Hayata Dair…

  • Gördüğüne İnanıyorsan…

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Yaşamınız tam istediğiniz ve planladığınız gibi gelişse muhteşem olmaz mıydı?

    Eğer düşündüğünüz, yazdığınız her şeyin gerçekleşeceğini bilseydiniz kalbinizi en derinlerden dinleyip yaşamınızın tüm alanlarının nasıl olmasını istediğinizi yazsaydınız neler yazardınız?

    Ne olmak,

    Ne yapmak,

    Nelere sahip olmak isterdiniz?

    Odaklanın.

    Hazırlık, yaşamınızda olmasını istediğiniz şeylerin gerçekleşmesini hızlandırır.

    ”Gerçek keşif yolculuğu yeni topraklara ulaşmak değil, yeni gözlerle bakmaktır.” – Marcel Proust

    Detaylandırılmış planınızı kısa vadeli hedeflerinizi her gün en az üç ya da yedi eylem adımını pratik ederek sonuçlarından bir sonraki gününüze çek ederek takip etmeniz sizi ulaşmak istediğinize adım adım yaklaştıracaktır. Orta veya uzun vadeli hedeflerinizi de kaba bir şekilde yazabilirsiniz. İlerlerken vizyonunuza göre detaylandırmaya başlayacaksınız.

    Sürdürülebilirlik için destek almanız önemlidir. Doğanızı keşfederken, fırsatları görebilir, doğa kanunlarının gücü ile kendinizi yönetme becerilerinizi geliştirebilirsiniz.

    Barış sizinle olsun.

    Arzu Aykın

  • Yapabilirsin…

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Biz neyiz?

    Yaşamımızın bir döneminde sorduğumuz, sonra sorduğumuzu bile unuttuğumuz, en çaresiz hissedilen zamanlarda kendini hatırlatan muhteşem bir sorudur.

    Biz neyiz?

    İçerisinde tüm cevaplara akıl erdirebileceğin bir hale gelinceye kadar süreçte öğrendiğin, hissettiğindir. Sadece sana özel olan niteliklerin ile bu realitede eksikliklerin ile tamamlanma, bütünleşme arzun ile arzularını yönetme becerini geliştirebilmeyi öğrenmektir.

    Biz neyiz?

    Gerçek yalan arasındaki farkı keşfetmektir. Kendini bilmektir. Kötü iyi dediklerinin ötesine geçmektir. Bir üst bilinci edinmek için çaba sarf etmektir.

    Biz neyiz?

    Çok az kişinin sorduğu ”Hayatın manası nedir?” sorusuna cevap aramaktır. Kalbinin derinliklerinden gelen çağrının peşinden, ileriye doğru niyeti ortaya çıkarmaktır.

    Biz neyiz?

    Yaşantılarımızdaki zorluklardan, kötülüklerden, ıstıraplardan, savaşlardan, yangınlardan, cinayetlerden ve benzeri. ”Hayat bizden ne istiyor?” sorusunun bizleri getireceği yere korkusuzca gelebilmeyi, egoistlik doğamızın sonuçlarından unutulan, önemsizleşen, önemsizleştirilen aramızdaki bağı hatırlamayı, Gerçek’i fark etmektir.

    Biz neyiz?

    Ertelemeden,

    Bahanelerden kaçınarak…

    Ve…

    Güçsüzlüğünü fark ederek,

    Doğruyu keşfederken

    Niteliklerini doğru kullanmayı,

    Kendinde değişimi istemektir.

    Arzu Aykın

  • İlhamdan Keşfetmeye

    ”Zihinler de paraşütler gibi açık oldukları zaman en iyi şekilde çalışırlar.”

    – Lort Thomas Dewar

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Nasıl öğrenirsiniz?

    Öncesinde nasıl keşfedersiniz? Onun da öncesi…

    Otomatik olarak yapılan ya da rutine bağlanan her türlü eylem, eylemsizlik, özellik sizi nasıl bir yöne yönlendirir ki, sonucunda ne hissedersiniz?

    Sonrasında ne yaparsınız?

    Düşünülmeden, üzerine doğru niyet inşa edilmeden yapılan her türlü eylem, eylem değildir.

    Bunun üzerinde gerçekten araştırma yapmak, incelemek için zamanınızı, enerjinizi harcadığınızda keşfedecekleriniz, görecekleriniz hayatınızda mucize diye tanımlayabileceğiniz bir dönüşüm yolunun neresinde olduğunuzu anlamaya getirirken, ilerlemek için gücü nereden alacağınızın cevaplarını da size verecektir.

    Rutin eylemlerde tüm süreci içerisinde barındıran hazırlık mevcut olmasına rağmen, süreçte hayatın manası ve yaşamın tüm alanları ile ilişkilendirme becerisinin eksikliği kişinin içine düştüğü en büyük problemi her seferinde gündeme getirir. Nedir bu? Egoizmin tuzakları…

    Karşıtlıkların dünyasında biz ne öğreniriz?

    Yaşamımızda nasıl ilerleriz?

    Yaşamınızdaki dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?

    Sizi ne mutlu eder?

    Mutluluğu nasıl tanımlarsınız?

    Kişiyi daha da sıkıştıran bu dünyanın koşullarında sizi ne mutlu ederdi?

    Odaklandığınız nedir?

    Olan ile olmasını istediğiniz arasındaki anlayışınızı nasıl ölçüyorsunuz?

    Yaşamından kimler memnun? Kimler değil?

    Ne yapıyorsunuz? Neden?

    Hayat sizden ne istiyor?

    Arzu Aykın

  • SEVginin Gücü

    ”Şükran duyulacak şeyleri sayabilmek en zor aritmetiktir.” – Eric Hoffer

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Sevginin ne olduğunu bilmiyoruz. Ancak sevginin ne olmadığını biliyoruz. Sevilmek ile ilgilenmekten sevmeye önem vermediğimizden, veremediğimizden kayıplar, ayrılıklar, yalnızlıklar yaşıyor olabilir miyiz?

    Elimizde var olan şeylerin farkında değiliz. Dolayısıyla eksikliklerimizin farkında olamadan arzudan arzuya keyif almanın peşindeyiz. Anlık yaşadıklarımız bizi daha da mutsuz ediyor olabilir mi? Yorgun, çaresiz…

    Peki,

    Ne arıyorsunuz?

    İlişkilerinizde sınıflandırdığınız belki de keskin sınırlarla ayırdığınız ilişkilerinizde tam olarak neyi arıyorsunuz?

    Onları seviyor musunuz?

    Sevgi, sevmek sizin için ne demek ki, siz ne yapıyorsunuz ve neyin doyumunu arıyorsunuz?

    Onları sevmek derken nelerden, kendinizden hangi tavizleri verebiliyorsunuz? Neden?

    Onları haklı çıkarabiliyor musunuz?

    En sevdiklerim diye ayırdığınız kişiler ve diğer kişiler arasındaki dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?

    Sevgisizlik, sevememek en büyük problem. Kafa karışıklığı yaratıyor.

    Kafa karışıklığı bir hediyedir. Şimdi değişmek için bir yerimiz var demek ki, düşünüp araştırırız. Bunu yaparken de eksikliğimizi keşfederiz. Fark edeceğimiz en önemli nokta çaba sarf etmek için gücü sevdiklerimizden alırız. Böylece içimizden yükselen hislerle minnettarlıkla niyet ederiz.

    Ve… Sevmek için daha çok neden ararız. Böylece bütünleşme yolunda, gerçek bağ kurmaya ilerleyebiliriz.

    Yalnızız. Yalnızlığı kim seviyor ki?

    Kimler sevginin gücünü keşfetmeye hazır?

    Arzu Aykın

  • Süreci Yönetmekte Başarılı mısınız?

    ”Hayatın bize, ondan beklediğimiz şeyleri vermek gibi bir zorunluluğu yoktur.” – Margaret Mitchell

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Süreci yönetmekte başarılı mısınız?

    Nasıl bilebilirsiniz?

