Hayata Dair…

  • Gel, Gör, Bil!

    “Bizim gerçekten, madde ve kuvvetin sanki bir başka dünyanın içine doğru birleşiyormuş gibi göründüğü bir sınıra dokunuyoruz. … Geleceğin en büyük bilim problemlerinin çözümünün, bu sınırda ve bana burada zarif, zor erişilen, güzel ve son derece yalan görünen realitelerin ötesinde bulacağını düşünmeye cüret ediyorum.” William Crookes

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız?

    Bir örnekleme ile başlıyorum. Finans sektöründe çalıştığım profesyonel soru sorma sanatı ile tanıştığım, ayrıca eğitmen olarak da hizmet verdiğim zamanlardı. Arayıcı olan bizler hayat amacımıza doğru kaderin ince ince işlediği o zamanlarda bunu idrak etmeden adanmışlıkla, canla başla çalışıyordum. İşimde, eğitimlerimde soruları iletişim aracı olarak kullanırken iş arkadaşlarımla bir iletişim ağı oluşmuştu; hem de kendiliğinden. Finans sektörü hızlı değişen ve hızlı çözümler üretilen bir sektör olması aramızdaki bağları güçlendirmişti. Neden? Çünkü iletişimimiz samimi ve iş odaklı idi. Aramızdaki bağda bilgi paylaştıkça kaliteli hizmet çoğalır inancı vardı.

    Yine o zamanlardı; değişen, dönüşen dünya koşullarında hala anlayamadığım şeyler oluyordu hayatımda. Araştırıyor, okuyor, sorguluyordum. Güçlü sorular en iyi dostlarım/düşmanlarımdı. Sorguladıkça aldığım, edindiğim cevaplar hoşuma gitmemeye başladı. Daha basit, daha içe doğru bir yaşama doğru çekilmeye başlamıştım. Dışarıdan başka türlü tepkisel davranışlar alıyordum. Ancak içsel ne olduğu hakkında kimsenin bir fikri olmamasına rağmen hayatıma karışmayı, kontrol etme çabaları beni çıldırtıyordu.

    Şimdi, buraya kadar yazdıklarım bir çoğunuzun hayatında, hayatının bir bölümünde deneyimlediği benzer durum/olaylar zinciri olabilir, belki de hala devam ediyor olabilir. Kendinizi dikkatle izlemenizi, gözlemlemenizi önemle rica ederim. Hayatı/hayatınızı okurken lütfen tüm ezbere ya da değil öğrendiğiniz bilgileri hafızanıza geri çağırın.

    Fizik, kimya, biyoloji, matematik, din, ahlak, felsefe, mantık, tarih okuduk; ilkokuldan itibaren genişletilmiş konularıyla. Hayatınıza baktığınızda öğrendiğiniz bilgileri nerede kullanıyorsunuz? Doğanızı bilmeden, içselleştirmeden yani anlamadan! Mesela her doktora gittiğinizde ya da herhangi birine anlattığınız semptomlarınız için her söyleneni uygular mıydınız? Belki de aktara bile gidip, şikayetinizi söyleyip kullandığınız şeyler olmuş da olabilir. Doğamızla ilgili genel bilginin öğrenilmemesinin sonucunda bir çoğumuzun başına dert açmış olabilir. Bunun için bahaneler üretmeyi, ertelemeyi öğrenmiş bile olabilirsiniz.

    Aslında en kolay çözüm başta temeli iyi kurmaktı. Yani kendini bilmek, tanımak üzerine bilimsel yaklaşımla yol almaktı. Aklımızın erdiği, merakla sorular sorduğumuz ve bir türlü cevaplarına ulaşamadığımız soruların cevaplarını öğrenebilecekken okul yıllarında ikinci kez halının altına süpürmüş olduk. Sosyal bir varlık olarak yaşıtlarımızla oynayarak gelişirken iyi/kötü, doğru/yanlış gibi keskin sınırlarla çizilmiş kurallar dizisi ile tanıştık. Peki, gelişen siz neredesiniz? neredeydiniz?

    İnsanoğlu hâlâ arıyor. Öğrenilmiş, koşullu bir çok kural içinde kendini görebilmesi mümkün müdür? Bir de bunların yanında sıraya girmiş tatmin olmayı bekleyen istekleri, hırsları, gücü, itibar ve saygınlık arayışı ile bilginin peşinden koşarken kendi nerede kaldı?

