Hayata Dair…

  • Başı Gömmek!

    ” Size hiç bir şey, kendi başıboş düşünceleriniz kadar zarar veremez.” Buddha

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız?

    Yaz mevsiminin muhteşem sıcak, yaşam enerjisini depoladık . Şimdi yeni bir mevsime hazırlanıyoruz. Krizleri yönetme mevsimi!

    Kaygılar, korkular endişeler diyerek bilginin ışığında, elimizdeki fener ile kendimizde bir fark yaratalım. Hazır mıyız?

    Bugüne kadar kaygı, endişe, korkularınızın hayatınızı esir aldığını düşünmüş ve kendinizce de bir takım önlemler almış olabilirsiniz. Gerçek şu ki kaygılar, korkular ve endişeler genellikle fiziksel veya zihinsel bir zarar vermez. Evrimleşmemiz sonucu fizyolojimiz bu duygu/düşüncelerle de baş edecek şekilde evrimleşmiştir. Genel anlamda bunlar hayatta kalmamız için büyük öneme sahip ve anlaşılabilir duygulardır.

    Çoğu zaman stres veya tehlike karşısında normal tepkiler verdiğiniz konusunda içinizi rahatlatarak iyi baş ettiğiniz anlarınızı hatırlarsınız.

    Hayatta kalmamızda kaygının hizmetine; bilgiyi hatırlamak üzere bir bakalım mı?

    • Önce, tehlikeyi hissederiz,
    • Ondan sonra korku fiziksel ve zihinsel değişimlere neden olan hormonların salgılanmasını tetikler. Bu da bizi kaçmaya (tehlikeden uzaklaşma) veya savaşmaya (meydan okuma) ya da donmaya (dikkatli uyanıklık) hazırlar;
    • Şimdi bedenimiz harekete geçmeye hazırdır (kaçmak veya savaşmak için güç ve enerji veya uyanık bir şekilde olduğumuz yerde kalmak için kuvvet buluruz) ve zihnimiz de odaklanmıştır;
    • Stres veya tehlike geçtiği zaman bu değişiklikler de kaybolur ve bedenimiz tekrar sakin haline döner.

    Zihin/beden bizi güvende tutmak üzere tepki verir.

    Herhangi bir tehdit karşısında verdiğimiz tepkinin bize faydalarına bir bakışla nedir dersek; zihnimiz daha odaklanır ve konsantrasyonumuz ve sorun çözme becerimiz daha iyi hale gelir.
    Korkusuzca; meydan okumalara göğüs geren ideal bir zihin halindeyizdir. Bu zihinsel stres tepkisi olmadan tepkilerimiz çok dikkatsiz ve yetersiz olabilirdi.

    Stresle baş ederken kaçmak, savaşmak ve donmak olarak davranışsal tepkiler veririz dedik bir kaç paragraf öncesinde. Kısa vadeli stres ve faydaları, evet. Peki uzun vadede yaşadığımız stres, kaygı, korku, endişelerimizde ne olur ve nasıl yönetebiliriz?

    ”Hayatımda, işimde iyiydim. Sonra işten çıkarmalar başladı ve hepimiz strese girdik Başlangıçta durum çok kötü değildi. Fakat zaman geçtikçe stres arttı. Kendim işimi kaybetme tehdidi altında hissediyordum, yalnızlaşmıştım diğer herkes gibi. Duygusal enerjimiz yoktu ve bu durum bizleri bayağı olumsuz etkiledi, geceleri uyuyamıyordum. Salonda öylece otururken uyuduğuma uyandım çoğu zaman. Sabahları kendimi sinirli hissediyordum ve odaklanamıyordum. İşte geçirdiğim zamandan keyif almaktan ziyade sadece günün sonunu iple çeker hale gelmiştim. Eskisinden çok daha yorgun ve maalesef daha huysuzdum. Bu durumun ev hayatımızı etkilemesine izin vermemeye çalışsam da aksi olduğum bu kadar açıkken mümkün değildi…” bu ve buna benzer durumları belki kendimiz belki de çevremizde deneyimledik.

    ”Her şey kötü olacak! Baş edemiyorum! Bu durum hiçbir zaman yoluna girmeyecek!” Tanıdık değil mi?

    Odaklanamamak, zihin sorunları, dikkat dağınıklığı, daha az yaratıcı düşünmek ve endişeli düşünceler ve tutunduklarımız. Duyan gelmiş gibi… Öfke, kontrol edilemeyen davranışlar, çabalama çabası içerisinde olmak… Ve sonuçta bir kısırdöngü içinde debelenmek!

    Ne yapacağız?

    Kaygı, endişe, korkularımızı besleyen döngüleri bulmakla başlayacağız! Nefes seansları burada en büyük rehberliği yaparak bizlere yolu gösteriyor. Sayesinde önyargılı düşüncelerimizi keşfedeceğiz. Düşünme önyargılarından; aşırı uçlarda düşünmek (felaketleştirme), kendini kınama sadece bir kaçı. Çarpık düşünceleri fark etmek önemlidir.

    Yaşadığımız çevremize bakarsak; felaketleştirmek sizde neyi çağrıştırıyor? Sözleri ve imgeleri içerebilir. (Belki de her gün maruz kaldığımız?) Bazen sıkıntıya neden olan bir dizi düşünceden ziyade zihinde hızla gelip geçen resimlerdir. Bu düşünceler ve imgeler dramatiktir. Bir an sürer ancak bu kaygıyı tahrik eden güçlü bir makinedir. Sizin de bunu deneyimlediğiniz zamanlar ve durumlar oldu mu? Ne zaman? Nerede? Tam olarak durum neydi eylem, eylemsizlik, özelliklerini bir kağıt ve kalem alıp, yazarsanız şu an baskın düşüncelerinizden bazılarını keşfedebilirsiniz belki de?

    Krizleri yönetmek için orta uzun vadeli bir stratejik bir plana ihtiyacınız var mı? Cevabınız evet ise planınızı hazırladınız mı? Şimdiye kadar sahip olduğunuz deneyimlerinizle birlikte sağlam duruşunuza ek nasıl bir aksiyon almayı planladınız ya da planlayacaksınız? Daha nice sorularla…

    Yalnız değilsiniz. Bilgeliğinizi açığa çıkarmanın tam da zamanı. Kendinize bir adım atın. Bu adımın büyük bir alan açacağı kesindir. Açılan alan içerisinde ”Stratejik Bir Plan” ‘a ihtiyacın olacağı da gerçektir. Bir nefes; yanınızdayım.

    Evet, Jean Dominique Bauby ”Kelebek ve Dalgıç” film önerisiyle bu haftanın yazısına noktalı virgülle… Görüşmek üzere.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

    ”Sorun çözülebiliyorsa endişe etmek niye? Sorun çözülemiyorsa endişe etmenin faydası ne?” Shantideva

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

  • Nereden?

    Günlük yazma konuları
    Adınız nereden geliyor?

    ”Geçmişin üzerine kapıyı kapatın. Hatalarınızı unutmaya çalışmayın ancak onların üzerine yaşamayı bırakın. Onun enerjinizi, zamanınızı veya yerinizi almasına izin vermeyin.” Johnny Cash

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız?

    Hemen bir soruyla başlayalım; kendinizi nasıl tanıtırsınız? Nelerdir sizi siz yapan şeyler? Peki, bu, sizi siz yapan şeyler, sizin kim olduğunuzu tanımlamaya yeter mi?

    Çocukken ”Biz nereden geldik” ve benzeri sorularla annemden öğrenmeye çalıştığım zamanlarımı hatırlıyorum. Doğuma yakın ismime nasıl karar verdiklerinin hikayesi. Ancak hiç anlayamıyordum o zamanlar. Ta ki ben de anne oluncaya kadar! İsmimin anlamını bir çok dildeki anlamlarıyla araştırmıştım.

    Farsçadan alıntıdır Arzu. İstek, isteme, dilek, yönelme, eğilim, heves anlamındadır.

    Kendimize dair hayattın hizmetlerine baktığımızda sonlu bir bedende sonsuz varlığımızla ”istiyorum/istemiyorum, hoşlandım/hoşlanmadım” ‘ dan özgürleşerek eş yaklaşımla, diğer bir deyişle nötr bir bakışla Gerçek olana duyuların ötesine geçerek nesnelere tutunmadan Mutlak Bilgi’ de erimektir. Yaradılışın özüyle ”Bir” yaşamaktır.

    Yaşamınızda ne olduğuna siz karar vermiyor olabilirsiniz ancak nasıl olduğuna siz karar veriyorsunuz. Bir gerçek de bu. Peki, bu ve ”Zaman nakittir.” gerçeğinin ışığında bilincinizde dönüşüme hazır mısınız?

    Sevgi ve Saygılarımla.

    Arzu Aykın

    ” Hayat olması gerektiği gibi değildir. Olduğu gibidir. Onu değiştiren onunla başa çıkma biçiminizdir.” Virginia Star

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

  • Harekete Geç!

    Günlük yazma konuları
    Sizi neler motive eder?

    ”Bundan yirmi yıl sonra, yapamadıklarınızdan dolayı duyduğunuz hayal kırıklığı, yaptıklarınızın verdiği hayal kırıklığından çok daha büyük olacak. Öyleyse halatları atın. Güvenli limandan uzaklara yelken açın. Yelkenlerinizi güçlü rüzgarlarla doldurun. Araştırın. Hayal kurun. Keşfesin.” Mark Twain

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız?

    Hayalini kurduğumuz bir hayat vardır. Çoğu zaman da hayalimizi gerçekleştirmek için her şeyi göze alarak, katlanarak, bedeller ödeyerek ulaşırız. Arayıştaysak hiç biri tek başına hayat amacımızı gerçekleştirmeye yetmez.

    Değerlerimize göre bir yaşam sürmediğimiz takdirde doyumsuz olarak arayış devam eder. Değerlerinizi biliyor musunuz? Paranızı, zamanınızı, enerjinizi nerelerde harcıyor, kullanıyor, ilham alıyorsunuz?

    Yaşam, sizin için en değerli olan şeylerin bir ifadesi olduğunda ve her ne olursa olsun karşınıza çıkan engel/zorluk/bariyerleri aşacağınızı, bedeller ödeyeceğinizi ve en önemlisi de bu engelleri aştığınızı Kendinizde gördüğünüzde gerçek anlamını bulur.

    Nasıl hareket edeceğiniz tamamen size bağlı.

    Değerlerinize göre farkında bir hayat yaşıyor musunuz? İdrakiniz, algılamanız her zaman gerçek mi? Hayatın bilmek istemeyeceğiniz gerçekleri var mı? Gerçeği yanılgılara ya da fantezilere tercih eder misiniz?

    Bugün kendinize bir yatırım yapın. Değerlerinizin ne olduğu konusunda düşünmeye başlayın; attığınız adımlarınızı neye göre seçtiğinizin farkında olarak… Uzman desteği ile buradayım. Yalnız değilsiniz.

    Görüşmek üzere. Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

  • Gerçeklik İzlenimi!

    Günlük yazma konuları
    En sevdiğiniz on film hangileri?

    ”Her sabah yeni bir gün, taptaze açmış çiçekler arasından aynı mesajı vererek doğduğunda, ölümün sonsuza dek öldüğü garantisi yenilenir, telaşın dalgaları yüzeye çıkıp yok olur ve dinginlik denizinin dibine erişilemez.” R. Tagore

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız?

    Her türlü estetik, ilmi, öğretici veya teknik özellikte olan mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen sesli veya sessiz birbirleriyle ilişkili olarak hareketli görüntüler bütünü bu kapsamda sinema eseri olarak kabul edilmektedir. Sinemanın dört temel özelliği ile etkileşim içindeyizdir;  ışık, hareket, gerçeklik izlenimi ve birleştirmedir. (Bilimsel tanımından alıntı)

    Tabi ki sizlere sinemadan bahsetmeyeceğim. Zihin, duyular, hisler, düşünce/duygular, hafıza diyeceğim. Bilgeliğe giden yolda izleme/gözlemle diğer bir deyişle tanık olma an’da olmayı sağlar. Odaklanma, bir şeylerle ilişki kurma, muhakeme etme fonksiyonlarımızın gelişmesine katkısı diyeceğim!

    En sevdiklerin neden en sevdiklerin? Neleri tekrar tekrar izlemek sana ne/neler katıyor? Hoşlanmadıkların peki? Kaçındıkların neler?

    Deneyim dünyamız yani zihnimize aynadır kimi zaman filmler. Ne dersiniz?

    Sevgi ve saygılarımla

    Arzu Aykın

  • Tanıklık!

    Günlük yazma konuları
    Yazmaktan en çok zevk aldığınız şey nedir?

    ”Hayat kişinin cesaretine bağlı olarak daralır ya da genişler.” Anais Nin

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, sizlere teşekkür ederek başlamak istiyorum. Korkusuzca ilerliyor, Bir’likte gelişiyoruz.

    Davranışlarımızı düşüncelerimiz belirlemektedir. Peki, düşüncelerinizi nasıl ifade ediyorsunuz?

    Yazmak, düşüncenin sembollerle ifadesidir. Yazdığında kavgana tanıklık edersin; kaleminden dökülen her düşünce/duygunun içerisinde tutunmadan yeni bir sayfa açarsın kendi hikayende. Gözlerinin pası silinir. Yazarken bazen şikayet edersin. Ardından bazen çözüm yolları bulur, bazen dua eder bazen de odaklanırsın zaman aralığında öylece bakarken. Kendine doğru soruları sorabilme becerinin geliştiğini fark edersin.

    Yazdığında dünyanın nasıl dönüştüğünü izler, bilgeliğin kendiliğinden açığa çıkışına tanıklık edersin; kalbin ve aklın birlikteliğinde.

    Yaşamınızda bulunduğunuz bu noktaya nasıl geldiniz? Yazmaya başlayın.

    ”Gerçek keşif yolculuğu yeni topraklar, manzaralar aramayı değil yeni gözlere sahip olmayı içerir.” Marcel Proust

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

  • Yeni Sınırları Keşfetmek!

    Günlük yazma konuları
    Yaşadığınız yerde neleri seviyorsunuz?

    ”Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur.” A. Einstein

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız?

    Değerlerine göre yaşar insan. Genellikle sevdiği şeylerdir yaptıkları, sahip oldukları, olmak istedikleri, yaşamak istediği yerler, yaşadığı yer, bulunduğu, hayalini kurduğu mekanlar.

    Değerlerine hizmet eder mekan ve zaman. ”Neden?” sorusuyla eylemdedir. Varoluşta hayat amacını gerçekleştirebilmesini, hayatı manadan yaşamaya destek olur.

    Yaşadığımız mekan ve zamanda sevdiğimiz şeyler nelerdir? Bize ne getirir ne götürür? Hangi inançlarını, düşüncelerini yansıtmaktadır? Her bir yanılgıda neler öğrenirsin? Davranış ve seçimler senin mi? Düşündüklerimizden ibaret olduğumuzu hatırlayarak, doğru soruyu sorarak…

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Tam ve Bütün…

    Günlük yazma konuları
    En sık hangi olumlu duyguyu hissediyorsunuz?

    ”Tam sevdiklerin kadar büyük ve tam seni sinirlendirmesine izin verdiklerin kadar küçüksün.” Robert Anton Wilson

    Bilgelik, farkındalığımızdaki Oluş halini yaratmanın doğallığında açığa çıkar. Tanıklık, iç görü, teslimiyet, muhakeme….

    Yaşamın her iki kutbunu da eş yaklaşımla deneyimleyenlerden misin? Limitsiz sevginin alanlarını nasıl etkilediğinin farkında mısın? Eski yapılar çöküyor, her şeyi bırakmaya hazır mısın? Peki, Kendini yeniden inşa etmeye ne kadar yakınsın?

    Kendini nasıl tanımlarsın?

    Sevgi ve saygılarımla

    Arzu Aykın

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

  • İlerle…

    Günlük yazma konuları
    Hedeflerinizi nasıl planlıyorsunuz?

    ”Ne diyorlarsa desinler.” Carlyle

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız?

    Dünkü yazıma tekrar bakmanızı sonrasında buradan devam etmenizi önererek başlayacağım.

    Gerçek başarı; başarı ve saadetin kurallarını bilmenin ötesinde her gün öz disiplinle, aksiyonlarda bulunmayı gerektirir. Bunun için de Yüce olanla iş birliğinde, evrensel düzene katkıda bulunarak, yapıcı düşünce ve davranışlar üreterek mümkündür. Diğer bir deyişle; fiziksel, zihinsel, ruhsal ve çevresel unsurların uyumu refah bir yaşamı kolaylıkla açığa çıkarır.

