-
Hangi Düşünceler?
”Düşüncelerinize dikkat edin, onlar hareketlerinizin başladığı yerdir.” – Atasözü

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
İnsan rutinlerine göre hareket eder. Yine insanın bu rutinler içerisinde her gün olmak, yapmak, sahip olmakla ilgili küçük ya da büyük hedefleri vardır. Belki de en büyük ulaşılmaz gibi görülen, görünene doğru… Sizi ileriye taşıyacak olan da bu rutinlerin gücünden yararlanmaktır.
İnsanın durdurulamaz gelişme arzusuna kaliteyi getirecek olan da düşünce, arzu, niyet, his ve en hedefe ulaşmanızı sağlayacak bir nedeniniz yanında stratejik planınızın olmasıdır.
Düşüncelerinizin ne kadarının farkındasınız?
Zihninizi hangi düşünceler meşgul ediyor?
Yaşamınızı etkileyen, sizin için önemli bir hedefe doğru ilerlerken süreci en maksimum seviyede yaşamanızı, yönetmenizi sağlayan hangi güçlü düşüncelere sahipsiniz?
Farkında olmayabilirsiniz. Hatta bu iyidir.
Günlük hayatın içerisinden içsel bir sorgulamaya ihtiyacımız vardır. Ancak çoğu zaman kaçındığımız bir durumdur. Bu bir disiplin gerektirir. Olumsuz koşullar diye etiketlediğimiz durum/olaya karşı yanıt verişimiz bir bütün olarak var oluş meselesi haline getirdiğimiz egoist davranışlarımızın sonuçlarına götüren düşüncelerimizdir.
Peki,
Düşüncelerin gücünden nasıl işler ortaya çıkarabilirsiniz?
Cevapları eksikliklerin içinden ortaya çıkarabilir, süreci başarılı bir şekilde yönetebiliriz. Bu mümkündür.
Bugünkü buluşmamızda düşüncelere dair bir bakıştı.
Ve…
Siz buna, bugüne kadar yaşamınızın her alanındaki yatırımlarınızdan ve çevrenizden bu bilgiyi edinebilirsiniz. Burada önemli olan değerleriniz ile hayat amacınıza yönelerek, odaklanarak ilerlemektir. Desteğe ihtiyacınız olacaktır.
En iyi dileklerimle.
Arzu Aykın
-
Şükran ve Minnettarlık
”Tanrı, merkezi her yerde olan, çevresi ise hiç bir yerde olmayan bir çemberdir.” -Aristo

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Bulunduğumuz bu dünya tüm zıtlıkları ile tam, bütün olduğu ve doğa yasaları ile yönetildiğini araştıran, sorgulayan tüm alanlardaki ilim bilim insanlarından öğrenmeye devam ediyoruz.
En önemli niteliğimiz, özelliğimiz bilmek istiyoruz. Hayatta -kişiye ya da diğerlerine- başımıza ne gelirse gelsin her zaman Yaradan’ın bize verdiği lütuf olarak algılayabileceğimiz bir seviyeye gelebilmek için araştırmalı, incelemeli ve analiz etmeliyiz. Bu bir metottur.
Böylece bütün kötü algıladıklarımızın içinde iyilik ve hayat amacına yönelik değerlerimizin rehberliğinde bizi ilerleten bir etkiye sahip olduğunu fark ederiz ve öğreniriz. Bu bir çalışmadır, ayrıca bir seçimdir. Başınıza gelen şeylerdeki gizliliği araştırmaya yönelik her türlü eylem, eylemsizlik ve özellik sizleri bilgelik denen bir kavramla tanıştırırken, daha keşfedeceğiniz bir çok şeyin birlikteliğinde muhteşem bir düzene uyanabilirsiniz. Bu mümkündür. Bunu bize doğa yasaları gösterir. Bize düşen öğrenmek ve edinmek için çaba sarf etmektir.
Size rehberlik edebilecek bir kaç soru:
Bugün;
Hayatımda kimin için şükran duyabilirim?
Yaşadığım en ilham verici şey neydi?
Tanıştığım en iham verici kişi kimdi?
Sevgi, şefkat bana hangi şekli ile ulaştı?
İçsel dünyamda şükran duyduğum ve hiç unutmadığım üç şey nedir? Neden?
Her gün şükranlarınızı içsel bildirmek, yazmak, belki konuşmak çok faydalı eylemlerden bazıları olabilir. Faydasını merak ediyor ve denemek isterseniz bir hafta deneyebilirsiniz. Bu süreçte bir izlenim sahibi olabilir, siz ve çevrenizdeki değişimi hissedebilirsiniz.
Bunun için her gün ihtiyacınız olan için, yeteri kadar zaman, alan ve yer açmanız yeterlidir. Hatta belki şükranlarınızı bildirirken daha spesifik olmak isterseniz hayatınızın alanlarına göre de bu pratiği yapabilir, etkisini daha net görebilirsiniz.
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
En Çok Heyecanlandıran…
”Düşünce de duygular da önemlidir ve her ikisi de başarılı kuruluşlarda bulunurlar, ancak değişimin kalbi duygulardadır. Gör-hisset-değiş akışı, analiz et-düşün-değiş akışından daha güçlüdür.” – John P. Kotter

