-
Korku mu? Fobi mi?
”İçinizde, evrensel olan insanî şeyleri bulun.” Sandford Meisner

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Korku mu? Fobi mi?
Hastalıkla ”savaştığım” zamanlarda beni görmeye gelen annem babam soruyordu: ”Görüşmeyeli ne yaptın?” Ben de diyordum ki ”Hiç bir şey, televizyon seyrettim, öylece oturdum.” Annem soruyordu ”Niye, hiç dışarıya çıkmadın mı? Hem de öyle güzel bir havada. Yürüyüş yapabilirdin mesela. Hem sen bana arkadaşlarına davetli olduğunu söylememiş miydin?” – “Onlara gelemeyeceğimi söyledim, o kadar da istekli değildim zaten.” Annem ve babam ne yapacağını şaşırdığı zamanlardı o zamanlar. Koluma girip zorlayarak da olsa beni dışarı çıkardıklarında karşılaştıkları manzarada çaresiz kalıyorlardı. Dışarı çıkabilmek için ilaç içiyordum ve kollarına sıkıca tutunuyordum, ayrıca daha nice korkuyla yaptığım acayip hareketler. O zamanlar iyileşmek için itici gücüm çocuğumdu. İyileşmek için çok gayret gösterdim ve başardım da.
O dönemde yaşadığım korkular beni farkında bile olmadığım bir yalnızlığa götürüyordu. Çok sonraları fark etmiştim ve çok üzülmüştüm. Düşünmek ve doğru eyleme geçmek için çok zorlandığım zamanlardı. Yalnızlaşmıştım, hareketsizlikten kilo almıştım, bedenimde 10 kg’dan fazla ödem olmuştu ve başka hastalık belirtileri oluşmuştu; sorunların cevaplarına ulaşılamıyordu. Dışarısı çaresiz, içerisi çaresizdi. Çok fonksiyonlu bilinmez bir denklem gibiydim. Doktorlar, tahliller… İşe gidemedim. Bir de bunlara ek, işe gidemediğim için ayrıca acı çekiyordum.
Bu korkular, benzer sıkıntıları yaşayan diğer insanları yalıtılmışlığa birdenbire götürmez. Gerçi bu kimseler diğer insanlardan kaçmazlar, ancak garip sıkıntıları ve endişeleri, belirli durumlarda panik olmaları, onları sonunda yalnız yaşamaya yöneltir.
Güvendikleri birileri yanlarında olmadığında kendilerini çaresiz hissederler. Evlerinden yalnız başlarına çıkmaya cesaret ettiklerinde, bir alışveriş merkezinde kalabalığın arasında olduklarında ya da bir kuyrukta beklediklerinde, bir köprünün üzerinden geçmeye kalktıklarında, otobüste, trende ya da arabada bulunduklarında paniğe kapılırlar. Tanıdık mı belki kendiniz, belki çevrenizde yaşadınız!
Açık alan korkusu, bir zamanlar benim de sahip olduğum sosyal fobi gibi sayısız insanın hayatını cehenneme çeviren birçok fobiden biridir. Size tanıdık geliyor mu?
İnsan lokantaya gitmekten, yabancılarla temas kurmaktan, başkalarının önünde konuşmaktan ya da dikkatlerin odağında bulunmaktan korkabilir. Şırınga, kan, bıçak, diş doktoru, karanlık, uçurum, hayvan, örümcek, hamam böceği, fare ve yılan fobileri oldukça yaygındır. Normalleşen korku-fobiler!Bu fobilerin çoğunluğu hayatımızda nasıl başlar? Mesela; kendinizi alışveriş merkezinde biraz kötü hissedersiniz; asansörü kullanmak için tuhaf, açıklanması zor bir isteksizlik hissedersiniz; bir böcek gördüğünüzde tiksinirsiniz ve tüyleriniz diken diken olur. Yaşadıklarımıza göre örneğin; travmatik yaşantılar, işyerinde stres ya da bıkkınlık (işyeri terörü, partnerle tartışma, diğer ruhsal sıkıntılar, finansal güçlükler) garip korkular ve tepkisel duygular şiddetlenir ya da azalır. Hepimiz bir kere olsun böyle haller yaşamışızdır. Bunun altındaki davranışların nereden kaynaklandığını aramak ve bulmak önemlidir.
Davranış terapistlerine göre her şey, bir insanın yaşamının fobisi tarafından ne derecede kısıtlandığına bağlıdır.Fobi hayata nereden gelir?
Fobiler, özel korkulardır. Fobileri olanlar gerçek bir tehlike tarafından tehdit edilmediklerini bilir. “Normal” bir korku ise bunun tersine tehlikelere karşı hissedilir. Bu, kendimizi koruyabilmemiz için gereklidir. Bize, çoğunlukla hiç de hoş olmayan biçimde tehlikeleri hissetme olanağı tanır. Böyle durumlarla karşılaştığımızdaysa vereceğimiz tepki için hazırlıklı olmuş oluruz. Gerçek şu ki korku biyolojiktir, nesilden nesle aktarılır.
Korku zevkten çok acı, olumludan çok olumsuzlar, kazançtan çok kayıp yaşayacağımız varsayımından kaynaklanan bir duygudur. Tam potansiyelimizin ortaya çıkmasını engelleyen bir yanılsamadır. Korkular;
- Diğerleri ne der? ruhsal korku
- Yeterince bilmeme korkusu zihinsel korku
- Başarısızlık korkusu mesleki korku
- Yeteri kadar para kazanamazsam maddi korku
- Sevdiklerinizi kaybetme korkusu
- Dışlanmak korkusu sosyal korku
- Ölmek ya da hastalanmak korkusu
Peki, hayatımızda dengeyi nasıl bulacağız? Egomuzla durum ya da olaylarla özdeşleştirdiğimiz tüm eylem, eylemsizlik veya özellikleri spesifik aklın muhakeme fonksiyonu ile düşünüp, değerlendirerek ve tersi durumları da tespit ederek. Ben başardım ve hayat amacımı gerçekleştirmek üzere ilerliyorum. Dolayısıyla bir süre duygudurum bozukluğu tanısı ile çokça kullandığım ilaçlardan sonra şimdi ki seviyeye gelmiş biri olarak diyorum ki siz de kesinlikle başarabilirsiniz. ”Kendini Bilmek” kimliğinizdeki koşullandığınız tek taraflı düşüncelerinizden özgürleşmekle, ”Kendi Olma” , yolda özgüvenle ilerlemenizin anahtarıdır. Çalışılmış bir zihin!
Aynı soruyu tekrar soracağım. Hayatınızın tamamına bakarak; ”Ne olmayı istiyorsunuz?” ya da ”Ne olmak isterdiniz?” İçsel gelen isteklerinizi sakince dinleyin. Yazın. Bireysel/grup çalışmalarımla daha nice cevaplanmayı bekleyen, cevaplarınızın derinliğinde eşsizliğinizi açığa çıkaracak, Size özel, güçlü sorularla kendinize meydan okumaya hazır mısınız?
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
”Anlattığınız her hikaye sizin kendi hikayenizdir.” Joseph Campbell