    Şimdi soruyorum size; sonsuz, sınırsız kaynaklar içerisinde olduğunuzu, amaçlarınıza, hedeflerinize kolayca ulaşabileceğinizi bilseydiniz nasıl yaşardınız? Acele etmeyin. Birlikte düşünelim; belki saatlerce, belki günlerce, haftalarca…

    Gerçekten yaşamdan ne istiyorsun? En büyük gerçekleştirmek istediğin, hayalini kurduğun şey ne? Üşenme yaz. Gözlerinle zihninde, tekrar tekrar imgelerken yazmaya devam et.

    Hedef belirlemek ve belirlediğimize göre stratejik bir plan için ihtiyacımızı karşılayacak, elle tutulur, ölçülebilir olması doğru araçlarla mümkündür. Gerçekçi, uygulanabilir hedefler ve günlük hayatınızla entegre olmuş eylemlerle başarı kaçınılmazdır. Sonuçta bu durum sizi şu an bulunduğunuz durumdan alıp, daha büyük bir bütünün parçası haline getirir.

    Eğer izin verirseniz değerlerinizden ”Ben gerçekten ne istiyorum?” sorusuna ve Kendi anlamınıza, mananıza yani ”Hayat Amacı” ‘nıza kolaylıkla ulaşabilir, hayata yanıt vererek saadet içerisinde yaşayabilirsiniz.

    Hayatınızın tüm alanlarına bakarak hedeflerin için bir kaç soruyla bitirelim.

    • Yaşamımın bu alanında ne istiyorum?
    • Yaşamımın bu alanında ne istemiyorum?
    • Bu istediğimin olduğu, istemediğimin olmadığı durumun bedeli ne?

    Ödenecek en büyük bedel, korkularınızla yüzleşmek! Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde ne güzel anlatılmıştır.

    Yalnız değilsin. Bir nefes kadar yakınında, güçlü metotlarla destek için buradayım.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

    ” Kişinin kendi kişiliği için yaptığı özgür seçim, alınyazısı dediğimiz şeyin ta kendisidir.” Jean Paul Sartre

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

  • Doğanın Sırrı

    ” Dalganın mekaniğini bilmek, doğanın sırrını bilmektir.” Walter Russell

    Çoğumuz genel olarak deneyimler ve izlenimlerden öğrenemediğimiz, tekrar eden bir cümleyi ”Neden aynı şeyleri sürekli yaşıyorum” diye sorarız. Ancak kaçımız üzerinde gerçekçi bir noktadan hayata bakabiliriz?

    Gerçek şu ki hayatı gerçekçi bakış ile algılayabilseydik, aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamazdık. Bir örnekle; genel olarak insan denen canlı suya, denize, göle taş atıp, taşın meydana getirdiği dalgaların hareketini izledi. Hatta insan bunu bilimsel bir yasa olarak tescilledi. Nasıl? Taşı bir niyet, istek, arzu ile elimize alırız. Amaçta nihai bir sonuç vardır. Niyet, algıyla karara ve eyleme dönüşür. Sonuç uzayda bir salınım yaratır. Bu da zaman dediğimiz bilinçtir. Her dalga arası mesafe, uzaklık diye belirtilir. Neye uzaklık, neyden uzaklık?

    En başa dönersek bir niyetle taşı suya attığımızda eylemin sonucunda taş suya düşer. Ben eylemi bitirdim zannı ile suya ve sudaki dalganın genişlemesine bakıyor, izliyorum. Hatta bunu izlerken duygularım da devreye giriyor. Eğleniyorum. Aynı anda taş da suyun içinde hareket ediyor. Şimdi bu kadar cümleden sonra hayatına baktığında bir amaçla, niyetle başladığın her bir eylemin daha nihai sonuç, sonuçlarını ve dönüşeceği yeni eylemleri bakışında netleştirmeden, her bir davranışınla nasıl bir düşünce karmaşası yarattığının farkına varabiliyor musun?

