Tüm Yaşamımız Işığa Bağlıdır.

”Her birimiz zaman/mekan ve doğrusal nedenselliği aşmış bir farkındalık alanının niteliklerini sergileyebilecek kapasitedeyiz.” – Stanislav Grof

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.

Tüm yaşam ışığa bağlıdır. Yaşamımızın tüm alanlarında tecrübe edilen ve her seviyede uzmanlar tarafından söylenen budur. Sirkadiyen ritim de denilen döngüde doğal iç saatimize göre beyindeki suprakiazmatik çekirdek tarafından ışık/karanlık döngüsüne göre senkronize edilen sistem, fiziksel, zihinsel, duygusal seviyelerde enerji dengesi için önemlidir. Diğer bir deyişle doğa yasaları bize kuvvetlerin kararlı ve dengeli tutma çabasını her seferinde gösterir. Bu da bizi ihtiyaçlara göre bir yaşamı, fiziksel, duygusal, zihinsel dengeyi aramayı ve korumayı zorunlu hale getirir. Ve daha da ötesi bir amaç ile yaşamımızın her alanını en yüce değerimiz ile ilişkilendirerek en yüksek tatmin olma seviyesinde hayata bağlar.

Peki, amacın önemini nereden alabilir, bulabiliriz?

Bizler, birçok metot/tekniği nasıl kullandığımıza bağlı olarak yönü bulmada destek almaya çalışırız. Mesela gün be gün takip etmekten geri durmadığımız astroloji bize güneş/ay döngülerine yani ışığa göre bu dünyanın ve bireysel doğum haritalarını açıklar. Klasik meditasyon teknikleri güne geçiş yani şafak vaktinde yapılan meditasyonun öneminden bahseder. Alternatif tıp da, yaşamı bütün bir bakışa nasıl gelebileceğimiz konusunda destek aldığımız diğer bir yöntemdir. Sizce yeterli midir?

Mutlu olmak istiyoruz. Ancak bu dünyada mutlu olmanın yanından bile geçemediğimiz bir gerçektir. Neden?

Referans olarak neyi, nereyi alıyoruz ki ”Mutsuzum.” diyoruz?

Yönümüzü nereye çeviriyoruz ki umutsuzluk içerisinde her birimizden birçok sorunlar, problemler görüyor, duyuyoruz, kendi yaşamlarımızda tecrübe ediyoruz? Çaresizlik, yalnızlık, kafa karışıklığı ve benzeri durumlardaki hem kendimize hem de diğerlerine tepkimiz nedir?

Ve…

Aynı zamanda her birimiz neden en yakınlarımıza bile destek olamıyor, olmak istemiyoruz?

Bilmeye fazlası ile ilgili bir doğamız var. Yine bu doğamız, uygulamaya geldiğinde ihtiyacı olanı görüp alsa bile, uygulamamak için birçok da bahanesi var.

Zamanınızı, enerjinizi, paranızı nerede ya da nereye harcıyorsunuz?

Görmezden gelmeye, umursamamaya bizi getiren arzu, düşünce, inançlarımız nedir ki, ne yapıyoruz? Neyi referans tutarak nasıl tepkiler veriyoruz?

Hangi travma diye nitelendirdiğimiz ya da nitelendirilen alana ya da yere sıkışıp kaldık? Duymuyor, görmüyor, hissetmiyoruz?

Ya da

Istırap içerisinde olduğumuzun bile bilinçsizliği ile hangi öfke, nefret düşünceleri, kırılmış hisler içerisinde görüşümüzü kapattık? Sadece tepkisel eylem, eylemsizlik ve özellikleri gösteriyoruz!

Her insan tamdır ve her insan ihtiyacı olan kaynaklara sahiptir.

Değişimi isterken, değişime direnç gösterdiğimizin nasıl farkına varabiliriz ki hayat ne istiyor sorusuna cevaplar arayışına gelebilelim?

Tüm yaşam ışığa bağlıdır.

Arzu Aykın

Nasıl Yardımcı Olabilirim? Paylaşmak İster misiniz?

BÜTÜNÜN DENGESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin