Hayata Dair…

  • Şikayet Ederken Sorgulamayı Hatırla

    ”Gerçek zor bir sevgilidir, çünkü her zaman beraber çıktığı kişi ile dans etmez.”

    – Pam McGrath

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Merhaba,

    Devam ederken bir pratikle başlayalım;

    Bir gün uzun süredir görmediğiniz arkadaşınız ya da daha da yakın bir dostunuz ile karşılaştınız. Belki herhangi bir kaldırımda, belki metroda, belki tam alışveriş sırasında ya da yanlışlıkla bir telefon aramasında! Neler olduğunu; eylem, eylemsizlik ve özellik olarak hatırlayın.

    Ne hissettiniz? Sonrasında ne yaptınız?

    Bir araya gelinen sosyal ortamlarda grupların aralarındaki iletişim bireylerin bireysel arzularına göre, bağa yönelik değil. Zamanı, enerjilerini, paralarını onları bir araya getiren ortak bir amaç olmadığından grup öylece israf ediyor. Dolayısıyla içsel ya da dışsal memnuniyetsizliklerin dile gelmesi, belki arkadan konuşmaların normalleştirildiği bir dünyanın içinde mutsuz olmaya devam ediliyor.

    Sorgulamak, araştırmak, incelemek çok önemli. Aksi takdirde gerçeklerden uzaklaşılmış olmaz mı?

    ”Hata, kusur görendedir.” diyor atalarımız.

    Hissetmediğim, hissetmekten uzak durduğum her iletişimde algımdan bir yargıya sahibim değil mi?

    Dolayısıyla gerçek nedir bilebilir miyim?

    Şimdi, aklın fonksiyonlarını kullanmanın tam zamanı!

    İçinde bulunduğun dünyada mutlu olmak isteyecek ama daha derinden olamayacağını biliyorsun. Çünkü bir çok keredir deniyorsun. Giderek de yoruluyor, hatta yaşlanıyorsun.

    Gerçekten mutlu olmayı isterken ilk adımı atacak gücü nasıl bulursun?

    Bir çok yerde okuyup görmene hatta aldığın eğitimler sırasında kısa bir an olarak deneyimlemene rağmen neden adım atmadığını, atamadığını biliyor musun?

    Öğrenmek, cevapların sende olduğu doğru sorularla başlar.

    Zamanı lehine çevirmek sizin elinizde.

    Barış sizinle olsun. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Egzersiz Yapmak Neden Önemlidir?

    ”Gördüğüm bazı hastalar, zihinlerinin hastalıklı düşüncelerini bedenlerine bulaştırmışlardı.” – Zacharty Bercovitz

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Merhaba,

    Bazı insanlar egzersiz yapmayı severken bazıları hiç sevmez. Kişi, çevrenin etkisine göre sonuçları deneyimler.

    Size faydaları/zararları diye yazmayacağım. Zaten biliyorsunuz. Dikkatinizi çekmeye çalıştığım başka bir şey var.

    Hayatında egzersiz yapmayı sevmeyen kişinin bile en az bir kere denediğini bilirsiniz. Çevrenizde gözlemlemiş, tanıklık etmişsinizdir. Belki neden yaptığını bile sorgulamış olabilirsiniz. Eğer o kişi sizseniz yani egzersiz yapmayı sevmeyen önem verdiğiniz şeye göre egzersiz yapmış olabilirsiniz.

    Neden egzersiz yaptınız?

    Nasıl bir yaklaşımla neler yaptınız?

    Aşama aşama hedefinize ilerlerken neye göre ölçüm yaptınız?

    Ne elde ettiniz?

    Sonrasında sahip olduklarınızla ne yaptınız?

    Elde ettiklerinize göre hayatınızın diğer alanlarına nasıl entegre ettiniz?

    Entegre edemediyseniz hayatınızda ne oldu? Şimdi sahip olduklarınız ve olmadıklarınızla ne yapıyorsunuz?

    Barış sizinle olsun. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Sevmek mi Sevilmek mi?

    ” Sevgi birbirinize bakmak değil, birlikte aynı yöne bakmaktır.”

    – Antoine de Saint-Exupery

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Merhaba,

    Sevgi kavramına yaklaşım herkesçe farklıdır. Ancak sevgi bir nitelik ve eylemi ihsan etmek diğer bir deyişle vermektir.

    Sevmek mi sevilmek mi diye sorarken bir farkındalık yaratmak istedim. Egoist doğamız sadece kendini severken, sadece sevilmek ister. Çoğu kişinin fark etmediği, edemediği bir gerçektir. Bir çok metot kendini sevmelisin diye başlar. Oysa ki kişi ve hayatında en büyük problemi yaratan, kendini sevmesidir.

    Şimdi bu bilginin ışığında dost sohbetlerinde diyaloglara kulak kabarttığınızda kişinin diğerlerince sevilip sevilmediği kişi için önemli bir durum olduğunu bilmiyorsanız da öğrenmiş olursunuz. Benzer şekilde eşler arasında da konuşulan budur. ”Beni seviyor musun?” ”Artık beni sevmiyorsun.” ve benzeri…

    Peki, siz sevdiklerinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Hangi özelliklere göre seviyor/sevmiyorsunuz?

    Çevrenizdeki insanları oldukları gibi seviyor musunuz?

    Yoksa sürekli birilerini değiştirmek, düzeltmek isteği ile diyalog içinde misiniz?

    Peki,

    Çevrenizdeki insanlarla birlikte olmaktan ne kadar haz alıyorsunuz?

    Derin düşünülmesi gereken bir kaç soru. Bir hata ya da kusur görüyorsanız, kusur görendedir.

    Ve…

    Bir çok insanın referans aldığı ideal tanımı vardır. İdeal tanımınızı nasıl, nereden oluşturdunuz? İdeal tanıma yakın mısınız? Değilseniz ne yapıyorsunuz?

    Neden?

    En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Kendini Bilmeye Dair…

    ” Ne yaparsanız kendinize yaparsınız. Diğerlerini yargılamak kendi hatalarınızı çoğaltır.” – Buddha

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Merhaba,

    Dışarıyı her gözlemlediğimde hepimizin bilinçli ya da değil yükselen ıstırabın içerisinde aradığı şey tek olmalı diye düşünmeden edemiyorum. Birbirimizi hissetmeyi, anlamayı, birbirimiz için, karşımızdakine mutluluk vermek üzere herhangi bir şeyler yapmayı unuttuk. Belki kendisi için keyif almanın peşinde olduğumuz realitede bir kaç hazzın uğruna atalarımızın bize bıraktığı mirası unuttuk. Koşullar diye de kendimizi avutuyoruz belki de…

    Görünen o ki unuttuğumuz kafamızı ellerimiz arasına alıp, düşünmek için çok uygun koşullardayız. Tabi ki düşünmek isteyen için uygun koşullar…

    Hepimiz kendi doğamız içerisinde kendimiz için şu ya da bu biçimde hapsolmuşuzdur. Kendini sevmediğini iddia eden ancak kendisinden başka kimseyi sevemediğimiz koşul! Dolayısıyla korku, güvensizlik, şüpheler, suçluluk, utanç, kıskançlık duygusu, belirsizlikler bizleri tutsak eder.

    Elbette hepimiz kurtarılmayı hak ediyoruz. Ancak bunun için en güçlü duygulardan biri olan nefretin üstüne çıkmamız ve böylece özgür iradeye sahip olabilmemiz gerek koşuldur.

    İçerisinde bulunduğumuz yeri önce mantık ile sonra kalp ile analiz etmemiz ve ikisinden yükselen bir niyetle hayattan canlılık almaya gelmek belki de…

    Dolayısıyla kendini bilmeye dair sorular bizi arzuladığımız yere getirecektir. Bilmekten öğrenmeye, öğrenmekten denemeye, deneyerek de başka hislere, anlayışa, hiç bilmediğimiz sevgi kavramına ve Gerçek’ e belki de…

    İhtiyacınız olanı sormanın tam zamanı!

    Ve…

    Sonrasında hayat amacınıza yönelik ilk küçük adımınız ne olurdu?

