”Büyüme sürecindeki dönüm noktası, içinizdeki yaşayan güç nüvesinin tümden yararlandığını fark ettiğiniz andır.” – Max Lerner

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Endişe ve korku; yaşadığımız bu dünyanın, hayatın ve varoluşumuzun kaçınılmaz bir parçası olarak her an, her koşulda bizimle. Bize özgü daha pek çok duygu ve hisle birlikte —farkında olalım ya da olmayalım— arzularımızı gerçekleştirmek için gereken gücü aslında tam da bu hislerden alıyoruz.
Güvensizlik dediğimiz ve bitmek bilmeyen güven arayışımız, insani doğamızın doğal bir sonucudur. Tam anlamıyla bir güvenceye ulaşmanın mümkün olamayacağı inancını taşısak dahi bu arayış durmaksızın devam eder; çünkü hepimiz özümüzde güvenmek isteriz. Ne var ki “güven” kavramı; onu algılama biçimimiz, eylemlerimiz, eylemsizliklerimiz ve ayırt etme yetilerimiz her birimiz için farklıdır. Bu çeşitliliğin içinde ortak olan tek payda ise insan olma ruh halimizdir.
Peki, güven sizin için ne anlama geliyor?
- Öz Güven ve Dış Güven: Kendinize duyduğunuz güven ile başkalarına duyduğunuz güven arasında nasıl bir bağ var?
- Kaynak Yönetimi ve İfade: Kendinizi nasıl ifade ediyorsunuz? Zamanınızı, enerjinizi ve maddi kaynaklarınızı nasıl yönetiyorsunuz?
- Sınırlar ve Bağ Kurma: İlk, yeni tanıştığınız biriyle aranızdaki sınırları nasıl tanımlarsınız? Bu sınırları esnetmek ve ortak bir noktada buluşmak için yükselen bağ arzunuzu nasıl bir stratejiyle yönetiyorsunuz?
- Profesyonel Hizalanma: Bir iş görüşmesinde; görüşme esnasında gelişen durumlarda amacınız, misyonunuz ve vizyonunuz doğrultusunda kendi güven anlayışınızla hedeflediğiniz noktaya nasıl ulaşırsınız?
Birlikte üzerine düşünebileceğimiz derin bir soru daha:
- Ortak Vizyonda Güven: Her türlü ilişkimizde, bireysel sınırlarımızın farkındalığıyla ortak bir amaç ve vizyonda güveni nasıl inşa edebilir ve geliştirebiliriz?
Ve en önemlisi: O “Muhteşem…” diye tanımladığımız nihai hazzı ve doyumu gerçekten nasıl hissedebiliriz?
Arzu Aykın

Nasıl Yardımcı Olabilirim? Paylaşmak İster misiniz?