”Hayattaki en güzel anlar, sevincinizi ifade ettiğiniz anlardır.” – Jaggi Vasudev

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Değerlere göre bir yaşam… Kim istemez ki! Hepimiz değerlerimize göre yaşarız ama çoğu zaman bunun farkında bile olmayız. Bu farkındalık, dışarıdan birinin söylemesiyle kazanılmaz. Yaşamın içinde hissettiğimiz o derin eksikliğin izini sürerken, aklın rehberliğinde kendi gerçeğimize yavaş yavaş uyanırız.
Çünkü insan, bir şeye dikkatini vermediğinde orada neyin eksik olduğunu göremez.
Peki, bu bilince nasıl ulaşabiliriz? Cevabı aslında biliriz. Ancak sürdürülebilir adımlar atmak yerine sürekli bir şeyleri bekleriz. Oysa beklemenin kendisi, hayatın sunduğu fırsatları görmemize engel olur. Ağzımızdan kanıksanmış birer lanet gibi dökülen kelimelerden sıyrılmak; tıpkı yeryüzünü kucaklayan gökyüzü gibi, var olanı olduğu gibi görebilecek doğru bir analiz noktasına gelmek kritik bir eşiktir.
Tüm yaşamımız boyunca birbiriyle ilişkili ya da ilişkisiz sayısız arzunun peşinden koşuyoruz. Temel ihtiyaçlardan kendini gerçekleştirmeye kadar, bitmek bilmeyen bir dairenin üzerinde ya da merkezinde koşturup duruyoruz. Bu endişeli ve belirsiz çabada bizi gerçekten yoran, hayattan tat almamızı engelleyen şey tam olarak nedir? Hayatı bir bütün olarak algılayamamamızın ardındaki dinamikleri bilmemize rağmen, tam olarak nerede oyalanıyoruz?
İnsani niteliklerimiz benzer olsa da değerlerimiz çevre vasıtasıyla biçimlenir; kabul etmek istemesek de birer çevre ürünü olmaktan kaçamayız. Fakat hayat amacını sorgulamaya başladığımızda, bizi sürükleyen tüm arzuların aslında büyük resimde tek bir yere hizmet ettiğini fark ettiğimiz bir noktaya evriliriz. Dünyanın dairesel devinimi gibi, yaşamın tüm döngüleri de bizi tek bir yöne doğru iter.
Bu durum, disiplinli bir içsel çalışma gerektirir. Arzularımız ve tekrar eden koşullarımız, biriktirdiğimiz deneyimlerin birliğidir. Tıpkı bir araba tekerleğinin hedefe varana kadar defalarca dönmesi gibi; süreci yönetme dikkati, farkındalık, cesaret ve ulaşma arzusu bizi dönüştürür. Yol boyunca karşılaştıklarımız, kurduğumuz bağlar ve içimizde uyanan hisler vardığımız noktada unutulmaz izler bırakır.
Tüm döngüler bize tek bir yönü işaret eder; yaşamlarımızda keşfedilmeyi bekleyen de tam olarak odur. Bizi biz yapan nitelikleri ve değerlerimizi hangi amaçla kullandığımız, bizi her seferinde daha üst bir seviyeye taşır. Ta ki o nihai olana ulaşana kadar.
Ulaşacağımız sonuçtan ziyade, süreci dikkatle yönetmek ve değerlerimize uygun, sürdürülebilir eylemlere geçmek yaşam kalitemizi belirler. İş, ev ve ilişkiler üçgeninde her gün var oluyoruz. Çevrenin üzerimizdeki etkisini yönetme stratejisini keşfettiğimizde, olumsuz deneyimlerin ışığında kendi yolumuzu net bir şekilde çizebiliriz.
Doğamız gereği ihtiyaçlarımızı tatmin etme hissinin peşindeyken ve yaşamımızı dönüştürmek isterken, içinde bulunduğumuz dünyanın bir “sonuçlar dünyası” olduğunu anımsamak kıymetlidir. İçimizdeki eksikliği ancak algımızı düzelterek tamamlayabileceğimizi fark etmek ve hayatı dinlemeyi öğrenmek dönüştürücü bir ilk adımdır.
Tüm bu koşturmacanın ve döngülerin ortasında kendimize soracağımız o son soru belki de her şeyin anahtarıdır: Bugün tam olarak aradığınız nedir ve hayat sizden ne istiyor? Değerlerinizi keşfetmek ister misiniz?
Şüphesiz, bu dönüşümü tek başımıza başarmak her zaman kolay değildir. Değerlerinize uygun, amaçlı ve bilinçli bir yaşam inşa etmek için uzman bir destek almak bu yolculuktaki en değerli rehberliktir.
Arzu Aykın

Nasıl Yardımcı Olabilirim? Paylaşmak İster misiniz?