    Barış sizinle olsun. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Senin İçin Doğru Olan Ne?

    ”Gerçek yerler haritada bulunmazlar.” – Herman Melville

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Merhaba,

    Bir durum/olay içerisinde doğru halde nasıl bulunabilirsiniz ve bunu nasıl anlarsınız?

    Kişinin kendisi için doğru olanı bulması derin bir iç sorgulamayı gerektirir.

    İçinde bulunduğunuz koşulda henüz kararsızlık yaşarken olduğunuz, yaptığınız, sahip olduklarınız ile hayatınızı nasıl yönetebilirsiniz?

    Peki,

    Siz kimsiniz? Tüm deneyimleriniz, tecrübeleriniz, yetenekleriniz ve hayatınızda amaçladıklarınız ile kimsiniz?

    Doğru hal için tüm eylem, eylemsizlik, özellikleri ile önemli olan size yardımcı olacak olanı bulmaktır.

    Sizi sorgulamaya iten hisleriniz nedir?

    Peki, tüm aksiyonlarınızın ortak özelliği nedir?

    Ve…

    Kendini Bilmeye dair büyük bir arzunuz varsa nice cevapların sizde olduğu özel sorular, sizin için doğru olanı verecektir.

    Hayatınızda gerçekten istediğiniz şeyi nasıl bulacağınızı ve onu gerçekleştirmek için sizde var olan kaynakların zenginliğinden, yeteneklerinizden nasıl yararlanacağınız sizin arzunuza, niyetinize, çabanıza ve benzeri şeylerin birlikteliğine bağlıdır.

    Denemek ve bilmeye gelmek için yeriniz var mı?

    En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Tecrübenin Dönüştürücü Gücü

    ” Yönetim her şeyi hizaya sokmak için iş başındadır, ama gerçekler bütün kalıpları kırar.” – Garrison Keillor

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Merhaba,

    Tecrübenin dönüştürücü gücü bir süreçtir. Bir keşfetme eylemleri içerisinde yönü tam ve net hale getirene kadar ıstıraplı ya da değildir.

    Hayatınızın tüm alanlarından gözlemlediğinizde en önem verdikleriniz nedir? Size neşe veren, gözlerinizi ışıldatan ve hatta ilham veren, sizi harekete geçiren nedir?

    İçsel hissettiğiniz büyük bir ateşe dönüşecek bir kıvılcım belki…

    Korkusuzca, engellere rağmen ilerlemeye devam etmeye sizi iten nedir?

    Tarih bizlere ilham veren bir çok eylemlerle doludur. Sizi etkileyen nedir?

    Ve…

    Sizde hangi sonuçlarla, neye sahip olmanızı sağladı? Sonrasında daha da diyerek ne yapıyorsunuz? Neden?

    Barış sizinle olsun. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Bilincin Seviyeleri İle İlişkilenmeye Dair

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Merhaba,

    İçinde bulunduğumuz dünyada sizce konuşulmamış ve konuşulamayacak olan nedir?

    Bu soruya cevap ararken fark edersiniz ki cevaplarınız içsel hislere göre, anlamanın bir sonucudur. İçsel olanı da kullandığımız dil ve eylemlerimiz ile ifade ederiz.

    Dünyamızda bilgiye ulaşmanın kolaylığı beraberinde başka zorlukları da getiriyor ki bu da, kişinin yabancılaşmasını, yalnızlaşmasını daha da tetikliyor. Sürekli, birbirini izleyen arzularının peşinden koşmak kişiyi, bunun içsel hissedilen duyguları içerisinde, tatminsiz ve daha da dengesiz haline getiriyor.

    Sizce burada neyin eksikliği hissediliyor da içinden çıkılamaz bir halde, hepimiz mutsuz, başka yerlerde bir arayış içerisindeyizdir?

    Mecbur yaptıklarınız,

    Yapsam iyi olur dedikleriniz,

    Evet, istiyorum listeniz,

    Arzularınız,

    Seçebilme ayrıcalığınız…

    Ve…

    Severek yaptıklarınız…

    Düşünebilmek için önce yere ihtiyacınız olacak.