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Bilgelik, Edimlerinizle Gerçekleşir…
”Bilin Onu, her şey bilerek bilinir.” Upanishads

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
Bir süredir burada ”Kendini Bilmek”, ”Kendi Olmak” diyor ve bir çok sorular soruyorum. ”Değerlerinizi biliyor musunuz” diyorum. Gerçek benliğinizle ve en yüksek değerlerinizin farkındalığında, uyumunda nasıl bir hayat olur hiç düşündünüz mü ya da şu an hayatınızda deneyimliyor musunuz?
”Kendini Bilmek” bilincinizde özgürleşmenizi sağlar. Hayat amacınıza uygun stratejik planlarla bu an’dan geleceğinizi inşa etmenize olanak sağlarken, hayattaki yeteneklerinizi keşfetmeye, keşfederken odaklanmanıza yapıcı etkileri/sonuçlarıyla birlikte enerjik fiziksel zindeliğe de sahip olursunuz. Kendinizi hayatınızda hiç olmadığınız kadar onurlandırarak yaşamaya başlarsınız.
Güçlü sorulardan biridir; ”Ne olmak istiyorum?” Orijin hikayenize bakarsanız bugüne kadar ki edinimlerinizi, izlenimlerinizle ”Siz kimsiniz?” Günlük hayatınızda bu edinimleriniz size nasıl hizmet ediyor? Farkında olun. Bu sorular güçlü, insanı kendine getiren sorulardandır. İlk başlarda cevaplarınız ”Bilmiyorum” ya da ”Bir fikrim yok” şeklinde olabilir. Pes etmeyin; kendinize sormaya devam edin. Hatta yazın. Meditasyon, nefes seansları destek için en iyi araçlardandır. Ancak bir uzman desteği ile yapmanızı öneririm.
”Koşulsuz Sevgi” niteliğinizi daha da geliştirmek isterseniz bireysel/grup çalışmalarımdan destek alabilir, takip edebilirsiniz.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
”Genellemelerle düşünürüz ama ayrıntılarla yaşarız.” Alfred North Whitehead
Nefesinizi dengeleyin… -
Zor Görünen Hedefler!
”Başarılı olmak için bekleyemedim… Bu yüzden onsuz ilerledim…” Jonathan Winters