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Heyecan!
Heyecanlandıran ve hatta en çok heyecanlandıran!
Ne kadar yakın, ne kadar uzaksınız?
Ve…
Pek çok soru ile birlikte kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Belki de tanımlamakta güçlük çekiyor olabilirsiniz. İçinde bulunulan koşullar size bu normal gibi görünse de rahatsız edici bir durum olabilir. Bu durum rahatsız edici ise araştırmak için bir yer var demektir. Sorduğunuz soruların yanıtlarını duymaya hazır olduğunuzda sorularınızın yanıtı olarak yaşadığınızı süreç içinden öğrenebileceğiniz bir anlayış vardır.
Dışsal bütün verileri içeriye alan ve işleyen bir mekanizmaya sahibiz. Her şeyi bilinçli olarak algılamasak da bu böyledir.
En iyi yaptığınız, sizin için doğal olan şeyler nelerdir?
Size neler enerji veriyor?
Yetenekleriniz neler?
Çalışıyorsanız çalıştığınız şirket aslında size neden para ödüyor?
Yaşamınızı güzelleştirecek şey, güçlü yanlarınızda gizli.
Soruyu kendimize biraz daha spesifik br biçimde sorabiliriz: ”Benim en iyi yaptığım şey nedir?”
Araştırmaya başlayın!
Çünkü sizi heyecanlandıran, üzerinde düşündükçe uçuşan fikirleriniz ile yaratıcılığınızın eşsizliği içerisinde, en az direnç göstereceğiniz bu yolda, sizin gerçekten parlayacağınız iş, sonsuz sevgi, adanmışlık ve benzeri burada yatıyor.
Soruya ve cevabına yoğunlaşın. Duyarlı, hassas, ciddiyet ile yaklaşın. Belki de her gün kullandığınız ya da kullanmadığınız en güçlü yönleriniz keşfedilmeyi bekliyor.
Hatırlayın!
Her şey sizin arzunuzun büyüklüğüne bağlı.
Kalbinize yakın uzman desteği alın.
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
Yaşamınızı Değerli Kılan Nedir?
”Marifet nefsi silmek değil, bilmektir.” – Hacı Bektaş Veli

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Her gün ve her gün egoizmin daha da büyüdüğü bir dünyaya uyanıyoruz. Bir bütün olarak farkında ya da değil hayatın gerekliliklerinde ve dışında var olmayı, haz almayı istiyoruz.
İlgilendiğimiz konuya göre bitmeyen, çoğu zaman bir eksiklik içerisindeyiz. Amacı net belirlenmemiş hedeflerin bizi yormasını fark etmeden izin verirken, çevremizi ve hatta gelecek nesilleri de olumsuz etkiliyoruz. Çoğumuz ne yaptığının, ne tür sonuçlar yarattığının farkında bile değil. Bu ne iyi ne de kötüdür.
Bu dünyada adını tam olarak netleştiremediğimiz ancak his olarak insanı endişe ve benzeri duygular içine iten algılara çekilirken arayışa, sorgulamalara yönelen insanların sayısı giderek artmaktadır. Neyi nerede aradığınız, sorguladığınız önemlidir.
Her gün güne başlarken içinizdeki arzu, niyet, düşünce, duygu ve hislerin gün içindeki bir çok eylem, eylemsizlik, özelliklerin içinden gözlem yaparız. İçsel bir eksiklik değerler dinamiğimiz vardır. Ölçtüğümüz ve karar verdiğimiz sebep sonuçların ilişkilendiği ve bizi zorlayanı çoğu zaman hissetmesek de ilerleten bir sistemdir, bir programdır.
Aslında doğru soruyu sormazsak cevaplarını duyamayacağımız bir realitede her an eğitim içindeyiz. Buna, kendini doğru yönetmeye yönelik eğitim diyebiliriz. Ancak bilinçli bir farkındalık olursa bu mümkündür. Tersi tecrübelerin, deneyimlerin sonuçlarını daha da fazlası ile görüyor olmanızın üzerinizde yarattığı etkinin farkındaysanız bu iyi bir şeydir.
Çünkü,
Düşünmek için bir yeriniz var demektir.
Yaşamınızı değerli kılan nedir? Yaşamınızda anlam bulmasını ve ifade edilmesini istediğiniz değer/değerler nedir/nelerdir?
Bir metot ile kaybettiğinizi sandığınız zamanı hızlandırabilirsiniz. Kişisel dönüşümünüzde kalbinize yakın bir uzman desteği almanız hayatınızı kolaylaştıracaktır.
Arzu Aykın
-
Büyümekten Korkuyor musun?
”Duş yapan hemen herkesin aklına parlak bir fikir gelmiştir. Ancak fark yaratan, duştan çıkıp, kurulanıp bu konuda bir şey yapan kişidir.” – Nolan Bushnell

