-
Arzu Edilen Bir Duruma Nasıl Ulaşırsınız?
”Her şey hakkında bir şeyler ve bir şey hakkındaki her şeyi öğrenmeye çalışın.” – Thomas H. Huxley

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Spesifik bir hedefiniz var mı?
Ne istediğinizi, tam olarak eksikliğinizi tespit edin.
Süreç içinde küçük ölçer zaman aralıklarınız olsa nasıl ilerlerdiniz?
Öncelikli değerleriniz ile uyumlu mu? Değilse bir çalışma yapabilirsiniz.
Fırsatları görecek bakış açısına nasıl sahip olurdunuz?
İtici gücünüz ne olurdu?…
Ve…
En önemli sorulardan biri de;
Başardığınızı nasıl bileceksiniz?
Daha da fazla arzunuzu büyütecek, yönünüzde sizi ilerletecek, potansiyelinizi açığa çıkartacak tam bir doyuma getirecek, bir süreci yönetecek üst bilince ihtiyacınız olacaktır.
Çerçevenizi oluşturmaya hazır mısınız?
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
Tahammül Sınırın Nedir?
”Eğer evrenin düzenini yeterince anlayabilseydik onun en bilgemizin dahi hayallerinin ötesinde bir şey olduğunu görürdük. Onu, olduğundan daha mükemmel hale getirmek mümkün değildir.” – Leibniz

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Çoğu zaman duyuyoruz, görüyoruz ve hatta biliyoruz ki; evrenin olduğu şekliyle muhteşem olduğunu. Ancak bu durum insanın ıstırabının önüne geçemez.
Peki, neden?
Düşünülmesi, araştırılması gereklidir.
Kişi, ortalama bir insan ömrünü referans alarak belki de süreci, koşulları, arzuları, düşünceleri, niyetleri ile önem verdiklerine göre kendi gerçekliğine bir dalış yapması uygun olabilir. Bu dünyaya baktığımızda gördüklerimizin bizi getirdiği noktadan, hissedilenin içinden, nereye yön alacağımızın tüm cevapları insanın kendisindedir.
Sorun şu ki bu cevapları nasıl duyacağımızı bilemiyoruz. Durmak bilmeyen, tetiklenen arzuların peşinden koşuyoruz. Yorgunuz. Ancak durmuyoruz. Rutinlere göre yaşayan bir beden ve dünya içerisinde kim, ne, neyin içinde farkındalıktan uzak, ıstırap içindeyiz. Bu ne iyidir, ne de kötüdür…
Ne zamana kadar? Fark edip, duruncaya kadar.
İşte o zaman kişiyi kendini bilmeye getirecek sorularla zihni meşgul olmaya başladığı andır. Hatta ilerledikçe çok önceleri bu sorulara cevap aradığını da fark eder. Şimdi ilerlemesi, büyümesi, gelişmesi için kişiye daha çok yer vardır. Sadece kendisine değil, çevresine, çevresi ile ilişkilerine de pozitif etkisi vardır.
Gerçek şu ki zorlanmadan gelişemeyiz. Zorlanmak bize çoğu zaman ürkünç gelir. Çünkü bunu nasıl itici bir güç olarak kullanabiliriz düşünmemiş olabiliriz. Bizi bu noktaya getiren sonuçlar içerisinden bazen görürüz ki ya öğrenmemişizdir ya da kasıtlı istemiyoruzdur.
Tam da o an karar anıdır!
Cevaplarınıza ulaşmak istiyorsanız kendini yönetmenin bir üst bilinci edinmekten geçen bir süreç olduğunu ve bir eksiklik olarak hissedildiği bu durumu fark etmeniz ilk adım olup, önemlidir.
Hayat sizden ne istiyor?
En iyi dileklerimle.
Arzu Aykın
-
Birlikte Bir Amaç ile Hayatı Edinmek Nasıl Olurdu?
”Hiç bir şey değişmez, biz değişiriz.” – Henry David Thoreau

