-
Gözünü Aç ve Hislerini İzle!
”Ben terbiyeyi terbiyesizlerden öğrendim.” Ebu’l-Alâ el Maarî

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, umarım iyisinizdir. Son yazımdan bugüne zihnimde yankılananlar, sonuçların hissettirdikleri, diğerlerinin izlenimleri, diğerlerinden izlenimler derken nedenleri algılayınca, algımla birlikte bilinçteki genişleme, değerlerimle tekrar tekrar beni orta yola yerleştirdi. Dostlarımla almanın-vermenin gerçeğine tanıklık ettik Bir’likte, birlikte düşünürken… Teşekkür ederim.
Günlük hayatınızda neler oluyor? Çevrenizin sizin üzerinizdeki etkisinin ne kadarının farkındasınız? İstekleriniz, arzularınız size mi ait; yoksa ne? Emin misiniz?
Bugün isteklerimizden ve sonuçlarına bir bakışla başlayalım.
”Bir şeyi arzu edeli çok zaman olmuştu ve bunun üzerimdeki etkisi bir felaketti. ”Samuel Beckett
Günlük hayatımızda farkında olsak ya da olmasak bizleri çevreleyen arzular, istekler dizini ile hareket ederiz. Yatakta uyandığımız anda başlar. Eğer ki teknik öğretilerle meditasyon yapıyorsanız zihninizdeki düşünceler, inançlar, duygular sizi harekete geçirecek ya da harekete geçiren düşünceleri zihnin fonksiyonları ile değerlendiriyorsunuz. Bir adım ötesinde de önceliklerinize göre bir hayatı yaratmak üzere adım adım geleceğinizi inşa ediyorsunuz. Dıştan bir örüntü içerisinde, içsel bir örüntü ile birlikte. Bir de buna anne karnından itibaren bir bakışla baktığınızı hayal edin… Arzular dünyasında size ait arzular var mı? Yani gözünüzü açtığınız dünyada? Hangisi, hangileri size ait?
Hayatınızı arzularınıza göre biçimlendirirken çevrenin çok önemli bir etkisi olduğunu bir çok bilim dalı bize söyler. Yine farkında olsak olmasak arzular çevrenin etkisi ile belki de hiç hoşunuza gitmeyen sonuçlar yaratır. Belki de hem yaşayan hem de izleyen olarak arzularınızın esiri tüm bedellerden habersiz, düşüncesizce yapılan eylemlerde, arzuların peşinde, her türlü deneyimin içinden geçersiniz. Yaşanan durum ya da olaylar farkındalık eksikliği ile içsel duygusal patlamalar yaratabilir, düşünmeden hatta bilgi sahibi olmadan ya da eksik bilgi ile aksiyon almış olmanız bir anda dünyanızı tersine çevirmiş gibi hissedebilir, dünya realitesinde ”sahip olduklarım” dediğiniz ne varsa tersini deneyimleyebilirsiniz. Peki, gerçekte olan nedir?
İnsan arzularının, isteklerinin, tutkularının özlemiyle aksiyon alırken intikam, rekabet, kıskançlık gibi duygularla anlık fantezilerinin sonuçlarını hesap yapmaktan uzak kalabilir. Küçük bir ürperti yeterlidir bunun için!
Abraham Maslow’un ”İhtiyaçlar Hiyerarşisi” diye sözünü ettiği piramit, Aristoteles ”Telos” ”Kendini Gerçekleştirme” diyerek insanlık tarihinde insana dair, benlik kavramına yaklaşım ciddi bir araştırma konusu olmuş ve bir çok bilim dalı da ortaya çıkmıştır. Buddha’nın öğretisi bunu ”Dört Yüce Gerçek ve Sekiz Aşamalı Yol’‘ olarak inşa etmiş, günümüze kadar gelmiş, hâlâ insanlığa, insanın ”Kendini Bilme” konusunda hizmet etmektedir.