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
Bir soru ve cevaplar…
Kendinizi gerçekleştirmek için, hedefinize ulaşmak için eyleme geçtiğinizde kendinizle, geleceğinizle, çevrenizle, dünyayla ilgili hangi korkularınızla yüzleşmeniz gerekecek?
Yaşam beklenerek değil, yaşanarak anlaşılan bir şey!
Peki, şu an hangi değerler hayatınızı gerçekleştirir? Sizi başarıya götürür? Hayatınızın tamamına bakarak; ”Ne olmayı istiyorsunuz?” ya da ”Ne olmak isterdiniz?” İçsel gelen isteklerinizi sakince dinleyin. Yazın. Bireysel/grup çalışmalarımla daha nice cevaplanmayı bekleyen, cevaplarınızın derinliğinde eşsizliğinizi açığa çıkaracak, Size özel sorularla cevaplamaya hazır mısınız?
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
”Zorluklar aşılmak üzere vardır.” Ralph Waldo Emerson
-
Dışarısı Eşittir İçerisi…
”Sezgisel zihin kutsal bir hediyedir, rasyonel zihin ise sadık bir hizmetkardır. Biz, hizmetkarı onurlandırıp hediyeyi unutan bir toplum yarattık.” Albert Einstein

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
En sevdiğiniz sanatçıların hayran olduğunuz ve tiksindiğiniz davranışları nelerdir? Mutlaka düşünmüş hatta arkadaş, dost ortamlarında bile dile getirmişsinizdir.
Ben kendimden hatırlıyorum on dört yaş civarında gençlik dergilerinden posterleri odanın duvarlarına asmıştım. Edebiyat dergilerinde özlü sözleri de hatırlatıcı, itici güç olarak bazı defterlerimin ilk sayfasına yazardım. Peki, siz neler yapardınız? Yaptıklarınız şu an neye dönüştü?
Değerlerinizden, önceliklerinizden görürsünüz dünyayı. En sevdiğiniz sanatçılarda var sizde yok dediğiniz hangi özellikler, nelerdir? Peki, bu size nasıl hizmet etti ya da ediyor?
Sevgi bir nitelik; doğanın bir gücünü edinmektir. Hayattaki her şeyi algılanırken iki zıt +- koşula göre incelediğimizde iki uç nokta da görüş alanımız içindedir. Bunun için kişinin önce kendini keşfetmesi, bilmesi önemlidir.
Peki, şu an hangi değerler hayatınızı gerçekleştirir? Sizi başarıya götürür? Hayatınızın tamamına bakarak; ”Ne olmayı istiyorsunuz?” ya da ”Ne olmak isterdiniz?” İçsel gelen isteklerinizi sakince dinleyin. Yazın. Bireysel/grup çalışmalarımla daha nice cevaplanmayı bekleyen, cevaplarınızın derinliğinde eşsizliğinizi açığa çıkaracak, Size özel, güçlü sorularla kendinize meydan okumaya hazır mısınız?
Bugün, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü. Farkındalıkla…
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
Hisler -
En’lerden!
Okumaya devam etmek için abone olun
Bu blog gönderisinin devamına ve yalnızca abonelere özel içeriklere erişim sağlamak için abone olun.
-
Sahip Olduklarınız…
Günlük yazma konularıSahip olduğunuz tüm eşyaları kaybetseydiniz ne yapardınız?”Sahip olduğumuz, şimdi şuracıkta duran bir bedenin çektiği sancılar ve hissettiği zevklerle kendimiz tam bir insan, tamamen uyanık ve farkında ve tamamıyla canlı hissetmemiz için bize asıl gereken şey olduğunu anlamak da yararlıdır.” Pema Chödrön

