-
Yalanı Kim Sevmez?
”Her insan, kendi görüş sahasının sınırlarını, dünyanın sınırları olarak kabul eder.”
– Arthur Schopenhauer

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
İnsan çoğu zaman kendini haklı çıkarmak ister. Bunun için de kendi aklı ile her türlü sınırlayıcı kavram, düşünce ya da eylemi çoğu zaman kendini haklı çıkarma çabası sonucu; dolayısıyla hem kendine hem de çevresine söylediği ve yaptığı uyumsuzdur.
Peki,
Bizler karşımızdakini nasıl tanırız?
Farkında olsak ya da olmak istemesek de hepimizin sınırlayıcı, baskın düşünceleri vardır. Günlük hayatınızda bazı eylem/eylemsizlik ya da özellikler sizi o an’a götürür. Tetikleniriz. Parasempatik ya da sempatik sinir sistemimiz hemen tepki verir.
Ve…
Soru şu;
Siz hayatı nasıl yaşıyorsunuz?
Gerçekçiliğinizi, doğruluğunuzu nasıl ortaya koyuyorsunuz?
”Yalandan nefret ederim.” sloganı altında insan en çok kendini kandırır. Farkındadır ya da değildir. Bu böyledir.
Hal böyle iken; hayatınızdaki büyüyerek devam eden döngüleriniz; sizi yoran, uykusuz bırakan, daha nice duygu yükü ve karışıklığının ortasında… Istırabın içerisinde…
Baskın düşünceleriniz ve Siz!
İhtiyacınız olan tam olarak nedir?
Denemek için neyi bekliyorsunuz?
En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.
Arzu Aykın
-
Başıboş Arzuların ve Ne Kadar Mutlusun?
”Zihinler de paraşütler gibi açık oldukları zaman en iyi şekilde çalışırlar.”
– Lort Thomas Dewar

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
İçinizde her an sizi tetikleyen arzularınızın farkında mısınız?
Bir sonuç, bir yargı, bir düşünce belki sizi o an tetikleyen…
Ne kadarının farkındasınız?
Aynaya bakarak kendiniz hakkında ne kadar bilgi sahibi olur ve tatmin olursunuz?
Pamuk Prenses masalındaki kötü cadı karakterindeki gibi! Hep bir şüphe, hep bir endişe belki de kontrol etme çabasıyla?
Peki, bulunduğunuz koşullarda ne yapıyorsunuz? Ne yapmıyorsunuz?
Tembellik, umursamazlık tüm zihni meşgul ederken en kolayı belki de suçlamak, şikayet etmek?
Ve…
Her şeye rağmen sadece duymamak, görmemek niyeti ile yapılan belki de başıboş arzuların peşinden gitmek; sonucu ne olursa olsun…
Öylece, düşünmeden.
Düşünmek; sadece kendimiz için düşünmeyi biliyoruz. Bir diğerini düşünmeyi bilmiyoruz. Toplumsal kurallar olmasa, ki ilerleyen zaman olgusunda kurallardan kuralsızlığa bir geçişin içerisindeyken sadece mevcut olduğu sanılan aklı korumaya yönelik bir kaç aksiyon belki de?
En yakın ilişkilerde önem verdiğin ancak aldatılmaktan şikayet ederken aldatan, yalansız ilişkilerin özleminden bahsederken küçük arzular ve hesaplarla fantezinin içinde kaybolan ilişkiler, birbirini hissetmekten uzak, ellere yapışmış telefonlar, ilişkinin anlamının sadece fiziksel temasa dayandığı durum/olayların içinde belki de? Bıkkınlıkla, diğer otoriteler karşısındaki utanç belki de? ”En sevdiğim kişiler” dediklerinden vazgeçiş belki de? En sevdikleriniz ve aranızdaki bağın hiç olmayışı belki de?
Hep birlikte egonun içerisinde, egoist davranışların en olduğu bir zamandan geçiyoruz. Keskin çizgilerle hayranlığın nefretin tuzağına düşmüş, düşünmekten uzak, geçmişin öcünü almak istercesine.
Oysaki unutulan en büyük gerçek hepimiz aynı teknedeyiz.
Başıboş arzularınızla eylemin sonunda nasıl hissediyorsunuz?
En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.
Arzu Aykın
-
Engellenmiş Hissettiğinde İlk Ne Yaparsın?
”Eylem getiren öğrenim büyüktür.” – Bilgelerimiz

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Günün en can alıcı sorusu bu olsa gerek!
Engellenmiş hissetmek!
Hangi durum/olaylarda daha çok engellenmiş hissedersiniz?
Ve…
Ne yaparsınız? Neden?
Kötü bir şeymiş gibi algılıyor olabilirsiniz. Şimdi kavrama tekrar, sanki yeni duyuyormuş gibi, kavramla ilgili bir fikriniz yokmuş gibi yaklaşın ve kendinize soruyu tekrar sorun.
Ve…
Cevaplarınıza bir bakın.
Tam da toplum olarak bu deneyimin içindeyken potansiyeliniz sizi şaşırtabilir! Doğru sorularla cevaplarınızı aradığınızdan emin olun.
En iyi dileklerimle.
Sevgiler, saygılar.
Arzu Aykın
-
Bilmek; Farkında Olmak… Nasıl?
”Bazen kalp, gözün göremediğini görür.” – H. Jackson Brown Jr.

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Kendimiz ile ilgili sevgiden çıkıp, başkalarına karşı duyduğumuz sevgi bütün sorularımızın cevabı olabilir mi?
Peki, bu nasıl mümkün olabilir?
Şu an sevgisizliğin bizi mahvettiğini bilirsek…
Neye doğru yönleniyorsunuz?
Sizin dışınızda diğerlerinde algıladığınız hangi nitelikler sizi sinirlendiriyor?
Sinirlendiğiniz bu nitelikleri siz kime karşı, ne zaman, nerede yapıyorsunuz?
Bu nitelikler size ve diğerlerine nasıl hizmet ediyor?
İyi ve kötünün olmadığı, doğru ve yanlışın üzerinde bir yere… Bu yere ulaşmak mümkün…
Aradığınız tam olarak ne?
En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.
Arzu Aykın
-
Zamanını, Enerjini Neye Harcıyorsun?

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Harika bir soru ile yeniden sizlerleyim.
Yarım kalan, bir süredir ertelediğin, ilerlemekte zorlandığın işlerin varsa bu soru belki yönünü tekrardan yenileyip, ilerlemeni sağlayabilir.
Kendine sor.
Ve…
Sorumluluk al.
Yaşamın parçası olduğunu tekrar tekrar hatırla.
Sorgula.
Olduğumuz yerden ifade ederiz kendimizi kendimize ve çevremize.
Değerlerin özündür.
Değerin olan gerçekleşir. Kim olduğun değerlerindir.
Peki, değerlerine göre mi yaşıyorsun?
Değerin olan ve olmayan nelerle hayatını dolduruyorsun?
Ve…
Nasıl bilirsin?
En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.
Arzu Aykın
-
İnsanın Kendisi Dışındaki Her şey Mükemmellikte

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Doğada olmak çoğumuzun sevdiği bir şeydir. Doğanın güçlerini hayranlıkla izlediğiniz, incelendiğiniz, içinde huzur bulduğunuz zamanlarınızdan sizde bıraktığı hislerle şu an bile aklınıza gelen anılarınız olmuştur.
Köleleşen hayatlarımızda doğa ve doğanın kuvvetlerinin bizlere hissettirdikleri… Bir sonraki buluşmaya kadar hayal edilen şeyler, kilometrelerce yolculuklar ve daha nice eylemlerin birlikteliğinde… Onca çaba haz almak, tatmin olmak için. Bu böyledir çoğumuz için.
Doğada tek dengesiz varlık insan en derin hislerinde bilinçsizce denge arayışındadır. Yüzeysel sebepler bizlere komik hatta trajik gelse bile bir özlem vardır. Belki bir ömür bilemeyeceğimiz bir özlem… Nedir bu özlem?
Bilmiyoruz; bilemiyoruz. Bulunduğumuz dünyadan da bilemeyeceğiz.
Doğru yerde, Gerçek ile ilgilenmediğimiz sürece…
Doğru sorularla…
Egoist bakışımızdan özgürleşme arzusu içerisinde olmadığımız müddetçe…
Ego, insan demek. İnsan denen yapıyı bilmek, bize, egoist bakışımızın köleliğinden çıkış yollarını doğru yerde arama fırsatları yaratır. En derindeki varlığımızı keşfetmeye yönelik aklın fonksiyonlarının birlikte entegrasyonu ile…
İhtiyacınız olanın ne olduğunu her gün uyanır uyanmaz kendi kendinize sormak belki de . Sadece size ait olanı tespit edebilmek gerçekten büyük bir çaba gerektirir. Bunu da insan denen yapıya verdiğimiz anlamlardan özgürleşerek başlarız.
İyi/kötü yargılarınızın üstüne çıkarak…
Nasıl mı? … Gelerek!
En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.
Arzu Aykın
-
Fantezi ve Gerçeklik