Dünyadaki hazlar;
- Seks
- Yemek
- Para
- Şeref, güç
- Bilgi
Tatmin olmayan hazlar;
Yoğun nefret,
Rekabet,
Güç savaşı,
Onur arayışı…
Tüm öğretilerin odağında arzuları disipline etmekten bahseder. Dönemlerinde ve sonrasında belki de şimdi, arzuların disipline edilmesi ya yok saymak ya da bastırılmak neticesi ile insanın farklı formlarda taşkın davranışlarına dönüşmüş olduğunu hep birlikte izliyoruz. Günümüzde yaşadığımız ve gözlemlediğimiz de bundan ne fazlası ne de eksiğidir. Doğamızı bilmeden insanlık en mutsuz olmaya mahkûm. Boşluk hissi ile depresyonu yaşamaya mahkûm. Yeni bağımlılıklar arayışında boşluk hissinden kaçışlara mahkûm. Dünyada yaşanan bundan başka ne olabilir ki? Ekonomi tanımına bakın. Ne demek istediğim daha anlaşılır olacaktır.
Algıladığımız hayat, insanın arayışı dışarıdan içeriye yöneldiğinde, doğru soruları sorduğunda, cevaplarını duymaya hazır olduğunda yapıcı, üst bilinçten Gerçek algıdan, duyularının ötesinden kaliteli, hayat amacına uygun olacağı kesindir.
Farklı bir çok bilim/ilim hastalıklı bir aklın ürünü ya da milyonlarca yıllık evrimin yerleştirdiği içgüdü diyerek bazı rahatsız edici arzulardan bahsederler. Burada kısaca alma ve vermenin sonuçları diye not düşeceğim. Başka bir yazıda bu konuyu biraz derinden bakışla diyerek devam ediyorum.
Belki de arzu ettiğimiz şeyi idealize ettiğimizden şüphe ediyoruz ve çıkaracağımız kargaşadan korkuyoruz: arzu ettiklerimize tutunuyoruz ve onları uzaklaştırıyoruz, hayranlık/tiksinti ikiliğinde. Tahammül edemiyor, hayal kırıklıkları içinde onun daha güçlü arkadaşları hayatımızın kontrolünü alıyor olabilir. Eksiklik hissinin hem kendi hem de diğer insan hayatına sonuçlarıdır belki de gözlemlediğimiz. Ancak gerçek şu ki muhakeme yeteneği ile insanlık yapıcı davranış alışkanlıkları geliştirerek bu durumdan özgürleşeceği kesindir.
Doğru sorular ve cevapların kendisinde olduğu gerçeğini bilerek ve destek alarak… Gerçek; yoldan uzaklaşmadan içsel gelişmenizi sağlayacak size uygun araçlarla, pratiklerle alışkanlığa dönüştürmekle, insan doğasını bilerek ve çevre ile ilerlemenizdir. Daha enerjik, ilham verici, tatmin edici, kendi kendine hareket edebilen, yaratıcı üretken fikirlerle, günlük görevlerinizi ilham aldığınız bir şeye dönüştürmek mümkündür. Takipte kalın.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
”Sevgi bizim gerçek kaderimiz. Hayatın anlamını bir başımıza bulamayız; bir başkası ile beraber buluruz.” Thomas Merton
-
Daha ”İyi” Bir Hayat İçin…
”Her şeyin arkasında o kadar basit, o kadar güzel, o kadar etkileyici bir fikir var ki bundan on yıl, yüz yıl ya da bin yıl sonra onu tamamen anladığımızda birbirimize ”Nasıl başka türlü olabilirdi? Nasıl bu kadar kör olabildik?” diye soracağız.” -John Wheeler

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
İnsanın yoktan var yaratıldığını ilimden, bilimden de evrim teorisi ile biliyoruz. Kısaca diyebiliriz ki doğanın yasaları ile insan kutuplaşma ve karşıtlıklarla evrilip gelişmeye devam ediyor. Yani kötülük olmadan iyilik, zorlama olmadan destekleme, savaş olmadan barışı edinemeyiz. Büyüme ve gelişme için, bütünlük kavramını idrak için, adalet için, denge için. Bir başka deyişle sevgiden başka bir şey yoktur.