    İnsan mutsuz. Arayıcı yorgun, bitkin, boşluk hissi içerisinde umutsuz, çaresiz, sırtında kamburu, boynunda fıtığı ek olarak yanında tansiyon, şeker, tiroit, kalp, karaciğer, depresyon, panik atak ve benzeri hastalık belirtileri ile o doktor, bu hastane, şu şifa hayatta kalma savaşı içerisinde. Tanıdık mı?

    Kendimize gelmeden göremeyiz, görmeden bilemeyiz. Gerçek doğanızı, evrimleşen fizyolojinizi, bütün gördüğün olanın sonuç olduğu gerçeğine uyanmak, uyanık olmak hâlâ insan için; içinde bir umut barındırır. Zevk/acı ikilemindeki gerçeğe uyanma zamanı! Tüm ilim/bilimin farklı dillerle anlattığı evrensel gerçekleri anlamak için insanoğlunun kendini bilmeye ihtiyacı vardır; tabi ki bilmeyi istiyorsa.

    Komşunun, iş arkadaşının, mahalle esnafının, alışveriş merkezi reyonundaki satış elemanının sadece para için, güç için orada olma gerçeğinin arkasındaki büyük resmi görmezden gelip hizmetin kalitesinden şikayet etmeye, konuşmaya nasıl cüret ettiğimizi bir düşünsek mi? Hiç üstümüze alınmadan hem de… Tanıdık mı?

    İnsan tatmin olmak, mutlu olmak istiyor. Yaratılışımız böyle. Acı/zevk her ikisinden de haz alıyor insan. Yoksa bu kadar kötü olabilir miydik insanoğlu olarak?

    Buraya kadar ki soru şu: Gerçekten ne istiyorsunuz? Hayatınızın tamamına baktığınızda, irdelediğinizde çocuklarınıza, gelecek nesillere hangi mirası bırakmayı arzuluyorsunuz? Hepimiz ya da çoğumuzun bir hayali olduğunu sanıyorum! Ve dünyada yalnız değiliz ve yalnız yaşamıyoruz.

    Dünyada veya dışında gidebileceğiniz bir yer var mı? Bir planınız varsa harika! Bir planınız yoksa hemen orta uzun vadeli bir plan yapmaya başlamak iyi olur mu?

    Değerlerinizin ne olduğunu biliyor musunuz? Öğrenmek istemez misiniz? Cesaret, yeni şeyler tatmaya ve hayatın gelgitleriyle ilgilenmeye istekli olmak demektir. Cesaretliyim demek, hayatın sunduğu fırsatlarla başa çıkma ve etkili biçimde idare edebilirim demektir.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

  • ”Kendi” Hakkınızda Ne Kadar Bilgiye Sahipsiniz?

    ”Öğreteceğim sadece üç şey var; basitlik, sabır, merhamet.” Lao Tzu

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız?

    Hayatımda yana yakıla aradığım tek ”Doğru ve Gerçek” ‘ti. Herkesin Gerçek’i bilmeye hakkı var. Gerçeği, Kendi doğanızı bilmeyi arzuluyor, istiyorsanız adanmışlıkla araştıran öğrenen biri olarak diyorum ki doğru sorulara ve gerçek bir uzmana ihtiyacınız olacaktır.

    Kendiniz hakkındaki gerçek düşünce/fikirleriniz nelerdir? Değişim/dönüşüm denen şey hakkında ne kadar bilgi sahibisiniz? Nelere direnç gösteriyorsunuz?

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Ruhen Çocuk Olmak!

    ”İnsanlar kendi gölgelerinde durup, neden karanlık olduğunu merak eder.” Zen Sözü

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız?

    Dünyaya baktığınızda ne görüyorsunuz? Tek taraflı mı görüyorsunuz? Yoksa ne?

    Eğer, negatif olan yanınız olmasaydı bugün bulunduğunuz yer ve dahası için bir gayretiniz olur muydu? Doğanın bir parçasıyız ve doğa, doğamız her iki yanımızın da sevilmesini hak ediyor. Ne dersiniz?

