Hayata Dair…

  • Etki Derken…

    ”Varoluş sadece ilişki kurma olasılığı içinde vardır.” -Medard Boss

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Kendinizi herhangi bir durum/olay içerisinde devamlı aynı şeyleri tekrar eden ve diğerlerine kendinizi anlatmak için çabalar buldunuz mu? Nasıl hissediyordunuz?

    Gerçek şu ki, taraflar kendi doğru anlayışlarına göre hareket etmektedir.

    Eğer ilişkilerinizde tekrar eden belki de yoğunluğu da artarak devam eden durum/olaylar varsa bunu sorgulamak, incelemek, kategorize ettiğiniz tüm ilişkilerinizin kalitesini artıracaktır.

    İlişkilerinizde istediğiniz sonuçları yaratabilmek ve ortak çözümleri oluşturabilmek için iletişiminizdeki yaklaşımınız nasıl olsun isterdiniz? Kendi yaklaşımınızda ne tür değişiklikler yapardınız?

    Peki,

    Sonuçları ne olurdu?

    Hissetmesek de hayat tam ve bütünlük içerisindedir.

    İnsan bu hissin arayışı ile farkında olmadan yaşamını ıstırap*keyif içerisinde sürdürür. Mutluluktan uzaktır. Yorgundur. Yaşlanıyordur. Oysa ki çok az kişinin farkındalığa geldiği, Bütünlük hissini yaşamak bir metot vasıtası ile mümkün…

    Bireysel dönüşüme hazırsan…

    Barış sizinle olsun.

    Arzu Aykın

  • Kolayca Nasıl Öğreniriz?

    ”Yenilgi sıklıkla geçici bir durumdur. Onu kalıcı kılan vazgeçmektir.” – Marilyn vos Savant

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Bugün sizlerle öğrenilen herhangi bir bilgiyi yaşamımıza entegre etmenin yollarını ararken teknik bir bilginin üzerinden geçmenin dönüşüm yolculuğumuzu kolaylaştıracağına inanarak paylaşıyorum.

    ”Öğrenme dört evreli bir süreçtir.

    1. BİLİNÇSİZ YETERSİZLİK
    Bilmediğim şeyi bilmem. Yetersizizdir ama yetersiz olduğunun farkında değildir. Yapılacak olan etkinliğin ne olduğunu bilmediğimizden yetersiz olduğumuzu bile bilmeyiz. Başarı için gerekli beceri ve teknikler hiç önemli değildir. Hatta başarmak için gerekli beceri ve tekniklerin ne olduğunu da bilmez.


    2. BİLİNÇLİ YETERSİZLİK
    Şimdi bilmediğimi biliyorum. Yeni bir beceriyi veya dünyada varoluş şeklini ilk öğrendiğimizde, bilmediğimizin ne kadar olduğu düşüncesi bize ezici gelebilir, hatta korkutabilir. Bazı kişiler bu evrede öğrenmeyi durdurup vazgeçerler. Hepimiz et ve kemikten oluşuyoruz. İdaresi güç olan bir evredir çünkü öğrendiğimiz neyse onun her hareketi veya öğesi hakkında dikkatlice odaklanmaktayız. İlk araba kullanmayı öğrendiğimiz zaman nasıl odaklanmanız gerektiğini hatırlayın, ayağın debriyajdan çekilmesi, vites değiştirilmesi, gaz verilmesi, fren yapılması… vb. Bir de tüm bunları yaparken trafik akışına dikkat etmek, hız kontrolü yapmak gibi etkenler de olunca durum iyice zorlaşıyordu. Bilinç yetersizliği böyle bir şeydir: çok da rahat değildir. İyi haber ise ne zaman böyle kesin olmayan sakar bir duyguya kapılırsanız bu yeni bir şey öğrendiğinizin göstergesidir.