Bugün daha ”iyi” bir hayat için alışkanlıklara bir bakışla kalemimden döküleceklere birlikte tanıklık edeceğiz.
Farkında mıyız atalardan gelen genler vs gibi ek olarak çocukluktan başlayarak, neredeyse her durumda makine gibi otomatik, düşünmeden tepki vermemizi sağlayan bir dizi koşullandırılmış yanıt geliştirdik. Yapılan bilimsel araştırmalar diyor ki düşündüğümüz, hissettiğimiz, yaptığımız, başardığımız her şeyin %95′ i alışkanlık. Düşünmeden edemedim! Peki insan olarak ben bunun neresindeyim? Biz neyiz? Biz kimiz?
Başarı/başarısızlık diye ayırdığımız bir dizi davranış kalıpları da bir alışkanlıklar dizisini oluşturuyor. Bunun hem faydası hem de zararının olduğu kesin. Burada yazma niyetimize odaklanarak devam edersem değişim/dönüşüm için alışkanlıkların değiştirilmesi mümkün. Nasıl? Eskiyi bırakıp, yeni alışkanlığı yaratmak üzere bir eylemler dizisi ile yeni bir koşul yaratmak mümkün. Neden? Burada bulunma nedenimize yani hayat amacımızı gerçekleştirmek üzere.
“Başarı, hayatınızı yaşamak istediğiniz şekilde yaşama, en çok sevdiğiniz şeyi yapma, hayran olduğunuz ve saygı duyduğunuz insanlarla çevrili olma yeteneğidir.” Daha geniş anlamda, başarı hayatınızın önemli alanlarının her birinde hayallerinizi, arzularınızı, umutlarınızı, isteklerinizi ve hedeflerinizi gerçekleştirme yeteneğidir. Tüm yazılarımın ana sorusu ”Ne istiyorsunuz?” ”Hayat amacınız nedir?”
Sizi engelleyen hangi, kendi kendini sınırlayan inançlarınız var? Kendiniz ve başkaları için en iyisi olma çabanızın ardındaki inanç! Siz kendinizin en iyisi olsaydınız ne /neyi değiştirirdiniz?
Baskın düşünce ve duygularınız ile hangi tür insanlar nasıl hayatınıza girdi? Hangi durum ve koşullar meydana geldi? Bunu nasıl değiştirebilirsiniz? Dış dünyanızda değişiklik görmek için içsel hangi özelliğinizi, hangi düşünce koşulunu değiştirmeyi istiyorsunuz? En az üç yeni düşünce alışkanlığınızı belirleseniz bunlar ne olurdu? Bunu da daha mutlu ve daha başarılı olmak üzere deneyimlerinizle geliştirebilirsiniz. Daha fazlasını hikayelerle renklendirdiğim ”Arzunun Dünyasında, Arzunun Dönüşümü” podcast ve bölümlerinde bulabilirsiniz.
Yeni bir alışkanlık için ;
*Önce bir karar verin.
*Hiçbir zaman istisnaya izin vermeden disiplinli olun.
*Başkalarına anlatın.
*Kendinizi görselleştirin.
* Kendiniz bir onaylama oluşturun.
*Kalıcı olmaya karar verin.
