-
Merhaba!
Günlük yazma konularıÇok fazla insanın kullandığını düşündüğünüz bir kelime nedir?”İçinizde, evrensel olan insani şeyleri bulun.” Sandford Meisner

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
En çok kullandığımız kelimelerden biridir ”Merhaba!” Benden zarar gelmez, ferah ve geniş olma sözcüğünün zarfıdır der dil tarihine baktığımızda.
İkiz kardeşi de ” Nasılsın?” İlişkilerimizde belki de alışıldık bir soru gibi duruyor olabilir. Ancak ilişkilerin sağlamlığı, sürdürülebilirliğinde önemlidir. Dinlemek, soru sorma, kendimizi ifade etme becerilerimizi geliştirmekle birlikte, duyuların ötesinden de bakmamızda önemli bir anahtar kelimedir. Doğallıkla, kendiliğinden, Kendi olma farkındalığında sağlıklı alış-verişi mümkün kılar. En eski dil olan beden dilinin sözle bütünlüğünün ya da uyumsuzluğun en iyi örneğini bizlere sunar. Çoğumuz deneyimlemiştir; aynı anda ilişkinin yönüne karar verdiğimizi. Stratejik davranışlarımızda ”Merhaba” ile bir çok başarılara nasıl imza attığımızı arkadaş toplantılarında, özel günlerde bize hissettirdiği ”özel” diye tanımladığımız duygularıyla ilham verici, onurlandırıcı bir anı olarak anlattığımız bir gerçektir. Ne dersiniz?
Konuştuğumuz söz, beden dili ile ayrılmaz, bir olduğunda kaliteli, tatmin edici, geliştirici, samimi, doğal, değer artıcıdır. Tam ve bütün olmak! Doğa ve sezgimiz, bize daima bu dengeyi sergiler.
Kendinle ne kadar samimi, kendinize ne kadar doğalsınız? Duygu yüklerinizden ve bilincinizden özgürleştikçe kendiliğinden kendinizi gerçekleştirdiğiniz bir hayat mümkün. Çalışılmış bir zihinle! Bir nefes kadar yakın keşfedilerek hatırlanmayı bekleyen zihin!
Peki, bugün ki planında değer artırıcı neler var?
Takipte kalın. Bireysel ve grup seanslarıyla destek için buradayım.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın

Bir’likte, birlikte gelişiyoruz.
Ücretsiz Randevu İçin:
E-posta: arzuaykin@arzuaykin.blog
-
Yönünüz…

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
Huzur, rahat ve dingin olma durumudur. Hepimiz bu duruma sahibiz. Huzurlu olma durumu ve tam tersi, deneyimlere sahip olmakla birlikte huzura yüklediğimiz anlamlar nedeniyle fantastik hayaller içinde salınmaya devam eder insan. Huzur bir olma durumudur dedik. Ne demek? Birlikte düşünmeye devam edelim.
Suç/suçluluk, pişmanlık, utanç duygularının bize hizmetlerini eş bakışla bakmayı alışkanlık haline getirene kadar zihin duygu/düşünce salınımında devam ederek delilik deneyiminde kalacaktır. Boş bir çaba içinde belki de kısır döngü içerisinde. Çabalama değiştirilemez ancak yönü değiştirilebilir. Nasıl mı? Bilinç çalışmaları ve meditasyonla. Çaba devam ederken yeni bir amaca yönlendirmiş oluruz zihnimizi, bilincimizi. Hayat amacına!
Daimi, sonsuz huzur Kendini bilmekle, Gerçek’i bilmekle ve bilincinizde özgürleşmekle sahip olunabilir.
Farkındalıkla bir hayat mümkün. Belki de aradığın tam da bu. Eğer öyleyse Kendine küçük bir adım at ve dünyanda büyük bir fark yarat. Enerjini boşa israf etme. İsrafı bırak ve Kendi/Öz niyetlerine odaklan. Gerçekleştirmeyi gerçekten istiyorsan Sana destek için buradayım.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
Online Ücretsiz Randevu
Eposta: arzuaykin@arzuaykin.blog

-
İş Seçmek!
