BİR BAKIŞ

”Dünyanın size seçmenizi dayattıklarına boyun eğip, ”Amin” demek yerine, neyi tercih ettiğinizi bilmek ruhunuzu canlı ve hayatta tutar.” Robert Louis Stevenson

Merhaba, nasılsınız?

Bugün bazı kavramlara tüm olanla bağına farkındalıklı bir bakışla bakmaya çalışacağız. Keyifli okumalar dilerim.

Seçimlerimiz ve zihin fonksiyonları arasında çok güçlü bir ilişki vardır. Seçim yapma sürecimiz, beynimizin birçok farklı bölgesindeki fonksiyonların birleşmesiyle gerçekleşir. Zihin süreçleri bireylerin algıladığı, düşündüğü, hatırladığı ve karar verdiği süreçlerdir. Ayrıca nörolojik ve bilişsel süreçlerin sonucu olarak oluşur. Bu süreçler, sinir sistemi aracılığıyla bilgiyi işler, anlamlandırır ve depolar. Ancak, bu süreçlerin hızı ve yoğunluğu, çevresel faktörlere, duygusal durumlara ve diğer etkilere bağlı olarak değişebilir.

Örneğin, karar verme sürecinde prefrontal korteks, duygusal değerlendirme sürecinde limbik sistem ve hafıza sürecinde hipokampüs gibi beyin bölgeleri etkili olabilir. Bu süreçlerin hepsi, bir karar verme süreci sırasında birbiriyle etkileşime girer ve sonucunda bir seçim yapılır.

Ayrıca, kişilik özellikleri, deneyimler, inançlar ve değerler gibi bireysel faktörler de seçimlerimizi etkiler. Bu faktörler, beynimizdeki belirli nöronal ağların oluşumunda ve güçlenmesinde rol oynar. Örneğin, bir kişi özgüvenli ise, prefrontal korteksin özgüvenle ilgili bölümleri güçlenebilir ve bu da o kişinin karar verme sürecinde daha fazla özgüvenle hareket etmesine neden olabilir. Seçimlerimizin geçicilik niteliğine sahip olduğunu hatırlatmak isterim. Geçicilik, zamanın bakış açısından her şeyin değişime ve dönüşüme tabi olduğu fikridir. Derinlemesine baktığımızda, her şeyin nedenler ve koşullar yüzünden değiştiğini algılarız. Daha da derinden bir bakışla incelersek başka bir kavrama Benliksizlik kavramına geliriz. Ancak bu kavram başka bir yazının konusu.

Zihin süreçleri kavramlarını farkındalıklı kullanma becerimiz geliştikçe seçimlerimizin sorumluluğunu bilinçli farkındalıkla alırız. Her şeyin geçiciliğini idrak edebilirsek hayatımızı yönetme ustalığına sahip olduğumuzu hatırlarız. Diyebiliriz ki zihin süreçleri geçicidir; zamanla, değişen çevresel faktörlere ve bireyin duygusal durumuna göre değişebilir. Bu gerçek, insanın davranış ve düşüncelerini anlamak, değiştirmek için kullanılan koçluk, mentorluk, terapi öğrenme ve geliştirme tekniklerinin temelini oluşturur.

Burada Kendimizi tanıma ve deneyim kazanmak, hayatımızı yönetmede ustalaşmak dikkat çekiciliği ile karşımıza çıkar. Tüm insanlık tarihi boyunca ilgi çekici bir konu olmuş İnsan; ”Ben” kavramı.

Zihin süreçleri zamanla da değişebilir dedik. Örneğin, yaşlanma sürecinde, zihin süreçleri yavaşlayabilir ve hafıza, dikkat ve karar verme becerileri azalabilir. Dengeli bir yaşam ile uyku ve beslenmede ihtiyacımıza uygun etkin olduğumuzda ayrıca hareketi egzersizleri hayatımıza kattığımızda bu süreç en aza indirilebilir.

Peki, eylem, eylemsizlik, özellik nedir?

Eylem, eylemsizlik, özellik bir nesnenin hareket veya hareketsizlik eğilimi ve niteliği ile ilgili kavramlardır ve birbirleriyle yakından ilişkilidirler.

Eylem-eylemsizlik özelliği, bir nesnenin hızını veya yönünü değiştirmek için ne kadar güç uygulandığını gösterir. Denge, bir nesnenin sabit bir konumda durması veya hareket etmeden sabit bir şekilde durması durumudur. Bir nesnenin dengede kalabilmesi için, ağırlık merkezinin sabit bir noktada kalması gereklidir. Bu, nesnenin yerçekimi kuvvetiyle etkileşimini dengeler.

Evrenin üç niteliği, genellikle uzay, zaman ve madde olarak tanımlanır.

* Uzay: Uzay, evrende var olan tüm nesnelerin, cisimlerin ve olayların konumunu ve ilişkilerini belirleyen boşluktur. Uzay, üç boyutlu bir yapıya sahip ve nesneler arasındaki mesafeleri ve ilişkileri belirler. Uzay, fiziksel olayların ve hareketlerin gerçekleşmesi için gerekli bir alan sağlar.

* Zaman: Zaman, evrende gerçekleşen tüm olayların akışını belirleyen ve ölçülebilen bir kavramdır. Zaman, evrenin doğal hareketleriyle birlikte ilerler ve evrende gerçekleşen tüm olayların zaman çizelgesinde sıralanmasına olanak sağlar. Zamanın birimleri saat, dakika, saniye gibi ölçülerle ifade edilir.