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
Kafalarımız ne kadar da karışık! Gözler izliyor ama zihinsel alanda kim bilir hangi çatışmalarda; kendisinin bile habersiz olduğu, seslerin birbirine karıştığı, zihinlerde bağıran seslerle hayatlar donmuş gibi yaşanıyor. Otomatiğe bağlı birbirini izleyen alışılmış davranışlarla yaşanan hayatlar! Huzursuz, mutsuz, ”Hiç bir şeyin anlamı yok” diye dillendiren insanların giderek artan sayısı önemli. İntihar olaylarının artması hatta çok genç yaşlarda dahi görülmesi! Çoğumuz mutlaka sorguluyoruz ancak sorgulama şikayet bilincinde kalıyor ki daha da kötüye gidiyoruz.
İnsan harekete geçmek için bu durumdan daha da kötü ne istiyor ki? Hala bekliyor çoğu insan. Neyi bekliyorlar? Bir Mesih mi? Yaradan’ın herhangi bir ihtiyacını karşılamasını mı? Şaka gibi. Bu Gerçekleşmeyeceği kesin. Bulunduğunuz seviyeden, konfor alanınızdan ilerleyemezsiniz. Üst bilinçten yaşamak adanmışlık, gayret demektir. Bekleyerek olmayacağı kesin. Tarihe baksak bir çok örneklerle dolu olmasına rağmen, konfor kutusundan çıkmayı istemiyor insan? Peki siz? Çıkmaya var mısınız?
İki elinizi kafanızın arasına alın ve başlayın düşünmeye, sorgulamaya ”Ne istiyorum?” diye. İhtiyacınız tam olarak nedir? Yaşam amacına nasıl ulaşırsınız? Olmak, yapmak, sahip olmak istedikleriniz nelerdir? Bugünkü sizi yaratan koşulları anlamak, kabul etmekle, evren yasalarının hiç bitmeyen sonsuz desteğine uyanırsınız.
Sahip olmak istediklerinizin dünya realitesinde sonlu olduğunu hatırlayarak, isteklerinizi gerçekleştirerek, neyin inşası için burada olduğunuzu bilerek, hayattan deneyimlerle gelişmek önemlidir. Zaman ve mekandan özgür, amaç edinmek başarınızı garantileyebilir.
Bir soruyla bitiyorum yazımı: Yaşamınızda anlamlı olmasını istediğiniz değer ve sonuçlar nelerdir?
Sevgi ve saygılarımla. İyi Pazarlar diliyorum.
Arzu Aykın
”Her düşündüğünüze inanmayın.”Jenny Bogart

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Fikrin Değişmez mi?
” ”Fikrim değişmez” kadar tehlikeli bir söz olamaz. Deliler de kendi sanrılarına inanırlar ama ne kadar çok inanırlarsa tedaviye de o kadar çok ihtiyaç duyarlar.” Epiktetos

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız? Saatler, günler, haftalar koşuyor sanki. Yıl bitmek üzere; yılın son üç ayı içerisindeyiz. Bu yıl size neler öğretti? Hangi konular, alanlar ilgi alanınız içerisine girdi? Hayatınızın hangi alanına, nasıl bir ivme getirdi?
Bir inanca ya da düşünceye saplanıp kalmak insanın ilerleyişini durduracaktır. İnsanlık tarihinde bir çok örnekleri var. İlgi alanımıza giren konu, durum ya da olaylara başka açılardan bakmak araştırmak, izlemek, gözlemlemek, diğerlerini dinlemek, anlamaya çalışmak bilincimizde zenginlik katarken, nezaket ve zarafetten de nasibimizi alırsınız. Esnek bir zihin yapısı ile edinimlerimiz sayesinde başarı kaçınılmazdır.
Hayalini kurduğunuz ve bir türlü gerçekleşmeyen geleceğiniz, sonuca ulaşmayan projeleriniz, kazanamadığınız okullar, sandığa kitlenen harika fikirler, alamadığınız terfi… Eğer, eskilerinizden vazgeçseydiniz yaşamınız nasıl farklı olurdu? Haydi düşünelim birlikte.
Hayatınızın tamamına bakarak; ”Ne olmayı istiyorsunuz?” ya da ”Ne olmak isterdiniz?” İçsel gelen isteklerinizi sakince dinleyin. Yazın. Bireysel/grup çalışmalarımla daha nice cevaplanmayı bekleyen, cevaplarınızın derinliğinde eşsizliğinizi açığa çıkaracak, Size özel, güçlü sorularla kendinize meydan okumaya hazır mısınız?
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
”Bir aptalı ne bükebilirsin ne kırabilirsin” Atasözü

