”Dünyada var olan tek anormallik; sevme kapasitesine sahip olmamaktır.” – Anais Nin

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Bir dünyada, bir alan içerisinde, bir çevrede, bir bedende bütünlük içerisinde algılarız. Ayırt edişlerimiz ”istiyorum/istemiyorum.” ya da ”seviyorum/sevmiyorum.” biçimindedir. Temelde bu ayırt edişlerin çoğunluğu da tahminler, varsayımlar üzerine, hayal ürünü olma olasılığının yüksekliğinde, birçok olumsuz sonuçlar ve yaşamlarımızı ıstıraplar ile dolu hale getirmektedir. Mum dibini nasıl aydınlatamıyorsa kişi de tüm sonuçların kendisi ile ilgili olduğunun farkındalığından uzaktır. Bu deneyime sahip olmamıza rağmen aynı hataları yapmaktan bir türlü kurtulamamak ve hatta nasıl kurtulacağını her seferinde bilememek en büyük ıstıraptır. En kolayı kaçarız ya da saldırırız. Aramaktan, mücadele etmekten, kendimizi düzeltmekten kaçarız. Düşüncesi bile her birimize yorucu gelir. Yeni oyuncaklar ararız. Varın bu oyuncakların adını siz koyun.
Sevgi sizin için ne demek?
Sevdiklerimiz diye kategorize ettiğimiz kişileri gerçekten seviyor muyuz?
Sevgi bir niteliktir. Eylemi de yine doğa yasalarından biri olan ihsan etmektir.
Sizin için ihsan etmek ne demek?
Kendini sevmeyi bilen doğamız kendi kusurlarını fiziksel, duygusal, zihinsel düzlemde her birini eylem, eylemsizlik, özellikler olarak her türlü entrikaları ile insan ilişkilerinde olabildiğince saklayarak düzenlerken, sadece kendi niyetine odaklanırken her zaman almak, kendine kullanmak konusundaki hünerlerine her birimiz sahibizdir.
Doğa yasalarına göre her insan tamdır. Her insan eksiklik hissettiği kaynaklara sahiptir.
Ve..
Her insan o anda var olan en iyi seçimi yapar.
Seçimden bahsedebilmemiz için de niyet, amaç olmalı ki sürdürülebilir bir canlılık hissine gelebilelim ve mutluluk içerisinde sevgi niteliğini tüm eylemlerimiz ile aramızda hissedebilelim. Bu nasıl mümkün olabilir ki?
Doğamızı ne kadar biliyoruz?
Sadece sonuca odaklanarak kendi arzularını yönetme dışındaki her şeyi kontrol etmeye çalışan bir doğamızın varlığından kaçımız haberdar?
Haberdar olsak bile kaçımız arzularını yönetebilme becerisine sahip ya da sahip olmak için yeterli güce sahip?
Bu soruların cevaplarını aramaya gelmek belli bir ıstırap ölçüsü ile olduğunu yazabilirim. Her birimizin ellerinde tüm araçlar mevcut olmasına rağmen sevdiklerimiz diye kategorize ettiğimiz kişi ya da kişiler ile ilişkilerimizi organize etmede başarısız olduğumuz her birimizin göz ardı ettiği bir gerçektir. İlişkilerin orta yolunu keşfetmeden mutlu olamayacağımızı bilmenin ötesinde, bir anlayışa gelmemiz çok önemlidir.
Peki, sizin için orta yol nedir?
Kişi kendine ait niteliklerini ve nasıl kullandığını fark etmeden orta yoldan bahsedemeyeceğimiz de diğer bir gerçektir. Yalanın en dibinde yalan içerisinde olduğumuzun farkındalığına gelmek diğer önemli bir husustur.
Ortak bir amaç, niyet nedir ki sürdürülebilir mutluluğa ulaşabilelim?
Hayat ne istiyor?
Arzu Aykın

Nasıl Yardımcı Olabilirim? Paylaşmak İster misiniz?