    3. BİLİNÇLİ YETERLİLİK
    Bildiğimi biliyorum. Bir rahatlama… Bir noktada artık belirli seviyede bir ustalığa eriştiğinizi fark etmeye başlıyoruz. En azından mevcut mücadelenin bazı yönlerinde! Uzman olmayabiliriz fakat bir miktar uzmanlığımız var. Çeşitli bilgilere sahip olduğumuzun bilincindeyiz. Bu oldukça tatmin edici, ta ki nasıl yapıldığını bilmediğimiz bir sonraki şeye rastlayana kadar. Bu noktada kendi ayaklarımıza takılıyoruz, tekrar bilinçli yetersizliğe düşüyoruz, ustalık edinilmesi gereken bir alan daha karşımıza çıkıyor. Belirli bir alanda ustalığımız arttıkça ikinci ve üçüncü evre arasında gidip geliyoruz. Yani bilinçli yetersizlik ve bilinçli yeterlilik arasında. Öğrenme zamanımızın çoğunluğu bu iki kutup arasında gidip gelmekle geçiyor. Ustalığımız artıp bazen de bildiklerimizi unuttuğumuzda bu durum; yorucu, yaralayıcı olduğu kadar heyecanlandırıcı da gelmektedir. Ve dördüncü evreye geçebilir.

    4. BİLİNÇSİZ YETERLİLİK
    Farkında değilim ve biliyorum. Bu durum bazen akıcı konum olarak adlandırılır. Bilme ile öyle uyumluyuzdur ki, onunla birlikteliğimiz farklı bir boyuttadır. Bu esrarengiz veya insanüstü duyulabilir – bir açıdan da öyledir. Bunu hepimiz başlangıç seviyesinde bile deneyimlemişizdir. Birkaç yıl araba kullandıktan sonra çoğu zaman anahtarı kontağa sokar, gideceğimiz yeri beynimize yerleştirir ve vardığımız yerdeki park alanına girene kadar tüm araba kullanma olgusunu kafamızdan çıkarır ve en son olarak da kontağı kapatırız. Aynı şehir içinde iş değiştirip yeni bir yere gitmeniz gerektiğinde, kendinizi alışkanlıktan dolayı eski iş yoluna gidiyor olarak buldunuz mu? Bunun diğer bir tanımlaması da bilinçsiz yeterliliktir. Çoğu zaman bu ustalık seviyesi etkinliği eğlenceli hatta sihirli hale getirebilir.” -Alıntı

    Tüm öğrenme süreçlerinde Doygunluk/Tamamlanma hissi için pratikler ile denemeye devam etmelisiniz. Yönünüz hayat amacına yönelik ise öğrenme sürecinde kalmaya özen göstermek başarıyı garantiler.

    En iyi dileklerimle.

    Arzu Aykın

  • Hediye Almayı Kim Sever?

    ”Dünyada var olan tek anormallik; sevme kapasitesine sahip olmamaktır.” -Annis Nin

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    ”Hediye almayı kim sever?”

    Soruya iki yönden cevap aradığımızda tecrübelerimizden biliriz ki birisinin verdiği haz diğerine göre daha kalıcı ve unutulmazdır.

    Sizce hangisi?

    Yaşadığımız bu dünyada hediye dediğimizde aklımıza gelen paketlenmiş bir kutudan ibaret olabilir.

    Ancak bu yeterli olmasa gerek ki insanın ilişkilerindeki mutluluk arayışı dünyanın son resminde gördüğümüz, hissettiğimiz, duyduğumuz, dünyanın üzerindeki insanlığın başarısız olduğudur.

    Şimdi kişinin eksikliğinden düşünmesi için bir yeri vardır. Fark etmeyiz, ancak Hayat bizi ihtiyacımıza göre her an destekler.

    Dünyanın bir çok yerinden yükselen neyin ortaya çıkışıdır? Neyin ihtiyacı, özlemidir? ”Hata görendedir” prensibine göre her birimiz sormalıyız:

    ”Şimdi neyi arzuluyorum?

    Neden?

    Bu özlemim öncelikli değerlerime nasıl katkı sağlıyor?

    Ne yapıyorum?

    Bunu yaparak neye sahip oluyorum?”

    Hediye vermeyi kim sevmez? Neden?

    En iyi dileklerimle.

    Arzu Aykın

  • Öylece, Sessizlikte Ne Yaparsınız?

    ”İlk öğretmenimiz kendi kalbimizdir.” – Atasözü

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Öylece sessizlikte…

    İlişkilerimizdeki birlikteliğin sürekliliğini sağlayan birlikte yapılan hoşlandıklarımızın listesinin artarak devam etmesidir. Ancak çoğu zaman tam tersi eylemlerle, birlikte geçirilen o kıymetli an’lar öylece harcanır.

    Harcanır diyorum, çünkü ilişkili olduğumuz her bir kişi ile biriktirdiklerimizin ne olduğunu bilmeden harcarız. Karşımızdakini haklı çıkaracak bir neden bulamayı düşünmekten uzağızdır.

    Peki, nedir düşündüğümüz?

    Çocukken her şey daha kolaydı. Anne/baba evindeyken yine kolaydı. Sevdiklerinin yanında daha da kolaydır.

    Sizce kolay olan, kolaylığı sağlayan nedir? Tam tersi nedir?

    İşte böyle zamanlarda öylece sessizlikte bir an yaşamımızın tam orta yerinde dururuz. Bu duruma, kişiyi başka bir anlayışa getirecek olan içsel koçluk diyebilir miyiz?

    Kişi yaşamında bağlı olduğu, bağımlı olduğu diğerlerine yaklaşımını düşünerek, içsel bir muhakeme ile hatta yazarak kendi ve diğerleri ile daha iyi bir anlayışa gelebilir mi?

    Bu, bir çok kez başarısız olunan sonuçların birlikteliğinde gelinen bir noktadır. Olumsuz duyguların içinde ”en” diye başlayan, tanımlanan duygu hallerinin içerisinden yükselen haykırışlardır belki de.

    Tetikleyicilerin mutsuzluk yaşatan sonuçların kişiyi getirdiği bir eşik, bir fırsat belki de.

    Kendi hakkında fark ettiği, ”gerçek” dediği ne varsa şimdi yeni eksikliğe doğru, yeni bir akılla yaklaşım değişimi yaratan ilk adım olabilir mi?

    Belki diğerlerinin haklılığını görerek…

    Mümkündür. Bu, Gerçek’tir. Aradığınız şeyin ne olduğundan emin olduğunuzda ihtiyacınız olan kalbinize yakın bir uzman desteği ile sabırlı, ciddi bir çalışma gerek koşuldur.

    Edinmek istediğinize hayal ederek ulaşabileceğiniz, kendi başınıza da kullanabileceğiniz yeni bir yol haritası belki de…

    En içten dileklerimle.

    Arzu Aykın

  • Her Şey Zamanında Güzel

    “Bir kişi kendi kaderini bulmak isterse, tüm evren onun yardımına koşar”  -Paulo Coelho

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Çoğumuz duymuşuzdur; herkesin bir kaderi olduğunu. Eğer kişi kader konusu ve kavramını sorguluyorsa, yaşamının tüm alanlarında gelişimi ile birlikte kavramın içeriğini anlamaya başlar. Dolayısıyla gelişiminin içerisinden de anlamını hissetmeye başlayabilir. Bunun nasıl yapabilir ki?

    Nereden nereye geldik?

    Muhteşem bir sorudur. Düşündükçe daha spesifik cevaplar verilen ve gerçeğin ayrıntılarında kişinin hayata yönelik amacını fark edişinin sebebi olabilir mi?

    Denemeden bilebilir miyiz ki?

    İhtiyacınızı belirlemeniz çok ama çok önemlidir.

    Şimdi!

    Kişisel dönüşüm zamanı…

    En iyi dileklerimle.

    Arzu Aykın

  • Hayat’a Yaklaşımınız Nasıl?

    ”Hemen hemen her şey, hemen hemen hiçbir şeyden gelir.” – Henri Frederic Amiel

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Çeşitliliğin bol olduğu bir varoluş içerisindeyiz. İnsanı diğer canlılardan ayıran en belirgin özelliği aklı, aklın fonksiyonlarını kullanabilme becerisine sahip olmasıdır.

    Çoğumuz içinde bulunduğu dünyayı doğası gereği niteliklerine, eksikliklerine, önem verdiklerine uygun biçimde tam tersi ile algılar.

    Hayatın bilemediğimiz matematiksel bir formülü vardır. Burada önemli olan doğamızı dolayısıyla kişinin kendini bilmesi Hayat’a yaklaşımında önemli bir fark yaratır. Bunu yapmasını sağlayan da doğa yasalarından polarite yasası, ıstırap*keyif denklemidir. Gelişim, nedensellik ve daha birçok yasanın bizi amaca yönlendirirken birlikteliğinde farkındalığa gelmemizi sağlar. Burada ikiden bir seçim vardır. Kişi seçimi içinde bulunduğu koşuldan referanslarına göre belirler.

    Bu ne iyidir, ne de kötüdür. Çünkü dünya bir sonuçtur.

    Öyleyse soruyu soralım:

    İhtiyacınız tam olarak nedir?

    Hayat sizden ne istiyor?