”Dünya üzerinde en güçlü silah, ateşlenmiş insan ruhudur.” Ferdinand Foch
Merhaba, iyi bir hafta dileği ile…
Bir kaç soruyla kendimizde fark yaratarak eşsiz sadece bize özel yeteneklerle sevdiğimiz şeyleri yaparak, sahiplenerek, hayatımıza sahiplenmek!
Değerlerimiz doğal olarak çekildiğimiz davranış ve aktivitelerdir. Kendimizi değerlerimizle tanımlarız. Değerlerimize göre yaşadığımızda kendimizi tam olarak ifade edebiliriz. Keyif aldığımız, kesinlikle hayatımızda olmasına ihtiyaç duyduğumuz şeylerdir. Dolayısıyla sevdiğimiz şeyleri yapmak ya da yaptığımız şeyleri sevmek eşsizliğimizle liderlik etmemize, sözde en büyük krizlerimiz dahi en büyük nimetlerimiz haline gelirken bize hizmet eder.
Buradayız. Yaşam standartlarımızı yükseltmek, bilincimizi özgürleştirmek, Kendi Gerçek’imizi bilmek için buradayız.
Konfüçyüs demiş; ”Sevdiğiniz bir işi seçin, böylelikle hayatınızda bir gün bile olsun çalışmak zorunda kalmamış olursunuz.”
Kendi değerlerinize göre mi yaşıyorsunuz? Sevdiğiniz şeyler neler? En çok değer verdiğiniz, enerji, zaman harcadığınız şeyler neler? Peki, neden?
Farkında olalım ya da olmayalım değerlerimize göre yaşarız. Bilinçli olmak, hayatınızı biçimlendirme fırsatına sahip ve gücünüzün farkındasınız demektir. Tekrar hatırlayacak olursak değerler; algıları, kararları ve eylemleri belirler.
Destek için buradayım.
Sevgi ve saygıyla.
Arzu Aykın

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Kabından!
”Yavaşça etrafına bakındı, her eşyaya ve onun varlık nedenine dikkat ediyordu.” Ayn Rand
Anlamıyordu. Bir an önce büyüyüp anlamak istiyordu. Çocuk olmak ne zor işti. Bir çok şeyi çevresinden öğreniyordu. Onlar gibi davrandığında cezalandırılıyordu. Bedeninde patlayan sesler ona sadece acı ve korku veriyordu. ” Anlamıyorum. Yardım et.” diyordu. Neydi, yardım talep ettiği; hiç bir fikri yoktu.
Kardeşleriyle paylaştığı evin en küçük odasında divanda oturuyordu. Yüzü duvara dönüktü. Sanki aynaya bakar gibiydi. Başına tekrar tekrar gelen bu cezalandırmayı anlamaya çalışıyor; çocuk aklıyla her bir duruma bakarak ağlıyordu çoğu zaman. Her seferinde yeni bir taktik deniyordu ama nafile, yine cezalandırılıyordu.
Sınırlı sayıdaki kitaplar arasında gezinirken bir gün eline bir kitap ilişti. Sayfaları açtığında içerisindeki büyülü havayı hissetti. Onu heyecanlandırmıştı. Ne çok seviyordu hayal kurmayı. ”İşte tam da aradığım” diyerek kitapla birlikte bulunduğu yere çömdü. Kalın, siyah ciltli kitabın sayfalarını çevirmeye başladı. İçeriden bir kapı, bir kapı ve bir kapı daha açıldı. Merakla ilerliyordu. Her bir kapının rengi ayrıydı. Dokunmasıyla birlikte gözlerinin göremeyeceği kadar büyüklükte alan genişliyordu. O an kapıların ardında, ninesinin ona hep söylediği kelimeler dizildi; istasyonda harekete geçmeye an kala sirenini bağırttıran kara tren gibi söze döküldü kendiliğinden. ” Ne olursa olsun hayalini gerçekleştirebilirsin. Sadece buna inan. Hayat dediğimiz yer büyük bir alış-veriş merkezi. İstediğini alabilir, bırakabilirsin. Korkusuzca denemeye devam et. Gerçek’i kavradığında değerini de kavrayacaksın. Kabından taşacaksın. Boş kapları dolduracaksın.”