    Peki, ruhen göreviniz nedir? Hiç düşündünüz mü? Düşünmeye başlayanlardansanız netleştirmek için harika bir gün!

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Üç Dileğin Olsa…

    ”Gerçek keşif yolculuğu yeni topraklar, manzaralar aramayı değil, yeni gözlere sahip olmayı içerir.” Marcel Proust

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Çocukken büyüklerimiz tarafından çoğumuza sorulan bir soru vardır, özellikle de mucizelerle dolu bir çizgi film, ya da film izlemenin sonunda sorulmuş olabilir. Şişenin içinden çıkan cinin sorusu yani! ” Dünyada istediğin herhangi üç şeye sahip olacaksan ne isterdin?”

    Eksikliğini hissettiğiniz şeyi bulduğunuzda gücünüzü de bulacaksınız. Bütün gerçek sizin, kendi hikayenizde keşfedilmeyi bekliyor.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Biz Neyiz?

    ”Asıl önemli olan şeyler hakkında bir uzlaşma bulunmuyorsa, ortak projelere biçim vermek anlamsızdır.” Konfüçyüs

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız?

    Fizyolojik bir anne/babadan dünyaya geldik. Anne/babamızın kuşaklar boyu gelen genetik özelliklerine sahibiz. Ayrıca gerçek şu ki biyolog Charles Darwin’in ”Evrim Teori” ‘sine göre evrimleşmemiz de devam etmektedir. Bunlar çoğumuzun hem fikir olduğu, bildiği düşünceler! Ama, bunun daha ötesinde olan nedir hiç düşündünüz mü? Hiç düşündüğünüz zamanlarınızı hatırlıyor musunuz? Küçücük ellerimizle ve kocaman meraklı bakışlarımızla büyüklerimizi sorularımızla boğduğumuz zamanlar! ”Biz Neyiz? Ben nereden geldim? Biz kimiz? Neden buradayım?”

    Belki şu an siz ebeveynsiniz ve çocuğunuzun ya da torunlarınızın ya da komşu/arkadaş/dostunuzun çocuğunun benzer sorusu ile karşılaştınız. Ya da siz sordunuz/soruyorsunuz! Karşılaşmadıysanız da karşılaşacağınız kesindir. İnsan yavrusunun cevapsız kalan sorusunun cevabını arayıp bulan sayısı artana kadar bu sorunun sorulacağı kesindir. Yani ”Kendini Bilmek” önemlidir.

    Çocukluğumuzdan bugüne kadar her birimizin etkilendiği, kendimize örnek aldığımız büyüklerimiz vardır. Bu tek bir kişi de olabilir ya da bir çok kişi. Örnek aldığımız onun kişiliği midir yoksa sahip olduğu iş yapma becerisindeki eylem/eylemsizlik/özellikleri mi? Bu kişi ya da kişiler en hayran olduğunuz ya da en sinir olduğunuz, özlediğiniz ya da kaçındığınız insani özellikleri sergileyen olabilir mi? Cevabınız evetse, şu an nasıl, hangi deneyimlere sahipsiniz? Ne öğrendiniz?

    Hayat amacınızı biliyor musunuz? Bilmiyorsanız belki adını hala koyamadığınız şey, durum sizde sorun yaratıyor olabilir mi? Peki, neye ihtiyacınız var? Hayatınızda neyin eksikliğini hissediyorsunuz?

    Yazıyı tamamlarken üzerinde bir süredir pratik yaptığım, dostlarımın da beni yüreklendirmesi ile başlattığım eylemi/aksiyonu paylaşmadan önce her birinin varlığına şükranla, dostlarıma huzurunuzda tekrar teşekkür ediyorum. Sürecin içinde hep birlikte.

    Siz sevgili okurlara artık sesimle de ulaşıyorum. ”Arzunun Dünyasında, Arzunun Dönüşümü” yeni başlayan podcast! Seri halinde olacak bölümleriyle karşınızdayım. Bir’likte, birlikte gelişmek… Takipte kalın.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Haftada Kaç gün Egzersiz Yaparsanız Neleri Başarabilirsiniz?

    ”Beden asla yalan söylemez.” Martha Graham

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız? Bugün 29 Ekim Cumhuriyetin yüzüncü yaşını sevgi ve saygıyla hep birlikte kutluyoruz. Hepimize kutlu olsun sevgiyle.

