”Eğer evrenin düzenini yeterince anlayabilseydik onun en bilgemizin dahi hayallerinin ötesinde bir şey olduğunu görürdük. Onu, olduğundan daha mükemmel hale getirmek mümkün değildir.” – Leibniz

Gerçek, Bir'likte. Dönüşüm, kararlı bir güç gerektirir.
Evreni yöneten yasalar vardır. Biz göremesek de, hissedemesek de evrenin parçasıyızdır ve evren, olduğu haliyle mükemmeldir. Yasalar bizi de yönetir. Doğamızı keşfettikçe bu gerçeği edinebiliriz. Doğamızı keşfetme yani kendini bilme eksikliği potansiyel olarak herkeste olmasına rağmen, o an’ a kadar keşfedilmeyi bekler. İki elin parmak sayısından az olan dünyanın hazlarından çok daha büyük bir eksikliğe sahip olan, hayat amacının peşinden gidebilecek, bu nedene kendini adayabileceklerin sayısı azdır. Diğer taraftan algıladığımız dünyada ıstırap yolu ile bizi getireceği ve hatta getirdiği yer de hayat amacını sorgulayacağımız yerdir.
”Hayat amacınız nedir?” ya da ”Hayat sizden ne istiyor?”
Mutlu olmak isteyen bir doğamız var. Hayat da bizi mutlu etmek istiyor! Ortak ve bireysel duyularımız ile algıladığımız yaşamlarımızda her birimizin bakış açısından eşsiz olup, ”Dünyada mutlu muyuz ya da mutlu değil miyiz?” sorusuna pek çok cevap vardır. Konumuz bu olmasa da zihinleri meşgul eden servet değerinde bir sorudur!
Hayat amacı bir anda değil, doğduğumuz andan itibaren başlar ve süreç içerisinde kendini bilmeye yönelik yavaş yavaş duyularımız, aklımız aracılığı ile keşfettikçe, aklın muhakeme gücü daha da artıkça değişimin ölçüsüne ve diğer vb. şeylerin tümünün etkileriyle, aradaki bağlı ve bağımlı olan fiziksel, duygusal, mental ve ruhsal olarak netleşmeye başlar. Diğer bir deyişle hayatın amacına yönelik içsel dünyamızdaki arayış, mevcut doğamızı tanımayı ve bir üst bilince geçme arzumuzu geliştirmek üzerinedir.
Bu süreçte izlenmesi gereken yaklaşım bir metot yardımı ile ve bireysel olarak içsel çalışma aşama aşama gelişimimizi sağlar. Başlangıç yerimizse her zaman ki gibi bizi, amacı bulmaya getiren cevapları olan sorulardır.
İnsan nedir/ne değildir? Ego nedir/ne değildir? Çalışmamızda, ilk çabamız egoistlik doğamızı ve onun sınırlarını fark etmekle başlar. Fark ederiz ki kendi kültürümüz, eğitimimiz ve zekamız ile elde ettiklerimizin insani niteliklerin gerçek bir gelişim için yetersizdir. Çalışmaya devam edersek daha da ve hatta edinime sahip olabileceğimiz bir seviyeye geliriz. Niteliklerimizi fark ederiz. Fark ettiğimiz bu nitelikleri amaçla ve yaşamımızın tüm alanları ile ilişkilerini keşfeder ortaya çıkarabiliriz.
İnsanın kendini bilme süreci bir kaç cümle ile yazıldığı kadar basit bir süreç olmadığı bir gerçektir. Ancak değerlerinizin farkındalığı ile bilinçli bir yaşam ve yaşamınızda eylemlerinizin sorumluluğunu alarak yaşamaya hazırsanız sizler için zor olmayacağı da diğer bir gerçektir.
Ve…
Bu süreci yönetmeyi öğrenmek istiyorsanız, süreçte bir uzman desteği ile ilerlemeniz içsel hazinenizi, niteliklerinizi ortaya çıkarmanızda, yaşamınızın diğer alanları ile ilişkilerini ve tüm yaşamınızı yönetme becerilerinizi geliştirmenizde etkili olacaktır.
Bir soru ile birlikte düşünelim;
”Nereye ulaşmak istiyorum?” ve ”Neden istiyorum?”
Arzu Aykın

Yorum bırakın