*Kendinize bir ödül verin. (SMART) Yani Bir stratejik planınızın olması önemlidir.Değerlerinizi biliyor musunuz? Peki, ara ara çek ediyor musunuz? Bütün cevaplar günlük hayatınız içerisinde! Değerlerinizi ve bunları yaşamınıza ve davranışlarınıza nasıl dahil edebileceğinizi düşündüğünüzde, nasıl bir kişi olursunuz?. Mesela, hayatınıza farklı insanları ve fırsatları çekersiniz. Dış dünyanız yakınlaşarak iç dünyanızı yansıtmaya başlar. En önemli hedeflerinize ulaşmak için daha hızlı hareket etmeye başlıyorsunuz ve hedefleriniz hızla size doğru ilerlemeye başlıyor. Her şey sizin kişisel idealinizin oluşumu ve gelişimi üzerinde tam kontrol sahibi olmanızla başladığı gibi gelişiyor da. Deneyimleyen arkadaş, dostlarımın yorumlarınızın ilham verici olacağına inanıyorum ve yorumlarınızı heyecanla bekliyorum.
“İnsan sürekli tekrarlanan eylemlerinin kölesi olur. İlk başta seçtikleri, sonunda zorlar. ” Orison Swett Marden
Bir Gerçek daha var ki yalnız başınıza gelişemez, ilerleyemezsiniz. Kanıtlanmış bir düşünce deneyiminden bahsediyorum. Doğamızın niteliklerinde iki özellik var ki korkusuzluk ve doğal olma niteliklerimiz üzerindeki kabuklardan arınmak üzere güvenebileceğiniz uzmanlardan destek alın. Sizin, arzularınızı başarmanızı sağlayacak araçlarınızı fark edin. Uyanın.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
-
Bir Birim Dönüşüm İster misiniz?
Arzunuzun Büyüklüğü Ne Kadar?

İçinizdeki Dâhinin Farkında Olun ve Harekete Geçin.
Ne istediğinize karar verin.
Bir şeyler yapın.
Ne olduğunuzun farkında olun.
Esnek olun.
Değişime Hazır mısınız?
Hedef belirleme ve gerçekleştirmede insanın nöro-psikolojik ”sistemi” ‘nin bir içsel hedefe, bazen de bilinçsiz olarak tepki verme biçimini içermektedir. Doğal yeteneklerinizin ne kadar farkındasınız? Arzu ettiğiniz bir duruma ulaşmak mümkündür. Çünkü her bir davranışta olumlu bir niyet vardır. ”İyi belirlenmiş” bir sonuç için nelere ihtiyacınız var?
“Hiçbir sorun kendi yaratıldığı düzeyde çözülemez.”
— Albert Einstein
Bir Birim Değişime Hazırsanız;
23 KASIM 2023 VE 30 KASIM 2023 Tarihlerinde iki ayrı gün toplam beş saat sürecek çalışmada neler var?
Yeni bir yıla adım atmadan önce eski, size fayda sağlamayan ne varsa bırakacak, yeni neleri hayatınıza almak istediklerinizi belirlerken stratejik planınız nasıl olacak sorusuna cevaplarda aksiyon planınızı oluşturacaksınız. Bunu yaparken de kendinizle mutabakata vararak hedeflerinize ulaşmanızda kendinizle anlaşma sağlamış olacaksınız. Başarı bir sonuç değil, bir süreçtir.

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Birlikte bir şeyler yapalım
-
Bilgeliği Yaşamak, Onun Hakkında Bir Şeyler Bilmekten Daha Önemlidir!
”Kendinizi ruhu olan bir beden değil de bedeni olan bir ruh olarak görmeye başlayın.” Wayne Dyer

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız? Umarım iyisinizdir!
Bir bakışla konuya hemen giriş yapıyorum.
İnsanın doğumu ile başlayan süreci çocukluk, ergenlik, erişkinlik, yaşlılık ve ölümle biter. Bunu hepimiz biliyoruz. Geçici boyutun yani dünya realitesi denilen yer; canlı ve hissedilen nitelikleri, değişim ve dramdır. Duygusal olarak algılanan değişim, dram doğurur. Değişmeden kalmak sonsuzluk anlamına gelir.
