”Dönüm noktaları kendilerini hissetmesi zor çeşitli semptomlarla belli ederler. Derin huzursuzluklar, adı konulmamış özlemler, tarifsiz bir can sıkıntısı, sıkışıp kalmış ve tuzağa düşmüş hissi.” – Gloria Karpinski

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Her olgu nötr! Bu dünyada, yani arzular, düşünceler, eylemler ve sonuçlar dünyasında her olgu nötr.
Bunu biliriz. Ancak yine anlam arayışında olduğumuz bu dünyada farkındalıktan uzağızdır. Aklın fonksiyonlarını hangi niyet ya da amaç ile kullandığımızın ayırdına gelemezsek, kalbimizden hissettiklerimize kulak vermezsek emeklemekten yürümeye başladığımız o andan bugüne insanın gelişim yolunun ıstırap yolu olduğunu, ıstırabın kendimizdeki anlamında daha da olumsuz hisleri her koşulda yaşayabiliriz.
Bütün yaşam ıstırap*keyif arasındadır.
Doğamızın mutluluk arayışında ıskaladığımız nedir ki kendi hislerimizi tanımlarken çoğunlukla ifade edişlerimiz olumsuzdur ve giriş yolunu unutup, çıkışı bulamıyoruz?
İnsanın gelişim sürecinde anılarının toplandığı beyin içerindeki hafıza denen yer gibi insanın tek ya da birlikte kurdukları tüm adına şirket, yer, ülke, patent gibi isim ya da kavramlar ile şekil ve biçim şartları yine insanlar ile her bir şeyin farklı formlarını bütün halinde görür, bütün halinde yaşarız. Yaşam döngüsünde ortalama insan ömründe her birimizin niteliklerinden her şeyi farklı algılar, farklı neden sonuç ilişkilerinden geldiğimiz sonuç bir eksiklik ki, her seferinde aynı olmakla birlikte bizler de aynı ya da benzerini bizden sonraki nesille birlikte farklı bakış açıları ile ortaya çıkarıncaya kadar yeniden ve yeniden keşfederiz ya da keşfetmeye zorlanırız.
”Okunacak en büyük kitap insandır.” – Rumi
İnsanın doğasını keşfedebilmesi için birçok kuvvetlerin birliğini araştırıp, öğrendikçe ve uyguladıkça fark ederiz. Cevaplar eksiklikten ortaya çıkar.
Bu yaşama kulak verecek miyiz?
Bize sunulan bütün verileri, bütün bilgileri kullanacak mıyız?
Sorduğumuz soruların yanıtlarını duymaya hazır mıyız?
Peki, görmeye hazır mıyız?
Hislerimiz ile bağlantımızın ne kadarının farkındayız?
Nasıl bir etki alıyoruz ki yaşama, hayata, spesifik neye ve nasıl tepki veriyoruz?
Yaşamımızda neye, nereye odaklanıyoruz?
Düşüncelerimiz genellikle nerede?
Diğer insanlarla ilişkilerimizde iletişim kurduğumuz aynı anda düşüncelerimiz nerede?
Gerçek dediğimiz nedir? Nelerdir?
İçinde bulunulan koşuldan cevapları bulamayacağımız kesindir.
Bizler mutlu olmak isterken her sonuçta buna sahip olamadığımızı fark ediyorsak, bilmenin ötesinde doğru yanlışın olmadığı dünyaları keşfetmek istiyorsak kalpten yükselen arzunun sesini duymanın zamanı gelmiş demektir.
O zaman her birimizin kendi kendine söyleyeceği söz zor ama basittir.
”Bahanelerden sıyrıl. Korkusuzca küçük bir adım at. Korkularının, endişelerinin, şüphelerinin seni getirebileceği yeri keşfet. ”
Hazır mıyız?
Hayat ne istiyor?
Arzu Aykın

Nasıl Yardımcı Olabilirim? Paylaşmak İster misiniz?