    İyi oluş, iyi olma hali hem sağlık hem de hastalık olgularını içerisinde barındırır. Kendinize bütünsel bir bakışla ne kadar yaklaşım gösterebiliyorsunuz? Fizyolojik rahatlamayı, bağışıklık sisteminizi güçlendirmeyi hangi biçimlerde yapabiliyorsunuz? Yeterince su içebiliyor musunuz? Peki, uykunuz nasıl? Kısacası temel fizyolojik ihtiyaçlarınızı dikkatle, yeterince karşılayabiliyor musunuz? Kendinizi dinleyip, fizyolojinizi dinlendiriyor musunuz? Beslenmenizi farkındalıkla yapabiliyor musunuz? Mevsimlere göre mi besleniyorsunuz? Belki de sigara, alkol hatta yeme gibi, nedenlerini görmezden geldiğiniz bağımlılıklarınız var! Erteleme, bahane kısır döngüsü içerisinde kontrol edemediğiniz, hatta bastırdığınız duygulara mı sahipsiniz? Biliyor musunuz size özel güçlü, doğru sorularla cevapların sizde olduğunu. İrade gücü ve sabırla her şeyin çözümü mümkündür.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Arzuladıklarınıza Ödediğiniz Bedel Nedir?

    ”Bolluk bir yaşam ve düşünme biçimidir, sadece para ya da varlıklarla ilgili değildir. Darlık bir yaşam ve düşünme biçimidir, sadece para ve varlıklarla ilgili değildir.” Eric Butterworth

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız?

    Zaman bilincinde değilsek nasıl hissediyoruz? Zaman daraldı hissi belki baskıyla suçluluk, öfke…

    Yıl bitiyor. Bu yılın +- analizinizi yapabildiniz mi? Eğer analizi doğru, samimi gerçekçi yaparsanız, en sonunda, size sizi anlatan gerçek bir sonuca ulaşacaksınız. Şimdi ilerlemek istiyorsanız, yeni yıla yeni bir başlangıçla, sürdürülebilir bir süreç içerisinde olmayı arzuluyorsanız, eksikliğini hissettiğiniz arzularınızı gerçekleştirmek için hayatınızın tamamına bakarak düşünülmesi gereken asıl, ilk soru; bedel ödemeye hazır mısınız? Peki, ne kadar ve nasıl bir bedel ödemeye hazırsınız? Karar verdiğinizde bunun için bütünsel, stratejik bir aksiyon planına ihtiyacınız olacaktır. Yani size doğru soruları sorarak özgüveninizi arttıracak bir uzman desteğine!

    Hayatı bir kutlamaya çevirebilirsiniz!

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

  • Kariyer İçin Yönü Güncel Tutun!

    ”Bu karmaşık dünyada problemleri çözmenizi mümkün kılan tek şey sezgisel sıçrayışlardır. İnsanın bilgisayara karşı en büyük üstünlüğü budur.” Tom Peters, Robert Waterman

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba,

    Hayatınızda eksikliğini hissettiğiniz ne ya da neler varsa, ilerlemek için tekrar tekrar hedefinizi kendinize hatırlatmanız önemlidir. Ayrıca bu hedefinizi korumak, her sabah ve her akşam hatırlatmak, odaklanmak, yoğunlaşmak için de meditasyon yapmanız bir o kadar önemlidir. Stratejik hedefinizi yaptıysanız kariyerinizde ilerlemeniz için size itici güç olacak bir soru geliyor şimdi.

    İşinizin; dokuz madde ile yazacak olsanız ana amacı, hedefi nedir/ nelerdir?

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

  • Majörler ve Minörler

    ”Eğer evrenin düzenini yeterince anlayabilseydik onun en bilgemizin dahi hayallerinin ötesinde bir şey olduğunu görürdük. Onu, olduğundan daha mükemmel hale getirmek mümkün değildir.” Leibniz

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız? Haftanın yazısında bir çok konu içerisinden hangisini yazacağımı bilemedim; ta ki deneyimlediğim durum ve olaylarda edindiğim hislere odaklanana kadar. Bir soruyla başlayacağım bu haftanın konusuna. Siz, değerli okurlardan +- majörler ve minörlerden bir bakışla cevaplarınızı görmenizi rica ediyorum. Teşekkür ederim.

