”Tesadüflerin kime rast geldiğini hiç gözlemlediniz mi? Şans yalnızca hazır bir zihni seçer.” – Louis Pasteur

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Çoğumuz yaşamımızın bir döneminde “mucize” diye tanımladığı olaylarla ve onların getirdiği sonuçlarla karşılaşmışızdır. Bu anları inanılmaz birer hatıra olarak paylaşmayı, anlatırken o anı adeta yeniden yaşamayı severiz. Hatta her anlatışta, daha önce fark etmediğimiz yeni bir detayı keşfederiz.
Peki, bu fark edişler neden olur?
Her ne kadar rutinlerin içinde kaybolup her gün aynı günü yaşıyormuşuz gibi hissettiğimizi söylesek de, aslında an be an anlayışımız ve algımız değişir. Aksi halde “Keşke…” diye başlayan cümleleri nasıl kurabilirdik ki? Ne var ki, çoğunca sürekli değişen bu dinamik doğamızı tam olarak hissedemeyiz.
Sizce en büyük mucize nedir?
Mucize anlayışımız geliştikçe; onun barındırdığı anlam, eylem, eylemsizlik ve taşıdığı nitelikler de değiştirir. Belki de en büyük mucize; insanın kendisinin dışına çıkıp bir başkasını, tek bir an için dahi olsa, tüm varlığıyla hissedebilmesidir.
Arzu Aykın

Nasıl Yardımcı Olabilirim? Paylaşmak İster misiniz?