Yüreğinde çınlayan ninesinin sesiyle üç kapı daha geçti çocuk; metreleri aşan dalgaların, içi dışına çıkmış ateşlerin, her şeyi kendine çeken hortumların içinden. Dipsiz, karanlık mı aydınlık mı belki de her ikisinin var olduğu, belki de gözlerinin yanılttığı bir kuyuya geldi. Ninesinin söylediği kaptı! Öylece bıraktı kuyuya kendini; sadece inanarak…
Arzu Aykın

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Nedeniniz…
Günlük yazma konularıHer zaman yanınızda taşımanız gereken en önemli şey nedir?”Kişinin kendi kişiliği için yaptığı özgür seçim, alınyazısı dediğimiz şeyin ta kendisidir.” Jean Paul Sartre

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Kim olduğumuzu hatırlamak için yine yeniden yeni bir gün. Nasılsınız?
İnanç!
Hayatınızda 3 şey üstünde gücünüz vardır:
- Algılarınız
- Kararlarınız
- Eylemleriniz
İstediğinize ulaşmak için neleri göze alabilirsiniz? Sizi yolda tutacak olan inancınız, niyetiniz nedir? İstenilen sonuçları yaratmanın koşulu ve her şeyin başı niyettir. Niyet eylemi getirir. Diğer ayrılmaz şey inançtır. Başarının şartıdır. İnanç bazen de kendimizdeki bariyerlerdir.
Kendinizin, inançlarınızın ne kadarının farkındasınız? Peki, Hayatınızın sahibi olmaya var mısınız?
Ücretsiz Randevu Alın
Eposta: arzuaykin@arzuaykin.blog
Sevgi ve saygıyla.
Arzu Aykın
-
Dünyanda Bir Fark Yarat!
Günlük yazma konularıBlogunuzun dünyada büyük ya da küçük ne gibi bir değişiklik yapmasını istersiniz?Merhaba, nasılsınız? Bugün özel bir gün! Bir’in diğerinden farkı olmayan özel olma hali; eşsizlik!
Bugün kendi yolculuğumdan, burada bulunma amacımdan bahsedeceğim.
Doğruyu, Gerçek’i arayışım çok küçük yaşlarda başladı. Yaşım ilerledikçe zihin içindeki sesler hem yükseliyor, hem de daha çok artıyordu. Anlamaya çalışarak geçen yıllarımda en yüksek değerlerim içindeki bilgi birikiminin yanında duygu yüklerini de biriktirmiştim. Öyle ki ölümcül olabilecek bipolar hastalığı ile tanıştım. Diğer adı duygu durum bozukluğu. İçsel ne olduğunu anlayamadığım durumlar yaşarken bir çok yollar, metotlar denedim. Hiç vazgeçmediğim aksiyonum, işinde, alanında güçlü bir uzman desteği idi. Beslenme, uyku, genç kalmak, egzersiz, servet, sınırsızlık, meditasyon, yoga ve zihinsel metotlar sağlıklı/dengeli bir yaşam için araştırdığım konulardı. Hayatımda durdurulamaz olduğum alan araştırmak, öğrenmek ve öğretmekti. İnsana dair ne varsa kavramak için araştırıyordum, hala da öyleyim. Tanının konulduğu andan itibaren edindiğim tüm inişler/çıkışlar sonucunda mutlak, değişmez Gerçek’in sır olmadığı gerçeğine ulaştım. Ailemin, meslektaşlarımın, dostlarımın, doktorlarımın desteğiyle birlikte. Teşekkür ediyorum hepinize.