Yunanca’da “büyük bir şey yapmak, mistik ayinler uygulamak ya da kurban sunmak” anlamına gelen ”drao” sözcüğünden türetilen dram, yapılmakta olan bir şeyi anlatır ve “tiyatro” sahnesinde sergilenen etkinlik anlamına gelir. Ona eşlik eden “theatron” sözcüğü ise “seyretmek, huşu ve hayranlık içinde tanıklık etmek, yaşamı seyretmek olarak tanrıların (theos) seyretmesine eşlik etmek” anlamına gelen “theoein” teriminden türetilmiştir. Esas olarak temsil edilemez olan, insan etkinliği ve deneyimi içinde ve onun aracılığıyla gözle görülür ve anlamlı hale gelir.
Dram ve tiyatro, insan varoluşunun ritüelleştirilmiş ya da mitleştirilmiş sembollerini sunar. Varoluşun güçleri, varoluşun saklı düzeyinde transpersonel güçler tarafından insan etkinliğinde, ıstırapta, yazgıda ve gelişim de sahneye konan, yaşamın trajik ya da komik “muntazam ” niteliğini, varoluşsal anlamı betimler.
Bizleri duygusal olarak harekete geçiren ve hisler iki yönlü olduğu için de çatışma ya da gerginlik yaratan, statik dengeyi bozan her tür düzen ya da anlam örüntüsünü dramatik olarak niteleriz. Dram, dengeyi yeniden sağlamak ya da parçalanmışlığı riske atmak için bir meydan okuma anlamı taşır. Olayların doğanın yasalarıyla neden/sonuç ilişkilerini, hedef ve amaca dair yönelişimiz, kapasitemiz dramatik deneyimlerimize dayanır.
Tüm doğal ifadeler kutuplaşma üzerinden algılanır . Karşıtlar olmaksızın algılayamaz ve muhakeme edemeyiz. Diğer bir deyişle zıtlıklar arasındaki gerginlik yaşamda form, örüntü farkındalığımızın önemli bir ifadesidir. Her form her örüntü özgün, eşsiz, özgür olmak ve yüce bir bütünün örüntüsü şeklinde analiz edilerek büyük resme ulaşmak için mücadele eden eşsiz parçalar arasında karşılıklı etkileşim yolu ile işlerlik kazanır.
Daha sade yazarsam hoşlandım/hoşlanmadım, sevdim/sevmedim yaklaşımıdır dram üzerinden yazdıklarım. Dram insanın olgunlaşma sürecinde yaşamın nabzını oluşturur. İki kutupluluk ve karşıtlığın etkileşimi organizmanın dengesi, temeli olabilir mi?
Yaratılan doğamız insanın kendiliğinden ve kaçınılmaz olarak yok etme dürtüsü verir. Yıkıcılık, yaratıcılık için bir zorunluluktur. Değişen realitede eski olanı yıkmadan hiç bir şey yaratılamaz. Burada önemli bir durumla kar karşıyayız: Çatışma!
Güce karşı kuvvete örnekleme de yapalım ki konumuz daha anlaşılır olsun. Bağışlayan*suçlayan, anlayan*kavrayan, canlandırıcı, yorucu, kendinden emin*kibirli, manevi*maddi, tutumlu*cimri, yapıcı*yıkıcı…
Bu çatışmayı çözüme kavuşturmak kendimizi ya da daha büyük ihtimalle başkalarını kurban etme ihtiyacı duyarız. Ne dersiniz? Peki, hangisini tercih etmek size, bize ne getirir, neyden razı olursunuz? Neyin analizini yapar karar verirsiniz? Bunun neden/sonuçları nelerdir? Bir’likte, birlikte düşünelim.
Bir soru ile de bitirelim. Gerçekten zıtlıklar arasındaki yaşam içerisinde varlığınızda, varlığınızla hayat amacınız ne? Herkes bu sorunun cevabını aramıyor. Peki siz arıyor musunuz? Yoksa ne?
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Sadece Kendinize Saklamak Mümkün müdür?