    Dünyaya adım attığımızda temel ihtiyaçlarımızı düşünmemiz gerekmiyor. Bunu, bizim için birileri yapıyor. Yaşımız ilerledikçe, ”Ben de varım.” dedikçe gelişen egomuz kendi yapabileceklerini keşfederken güçlenir ve ”Ben” gelişmeye başlar. Arzuları, hayalleri sınırlarını aşma isteği, aldığı tatları daha da alma isteği ve… Devam eder. Bu gelişme sürecimizdir.

    Hayat bize zıtlıklarla öğretir.

    Çevremizden örnekler alırız. Etkiyle deneriz. İzlenim edinir, bir yargıya varırız. Belki de yargıyı, güçlendiricilerle farkında ya da değil bir eğilim içindeyizdir.

    Her bir arzu ile bu süreci en baştan tekrar tekrar yaşarız. Ta ki doğru soruyu sorana kadar bilinçsizce deneriz. Belki de çoğu zaman ıstırap hissederiz. Zorlanır, yorulur, beklenti ile her şeyi yapmaya razı gelme sözü vererek her kapıyı çalarız.

    Gerçekten her şeyi yapmaya razı gelir miyiz?

    Ne keşfettiniz?

    Herhangi bir arzunuzla ulaşmak istediğinize yönelik süreci yönetmekte ne kadar başarılısınız? Neyin eksikliği ile ne yapıyorsunuz? Ya da tam tersi… Neden?

    Yaşadığınız sonuçları değerleriniz, hayat amacınız ve yaşamınızın diğer alanları ile nasıl ilişkilendiriyorsunuz?

    Tüm yaşamımız boyunca bize bunu bir yerde öğretmiyorlar. Hayat bize öğretiyor.

    Mevcut araçlarınızı, niteliklerinizi, öğrendiklerinizi nasıl kullanıyorsunuz?

    Sürdürülebilir bir başarı için süreci yönetmek ile yani, her gün kendini yenilemek ve size özel niteliklerinizi keşfederken doğru kullanmak bir üst bilinç ile mümkündür.

    Arzu Aykın

  • İşle İlgili ve Kişisel Hedefleri İlişkilendirmede Ne Kadar Başarılısınız?

    ”Hiçbir şey değişmez, biz değişiriz.” – Henry David Thoreau

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Neden buradayız?

    Her gün ve her gün ne yapıyoruz?

    Neden yapıyoruz?

    Neye sahip olmayı arzuluyoruz?

    Elde etmek istediğimiz nedir ki, nasıl, hangi eylemler ile her gün ve her gün niyetimizi yeniliyoruz? Ya da tam tersini, araştırdığımızda hangi eksikliklerimizi keşfediyoruz? Ne hissediyoruz?

    Herkes mutlu olmak ister.

    Kendi hiyerarşinizi kurduğunuz ya da kurarak, zaman, enerji ve paranızı harcadığınız gerekliliklerinizin sizi orta/uzun vadede varmak istediğiniz yere götürüp götürmediğini ya da götürmeyeceğini nasıl tespit ediyorsunuz?

    İşle ilgili ve kişisel hedefleri tek, bütün hale getirmeniz önemlidir. Etkin olmak istiyorsanız en önemli, en yüce değerleriniz ile ilişkilendirmelisiniz. Hedeflerinizin elde etmek istedikleriniz ile uyum içinde olması önemlidir.

    Bu, bir süreçtir.

    Düşünme biçiminiz sizi nasıl ilerletiyor? Her gün beslemek, yenilemek üzere neler yapıyorsunuz? Başarı ya da tam tersini nasıl ölçüyorsunuz? Sonrasında ne yapıyorsunuz? Neden?

    Hayat sizden ne istiyor?

    Arzu Aykın

  • Yaptığını Hangi Amaç ile Yapıyorsun?

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Genellikle çoğumuz kendini yorgun hissediyor. Normalleştirdiğimiz bu hal ile sanki öylesine yaşıyoruz. Bu, normal mi?