Hepimiz tam ve bütünüz. Şu an, hepimiz farkında ya da değil dünya vatandaşıyız. Duygu/düşüncelerinde salınım nedir deseniz delilikle dahilik en uçları arası salınım derim. Bu salınımdan dengeye gelmek, sonsuz dinginliğe ulaşmak, duygu yüklerinden özgürleşmek, başarıyla hayatınızı yönetmek, kendinizi gerçekleştirmek, uzun vadeli sürdürülebilir sağlıklı ilişkiler kurmak ve daha nicesi mümkün. Buradayım; çünkü sizlere destek olmak için. Buradayım; çünkü bunca zamandır edindiğim deneyimler, aldığım eğitimler, araştırmalarımla kısır döngülerden çıkış yolu var ve hatırlamak mümkün olduğu için. Buradayım; çünkü bireyselliğinizi özgürce, hakiki kimliğinizle kendini gerçekleştirmek mümkün. G. Bernard Shaw’ın söylediği gibi aynen ben de adanmışlıkla diyorum ki; yaşamım tüm dünyaya aittir ve yaşadığım sürece, onun için yapabileceğim her şeyi yapmak benim için bir ayrıcalıktır.
Bir’likte, birlikte gelişiyoruz. Karar verin. Korkusuzca kendinize küçük bir adım atın. Yalnız değilsiniz.
Görüşmek üzere. Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın
” Özgürlük aslında güçten daha büyük bir oyundur. Güç neyi kontrol edebildiğinle alakalıdır. Özgürlükse neyin zincirlerini çözebildiğinle.” Harriet Rubin

Photo by Anna Shvets on Pexels.com Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Duygular!
”Herkes kızabilir, bu kolaydır. Ancak doğru insana, doğru ölçüde,
doğru zamanda, doğru nedenle ve doğru şekilde kızmak, işte bu kolay değildir.” ARİSTO
Merhaba, nasılsınız?
Bu ayın astrolojik etkilerini bilinçli farkındalıkla etkinliğini artırmak üzere yazıma ”Duygular” dedim. Doğamıza uygun, kendimiz olmaya, kendimizi bilmeye bir adım daha yaklaşırken, her şeye eşit bakışla, pratiklere devam ediyoruz.
Son yıllarda ailemizde, çevremizde ve toplum hayatımızda duygularla baş edememe, umutsuzluk ve tahammülsüzlüğün arttığını gösteren sayısız saptamalarla dolu. Bu yıllar bir bakıcı niyetine TV ile baş başa bırakılmış çocukların sessiz yalnızlığında, terk edilmiş, ihmal edilmiş ya da tacize uğramış çocukların acısında veya çirkin bir yakınlığa dönüşen evlilik içi şiddet olaylarında kendini gösteren öfke ve umutsuzluk artışını belgeliyor. Dünyadaki depresyon vakalarındaki ani artış, yükselen öfke dalgasının izleridir diyebilir miyiz ne dersiniz? Duygusal taciz, durup dururken ateş açma, travma sonrası stres gibi deyimlerin tümü son on yıldır günlük konuşmamıza girdi ve gündelik selamlaşma neşeli bir “İyi Günler”den, tehditkar bir “Gel de boyunun ölçüsünü al”a dönüştü.
Dürtü, duygunun ifade ortamıdır; tüm dürtülerin özü kendini bir eylemle ifade etmek isteyen hislerdir. Dürtülerine teslim olan kişilerin, ahlaki anlayışları yetersizdir. Dürtü kontrolü, irade ve kişiliğin özüdür. Günümüzde en azından iki ahlaki
tavra ihtiyacımız var: Kendine hâkim olmak ve şefkat göstermek.Burada bir virgül koyup, konuyu bir soruyla taçlandıralım: Duygularımızı akılla nasıl birleştirebiliriz?
Hepimizin kendi deneyimlerinden bildiği üzere, kararlarımızı ve hareketlerimizi şekillendirirken hislerimiz çoğu zaman düşüncelerimize baskın çıkar.