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Kaçırılmayacak Edinim, Hazır mısınız? -
Hatalı Adlandırmış Olabilir misin?
”Endişe büyüme deneyiminin ta kendisidir… Reddedilen endişeler bizi hasta eder; tam anlamıyla yüzleşebilen ve sonuna kadar yaşanan endişeler sevince, güvenliğe, güce, odaklanmaya ve karaktere dönüşür. Pratik formül şudur: Acının olduğu yere git.” Peter Koestenbaum

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
Güncel yaklaşımlardan bir alıntı ile başlıyorum yazıya: ”Anksiyete, otonomik ve somatik belirtilerle beraber seyreden, öznel bir rahatsızlık ve huzursuzluk hissi olarak tanımlanabilir. Anksiyete normal şartlarda da, gerçek veya olası bir tehlikeye karşı da ortaya çıkabilir. Ancak herhangi bir stresör veya uyaran olmaksızın ortaya çıkan ve günlük etkinliklerin yerine getirilmesine engel olacak şiddette olursa, anksiyete bozuklukları olarak tanımlanır. Dissosiyasyon kendisi patolojik olmayan, gündelik yaşamda da yeri olan, belirli koşullar altında büyük olasılıkla herkeste ortaya çıkabilecek, uyumsal yönleri olan bir mekanizmadır. Son dönemlerde yapılan bazı araştırmalarda da, yüksek anksiyete düzeyleri ile artan dissosiyasyon riski arasındaki ilişki üzerinde durulmuştur. Bu konuda yapılan bazı çalışmalarda, dissosiyatif belirtiler arasında yer alan depersonalizasyon ve derealizasyonun anksiyete bozukluklarında görülen yaygın semptomlardan olduğu ve sıklıkla travmatik olaylar esnasında ortaya çıktıkları üzerinde durulmaktadır.”
Birlikte düşünüp, araştıralım; kendimize ve çevremizle, çevremizdeki her şeyle ilişkilerimize bir bakışla. Kendimizi bilmeye dair başlayacağımız yer yine kendimizdir ve gerçeklik bilimin ışığında gelişir.
Herhangi bir durum ya da olay içerisinde ne kadar geniş açıyla algılıyorsunuz? İlerlemenizde engel olan nitelikler nelerdir? Anlayamadığınız, alamadığınız nedir?
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
”Senin içinde bile bir düzen varken, bütün evrenin içinde bir düzensizlik olabilir mi?” Marcus Aurelius

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Hayatınızdaki Büyülü Dönüm Noktaları!
“Hiçbir sorun kendi yaratıldığı düzeyde çözülemez.” Albert Einstein