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Çoğumuzun hayatının bir döneminde hemen büyümekten bahsettiğimiz zamanları vardır. Hatta büyüklüğün ne olduğunu o yaşın anlayışı ile öyleymiş gibi taklit edilen eylem, eylemsizlik ve özellikler ile rollere girilen zamanlarıdır.
Öyle ki ilerleyen yaşlarda büyüyen sorumluluklar karşısında yaşamımızda kaçmanın yollarını inşa ederiz.
Nereden öğrendiğinizin, neden kaçtığınızın farkındalığından uzak, çevrenin sonucuyuzdur.
Belki de çoğu zaman okların hedefi, tüm olumsuz koşulların en’ leri yaşamınıza toplanmış hissederken korkarsınız. Tüm insanlığın benzer koşullarda olduğundan habersiz olarak endişe, korku ve diğerlerinin etkisinde…
Büyümek isterken büyümenin fizikselliğinde sıkışmış, gizli içsel dünyasının kalın duvarlarında kendi kendinde konuşulmamış bir çok kavramın içinden donakalır, insan denen varlık. Tanıdık değil mi?
Şimdi yetişkindir.
Ancak çevremize baktığımızda gördüğümüz bize bizim ile ilgili her ne varsa ayna görevi görür. Tüm zıtlıkların içinde patladığı o her anda korkuya saplanıp kalabiliriz ya da itici güç olarak kullanıp, ilerleyebiliriz.
Kitaplardan öğrenemeyiz. Birbirimiz ile kuracağımız, kurduğumuz ilişkilerden öğreniriz. Yap dünyasında yap emir kipleri ile bir dünyanın içinde, hislerinizden uzaksanız, duygu yüklerinin altında eziliyorsanız, umutsuz, arzusuz, kayıtsızlık içindeyseniz bu durum kötü gibi görünse de iyi bir şeydir.
Istırabın olduğu yerde bakışını değiştirmek her ne kadar zor gelse de daha kolaydır. İçsel kalın duvarların arasında unutulmuş bir çok anının içinde bu deneyim mevcut iken…
Hayat senden ne istiyor?
İhtiyacın olan belki de düşünmek ve eyleme geçmek için bir yer…
En iyi dileklerimle.
Arzu Aykın
-
Çaresizce Çaresizlikte
”Herkes kendinin olanı yanında taşır.” – Biant

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Çaresizlik!
Her yaştan insanın yaşamın her döneminde gittikçe daha fazla karşılaştığı şey.
Herkes bir anda bu olumsuz duygu patlamalarıyla uğraşmak zorunda kalıyor. Çoğu durumda insanlar buna neyin sebep olduğunu bile söyleyemiyor. Hatta insanın kendini bile şaşırtabilir. Öyle bir zamandan geçiyoruz.
Bir sabah aniden korku ve endişe hissi ile uyanır ve bu olumsuz duyguların bir parçası olabiliriz. Bir çok yerden pompalanan etkilerin sonucu belki de!
Kötü duygular kaygı, kötü ruh hali, depresyona dönüşebilir. Genellikle depresyon, kişinin durumu kontrol edemediğini hissettiği yerdedir. Çaresizce ne yapacağını bilemeden…
Çoğu zaman kişi bu duyguları azaltmaya çalışır fakat bunu yapamayacağını hisseder.
Ve…
Endişeye dönüşen şeyler iş başındadır. Tetikte bekler hastalıklar. Fiziksel bedende kontrol edemediğimiz neler oluyor?
Hastaneler kalabalık!
Basit ancak evde çözülemeyen, hastanelere taşınan bedenler ve aylar süren araştırmalarda çaresizliğe eşlik eden yorgunluk ile beraber daha bir kaç şeye eklenen daha da mutsuzluktur. Yaşlılık kaçınılmazdır.
İçinden çıkılamayan bir çark, bir döngü! Ne oluyor? Bizi yıkan bu olumsuz duygu patlamalarına ne sebep oluyor, bunlar nereden geliyor, ne yapabiliriz?
Hayat bizden ne istiyor?
Tüm cevaplar neden*sonuç ilişkisinde!
Istırap*keyif denkleminde!
Kişinin orijin hikayesinde!
”Yaşamımda eksiklik hissettiğim, olan tam olarak nedir?” Kişinin kendine sorması gereken basit, ama çok önemli bir sorudur. Tek başınıza cevaplara ulaşamazsınız. Destek almanız önerilir.
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
Arzu Edilen Bir Duruma Nasıl Ulaşırsınız?
”Her şey hakkında bir şeyler ve bir şey hakkındaki her şeyi öğrenmeye çalışın.” – Thomas H. Huxley

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Spesifik bir hedefiniz var mı?
Ne istediğinizi, tam olarak eksikliğinizi tespit edin.
Süreç içinde küçük ölçer zaman aralıklarınız olsa nasıl ilerlerdiniz?
Öncelikli değerleriniz ile uyumlu mu? Değilse bir çalışma yapabilirsiniz.
Fırsatları görecek bakış açısına nasıl sahip olurdunuz?
İtici gücünüz ne olurdu?…
Ve…
En önemli sorulardan biri de;
Başardığınızı nasıl bileceksiniz?
Daha da fazla arzunuzu büyütecek, yönünüzde sizi ilerletecek, potansiyelinizi açığa çıkartacak tam bir doyuma getirecek, bir süreci yönetecek üst bilince ihtiyacınız olacaktır.
Çerçevenizi oluşturmaya hazır mısınız?
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
Tahammül Sınırın Nedir?
”Eğer evrenin düzenini yeterince anlayabilseydik onun en bilgemizin dahi hayallerinin ötesinde bir şey olduğunu görürdük. Onu, olduğundan daha mükemmel hale getirmek mümkün değildir.” – Leibniz

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Çoğu zaman duyuyoruz, görüyoruz ve hatta biliyoruz ki; evrenin olduğu şekliyle muhteşem olduğunu. Ancak bu durum insanın ıstırabının önüne geçemez.
Peki, neden?
Düşünülmesi, araştırılması gereklidir.
Kişi, ortalama bir insan ömrünü referans alarak belki de süreci, koşulları, arzuları, düşünceleri, niyetleri ile önem verdiklerine göre kendi gerçekliğine bir dalış yapması uygun olabilir. Bu dünyaya baktığımızda gördüklerimizin bizi getirdiği noktadan, hissedilenin içinden, nereye yön alacağımızın tüm cevapları insanın kendisindedir.
Sorun şu ki bu cevapları nasıl duyacağımızı bilemiyoruz. Durmak bilmeyen, tetiklenen arzuların peşinden koşuyoruz. Yorgunuz. Ancak durmuyoruz. Rutinlere göre yaşayan bir beden ve dünya içerisinde kim, ne, neyin içinde farkındalıktan uzak, ıstırap içindeyiz. Bu ne iyidir, ne de kötüdür…
Ne zamana kadar? Fark edip, duruncaya kadar.
İşte o zaman kişiyi kendini bilmeye getirecek sorularla zihni meşgul olmaya başladığı andır. Hatta ilerledikçe çok önceleri bu sorulara cevap aradığını da fark eder. Şimdi ilerlemesi, büyümesi, gelişmesi için kişiye daha çok yer vardır. Sadece kendisine değil, çevresine, çevresi ile ilişkilerine de pozitif etkisi vardır.
Gerçek şu ki zorlanmadan gelişemeyiz. Zorlanmak bize çoğu zaman ürkünç gelir. Çünkü bunu nasıl itici bir güç olarak kullanabiliriz düşünmemiş olabiliriz. Bizi bu noktaya getiren sonuçlar içerisinden bazen görürüz ki ya öğrenmemişizdir ya da kasıtlı istemiyoruzdur.
Tam da o an karar anıdır!
Cevaplarınıza ulaşmak istiyorsanız kendini yönetmenin bir üst bilinci edinmekten geçen bir süreç olduğunu ve bir eksiklik olarak hissedildiği bu durumu fark etmeniz ilk adım olup, önemlidir.
Hayat sizden ne istiyor?
En iyi dileklerimle.
Arzu Aykın
-
Birlikte Bir Amaç ile Hayatı Edinmek Nasıl Olurdu?
”Hiç bir şey değişmez, biz değişiriz.” – Henry David Thoreau

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Hangi yaşta olursak olalım her birimiz için bir aile kavram tanımı vardır. Öğrendiğimiz, geliştirdiğimiz niteliklerimiz, özelliklerimiz zaman ile koşulların içinden kimi zaman ayrılıklar ile sonuçlanır. Ancak her ne kadar ayrılık olsa da daha derinden fark edemediklerimiz vardır. Çoğu zaman fark ettiğimiz ailem kavramı ile ilişkilendirdiğimiz kişilerin değişmesidir.
Kişiler değişir ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli, bizim ilgilenmemiz, araştırmamız gereken unsur anlayışın değişmesidir.
Sonuçta fark edersiniz ki aslında deneyiminizdeki anlayışınız değiştikçe ilk büyümenize destek olan kişilerden öğrendiklerinize, biriktirdiğiniz anlayış ile algınız değiştiğinden ailem kavramı içinde merkez siz ve sizi çevreleyen çevrenizin birlikteliği pozitif, doğru yaklaşım gayretiniz sayesinde ilişkilerinizde daha derin, sarsılmaz, sevgiyi inşa etmeye başlarsınız.
Böylece, yani anlayışımızın değişmesi ile yaşadığımız, yaşayacağımız her şeye minnettar olabiliriz.
Yazıldığı gibi yapması kolay bir şey değildir. Bir metot yardımı ile en tetiklendiğimiz olumlu ya da olumsuz eylem, eylemsizlik ve özellikleri anlayışımızda dengeye getirebiliriz.
Ve…
Daha bir kaç sorunun beraberliğinde kendini bilmeye oradan da daha ileriye bir üst bilinç edinmeye gelebiliriz.
Hayatınızda aradığınız kalite ise, potansiyel olarak sizde mevcut olanı, cevaplarınızı ortaya çıkaracak doğru sorulara ihtiyacınız olacaktır.
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
Farklı Bir Bakış ile Yaşamında Ne Değişir?
” Hayat ilk hediyedir, sevgi ikinci ve anlayış da üçüncü… ” – Marge Pierey

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Yıllar!
Aylar ve günler!
Derken…
Benzer haberlerle dünyada giderek daha da artan olaylar karşısında bir çok hislerin içinden geçiyoruz. Kayıtsızca, hatalı algıların içinden yükselen ıstırabın seslerinde paydaş oluyoruz.
Olaylardan çıkacak pozitif, olumlu sonuçlara bakabilme gücüne sahipseniz işte o zaman yaşamınızda değişim için adım atacak bir yer inşa edebilirsiniz. Ayrıca çevrenize de örnek olabilirsiniz. Bu sizi kırılamayan döngülerden, çoğunluğun toteminden kurtarır.
Aklın kalbin birliğinde…
Yaşamımızın belli bir dönemine denk gelen benzeri felaketlere çoğumuz tanıklık ettik. Peki, tanıklığın sonucunda ne yaptık? Neye sahip olduk? Çevrenizde ne yaptınız?
Sorular böyle devam eder. İçeride cevheri açığa çıkarmak üzere…
Her büyük zorluklardan büyük fırsatlar doğar.
Daha derinlemesine bakmaya, araştırmaya, sorgulamaya ihtiyacımız var. Gerçeği görmek isterseniz…
Ve…
Sizleri daha derinden düşünmeye getirecek bir kaç soru ile baş başa bırakıyorum.
Bu dünyadaki kayıp/yıkımlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Dünyaya nasıl hizmet ediyorlar?
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