    Barış sizinle olsun. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Daha Fazla ve Daha Fazla

    ”En büyük korkumuz yetersizliğimiz değildir. En büyük korkumuz ölçüsüzce güçlü olmaktır. Bizi korkutan karanlığımız değil, ışığımızdır. Kendimize sorarız, ”Ben kimim ki güzel, yetenekli, muhteşem ve olağanüstü olayım?” Aslında kimsin ki böyle olmayasın? Yaradan’ın çocuklarından birisin… Kendi ışığının yanmasına izin verirsen, başkalarınınkini de yakarsın…” – Nelson Mandela

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Merhaba,

    Zamanında öğretmenlerimden öğrendiğim hayatı, hayatın anlamını, amacını sorgulamaya, öğrenmeye devam etmemizdi.

    Cesaretle, korkusuzca denemeye devam etmemizdi.

    Böylece kişinin kendi doğrusuna ve Gerçek bilgiyi edineceği kesindi. Her şeye rağmen ciddiyetle çalışmak önemliydi.

    Ve…

    Ben de diğer pek çokları gibi öğrenmeye, öğrendiklerimi edinmek üzere öğretmenlerimden ilham alarak, öğretmenlerimi örnek alarak elimden gelenin en iyisini yapmaya çaba sarf ediyorum.

    Her şeye rağmen yeni, gelecek nesiller için hayatın amacına yönelik en iyi hizmeti vermek üzere buradayım.

    Peki, siz öğretmenlerinizden ne öğrendiniz?

    Tüm öğretmenlerimizin günü kutlu olsun. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Farkındalık Anlayışına Gelmek

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    ”İnsanların davranışlarına bak, yapabildiğin kadar nereye gittiklerini gör. Bu yöntemi daha da anlamlı hale getirmek istiyorsan, önce kendi üzerinde uygula.”

    – Marcus Aurelius

    Kesin gerçekleriniz, değişmez doğrularınız nelerdir?

    Ve…

    Bugünün son sorusu:

    Ne yapmaya hazırsınız? Neden?

    En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın

  • Önemli Bir Sorudur

    Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.

    Merhaba,

    Daha da bireyselleşen dünyada sadece bir sorudur. Ancak bu soru, önemlidir.

    Herkese göre önemi değişiklik gösterir.

    ”Ne istiyorsun?”

    Anlık cevaplar arasında mısın? Yoksa bir amaca yönelik cevaplar içerisinde misin?

    Ne istiyorsun? Gerçekten tam olarak istediğin, arzuladığın nedir? Eksiklik hissettiğin?

    Çocukken, ergenlik dönemine geçişte, öğrenim süreçlerindeki geçişlerde, dost sohbetlerinde, bir derste, bir sertifika sahibi olduğunda, uzmanlaşmak istediğin konuya yönelik, belki işte ya da eşin/sevgilin/çocuğun ile bir tartışma esnasında sorulan bir sorudur.

    Sorun şu ki bu soru, amaca yönelik öğrenilememiş, anlaşılamamış bir sorudur.

    Çevrenize baktığınızda gördüğünüz, hissettiğiniz kaos diye tanımladığınız bu olabilir mi?

    Kişi kaderini yaşamak istiyorsa aklın fonksiyonlarını doğru bir biçimde kullanmaya yönelik hazırlık yapmak zorundadır. Herhangi bir eğitimde öğrenilen bir kavram vardır ki bu kavram tüm öğrenim sürecinde, tüm öğrenilen, uzmanlaşmak istenilen tüm alanlar için geçerli bir koşuldur.

    Çerçeveyi çizmek.

    Kişi bunu kendi inşa etmek zorundadır. Diğer bir deyişle orta, uzun vadeli en yüce değerlerine göre kendine dair sahip oldukları, olacakları ile…

    Bu başka bir kaç problemi de beraberinde getirir ki bunu nasıl fırsata çevireceğiniz sizin bunu nasıl kullandığınıza bağlıdır.

    Barış sizinle olsun. Sevgiler, saygılar.

    Arzu Aykın