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Şimdi size bir istatiksel bilgi vereceğim. Verilerin niceliğinin bir önemi olmadığını da belirterek: ” Akciğer kapasitemizin yalnızca %13’ünü kullandığımız söylenir. Bu oksijenden fena halde yoksun olduğumuz anlamına gelir! Söylendiğine göre beyin kapasitemizin de %13’ünü kullanmaktaymışız. Bu demektir ki hakikaten aptalız! Herhangi bir anda yaşadıklarımızın ancak %13’ünün farkında olduğumuz, bilincimizin büyük bölümünün biz farkında olmadan işlediği söylenir. Bu demektir ki genellikle mışıl mışıl uyumaktayız!…” (Michael Brown)
Ancak gün içinde arada bilinçli ve tutarlı bağlantılı nefes almayı alışkanlık haline getirmeye başladığımızda; odaklanma, dikkat algımız gelişir. Hayatımızın daha önce algılayamadığımız yönlerini fark etmeye başlarız. İçimizdeki dahi uyanır…
İnsan olarak bu deneyime yani bağlantılı nefes alışkanlığına sahip olmakla birlikte, solunum ve nefes arasındaki ilişkiden uzaklaştıkça fantezi ve gerçeklik algısında da kayboluruz.
Eksiklik diye tanımladığınız ve aradığınız tam olarak ne?
Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz? Bugüne kadar öğrendiğiniz tüm bilginin bütünlüğünde insana dair yaklaşımınızı, kendinize yaklaşımınızı sorgulama sizi nereden nereye getirdi ve nereye gidiyorsunuz?
İnsanın içinde büyüyen boşluk hissi ve evrimleşen doğamızın katmanlarında açığa çıkmayı bekleyen ne? ”Ne” ‘ye dair ne zaman, nerede, karşılıklı sorumlulukla gerçekten ciddiyetle nasıl bir yaklaşım içerisinde oluyor ya da olacaksınız?
İnsanın bütünlüğünde bireysel tek taraflı bakışına bir çare olarak sizin yaklaşımınız nasıl? Mevcut araçlarınız, yeteneklerinizle…
En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.
Arzu Aykın
-
Kendi Gerçeğini Nasıl Biçimlendiriyorsun?
”Görevin aşkı aramak değil, ancak onunla aranda kurduğun engelleri aramak ve bulmaktır.” – Rumi

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Kendimiz ve diğerleriyle iletişim şeklimiz nasıl?
Bir an dikkat kesilelim içsel konuşma dilimiz ve dışsal konuşma dilimizi; çok değil, ancak biraz analiz edelim. Dil, ne dediğimiz değil, onu deme şeklimizdir. Öyle ki günlük konuşma dilinizde tekrar eden kalıpları bile fark edebilirsiniz.
Peki, bu bize ne sağlar? Her şeyden önce kendinize dair ve çevrenizle ilişkilerinizle yavaş yavaş gerçek bir iletişime yaklaşmış olursunuz. Kalıp alışkanlıklarınızdan özgürleşerek yeni sizi inşa etme sürecinde sözcüklerin sihirli güçlerinden yani güçlü ve inançlı sözcüklerle itici güç edinebilirsiniz.
Kendinizle nasıl bir konuşma kalıbınız var?
Ne zaman, hangi durumlarda kendinizle konuşuyorsunuz?
Size ne gibi bir etkisi oluyor?
Nasıl hissediyorsunuz?
Size yeni seçenekler sunuyor mu?
Boş zamanlarınızı nasıl kullanıyorsunuz?
”Ne istediğine dikkat et, gerçekleşebilir.” – Anonim
Ve…
Anlatım şekliniz hikayeniz, tarzınız olabilir mi?
En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.
Arzu Aykın
-
Sorun Var, Çözüm Var
”Bin millik bir yolculuk tek bir adımla başlar.” – Konfüçyüs

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Hiç düşündünüz mü? Sorunlar neden vardır? Hayatlarımızda ortaya çıkan herhangi bir durum/olay bir sonuçtur. Dolayısıyla arayışımızda, soruna sebep olan zincirleme, birbirini tetikleyen hangi nasıl olay/durum/kişi yani başlangıç koşulu bize cevapları verebilecektir.
Peki, bu koşula nasıl gelebiliriz?
Konu, budur. Bunun için de insan denen sistemi bilmek gerek koşul olabilir mi?
Zıtlıklar dünyası neden var olmuş olabilir?
Eylem dünyasında arzularınızı nasıl, neler yaparak yönlendiriyorsunuz?
Ne için?
Nasıl karşılık veriyorsunuz?
Ve…
Neden bunu yapmaya değer?
Sorun var, çözüm var; doğru sorularla…
En iyi dileklerimle. Sevgiler, saygılar.
Arzu Aykın
-
Hazır mısın?

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Yaşadığımız yerlerde bizimle yaşayan dostlar ve bizim onlara ve diğerlerine (yapılara, bitkilere, insanlara) nasıl bir yaklaşım içinde ilişkiler kurduğumuz önemlidir.
Neden?
Evrim teorisi bunu bize açıklar. Ancak bilmek için merakla araştırmak, öğrenmek bilgiyi içsel bir bakışla, aklın fonksiyonlarıyla idrak etmeden öğrenilmiş değildir; her eylemden önceki niyetiyle…
Doğada cansız, bitkisel, hayvansal, beşer (konuşan) ve insan seviyeleri vardır. Dolayısıyla insanoğlu da doğanın parçası ve aynı seviyelere sahiptir. Bu bilgiyi çoğumuz biliriz. Ancak idrakten yoksunuzdur.
Bunu yaşadığımız dünyaya baktığımızda dünyayı ve üzerindeki her seviyeyi nasıl kullandığımızdan görebiliriz. Doğanın tek dengesiz varlığı insan!
Peki, hiç düşündünüz mü? Dengesiz olan bu varlık kendisi ve kendisi dışındakilere verdiği bu zararlarla polarite yasasına göre nereye doğru gidiyor? Genellikle bu durumdan şikayet edilirken gerçek bir gözlem eksikliği vardır.
Şikayet edilen herhangi bir durum/olaydaki hangi eylem/eylemsizlik/özellikler ile siz ne zaman, nerede, kime karşı yaptınız? Nasıl hissettiniz?
Bilginin, bilgilenmenin kolayca erişildiği bu zamanlarda en karanlık yüzümüzün de ifşa olduğuna tanıklık ediyoruz. Kendini bilme, kendi olma yolunda en güçlü metotları araştıran, hayatına entegre eden dostlar ne demek istediğimi anlayacaktır. Doğanın yasaları ya da evrensel yasalar, kuvvetler ya da güçlerin ne olduğu, ne olmadığı konusunda tüm bildiklerinizi unutun.
Ve…
En baştan başlayın. Beş en değerli basit soru ile devam edin. Bulunulan seviyeden gerçeği algılanamayacağının gerçeğine eninde sonunda tüm insanoğlu olarak geleceğiz. Buradaki en önemli seçim ve karar şu ki ya kendi çabamla geleceğim ya da hayat beni buna zorlayacak.
Hangisinin seçimi sizin kararınız! Doğamız ve doğa yasaları görkemiyle insana hizmet ederken…
Kendi olmayı inşa edebilmek gerçek bir çaba gerektirir. Küçük bir adım büyük bir arzuyla başlar.
Hazır mısın?
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