    Yaşamınızda ”Nasıl olsa…” dediğiniz alanlar nelerdir?

    Nefesinizi doğru kullanın. Zaman dediğiniz nedir ki? Fırsatları göremiyor, zorlanıyorsanız bir uzman desteği alın.

    Barış sizinle olsun.

    Arzu Aykın

  • Başarıdan Başarıya Gelirken…

    ”Sevdiğin şeyi yap, para peşinden gelir.” -Marsha Sinetar

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Çoğumuz biliriz; başarı bir sonuçtur.

    Başarıya giden yolda başarılı olduğunuzu nasıl bilirsiniz?

    Birçoğunuzun anılarında unutamadığı, özellikle sevdiğiniz bir şeyi yaptığınızda hedefe yönelik sürecin içindeki aşamalarda ıstırap*keyif denklemine dair tüm eylem, eylemsizlik, özelliklerle süreç içerisindeki kurduğunuz bağlara yönelik hatta başkalarına ilham verici hikayeleriniz vardır.

    Başarı sizin için ne demek?

    Yaşamınızın bir/bir kaç alanına ya da tamamına bakarak incelediğinizde, yönünüze doğru başarıya giden süreçte elde edeceğiniz sonuçlara göre yaratacağı etkiyi şu anda hayal etseniz neler olabilirdi?

    Kendi eksikliklerinizi netleştirip, değerlerinize göre bir yaşama sahip olduğunuzda kendiniz için, sizin dışınızdakilere de aynı şekilde yaklaşım gösterdiğinizde onlar için de değerli olursunuz.

    Bu nasıl mümkün olabilir ki? Metotlu bir çalışma ve pratikler yaparak, mevcut alışkanlıklarınız üzerinde farkındalıkla dönüştürerek ki, böylece daha keskin bir zekaya sahip olabilirsiniz.

    Başarıya giden yolda tam olarak eksiklikleriniz nedir?

    Genellikle elde etmek istediklerimizi hayal ederiz. Bunun için geliştirdiğimiz inançlarımız da vardır. Potansiyel yeteneğinizi uyandırmak ile ilgileniyorsanız rehberlik almak için tam doğru zaman, bu zamandır. Değerlerinizi belirlemek, gözden geçirmek, daha da ötesi olan değerlerinizin kendi içindeki hiyerarşisinde netleşme arzunuz varsa aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

    Gerçek, yüksek farkındalık, doğru bir yaşam önünüzde.

    Ve…

    Keşfedilmeye hazır, keşfetmeye hazırsanız…

    En iyi dileklerimle.

    Arzu Aykın

  • Hikayeni Keşfetmek Sana Ne Getirir?

    ”Kendini yönet, dünyayı yönetecek gücü bulursun.” -Eflatun

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Bir güne nasıl başlarsınız? Diğer bir deyiş ile ortalama bir gününüz nasıl geçiyor? Kimlerle, nelerle dolduruyorsunuz? Neden?

    Hangi önem verdiğiniz şeyler etrafında hangi arzu, niyet, düşünce, duygu, eylemlerle ne yapıyorsunuz? Neden?

    Bugüne kadar yaşamınızda neye yatırım yaptınız? Gerçekten istediğiniz bu muydu? Değilse neyin eksikliğini hissediyorsunuz? Bu eksikliğe yönelik ne yapıyorsunuz? Neden?

    Yaşamınızda hangi büyük hedefleriniz var? Hangi aşamadasınız? Gerçekleşen hedefleriniz neydi? Sonuçlarını nasıl deneyimlediniz? Devam eden hedeflerinizi nasıl değerlendirirsiniz? İlerlemenizdeki engeli nasıl tanımlarsınız?

    Mutlu olmak tanımı sizin için nedir? Sizi ne mutlu eder?

    Hayat size ne gösteriyor?

    Duyularla ruhu tatmin edemediğimiz gerçeği sizi daha da büyük bir yalnızlığa doğru çaresizce götürdüğünü hissediyorsanız algınızı değişmeye ihtiyacınız olabilir mi?

    Deniyor, ancak her defasında ilerleyemediğinizi görmek de sizi yoruyor olabilir. Bu iyi bir şey. Çünkü içsel dünyanızda yükselen bir özlemin ortaya çıkış sürecidir.

    İçsel dünyanızdan yükselen bir çağrı vardır. Çağrıyı tam duymak istiyorsanız tüm cevaplar hikayenizde. Hazırsanız ilk küçük adımı korkusuzca atmak önemlidir.

    Sizi, ışığınızı parlatacak bir söz;

    ”En yüce değerimi gerçekleştirmek için gereken her şey içimde.”

    En iyi dileklerimle.

    Arzu Aykın

  • Vizyon Sahibi misin?

    ”Değerleriniz sizin için net olursa karar vermeniz kolaylaşır.” -Roy Disney

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Size ne ilham verir?

    Sizin için en önemli şey nedir?

    Başkaları ile genellikle ne hakkında konuşursunuz?

    Hedefleriniz var mı?

    Peki, ne yapıyorsunuz? Hedeflerinize yönelik her gün ne yapıyorsunuz?

    Yaptıklarınız ile edinmek istediğiniz nedir ki doğru aksiyon aldığınızı nasıl bilirsiniz?

    Bir stratejik planınız var mı? Varsa nasıl ilerliyorsunuz? İlerliyorsanız sizi hedefe götüren şeyler nedir?

    Engelleriniz var mı? Varsa nedir?

    Ve…

    Şu an farkında olmasanız da bütün yaşamınıza fayda getirecek, destekleyecek belki de güç verecek bir cümle…

    Anlamlı ve ilham dolu bir hayatım var.

    Yaşamınıza ait eksikliklerinizi planlayarak tamamlamakta, ilerlemekte zorluk yaşıyorsanız yeni bir yıl, yeni bir döngü tam bir fırsattır. Öneme göre gerçek önceliklerinizin farkındalığına gelmek ve zamanı hızlandırmak ilginizi çekiyorsa uzman desteği iyi bir başlangıç olacaktır.

    En iyi dileklerimle.

    Arzu Aykın

  • ”Keşke” Demekten Sıkıldıysan Başla

    ”Neyi hayal edip yapmak istiyorsanız yapabilirsiniz, başlayın. Cesaretin içinde deha, güç ve sihir vardır. Şimdi başlayın.” -J. Von Goethe

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Bizler mutlu olmak isteriz. Ancak fark etmekten çok uzak olduğumuz bir gerçek var ki zıtlıkların birlikteliğinde mutlu olabiliriz.

    Kontrol edebildiğimiz ya da çoğu zamanda kontrol edebildiğimizi sandığımız birçok şeyi artık kontrol edemiyoruz. Neden?

    Bu, içerisinde bulunulan, yaşanılan koşulların içsel birçok hissiyatı tetiklediğini fark edenler ve etmeyenler olarak bir arayış içindeyiz.

    Tüm insanlık fiziksel, duygusal, zihinsel genel eylem, eylemsizlik, özellikleri ile aynıyız. Kişiyi özel kılan hayat amacıdır ki o da kişiye gizlidir. Kişi bu dünyada değer verdiklerine göre keşfetmeye yöneldiği ve bu yöne doğru farkındalıklarının başlaması ile devam eden bir süreç içerisindedir.

    Başka bir seçeneğimizin olmadığının farkında iseniz düşünmek ve gayret etmek için harika bir zamanda olduğumuzu da anlarsınız.

    ”Keşke…” demeyi bir kenara koy ve hemen başla. ”Keşke…” dediğiniz bir an düşünün. Tam o an’ı yer, zaman, kişi olarak hatırlayın ve hatta sanki dostunuza anlatır gibi her ayrıntısını beyaz bir sayfaya yazın. Sonra yüksek sesle okuyun.

    Ne duydunuz?

    Ne gördünüz?

    Ne hissettiniz?

    Bu gibi, kaç kez yaşadınız? Aynı soruları tekrar tekrar cevaplayın.

    Şimdi;

    Bunu fırsata çevirmek sizin elinizde. Nedir yapmak istediğiniz?

    Kişinin kendi kendine vereceği bir karardır. Ve her şeye rağmen devam edeceği bir…

    Çaresizlik, umutsuzluk, yorgunluk, depresyon bu zamanların en yaşanan bir durumudur. Mutlu olmak için özen ile yapılan bir kaç arayışta görülür ki çözümler geçicidir. Ve kişi yanılmaya çok açıktır.

    Peki,

    Gerçek bir çalışmaya hazır mısınız?

    Eksik olan nedir ki doygunluk hissine gelemiyorsunuz?

    Hayat sizden ne istiyor?

    En iyi dileklerimle.

    Arzu Aykın