”Hayat bir olma sürecidir. İçinden geçmemiz gereken süreçlerin bir kombinasyonudur. İnsanların burada başarısız oldukları nokta; bir durum, bir hal seçip orada kalmak istemeleridir. Bu bir nevi ölümdür.” Anais Nin

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
Bugün Pazartesi ve yazıma başlamadan önce sizlere bir duyuru ile başlamak istiyorum. Bir süredir yüce bir amaç ve niyetle ”Ayağa Kalk, Yapabilirsin. Arzunun dünyasında arzunun dönüşümü; bizim hikayemiz!” isimli kitabımı yazıyorum. Kitabıma yoğunlaşma, odaklanma ihtiyacı ile yazılarım artık her gün değil, haftalık olarak devam edecek. Siz sevgili okurlar hem haftalık yazılarımla hem de podcast ile kendimiz, özümüz ve birbirimizle olan bağı inşa etmeye devam edeceğiz. Anlayışınız, hoşgörünüz için hepinize teşekkür ederim.
İnsan; bilinçli bir şekilde hissederek yeteneklerini geliştirirken sağlıklı duygu alışkanlıklarının farkına varır ve daha da geliştirmek ister. Anlayış, hoşgörünüz gelişir, daha özgüvenli olursunuz, her hissi ve algıyı faydalı bulursunuz. Her türlü duyguyu yaşamaya kendinizi açarken ayrıca sorgular, analiz ederken de bulursunuz. Böylece yaratılış doğanız hakkında gerçek fikirler edinebilirsiniz. Yaşam deneyimlerinizin size ve seçimlerinizle biçimlendiğini bilirsiniz. Peki, böyle bir durumda sadece kendine saklamak mümkün müdür?
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
-
Geride Bırakmak!
”Zekâ ve duyguları eyleme geçirip durdurarak ruhun iç dengesini yaratan ihtiyaçlardır.” A. Guilld

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
Bugün Pazar ve düşünmek, yeni yeniden hedeflerinizi gözden geçirmek, tercih ve çabalarınızı anlamlı kılacak bir eylem planı yapmak için harika bir gün. Hem de yeni bir yıla da az kalmışken tam zaman, bu zaman! Belki bir meditasyon sonrası harika bir zaman olabilir!
Neleri geride bırakmak isterdiniz? Yeni yıla taşımak, aktarmak istemediğiniz neler var? Bir plana ihtiyacınız olacak. Hedeflerinizi spesifik, ölçülebilir, eyleme dayalı, ulaşılabilir ve zamana bağlı olmasına da dikkat ederek gerçekçi olması önemlidir.
En yüce değerlerinizi en son ne zaman sorguladınız?
Kendinizi desteklemeyi unutmayın. Ayrıca ”Arzunun Dünyasında, Arzunun Dönüşümü” podcast üçüncü bölümü ile yayında. Keyifle olsun. İyi Pazarlar.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
-
İzlerden Geriye Edindikleriniz…
”Ne yaparsanız kendinize yaparsınız. Diğerlerini yargılamak sadece kendi hatalarınızı çoğaltır.” Buddha

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
Günlük hayatınızda çoğunluğa baktığınızda ne algılıyorsunuz? Sosyal ağlara, medyaya baktığınızda neler görüyorsunuz? Takip ettiğiniz ünlü, şöhret sahibi kişiler var mı? Hangi özellikleri sizi tetikliyor? Tetiklendiğiniz bu özelliklerin sizde olmadığı fikrine sahip olabilir misiniz?
Burada +- yani olumlu olumsuz düşünmek için değil, iki tarafı dengeli bir bakışla kavramak, gelişmek, olgunlaşmak için buradayız. Bu dengeyi görüp, algıladığınızda dönüşür ve özgürleşirsiniz. Ayrıca evrenin içerisindeki düzeni algıladığımızda tarifsiz hisler içinde gerçek minnet/şükran bilincine ulaşırız.
Bireysel veya grup atölye/eğitimlerim ile hayatınızı bir kutlamaya çevirebilirsiniz. Ayrıca ”Arzunun Dünyasında, Arzunun Dönüşümü” Spotify podcast ile her hafta Cumartesi günü yeni bölümleriyle ve güçlü sorular, birbirinden renkli hikayelerle karşınızdayım. Takipte kalın.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
-
Günlük Hayatınızda Yapıcı Eylemleriniz Var mı?
”Mutlu olmak için didinmeyi bir bıraksak, oldukça güzel vakit geçirebileceğiz.” Edith Wharton

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Genellikle kendinize duyarlı olduğunuz kadar çevrenize duyarlı mısınız? Neler yapıyorsunuz? Sabırla ve sebatla neyle ilgileniyorsunuz ve hem kendiniz hem de çevreniz fayda sağlıyor?
Sevgi saygılarımla.
Arzu Aykın

-
İletişimde Samimi Olma Halleri…
”Her şey düşünme şekline bağlıdır. Her şey düşünceden oluşur, ondan hareketle yönünü belirler ve onun sayesinde meydana gelir. Kötü konuşan ya da davranan, tıpkı tekerleğin hayvanların nallarını takip etmesi gibi acıyla karşılanır.” Buddha

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
Bu haftanın başında bir dostumla mini bir kültür gezisi yaptık. Hava koşulları çok iyi olmamasına rağmen akın akın insanların aynı geziye katıldığına tanıklık ettim. Bizleri bir araya getiren niyete baktım; kısmetimizi gözlemledim, nasibimizi de bir kaç gündür analiz ediyordum ki haftanın konusu olarak siz okurlara paylaşmaya karar verdim.
Yazılarımın çoğunluğunda ”Ne istiyorsunuz?” sorusunu ısrarla sorduğumu biliyorsunuz. Tatminlik/ hazzı arayan bizleri bilinçli farkındalıkla basit, uygulanabilir kaliteli yaşamanın koşullarına getirebilecek uzmanlığımın etik kuralları içerisinde sorularla yazıyorum. Zihin, beyin, homeostaz, anatomi, nefes, meditasyon ve teknikleri diyorum.
Tekrar geziye dönecek olursam her yaş grubundan bireylerin olduğu kalabalıkları izledim. Dışarıya çıkarken kendimizi nasıl ifade ediyoruz? Nasıl konuşuyoruz? Bizi bir araya getiren değerler nelerdi? Bir arada olduğumuzda iletişimi nasıl sağlıyorduk? Kendimizi nasıl görünür kılıyorduk? Kalabalıkla sırada beklerken ne yapıyorduk? Peki, sonrasında ne yapıyorduk?
Günümüz dünyasının kendi realitemizden bakışı ve ortak paydadaki izlenimlerle analiz ettiğimde beni kültür gezisine götüren sosyalleşme ihtiyacım, isteğimdi. Diğerlerini de izlerken bu gözle değerlendirdim. Hepimiz yalnızlık içerisinde, sıkışmışlıkla oradan oraya hareket halinde ”Eeee sırada ne var?” biçiminde ellerde telefon, kulaklarda kulaklık, gözler telefona kilitlenmiş halde yollarda, otobüslerde, taksilerde, daha da ilginci iki ve üzeri arkadaş gruplarında; birlikte, aynı durum paylaşımlarında adına sosyalleşiyoruz diye sosyal medya hesaplarında paylaşılan hikayelerde yerini aldığını gözlemlemiş, aynı zamanda benzer paylaşımları, aynı eylemi ben de yapmıştım.
”Saçım nasıl? Nasıl olmuş muyum? Gülümse. Saçını yana al. Arkadaki çıkmasın. Bu muymuş? Ne alaka?” Yakaladığım bir kaç konuşma cümlesi!
İşinde adanmışlıkla çalışan, parlayan bir sanatçının sözü; ”İyi görünme, iyi ol.”
