”Ayı hedefleyin. Onu ıskalasanız bile kendinizi yıldızların arasında bulacaksınız.” – Les Brown

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Zamansızlıktan sızlanmak!
Sahte Kalabalıkların İçindeki Boşluk: Zamanı Kim Harcıyor?
Hepimiz aynı gemideyiz; bir yandan saatin tik taklarından şikayet ediyor, diğer yandan o saati dolduramadığımız can sıkıntısının içinde boğuluyoruz. “Zamanım yok” cümlesi, aslında “Hayatımın sorumluluğunu alacak cesaretim yok” demenin şık bir kılıfı haline geldi. Salıncakta sallanmak gibi; bir hareket var, bir enerji harcanıyor ama varılan yer hep aynı sıfır noktası.
Etiketlerin arkasına saklandığımızı fark edemeden geçen yaşlar…
Gardıroplarımız hiç giyilmemiş elbiselerle doluyken, ruhumuzun neden bu kadar çıplak ve üşümüş hissettiğini sormuyoruz kendimize. Bir şeyi “moda” olduğu için almak, aslında kendi özgün tercihlerimizi yapmaktan kaçmaktır. Tıpkı içeriksiz videolar arasında kaybolmak veya telefon ekranının soğuk ışığında sabahlamak gibi. Bu modern uyuşturucular, bize ne istediğimizi sormayı unutturuyor. Sadece “istemediğimiz” şeylerin gürültüsünden kaçmak için, bizi doldurmayan her şeye kapılarımızı sonuna kadar açıyoruz.
”Kaçırılmışlar listeniz” mi, yoksa ”Yaşananlar Defteriniz” mi var?
Yaşın arkasına saklanmak, sorumluluğu zamana yıkmanın en kolay yoludur. Oysa anlam arayışı kronolojik bir takvime bağlı değildir. Sürekli aynı sızlanma şarkısını başkalarına dinletmek, aslında kendi yalanlarımıza bir koro aramaktır. Bir zamanlar anlayamadığımız o “çaresizliği” şimdi bizzat yaşıyor olmamız, kaderin bir oyunu değil, farkındalığın kapımızı çalma şeklidir.
Bir birim çaba, bir birim Hayat.
Zamanı bir amaçla kullanmak, her saniyeyi üretkenlikle doldurmak demek değildir. Aksine, zamanı yönetmek; neye “hayır” diyeceğimizi bilmektir.
Bilemeyeceklerimize (kaybolan zamana, gelmeyen geleceğe) değil, yapabileceklerimize hassasiyetle odaklandığımızda zihnimizdeki o “yorgunluk” perdesi aralanacaktır. Mutluluk, vitrinlerden toplanan bir koleksiyon değil, her gün özenle örülen bir disiplindir.
Sonuçta mesele zamanın hızı değil, bizim hangi yöne doğru koştuğumuzdur.
Hayat ne istiyor?
Arzu Aykın

Nasıl Yardımcı Olabilirim? Paylaşmak İster misiniz?