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Hangi yaşta olursak olalım her birimiz için bir aile kavram tanımı vardır. Öğrendiğimiz, geliştirdiğimiz niteliklerimiz, özelliklerimiz zaman ile koşulların içinden kimi zaman ayrılıklar ile sonuçlanır. Ancak her ne kadar ayrılık olsa da daha derinden fark edemediklerimiz vardır. Çoğu zaman fark ettiğimiz ailem kavramı ile ilişkilendirdiğimiz kişilerin değişmesidir.
Kişiler değişir ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli, bizim ilgilenmemiz, araştırmamız gereken unsur anlayışın değişmesidir.
Sonuçta fark edersiniz ki aslında deneyiminizdeki anlayışınız değiştikçe ilk büyümenize destek olan kişilerden öğrendiklerinize, biriktirdiğiniz anlayış ile algınız değiştiğinden ailem kavramı içinde merkez siz ve sizi çevreleyen çevrenizin birlikteliği pozitif, doğru yaklaşım gayretiniz sayesinde ilişkilerinizde daha derin, sarsılmaz, sevgiyi inşa etmeye başlarsınız.
Böylece, yani anlayışımızın değişmesi ile yaşadığımız, yaşayacağımız her şeye minnettar olabiliriz.
Yazıldığı gibi yapması kolay bir şey değildir. Bir metot yardımı ile en tetiklendiğimiz olumlu ya da olumsuz eylem, eylemsizlik ve özellikleri anlayışımızda dengeye getirebiliriz.
Ve…
Daha bir kaç sorunun beraberliğinde kendini bilmeye oradan da daha ileriye bir üst bilinç edinmeye gelebiliriz.
Hayatınızda aradığınız kalite ise, potansiyel olarak sizde mevcut olanı, cevaplarınızı ortaya çıkaracak doğru sorulara ihtiyacınız olacaktır.
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
Farklı Bir Bakış ile Yaşamında Ne Değişir?
” Hayat ilk hediyedir, sevgi ikinci ve anlayış da üçüncü… ” – Marge Pierey

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Yıllar!
Aylar ve günler!
Derken…
Benzer haberlerle dünyada giderek daha da artan olaylar karşısında bir çok hislerin içinden geçiyoruz. Kayıtsızca, hatalı algıların içinden yükselen ıstırabın seslerinde paydaş oluyoruz.
Olaylardan çıkacak pozitif, olumlu sonuçlara bakabilme gücüne sahipseniz işte o zaman yaşamınızda değişim için adım atacak bir yer inşa edebilirsiniz. Ayrıca çevrenize de örnek olabilirsiniz. Bu sizi kırılamayan döngülerden, çoğunluğun toteminden kurtarır.
Aklın kalbin birliğinde…
Yaşamımızın belli bir dönemine denk gelen benzeri felaketlere çoğumuz tanıklık ettik. Peki, tanıklığın sonucunda ne yaptık? Neye sahip olduk? Çevrenizde ne yaptınız?
Sorular böyle devam eder. İçeride cevheri açığa çıkarmak üzere…
Her büyük zorluklardan büyük fırsatlar doğar.
Daha derinlemesine bakmaya, araştırmaya, sorgulamaya ihtiyacımız var. Gerçeği görmek isterseniz…
Ve…
Sizleri daha derinden düşünmeye getirecek bir kaç soru ile baş başa bırakıyorum.
Bu dünyadaki kayıp/yıkımlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Dünyaya nasıl hizmet ediyorlar?
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
Kendinden Başka Kimi Sevebiliyorsun?
”Eğer üzüntü ile dengelenmeseydi, mutluluk kelimesi anlamını yitirirdi.” -Carl Gustav Jung

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Sanki insanın bütün bir hayatı kendini sevmek, kendini sevdirmekle geçiyor. İnsan bunun farkındadır ya da değildir.
Peki, ilişkilerinizde tüm eylemlerinizdeki niyetiniz nedir? Sonuçlar bize bir fikir verebilir mi? İlişkilerde bir takas mevcuttur diyebilir miyiz? Ya da ne?
Ve…
Hatta insanın kendine bile dillendirmekten kaçındığı niyetleri nelerdir?
Sevmek ile ilişkilendirilen bir çok eylem, eylemsizlik, insani özellik vardır. Ayrıca bunlara yüklenen anlamlar da kişiden kişiye değişir. İlişkilerde kişileri birbirine yakınlaştıran, ortak özelliklerdir. Yine aynı ilişkilerde birbirinden uzaklaştıran özellikler de, kişinin gelişmeyi bekleyen özellikleridir. Burada düşünülmesi gereken önemli olan neye ihtiyacımız olduğunu belirlemektir. Neye yönelik? Tabi ki amaca yönelik daha ileri seviye kaliteli ilişkiler içerisinde olabilmektir belki de.
Sorun şu ki günlük hayatımız geçiştirilen, tüketilmeye, hırpalanmaya, kendisine yeni oyuncaklar arayan iç içe geçmiş ilişkilerle çevrilidir. Bu ne iyidir, ne de kötüdür. Eylemlerin hepsinde niyet önemlidir.
Hayatın manasını sorgulamaktan uzak ilişkilerde bunun bir önemi yoktur. Anlamı olduğu savunulan ilişkilerde de çaba sarf edilmediğinden yine bir önemi yoktur.
Şu an dünya fokurdayan bir kazan gibi.
Bir an durun ve sorun kendinize: ”Kendim dışında kimi, neden seviyorum? Neden sevmiyorum?” Çok uzun değil, bir kaç dakika zaman ayırsanız göreceksiniz ki kendiniz ile ilgili bir izlenime de tanıklık edeceksiniz.
Kişi kendi dışında olan hiç bir şeyi sevmiyor. Sadece bir süreliğine haz alıyor.
Sevmekten ne anladığınızı ve ne yaptığınızı yazın. Üşenmeyin. Bir kaç dakika sadece. Yazamıyor olsanız dahi….
Denemelisiniz. Yapacağınız ya da yapamadığınız çalışma size gösterecektir.
En iyi dileklerimle.
Arzu Aykın
-
Gerçekten İlerlemek İstiyorsan…
”Karşıtlıklar olmadan ilerleme olmaz. Çekim ve itme, mantık ve enerji, sevgi ve nefret insan varlığı için gereklidir.” – William Blake

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Her insan ilerlemek ister. Az ya da çok olması insanın ilerleme isteğini değiştirmez.
İsteğin, arzunun olmadığı yere ölüm diyebiliriz.
İlerleme arzunuzu büyüten bir nedeninizin olması çok ama çok önemlidir. Bu dünyada insanların amaçlarına yönlenmeleri ve dikkat ile odaklanmayı etkin kullanmayı sağladıklarında içsel dahiyi ortaya çıkarmak mümkün olur.
Bugünden ileriye dönük stratejik planlama yapmak çok önemlidir. Kendinize sorun:
Ne istiyorum? İstediğim sonuç tam olarak nedir?
Bu hedefe ulaştığımı nasıl bilebilirim?
Hedefe yönelik bir ay, üç ay, altı ay, bir sene… sonunda başarımın kanıtı olarak ne göreceğim?
Ne hissedeceğim?
Ne duyacağım?
Ve…
Bu benim için neden önemli? Hazırsanız ertelemez, başlarsınız. Ancak ilerlerken desteğe ihtiyacınız olacaktır. Size doğru örnekleme yapacak doğru bir destek…
Ve…
Durdurulamaz olabilirsiniz.
En içten dileklerimle.
Arzu Aykın
-
Çaresiz İnsan Yoktur!
”Gerçekler acı değildir, acı olan; gerçekler hakkındaki algımızdır.” – Anthony J. D’angelo

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Çaresiz insan yoktur, çare üretemeyen bilinç durumları vardır.
İçinizdeki bilgelik keşfedilmeyi beklemektedir. Anlamak, anlayış edinmek istiyorsanız eyleme geçmeniz önemlidir. Eylemleriniz öylesine değil, eksikliklerinize göre bir yönü olmalı ki ulaşacağınızdan emin olduğunuz bir hedefiniz olsun.
Elinizden gelenin iyisini belki daha da iyisini yapabilirsiniz.
Kendinizi bilirseniz kendi gerçeğinizi inşa edebilirsiniz!
Belki de bir çok yerde duyuyorsunuz; kendi dünyanızda onlarca fırsat var.
Peki,
Dünyanızda fırsatları görebilecek bir bakışa sahip olmak nasıl olurdu?
İhtiyacınızı biliyor ya da bilmiyor olabilirsiniz. Yolunuzu netleştirmek istiyorsanız birlikte yapacağımız çalışma ile daha fazlasına sahip olacağınız kesindir. Tabi ki potansiyelinizi açığa çıkarmaya ve süreç içinde büyümeye, gelişmeye büyük bir arzu hissediyorsanız nihai olana ulaşabilirsiniz.
Mesele şu ki siz, sizden çıkacak cevapları duymaya hazır mısınız?
Hayat sizden ne istiyor?
En iyi dileklerimle.
Arzu Aykın
-
Gerçek Nedir?
”Ararsanız bulacaksınız, aramadığınız şey bulunmaz.” – Sofokles

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Şu an ne yapıyorsan bi dur!
Gerçek nedir?
Hissettiğin olabilir mi?
Bir amaç, içerisinde, aradığın şeylerde, sorguladığında olabilir mi?
Peki,
Bilinmezlikte endişenin tam tersi için çaba sarf etmende…
Arzunda?
Niyetinde?
Düşüncelerinde…
Tüm kalbinle talep ettiğinde karşılık vermedeki vazgeçişinde belki de…
Tüm cevaplar netleşir…
Bunun için ciddi bir çalışmaya ihtiyacın olacaktır.
Soru şu ki bunu yapma arzunuz hangi seviyede?
Barış sizinle olsun.
Arzu Aykın
-
Stresi Amaca Dönüştürmek
”Henüz gençken kalbi; umudu, sevgiyi ve hayata güvenmeyi öğrenememiş olan adam için ağlayın.” – Joseph Conrad

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
”Daha iyisini yapmalıyım!”
”Bu işi hafta başına kadar bitirmek zorundayım.”
”Hata yapmamalıyım.”
”Bunu yapmamaları lazım.”
Bu ve benzeri konuşmalar kişi üzerindeki baskının, stresin ifadeleridir. Bu ne iyidir ne de kötüdür.
Daha yakından baktığımızda görürüz ki önemli olmayan her türlü şeyi yapmaya ya da tam tersi eylemlerde bulunurken bu ifadelerin itici gücünden faydalanırız. Bu tür ifadeler aynı zamanda sınırlı inanışlara ait ifadeler de olabilir. Keşfetmek önemlidir.
Peki, farkındalığa geldiğinizde bunu amaca nasıl dönüştürürsünüz?
Odağınızı hedefe çevirerek stresi amaca dönüştürebilirsiniz.
Ne ile?
Güçlü sorularla…
Tam olarak eksikliğini hissettiğiniz şeyden eminseniz en yüce değerleriniz ile bağlantısını sağladığınızda içsel olarak eyleme geçme arzunuz amaca, hedefe yönelik artacak. Böylece siz zorlayıcı tüm koşulların hatta sınırlayıcı düşünce, inançların etrafından kolaylıkla geçebilirsiniz. Bu mümkündür. Ancak çalışılmış bir zihne sahip olmak gerek koşuldur.
Keşfetmek isterseniz kalbinize yakın bir uzmandan destek alabilirsiniz.
En iyi dileklerimle.
Arzu Aykın
-
Acının Yolu…
”Cennette de acı vardır. Çünkü zevk olan yerde acının olması kaçınılmazdır.” – William Blake

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
”Tesadüf diye bir şey yoktur.” Bunu bir çok kere duymuş olmamıza rağmen inanmakta güçlük çekeriz.
”Hata yoktur. Hatalı gören vardır.” Bunu da duymuşuzdur. Ancak kişi çoğu zaman durumu/olayı sorgulamadığında hata görmeye devam eden bir hayat yaşar.
Diğer bir deyişle algımız bize huzur vermez. Çevremizde çoğu zaman dengeli olmayan eylem, eylemsizlik ve özellikler sergileriz. Sanki bir sarkaç gibi +- iki uç arasında salınan… Istırap*keyif arasındasındır. Ancak kişi kendisinde değil, diğerlerinde görür ve şikayet eder.
Ayrıca ıstıraptan kaçınmak gibi boşa harcanan bir çaba vardır. Oysa ki buna sebebiyet veren doğamızdır. ”İstiyorum/istemiyorum, hoşlandım/hoşlanmadım.” diyen bir doğamız!
Bir türlü içi doldurulamayan kırık bir testi gibi zamanla kişiyi yorgunluğa sürükleyen, yaşlandıran her ne varsa çaresizliğe getiren…
Çözüm bir üst bilince çıkmak! Yani hikayenin var olan her iki yönünü görebileceğimiz bilinç seviyesine gelmek! Bu mümkündür.
Soru şu ki yaşamında kontrol edebileceğin şeyi nasıl keşfedebilirsin? Yani hayat amacın nedir? Bu hayatta bulunma nedenin nedir?
Paha biçilemez bir soru olması kişiye bağlı olup, cevapları ise kişiye özel olmasıdır.
Gerçek mutluluğu arıyorsanız doğru yeri keşfetmeniz önemlidir.
Tam olarak neyin eksikliğini hissediyorsunuz?
Neredesiniz?
Nerede arıyorsunuz?
En iyi dileklerimle.
Arzu Aykın