Çevremizde neler oluyor? Hislerim kendimi iyi hissettirmedi. Kendi içime döndüm ve çalışılmamış alanları daha uyanık, sorgulayıp gözlemlemeye dikkatle devam ediyorum.
İnsanoğlu mutsuz! Durmadan bir yerden bir yere hareketle akıyorlar. Doyurulamayan, doymayan hazlarının peşindeler ve yorulmak nedir bilmeden hareket halindeler. Ne zaman dinleniyorlar diye düşünmeden edemedim! Bakışımı biraz daha genişlettiğimde kalabalıklar sırada bekliyorlar; bir istekten diğer isteğe hareket için bekliyorlar. Sıkışmışlık hayatımızın her alanına girmiş sanki ve bu da yaşadığımız şehirlere, ülkeye, dünyaya yansıyor!
Hayatınızın tamamına, tüm alanlarına bakın kendi hayatınızda da büyük olasılıkla hissedebilirsiniz, belki de hissettiğiniz bir durumdan bahsediyorum.
İnsanoğlu neden mutsuz? Neden bir arzudan diğerine koşuyor ve durduramıyor kendini. Depresyon, anksiyete, stres, boşluk hissi gibi ruhsal hastalıklara doğru evirilen bir nesille karşı karşıyayız. Egoizmin yalnızlığımı bu ne dersiniz? Doyurulamamış temel hazların doyurulma ihtiyacı belki. Belki de güç savaşı ya da onur arayışı?
Peki, bütün bu zıtlıklara, parçalanmışlığa ve çelişkilere yukarıdan baktığımızda tüm bunları kucaklayan ve bütünleştiren bir zeminin mevcut olduğunu doğanın parçası bizler görebiliyor muyuz?
21. yüzyılda karmaşanın daha da artacağı dünyadaki bir çok toplulukça da işbirliği ile toplumsal bilinçlenme için el ele vermiş görünüyorlar! Her karmaşa kendi içinde bir düzeni de getirir ki dünya tarihinde insanoğlu bu bilgiye de sahip. Sizce şu an sahip olmadığımız nedir? Kendinizden, bireysel hayatlarınızdan baktığınızda neyin eksikliğini hissediyorsunuz? Neyi arıyorsunuz? Neye ihtiyacınız var bu koşullar içinde? Yeni bir koşul için hayatınızda yaratmak istediğiniz değişikliği nasıl sağlarsınız? Ne istiyorsunuz? Yine baştaki soruya döndük! Ne istediğimizi bilmeden geleceği inşa edemeyiz ki…
Belki de 21. yüzyılda bilgelikle hakikati, gerçeği yeniden keşfetmeye itilerek keşfetmeye zorlanıyoruz. Kültür gezisiyle içimden taşan hislerim ve sorular hâlâ zihnimde gözlemleye, araştırmaya sorumluluklarımın bilinciyle kocaman gözlerimle notlarım üzerinde düşünmeye devam ediyorum. Büyük resmi görme niyetiyle…
Ya siz? Sizdeki hisler sizde neleri açığa çıkardı?
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
İlham Aldığınız…
”Önümüzdeki ve arkamızdaki her şey içimizdekilerle aynı oranda değildir. Dış dünyaya içimizdekileri çıkardığımızda mucizeler gerçekleşir.” Henry David Thoreau

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba, nasılsınız?
Alışveriş yapmayı sever misiniz? Değerlerinize göre çoğunlukla aldığınız şeylerin ortak özellikleri nelerdir? Kişiselleştirdiğiniz ne tür nesnelere sahipsiniz? Nesne ile aranızdaki bağ, duyguyu nasıl tarif edersiniz?
Peki, kişisel nesneyi/ eşyayı değerli yapan hangi özelliği var? Sahip olduğunuz eşyanın size ve çevrenize nasıl katkıları oldu?
Sizin en değerli kişisel eşyanız nedir? Peki, neden en değerli?
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