Aslında tüm duygular harekete geçmemizi sağlayan dürtülerdir;
evrim, yaşamla baş edebilmemiz için bizi acil plan yapabilecek şekilde programlamıştır. Duygu (emotion) sözcüğünün kökü moîeredir. Latince hareket etmek anlamına gelen fiile “e-” ön eki getirildiğinde anlam uzaklaşmak olur ki bu, her duygunun bir harekete yönelttiği fikrini vermektedir. Çocuklar ve hayvanlar en açık örneklerdir diyebiliriz.İyi ve kötü yanlarıyla her yaşananı ve ona karşı tepkilerimizi salt
rasyonel yargılarımız ve kişisel geçmişimizle değil, aynı zamanda
atalarımızdan gelen uzak geçmişimizle de değerlendiriyoruz. Yine geldik mi Kendini bilmeye! Duygular öğretmenindir. Kaçmak işe yaramaz. Hakikati idrak için o noktada olmak önemlidir. Nasıl hizmet etti? Neler öğrendik? Değişen dünyadaki formlarını algılamaya dair zihnin muhakeme yetisini kullanmak çok işe yarayacaktır.Duyu işlevine devam edersek hoşlandım/hoşlanmadım, sevdim/sevmedim diye aklın diğer unsurlarıyla birlikte kullandığı işlevlerdendir.
Bilimsel araştırmacılar duyguların bedeni birbirinden farklı tepkilere nasıl hazırladığına ilişkin fizyolojik ayrıntılar keşfetmektedirler. Bununla ilgili bir çok kaynak kitaba ulaşabilirsiniz.
Konuyu bir kaç cümle ile toparlayacak olursam, kendi duygularını tanıyan ve idare edebilen, başkalarının duygularını okuyup onlarla etkili bir şekilde başa çıkabilen kişiler avantajlıdırlar. Gelişmeye devam ederek, kendi verimliliklerini besleyecek zihinsel alışkanlıkları edinebilirler. Ancak duygusal hayatını bir şekilde kontrol altına alamayan kişiler ise, kendi içlerinde, işe odaklanıp açıkça düşünmelerini sağlayacak yetenekleri baltalayan savaşlar verir. Tanıdık mı?
Tam da bunun üzerine güçlü bir soru geliyor. Hazır mıyız? Kendimizi gerçekleştirmek, hedeflerimize ulaşmak için eyleme geçtiğimizde kendimizle, geleceğimizle, çevremizle, dünyayla ilgili hangi duygu/düşünce ilerlememize engel? Duygu yükleri neler? Birlikte düşünelim!
Albert Camus demiş; ” İnsanoğlu kendi olmayı rededen tek yaratıktır.” Kendinizle mücadele etmeyi bırakın. Uzman koç/mentör desteği ile, Kendi değerlerinizle, bilinçli bir hayata adım atın. Kendi doğrularınızla, Kendi Gerçekliğinizle bir hayat…
Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Sonsuz Olasılık Bir
”Rüzgarlar ve dalgalar her zaman en iyi denizcilerin yanındadır.” Edward Gibbon
Merhaba, nasılsınız?
Beyin yaşam boyunca değişir. Yeni bağlantılar oluşturur. Gerekli olmayan bağlantıları unutur. Beynin elektriksel sistemindeki sorunları sözel -meli,-malı ifade şekli koşullanmış bir zihindir. Ben, ben değilsem duygu yükleriyle dikenli tel gibiyimdir.
Dünya bir sonuç; kendimizi izlediğimiz bir aynadır. Kendi hapishanelerimizi biz yaratırız. Varlığın Özü nötr, zihnin doğal hali sessizdir.
Değerlerimiz Özümüzdür ve değerimiz olan gerçekleşir. Peki, değerimiz olmayan nedir?
Yaşamı bir ”Ustalık” yolculuğu olarak gördüğümüzde daha bir başka anlam kazanır. Usta TDK sözlüğündeki anlamı; Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve tek başına yapabilen kişi.” Yani ustalık, kendi alanında bilinecek her şeyi bilip, alanını öteye götürmek. Hemen aklıma gelen güçlü bir soru: Yaşamımızda daha özgürleşmemiz ve ustalaşmamız için nelerden vazgeçebilir, nelere teslim olabiliriz? Bütün bu yolculukta varmak istediğimiz son nokta ne?
Yaşamı güzelleştirmek için bazen radikal bazen de küçük değişimler yaratmak önemlidir. Standart çözümler yok. Kendi değerlerimizden, kendi doğrularımızdan, kendimizi gerçekleştirdiğimiz ruhsal bir dünyadayız.