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
Kendimizi bildiğimizden bu yana gelişim aşamalarımızda bir çoğumuz kilit noktalar yaşamıştır. Acı/zevk deneyimleri hayatımızda seçimlerimizle dönüm noktaları yaratmıştır. O yaşanan kriz/neşe an’ı hayatınızda bugün bulunduğunuz yeri belirleyen önemli bir dönüm noktalarından biridir belki de. Yaşanılan deneyimi halının altına süpürülen toz muamelesi yaptıysanız muhtemelen şu an ki mutsuzluğunuzun sebebi diye diğerlerini suçluyor olabilirsiniz. Belki de öfkeli, nefret dolu… Hep görmezden geldiğimiz dünyanın bir sonuç olduğu gerçeği dolaysıyla kendimizin de bir sonuca baktığımız gerçeği!
Yoga bilimi ”Karma” diye bahseder. Abraham Harold Maslow ”Değerler Hiyerarşisi” der. Hayatınızda neyin eksikliğini hissediyorsanız tamamlanmak arzusuyla bilinçli ya da bilinçsiz hayatınızın yönünü belirlersiniz. Bu, artık sizin hayatınızın anlamıdır. Zamanınızı, enerjinizi, paranızı buna harcarsınız.
Büyülü dönüm noktaları!
Gelişmeyi, büyümeyi bilge olmayı isteyen biriyseniz bir kağıt bir kaleme ihtiyacınız olabilir. İyi ya da kötü diye nitelendirdiğiniz ne varsa başlayın yazmaya. Bu durum ya da olaylar size nasıl hizmet etti? Bugünkü sizi siz yapan, size neler kattı hiç düşündünüz mü? Belki de o dönüm noktalarında biriktirdiğiniz duygu yüklerini bırakma zamanı gelmiştir. Ne dersiniz? Bu çalışmada dikkatle, zihninizin oyunlarının farkındalığında, kendinize samimi olmanızı özenle, ilgiyle yapmanızı önemle rica ederim.
Her düştüğünüzde nasıl kalktınız? Size ne ilham verdi? Hangi amaçla ilerlediniz? Bitmek bilmeyen arzularınız sizi nereye getirdi? Büyülü dönüm noktaları!
Şu an ki kimliğinizle kendinizi nasıl tanımlarsınız? Size özgü, sizi eşsiz kılan özelliklerinizle siz kimsiniz? Şu an dış dünyanız parçalanırken, dağılırken, acı içerisindeyken siz kendinizi nasıl inşa ettiniz bugüne kadar? Dönüşüm sürecinin büyülü dönüm noktaları kendi egoist benliğinizi yıkarken ruhunuzun inşasının farkındalığında…
Hayat bizlere sevgi ve şefkatle bağlantı sunarken, bizler de merhametle karşılık vermek üzere kendimizi bilmeyi keşfederken belki de kendimizi yeniden inşa ederiz eski alışkanlıkları bırakırken sabırla ve gerçek bir inançla. Yukarıdaki çalışma sizi başka bir bilinç durumuna taşırken işte bu yeni bilinç seviyesinden sakince izleyebilir, gözlemleyebilirsiniz.
Sakinlikle!
Tüm aşamaları bilmek zorunda değilsiniz. Kontrol etmek zorunda değilsiniz. Peki, ne? Egonuzu beslemeden de kendiniz olabilirsiniz.
Ego/egoistlik kavramlarını çoğumuz anlamakta zorluk çekiyoruz. Çalışılmış bir bilinç olmadan anlamak gerçekten zor.
Varlığınızı, sebebinizi hissederek hislerinize odaklanın. Nefes, meditasyon aklın muhakeme yetisiyle birlikte size rehberlik eden doğru araçlardandır. Potansiyelinizin sınırsızlığını keşfetmek üzere izin verin kendinize, kabul edin. Anahtar kalbinizdir, hislerinizdir.
Çocukken anne babamıza, ebeveynlerimize defalarca sorduğumuz ancak yıllar içerisinde unuttuğumuz soruları artık kendimize sormanın zamanı şimdi! Korkusuzca cevapları ”Kendi” ‘mizde arama zamanı! Hazır mısınız?
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
” Kafanıza koyduğunuz zaman neredeyse her korkuyu yenebilirsiniz. Unutmayın, korku sadece kafanızın içinde.” Dale Carnegie

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Koşulsuz Bir Hayat Mümkün mü?
”Tanrı, merkezi her yerde olan, çevresi ise hiç bir yerde olmayan bir çemberdir.” Aristo

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
Başlangıçtan beri biz insanoğlu çevremizdeki dünyayı merakla anlamak, öğrenmek istedik. Merak dediğimiz tatmin olma ihtiyacımızdır. Arzularımızdır. Bununla birlikte bugüne kadar ki anlam arayışımızdır. İnsan varoluşu deneyimlerken evrimleşen egosu da gelişti, evrildi, dönüştü. Mağaradan çıktık; tarım, sanayi devrimi gerçekleştirdik ve yapay zeka ile bireysel hayatlar içerisinde gelişmeye devam ederken entegre olduk, olmaya da devam ediyoruz. Peki egomuz ne durumda? Mutlu ve tatmin mi? Yoksa ne?
Gelişen insan bilinci hızlandı. Eskinin formlarının yeni formları yüksek teknoloji ile insan hizmetine dönüştü; durumların +- sonuçlarıyla birlikte. Burada dikkat edilecek husus hislerimiz, varlığımızın ana nedeni nedir sorusuna cevap aramayı bırakmamaktır. Bizi tamamlayan bütünsel gücümüzü hatırlamaktır. Yaratılışın amacına, düşüncesine, bir üst bilincine çıkmaktır.
Bunun için Kendinize doğru sorular sorun ve samimi cevaplarınızı arayın. Koşulsuz bir hayat mümkün mü? Hem evet hem hayır. Ana nedene yönü değiştirilebilir. Nasıl mı? Çalışılmış bir zihinle!
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
”Büyük farkındalık yavaş yavaş, parça parça gelir. Ruhsal gelişim yolu, ömür boyu öğrenmenin bir yoludur. Ruhsal olarak güçlenme deneyimi, temelde mutluluk veren neşe dolu bir deneyimdir.” M Scott Peck

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Bütünün dengesi