    Soru:

    Sizi ve yaşamınızı hangi inançlar idare ediyor?

    Bu soruya cevaplar aramadan önce kendinize ve çevrenize gösterdiğiniz anlayış/hoşgörü sınırlarınızı genişletmenizi öneririm. Bu, sizin daha sakin ve rahat olmanızı sağlarken durum/olay/kişilere dürüstçe bakmanıza aracı olacaktır. Zihninizde yeni, sanal anılar yaratmanızın önüne geçer. Kendi değerinize yaklaşımınızda, gerçeğinize, olduğunuz gibi kabul edebilmenizi sağlar.

    Farz edelim ki hedeflerinizi belirlediniz, bunların gerçekten istediğiniz şeyler olduğuna eminsiniz, bu hedeflere en yüce değerlerinizle gerçekleştireceğinizi de biliyorsunuz, bir stratejik aksiyon planınız da var ve hatta çalışmaya da başladınız. Ancak ters giden bir şey var ve bir türlü eyleme geçemiyorsunuz. Anlayamadığınız, bilemediğiniz bir iç dirençle karşılaştınız… Kafanız karışmış bir haldesiniz. Nerede hata yaptığınızı bulmak üzere en başa dönüyorsunuz! Belki de içsel, kendinizi suçlar bir halde buluyor, bilinçsizce size hizmet etmeyen bir kaç eylemde bile bulunuyorsunuz. Dalgalanan duygularınızla kafanız daha da karışıyor… Daha da yazabilirim ancak bu kadarı bile çoğumuz için tanıdık, yaşanan durumlar olduğunu düşünüyorum. Ne dersiniz?

    Çoğumuz farkında ya da değil bilinçaltı ile algıladığımız bilgi/düşünceyi ne yaptığımızı bilmeden sahipleniriz. Tabi bir de ”DNA”; genetiksel özelliklerimiz! Farkındalık eksikliği aşırı duygu yükleri biçiminde ortaya çıkabilir. Yanıt vererek değil tepkisel yaşamak sıkışmışlık hisleri arasında majörlere ve minörlere sebep olabilir. Yani kaçmak ya da saldırmak, zevk/acı gelgitinde mutsuz bir yaşam deneyiminde nefes harcamak!

    Peki, bakış açınızla isteklerinizi gerçekleştirirken hangi sağlıklı/sağlıksız duygu alışkanlıklarına sahipsiniz? Günlük konuşma diline yerleşmiş fark edilmeyi, değişimi dönüşümü bekleyen alışkanlıklar! Sizi olumlu/olumsuz tetikleyen eylem, eylemsizlik ya da özellikler nelerdir? Haydi, Bir’likte düşünelim.

    Gerçekten, gerçek mutluluğu arıyorsanız size ait/ait olmayan gizli kalmış tüm yönlerinize bir dokunuşla aklın muhakeme yeteneği ile analiz ederek şu an bulunduğunuz yıkıcı/olumsuz zihinsel, duygusal, ruhsal durumdan özgürleşebilirsiniz. Hayatın amacını, sizin hayat amacınızı, değerlerinizle bilinçli farkındalıkla huzur, mutluluğu yaşayabilirsiniz. Tüm ilim/bilim doğayı incelemiştir. İnsan da doğanın parçası. ”Kendini bilmek” ve ”Doğayı bilmek” önemli. Bireysel ve insanlık olarak sorumluluklarımızın bilinciyle adanmışlıkla, gayretle, kararlı, emin adımlarla…

    Bu hafta 29 Ekim haftası ve Cumhuriyet’in 100. yaşını saygı ve sevgiyle Bir’likte kutluyoruz ve hepimize kutlu olsun. Kültür yayınlarının Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk kitabından 29 Ekim 1923 tarihli konuşmasından alıntıyla, sorular ve cevaplarıyla siz okurları baş başa bırakıyorum.

    Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!