* Madde: Madde, evrenin varoluşu için gerekli olan ve tüm fiziksel nesneleri oluşturan temel yapı taşıdır. Madde, atomların ve moleküllerin birleşmesiyle oluşur ve evrende farklı şekillerde bulunur. Madde, evrenin her yerinde bulunur ve enerjiyle birlikte, evrenin varoluşu için gerekli olan diğer temel yapı taşlarından biridir.

Bu üç nitelik, evrenin varoluşu için birbirine bağlıdır ve birlikte evrenin temel özelliklerini oluşturur.

Zamanın niteliği, zamanın doğası ve özellikleri ile ilgilidir. Zaman, evrende gerçekleşen her olayın ölçülebilir bir şekilde sıralanmasını sağlayan ve herhangi bir hareketin gerçekleşebilmesi için gerekli olan bir kavramdır. Zaman, insanların hayatında büyük bir rol oynar ve birçok farklı disiplinde incelenir.

Zamanın niteliği, genellikle aşağıdaki özelliklerle tanımlanır:

* İlerleyen bir süreç: Zaman, sürekli olarak ilerleyen bir süreçtir. Geçmiş, şimdi ve gelecek olmak üzere üç ana bölüme ayrılır ve herhangi bir zamanda sadece bir an mevcuttur.

* Ölçülebilirlik: Zaman, ölçülebilir bir kavramdır ve birimleri saat, dakika, saniye gibi ölçülerle ifade edilir. Bu birimler sayesinde zaman, doğru bir şekilde ölçülebilir ve zaman çizelgelerinde sıralanabilir.

* İlişkisel bir kavram: Zaman, herhangi bir hareketin gerçekleşebilmesi için gerekli olan bir kavramdır ve zaman, başka bir olayın gerçekleşmesiyle ilişkilendirilir. Örneğin, bir saatte 60 dakika vardır ve her dakika, bir önceki dakikanın ardından gelir.

* Göreli bir kavram: Zaman, göreli bir kavramdır ve farklı gözlemciler tarafından farklı şekillerde algılanabilir. Bu, zamanın hız, kütle ve yerçekimi gibi faktörlere bağlı olarak değişebileceği anlamına gelir.

Zaman, insanların hayatında büyük bir rol oynar ve birçok farklı disiplinde incelenir. Çoğumuz zaman yönetimi konusunda ustalaşmak isteriz ki bu da öz disiplinle başarılı sonuçlar elde ederiz.

Yoga felsefesi de evrenin üç niteliği olan uzay, zaman ve madde kavramlarını “Triguna” olarak adlandırılan üç enerji prensibiyle ilişkilendirir: Rajas (hareket), Tamas (durgunluk) ve Sattva (denge). Bu üç enerji prensibi, evrende bulunan her şeyin bir araya geliş şeklini ve varoluşunu açıklar.

Rajas, evrende hareketi temsil eder ve enerjik, hırslı ve aktif bir niteliğe sahiptir. Tamas ise evrende durgunluğu temsil eder ve yavaş, pasif ve karanlık bir niteliğe sahiptir. Sattva, evrende dengeyi temsil eder ve armonik, huzurlu ve sakin bir niteliğe sahiptir.

Yoga, insan bedenindeki bu üç enerji prensibinin dengelenmesine yardımcı olur ve ruhsal, zihinsel ve fiziksel sağlığı geliştirmek için kullanılır. Yoga egzersizleri, nefes teknikleri ve meditasyon, bu üç enerji prensibinin dengelenmesine ve içsel dengeyi bulmaya yardımcı olur.

Diyebiliriz ki Evrenin üç niteliği insanın potansiyelini oluşturur.

Soru şu;

* Fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal bir yapıya sahip insan evrenin bu üç niteliği ile özdeşleştiğinde ne olur?

* Doğum, ölüm, kalıcılık, bozulma, gelme, gitme, tek ve çok. Kendi algımdaki anlamları ne?

* Bu kavram ve onlara yüklediğimiz anlamları nasıl bırakabiliriz?

* Peki, bıraktığımızda ne olur?

Kavramlara tüm olanla bağını özetleyecek olursak; evrenin niteliklerini idrak etmek önemlidir. İnsan evrenin nitelikleriyle doğrudan bağlantılıdır ve bedenindeki enerji prensiplerinin dengelenmesine yardımcı olarak Asana pratikleri, meditasyon, Pranayama (nefes) ve güçlü zihin teknikleri ile içsel dengeyi bulmaya ve evrenle daha derin bir bağlantı kurmak mümkündür. Bu da, gayretli emekle, adanmış kararlılıkla, öz disiplinli çalışmayla gerçekleşir. Sürdürülebilir, kalıcı bir huzur, denge için de uzman desteği almanızı öneririm. Sevgi ve saygı ile Arzu Aykın

”Hakikat, mis kokulu Dünya’yı korur, akan suyu ıslatır. Hakikat ateşi yakar ve havayı hareket ettirir, güneşi parlatır ve tüm yaşam büyür. Gizli bir Hakikat her şeye destek verir. Bul onu ve kazan.” Ramayana

Nasıl Yardımcı Olabilirim? Paylaşmak İster misiniz?

BÜTÜNÜN DENGESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin