Yönümüz Saptığında Ne Yapmıyoruz?

”Düşlerinizin peşinden güvenle gidin! Hayal ettiğiniz yaşamı yaşayın. Siz yaşamınızı basitleştirdikçe evrenin kanunları da basitleşecektir.” – Henry David Thoreau

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

Yetişkin oluncaya kadar geçen süreçte doğanın kanunları birçok bilim dalı, yaşamın içinden ve hayat ile olan ilişkisinden büyüme sürecinde olan bizlere anlatılır, öğretilir, bizler de öğrenmeye çaba sarf ederiz. Genellikle, sınıfları geçmenin önemini edinmeden, içinde büyüdüğümüz aile dediğimiz ve daha geniş topluluk/çevre içerisinde korkarak ve benzeri etkisini hissettiğimiz hisler ile sınıflar dediğimiz öğrenim derecelerini öğrenmeden ezbere geçeriz. Çabayı hislerimizin etkisinde, bilinçsizce eylemler yaparak harcarız. Bu ne iyi, ne de kötüdür.

Sonuçlar dünyasında hareket ettiğimizin farkındalığına gelene ve yönümüz keskinleşinceye kadar tüm eylemler fiziksel, zihinsel, duygusal seviyelerde hayatın bizi getireceği amaca hizmet eder.

Yaşamımızın yıllarına, aylarına, haftalarına ve hatta günlerine tam o an tetiklendiğimiz durum ya da olaylarda aynı anda hisler içerisine dalış yaparız ki, bu yoğun hislerin etkisini geçmişten günümüze taşıdığımızı hissetmesek de algımızda bilinçsizce yaşarız. Birçok kavramlar ile kişiye özel anlamlandırırız ki, bu yoğun hisler ve etkisinin, gücünün hayalleri nasıl da başka şeylere dönüştürdüğüne hem kendi hem de başkalarının yaşamlarından görürüz. Yine, bu ne iyi, ne de kötüdür. Ancak öyle hissetmeyiz. Tek taraflı bakışla yargılıyor olabilir miyiz?

Burada önemli olan ne yaptığımız, ne yapmadığımızdır. Her bir arzuda ve her bir tespit edilen eksiklikte amaç ve hedef ile ilişkisini düşünüyor muyuz?

Her seviyedeki sebep sonuç ilişkilerini bugünden geleceğe taşıma arzusu ve çabasına ne ölçüde aktarabiliyoruz?

Ve… dahası, kişiye özel düşünceyi netleştirecek, keskinleştirecek sorular ve cevapların arayışına ne kadar ve nasıl dahil olabiliyoruz?

Yönümüz var mı? Varsa yönümüz saptığında ne yapıyoruz? Ne yapmıyoruz?

Bu durum bizi hangi eksikliğe getiriyor?

Bir eksiklik yoksa ne yapıyoruz?

Yaşamın içinde keşfetmeye zorlandığımız hayatın amacını çaba sarf ettiğimiz ölçüde öğrenmenin ne olduğunu, ne olmadığını süreçte keşfeder, yine bu süreçte yeni dediğimiz üst bilinci inşa ederiz. Üst bilinçten yaşamı, hayat diye tanımladıklarımıza ve hatta duyulara yeni bir şey daha eklerken, fark etmesek de biriktirir, hissetmeye başlarız.

”Burada yazılması hiç de kolay olamayan kelimelerin birliğinde bu his nedir ki, meraklı bakışları, biraz önce orada olduğumdan bilebiliyorum?” Her seferinde sorular sormamız bilinçte farklı anlayışları geliştirdiği açıktır.

Gelişme yasasına bağlı olarak bu dalışa, meraklı arayışa bir çok kişi binlerle yeniden ve yeniden katılıyor.

Döngüler hepimiz için merak konusudur. Bir türlü, anlayamasak da… Dört hafta, dört mevsim, mevsim/yaşam döngüleri yaşamımızda doğa yasaları ile daima bizlere rehberlik eder. En basitten başlayarak, öğrenerek edindiğimiz tüm alışkanlıklarımıza yenilerini eklerken, bize hizmet etmeyenleri bırakırken ya da artık kullanmazken, düşüncenin gücünü kullanma becerimizi geliştirerek amaçla, hedefe yönelik süreci ve stratejik aksiyon planını yönetme becerilerimiz de gelişir ve zamanı hızlandırabiliriz.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, bugüne kadar biriktirilen her şeyin, yaşamın tüm alanlarının, kendi ve hayat amacı ile ilişkilerini keşfettikçe tadını ya da tam tersini hissedebiliriz.

Düşüncenin gücünü keşfetmek, üst bilinci inşa etmek için doğru çevreye sahip olmamız ve destek aldığımız kaynakları doğru seçmemiz çok önemlidir.

Tam da bahar mevsiminde bahar temizliğine başlamak! Hazırlığımızda yönümüzü keskinleştirmek için bir fırsat olabilir!

Haydi o zaman, hep birlikte düşünelim!

Hayat ne istiyor?

Arzu Aykın

Nasıl Yardımcı Olabilirim? Paylaşmak İster misiniz?

BÜTÜNÜN DENGESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin