaran sistemi uyarır. Depresyonun ve anksiyetenin kontrolüne destek verir, oksitosin (sosyal bağ hormonu da denir) seviyesini yükseltir, ağrıyı azaltıcı etkisi de gözlemlenmiştir. Burada yazdığım bir kaç + sonuç nefes çalışmalarıyla olmaktadır.
Hayatta kalmamız, sağlıklı olmamız, çevremize ve kendi fizyolojimizde oluşan değişimlere yanıt verebilmek esnek bir otonom sinir sistemine sahip olmamıza bağlı olduğu bir gerçektir.
Farkındalıklı nefeslerle… Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın
”Orijinal benliğimizin sesi genellikle boğuk çıkar, hatta başkalarının beklentilerinin sesleriyle boğulmuşlardır. Orijinal benliğin dili kalbin bildiği ve kullandığı lisandır.” Julia Cameron
Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
İyilik hali…
Günlük yazma konularıBirisi için yaptığınız rastgele bir iyilik hakkında yazın.Merhaba, nasılsınız?
Üzerinde fazla düşünmeden rastgele eylem, eylemsiz özellikli davranışlarımız vardır. En doğal, en saf, masum, kendiliğinden gerçekleşen.
Belki otobüse binmekte zorlanan bastonlu teyzenin elinden tutmak ve bir hamlede isteğini gerçekleştirmek. Belki yönünü kaybetmiş bir kişiye bir bardak su ikram etmek. Belki yola savrulan ve yuvarlanan bir topu tutarak çocukların sevinç çığlıkları içinde onlara geriye esneyerek topu atmak. Belki de yılların izlerinden bir bakışla, eski bir dostla karşılıklı derin sohbetle kahve içmek.
Eflatun demiş;” Kendini yönet, dünyayı yönetecek gücü bulursun.”
Yaşama tepki vermeyi bırakıp yanıt vererek yaşamaya başlamaktır, bir duruşla kim olduğumuzu güvenle ifade edebilmek ve ifademizin arkasında durabilmektir kendini yönetmek. İsraf etmeden yaşamaktır. Kendi anlamından, hayat amacından yaşamaktır. Hepimizin hayalleri, hedefleri, amaçları vardır. Peki, senin hayat amacın nedir? Dünyada neyin eksikliğini duyuyorsun?
Başka önemli bir soru daha; hoşgörü sahibi misin yoksa katlanıyor musun? İkisi farklı şeyler. Birlikte düşünelim mi?
Yaşamımızdaki sürtünmeler azaldıkça kendimize dolayısıyla diğerlerine hoşgörümüz artar. Sınırlarımızı belirleyip, kendimize uygulayacağımız davranış standartlarını yükselttiğimizde değerlerimizden bir hayat yaşayabilir ve ihtiyaçlarımızı etkin bir biçimde ifade edebiliriz.
Kendine iyilik hali, herkese iyilik hali…
Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın
”En mutlu düşten daha mutludur uyanmak.” Shakespeare

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