    Şimdi bir kaç soruyla devam edelim…

    Zihninizde hoşlandığınız hoşlanmadığınız neler var? Geçmişe baktığınızda karşınıza hangi döngüler çıkıyor? Hangi döngüyü yaratan örüntüler size ayak bağı oluyor? Korku, hedeflerinizin, niyetlerinizin, isteklerinizin peşinden gitmenize engel oluyor mu? Peki, dikkat dağınıklığı hayatınızda neleri dağıtıyor? Kıskançlık, ilişkilerinizi altüst ediyor mu? Yetersiz olduğunu bağıran bir iç sesiniz var mı?

    Zihnimiz deneyim dünyamızdır. Hislerimiz, duygularımız ve düşüncelerimiz zihnimiz içinde deneyimlenir. Fiziksel bir alt katman olan beyin de nöronlardan, kimyasallardan ve elektriksel dürtüleri içerisinde barındırır. Şimdilerde nöroplastisite ile beynin değişebilir yapısını ve yeniden düzenlenme kapasitesinden bahseder ve bu yeteneğin tüm yaşam formlarında mevcut olduğunu söylemektedir.

    Sizlere yaradılışı araştırmanızı önemle rica ederim.

    Eylemlerimizin sorumluluğunu almak; bilinçli olmak, farkındalıklı, hakiki bir hayat deneyimi demektir. Doğanın sırrı denge. Dengeli bakışı hatırlayarak, bilincinizin yüzde yüz kapasitesine sahip olmak mümkün, duygu yüklerinizi temizlediğinizde. Güvenilirliği kanıtlanmış metotlarla bu mümkün. Haydi o zaman!

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

    ”Kendimizi inşa etmek, muhtelif unsurlardan bir şekil oluşturmak… asıl iş budur! Bir heykeltıraşın işi! Üretken bir insanın işi!” Nietzsche

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

  • Zaman Sana Hizmet Etsin!

    Günlük yazma konuları
    Bir acil durum hazırlık planı yazın.

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız?

    Acil; hiç vakit geçirilmeksizin yapılması, yerine getirilmesi gereken. Acele eden sözcüğünden alıntı, kökü cl. (TDK)

    Yaşam; doğum ölüm arasındaki andır. Nefes alış ve verişteki bir andır. An’ı yönetme becerisi yaşamın kalitesidir.

    Yaşam kalitemizi arttırmak istiyorsak, değerlerimizden değerlerimizi ifade ederek bir hayat yaşamak istiyorsak, hedeflerimizi, isteklerimizi başarmak istiyorsak zaman ile ilişkimize bakmak önemlidir.

    Hemen bir soru geliyor; zamanla ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? Zamanla ilişkinizi yönetme sorumluluğunuzun ne kadarını bilinçli yapabiliyorsunuz? İhtiyacınız olan ne/neler? Uzun uzun düşünerek yazmaya ihtiyacınız olabilir. Devam edin hoşgörüyle, sabırla…

    Evet! Yaşamınızın nasıl olacağına karar verin ve çalışmaya başlayın. Önceliklerinize, değerlerinize, hayat amacınıza, sahip olduklarınıza, ihtiyaçlarınıza, isteklerinize, vizyonunuza… Bu böyle uzar gider. Bunu yaptığınızda yani orta uzun vadeli gerçekleşen ve gerçekleşmekte olan hedeflerinizi ve eylemlerinizi planlamanızda; beklenmedik durumları ustalıkla, bilgece yönetme yeteneğinizin hem geliştiğini fark edecek hem de dengeli kullanabildiğinizi, özgüvenle ilerlediğinizi algılamak size ilham verecektir. Zaten bu deneyime de sahip olduğunuzu biliyorsunuz.

    Bütün bir hayat; yolculuk. Akan bir nehirdeyiz. Nefesinizi izleyin, gözlemleyin. Tam ve bütün olduğunuzu Kendi içsel dünyanızla haşır neşir oldukça kavramanız yüksek olasılıktır.

    Bugün Bir adım at, küçük de olsa bir adım at. Zaman sana hizmet etsin. Bireysel ya da grup atölye çalışmalarımda görüşmek üzere. Takipte kalın.

    Sevgi ve saygılarımla

    Arzu Aykın

    ”Zaman büyük bir öğretmendir, ancak ne yazık ki öğrencilerini daima öldürür.” Curt Goetz

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Ücretsiz Online Randevu İçin E-posta: arzuaykin@arzuaykin.blog