    Bir’likte, birlikte gelişiyoruz.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın

    ” Saygıdeğer arkadaşlar, dünya çapında önemli ve olağanüstü olaylar karşısında saygıdeğer ulusumuzun gerçek uyanıklığına ve uyanışına değerli bir belge olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunumuzun bazı maddelerini açıklığa kavuşturmak için kurulan özel komisyon tarafından yüksek heyetinize önerilen kanun tasarısının kabulü dolayısıyla Türkiye Devleti’nin zaten dünyaca bilinen, bilinmesi gereken niteliği, uluslararası bilinen adıyla adlandırıldı. Bunun doğal gereği olmak üzere, bugüne kadar doğrudan doğruya Meclis başkanlığında bulundurduğunuz arkadaşınıza yaptırdığınız bu görevi, cumhurbaşkanı unvanıyla yine aynı arkadaşınıza, bu aciz arkadaşınıza veriyorsunuz. Bu münasebetle, şimdiye kadar hakkımda gösterdiğiniz sevgi, içtenlik ve güveni bir defa daha göstermekle yüksek değerbilirliğinizi kanıtlamış oluyorsunuz. Bundan dolayı yüksek heyetinize ruhumun bütün içtenliğiyle teşekkürler sunarım.
    Efendiler, yüzyıllardan beri Doğu’da haksızlığa ve zulme uğramış olan ulusumuz, Türk ulusu, gerçekte yaratılıştan sahip olduğu özelliklerden yoksun kabul ediliyordu.
    Son yıllarda ulusumuzun fiili olarak gösterdiği yetenek, eğilim ve kavrayış, kendi hakkında kötü düşüncede bulunanların ne kadar aymaz ve ne kadar gerçeği görmekten uzak, görünüşe aldanan insanlar olduğunu pek güzel kanıtladı. Ulusumuz sahip olduğu niteliklerini ve yeterliliğini, devletinin yeni adıyla uygarlık dünyasına daha çok kolaylıkla göstermeyi başaracaktır. Türkiye Cumhuriyeti, dünyada elde ettiği makama yaraşır olduğunu yaptıklarıyla kanıtlayacaktır.
    Arkadaşlar, bu yüce kurumu var eden Türk ulusunun son dört yıl içinde kazandığı zafer, bundan sonra da birkaç katı olmak üzere belirecektir. Bendeniz eriştiğim bu güven ve itimada yaraşır olmak için pek önemli gördüğüm bir noktadaki gereksinimi bildirmek zorundayım. O gereksinim, yüksek heyetinizin bana gösterdiği sevgi, güven ve desteğin devamıdır. Ancak bu sayede ve Allah’ın yardımıyla, bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri iyi yapmayı başarabileceğimi ümit ederim.
    Her zaman, saygıdeğer arkadaşlarımın ellerine çok içten ve sıkı bir şekilde yapışarak kendimi onlardan bir an bile ayrı görmeyerek çalışacağım. Ulusun sevgisini her zaman dayanak noktası kabul ederek, hep beraber ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mutlu, başarılı ve muzaffer olacaktır.” Mustafa Kemal Atatürk

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

  • Yapabileceğinizin En İyisini Nasıl Ortaya Çıkarsınız?

    Günlük yazma konuları
    Hangi yemekte uzman olduğunuzu söyleyebilirsiniz?

    ”Dünyadaki bütün yaratıklar arasından sadece insan kalıplarını değiştirebilir. Sadece insan kendi kaderinin mimarıdır. İnsanlar, zihinlerinin iç yaklaşımlarını değiştirerek, yaşamlarının dış özelliklerini değiştirebilirler.” William James

    Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

    Merhaba, nasılsınız?

    Birlikte hayal edelim: Dünya kocaman bir kazan. Ve hep birlikte kazandayız. Bu kazanda, varoluş sebep/sonuç ile ”En” lezzetli yemeği yapmanız istenseydi, yapabileceğinizin en iyisini yaparak yemeğe nasıl bir lezzet katardınız? Hangi en iyi yeteneklerinizle ya da gelişen hangi yeteneklerinizle güç birliği, ortak niyetle? Bu kazana lezzet katma nedeniniz ne?

    Bir de aynı soruya cevap ararken hayatta kalmak üzere yemek yiyen ve yemek yapan kendi bakışınızla, evlerinizde, kendinize ait hangi hisleri yakalıyor, fark ediyorsunuz? Yorumlarınızı merakla bekliyorum.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Arzu Aykın