Kendin olmaya, Kendini bilmeye korkusuzca bir adım at. Destek ve ilhama ihtiyaç duyarsanız ben buradayım.
Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın
”Özgürlük korkuya, zorlamaya güvence içinde olacağım diye didinmeye izin vermeyen bir ruhsal durumdur.” J.J. Krishnamurti

-
Anlam…
Günlük yazma konularıŞimdiye kadar bir yemeğe harcadığınız en fazla para ne kadardı? Verdiğiniz paraya değdi mi?”Kişi düşüncesiyle neyse, eylemiyle de odur.” Hint deyişi
Merhaba, nasılsınız?
Neden yaşıyoruz? Her sabah yataktan bizi kaldıran şey ne? Neyin peşinden gidiyor bu yaşam? Eylemlerimizi, seçimlerimizi, gittiğimiz yolları ne belirliyor? Yaşadığımız bu hayatın anlamı ne?
Yarın ölecek gibi yaşamak! Peki, ölümü danışman olarak kullansak nasıl bir hayatımız olurdu?
Eric Fromm ne kadar da açıklayıcı söylemiş; ”İnsanın yaşamındaki ana görevi kendisini doğurmak, olma potansiyeline sahip olduğu şeyi olmaktır. Çabasının en büyük ürünü, kendi öz kişiliğidir.”
İhtiyacımız ne? Eksikliğini duyduğumuz, tetikleyen ne? Amacımız, hedeflerimiz, araçlarımız ne?
Geleceğe yansıttığımız, daha gerçekleşmemiş hedef ve amacımız için yapabileceğimiz tek şey şimdiki andadır. Bu hedef her ne olursa olsun ilerlememizi sağlar. İlerlemeyi sağlayan da adanmışlık ve kararlılıktır. Bunun diğer bir adı da verme/alma dengesidir.
Son bir soru; kendinize verdiğiniz değer nedir? Değeriniz nedir? Değer artırıcı neler yapıyorsunuz?
Yaşamı değiştiren sorulardır. Nefes ve yaşam koçunuz olarak kendi yanıtlarınızı bulmak, eşsizliğinizi açığa çıkarmak, bazen içsel bazen de dışınızdaki dünyada korkusuzca yolculuğunuzda, yanınızda, size destek olmak için buradayım. Görüşmek üzere.
Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın

Photo by Tobias Bju00f8rkli on Pexels.com Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Yoldaki…
Günlük yazma konularıHiçbir şekilde ilginç olmayan bir hikaye ile ilgili haberleri araştırın. Sizin hayatınızla ne yönden bağlantılı olduğunu düşünün. Ve bunun hakkında bir yazı yazın.Merhaba, nasılsınız?
Sabah uyandığımız ana hiç dikkat ettiniz mi? Bir anda düşünceler sarar, peşi sıra birinden diğerine bilinçsizce atlar dururken bulabiliriz kendimizi. Çok önceleri bu durumun farkında değilken, şimdi, meditasyonla düşüncelerimin farkında, önceliklerime göre günümü planladığım kesin.
Hayatımızda olan her durum, olay ne varsa hiç ilgisi yokmuş gibi görünenler dahil ilgilidir.
Eskilerdir bırakmaya kıyamadığımız. Eskiye dair ne varsa bugüne ait olmayan o taşınmaz yüklerden, sırtımızda, kalbimizde ısrarla yaşayan ne varsa…Siz neleri taşıyorsunuz? Artık taşımayı bırakma zamanı gelmiş olabilir mi? İlgisizmiş gibi görünen kişi, durum, olay her ne oluyorsa bizim için. Dengeli bakışımız için…
Güçlü bir soruyla bitirelim; yaşadığımız sorunların ve sorun yaşadığımız insanların ortak özellikleri neler? Birlikte düşünelim .
Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın
” Geçmişin üzerine kapıyı kapatın. Hatalarınız unutmaya çalışmayın ancak onların üzerine yaşamayı bırakın. Onun enerjinizi, zamanınızı veya yerinizi almasına izin vermeyin.” Johnny Cash