    Bunun nedenini de çoğu zaman araştırmadan, aklımıza ilk gelen herhangi bir nedene bağlayarak ve davranış, düşünce, anlayışımızda değişiklik yapmadan yaşantımıza devam ederiz.

    Ve…

    Ta ki yaşantımızda daha büyük hatalar verinceye kadar…

    Bu süreçte, çevrenin etkisinde kendimizi, arzularımızı yönetme becerisinden daha da uzaklaşıyoruz. Çoğu zaman farkında değilizdir. Fark ettiğimiz en mutlu olmadığımızdır. Bu durum deneyimlerimizin içerisinde olmasına rağmen nedeni araştırmadığımız gerçeği, her seferinde yüzümüze tokat gibi vururken bizleri ıstıraptan ıstıraba sürükler.

    Belki de ihtiyacımız olan düşünmek! Bir an düşünmek!

    Çevre seni hangi tarafa çekiyor?

    Tam olarak eksikliğin ne ?

    Yaptığını hangi amaç ile yapıyorsun?

    Nasıl ilişkilendiriyorsun?

    Niyetin ne?

    Amacın, misyonun, vizyonun… ?

    Cevapların sende olduğu gerçeği ile daha nice soru, yolunu aydınlatacak ve seni ulaşmak istediğin yere ilerletecektir.

    Arzu Aykın

  • Karın Ağrısı…

    ”İleri bakarak noktaları birleştiremezsin. Onları birleştirmenin tek yolu geri bakmaktır.” – Steve Jobs

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Bir grup insan gün içerisinde sessizlik ararken diğer bir kısım da tam tersinin yaşamlarında olması için elinden geleni yaptığına çoğunlukla tanık olabiliriz. Gördüğümüz; bu arayışın ikisine de bizlerin sahip olduğudur.

    Kaos tüm hızı ile bizleri sıkıştırıyor. Yükselen egomuzun neler yapabileceğini tahmin etmek istemiyoruz. Ancak gördüğümüzde şaşırmıyoruz. Bir çoğumuz kaosun olumsuz etkilerinin sonuçlarını yaşadık, yaşıyoruz ya da yaşayan ebeveynlerin çocukları olarak kendimizi baskı altında hissediyoruz. Bu bizleri tetiklerken tam tersi için bir yer arayışına çektiğini fark etsek de bunu yapabilecek gücü bulamıyoruz. Hissedilen nedir ki bunu yapamıyoruz? Durduran ne?

    Her ne yapıyorsak durmak, bir ara vermek, düşünmek en eksikliği ortaya çıkarmada etkili olacaktır. Dünyada her üç saniyede bir kişi intihar ediyor. Yine dünyada altı savaş sürüyor ve dünyanın yüze yakın problemi var. Uzmanlar açıklıyor. İnsan denen milyarlarca sayıdaki bizlerin sorumluluğu nerede?

    Peki,

    Sen, önüne çıkan problemlerde nasıl çözümler buluyorsun?

    Kendin,

    Ailen,

    Çevren,

    Dünya için. Çözümlerin yeterli mi? Değilse ne yapıyorsun?

    Bu realitede, bu dünyada yani zıtlıklar dünyasında hislerinde algını nasıl dengeli hissediyor, farkındalıkla nasıl fayda sağlıyorsun? Karın ağrısı…

    Neden karın ağrısı çekiyoruz?

    Karın ağrısı senin için ne demek?

    Ne yapıyorsun? Yüzleşmek için en doğru zaman, bu zaman.

    Sizce milyarlarca sayıdaki canlılara karşı sorumlu muyuz?

    Barış sizinle olsun.

    Arzu Aykın

  • Ekonomik Bağımsızlığınızı Güçlendirme Stratejiniz Nedir?

    ”Bütün zenginlikler zihinde başlar, servet parada değil, düşüncededir.” – Robert Collier

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Yaşamınızda gözlemleyerek ve deneyimleyerek öğrendiğiniz birçok şey içerisinden ekonomik bağımsızlığınıza nasıl sahip oldunuz ya da olmayı planlıyor ve uyguluyorsunuz? Nasıl güçlendiriyorsunuz?

    Yaşamımda öğrendiğim en önemli şey bilgiyi edinmek ve edinilen bilgiyi eylemlerimiz ile harmanlamaktır. Bu da bir süreçtir. Başarılı olmaya hiç takılmadan süreci, yaşamı yönetme becerisi edinmek diyebilir miyiz?

    Dolayısıyla yaşamınızda deneyimlediğiniz başarısızlıklar, hatalar, olumsuz durumlar sizi üzse de bazen sonuçlarını ağır, zor, sağlık sorunlarına da neden olmuş ve yaşamış olsanız da ulaşmak istediğinize adım adım ilerlemeye devam edebilme gücüne sahipsinizdir.

    Birçok geri bildirimden gördüğüm gerçek eksiklik şu ki insanlar arzularının peşinden gidiyor, zamanı, parayı, enerjiyi harcıyor, pişman oluyor ve bunu düzeltmek istiyor. Ancak eğilimlerine spesifik olarak nasıl yaklaşım içerisinde olacaklarını, ne yapacaklarını bilemiyorlar. Bunu düzeltmeyi arzulayan herkesin her gün kendine düşünmek için bir alan açması önemlidir.

    Ve…

    Eksiklik tam olarak nedir?

    Bunu belirledikten sonra kişinin önem verdiklerine yönelik gelecek için bugünden günlük, haftalık, aylık, yıllık aksiyon planlarını hazırlaması ilerlemesinde yeni fikirleri içsel olarak içinde uyandırırken, denemek için fırsatları görmesini sağlayacaktır. Buradaki anahtar konu eksikliğin tespitidir.

    Diğer önemli bir konu da buna inanmanızdır. Yaratmayı istediğiniz bu bağımsızlığı yol boyunca güçlendirirken görselleştirmeniz, daha önceden tespit ettiğiniz size güç verecek araçları kullanmanız önemlidir.

    Tüm bu hazırlık, arzunuzun büyüklüğüne bağlı iken odaklanacağınız yer neresi olacak ki, siz büyük bir ilham ile ilerleyebilesiniz? Sürdürülebilir stratejik planınız için uzman desteği almanızı öneririm.

    Arzu Aykın

  • Neyin Peşinde Koşmaya Değer?

    ”Kendinizi ruhu olan bir beden değil de bedeni olan br ruh olarak görmeye başlayın.”

    – Wayne Dyer

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Gün, hafta, ay derken yıl geçer. Bu arada tam olarak elli iki hafta, üç yüz atmış beş gün, şu kadar saat, şu kadar da dakika olarak…

    İçine sıkıştırılan, giydirilen fikirler, düşünceler, duygular, hisler, arzular, niyetler, eylemler, kararlar…

    Kişinin yaşamı çoğu zaman yorgun, gün bitsin diye başlanılan an’ların toplamı gibidir.

    Peki, dışarı çıktığımızda gördüğümüz kalabalıklar nedir? Mutlu olmak için yapılan eylemler kalabalığı olabilir mi? Anlamadığımız, anlayamadığımız her seferinde ellerimizin boş olduğu. Hissedilen çoğu zaman nedir?

    ”İstiyorum/istemiyorum.” ”Sevdim/sevmedim.” diye söylediklerimizin derinlerinde gerçekten arzuladığımız nedir? Arzularımıza yönelik bir nedenimiz yoksa bir niyet de olamayacaktır. Sadece keyif peşinde koşulan bir durum vardır…

    İnsan tam ve bütündür ve aynı zamanda eksiklik içerisindedir. Bunu anlamalıyız. Anlamak için araştırmalı, analiz etmeliyiz ki kişi kendi, nitelikleri, eylemleri, kararları vb. hakkında içsel bir bakışa gelebilsin ve arzusu için gerçek bir değerlendirme yapabilsin.

    Konfor alanından çıkıp, bir üst bilinci edinmek istiyor musunuz? Eğer istiyorsanız araştırmak önemlidir.

    ”Edinmek istediğim nedir? Neden edinmek istiyorum? Neyin peşinden koşmaya değer?”

    Arzu Aykın