-
Niyetinizle Bağınızı Nasıl Kuruyorsunuz?
”Evrende, Şamanların, ”niyet” dedikleri ölçülemez, tasvir edilemez bir güç vardır. Ve evrende var olan her şey birer bağ ile niyete bağlıdır…. Ortalama bir insanın niyete bağı belirsizdir. Bu bağı canlandırmak için, savaşçılar sert ve güçlü bir amaca gereksinim duyarlar…” – Carlos Castaneda

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Günlük yaşamda artan/azalan ritim, mevsimsel ani hava değişiklikleriyle birlikte duygusal/zihinsel/fiziksel alanlarınızda gerginlikler yarattığının farkında olmalısınız. Genel olarak neden arayışında olan çoğumuz belirsiz ani değişimlerin hayatlarımız içerisinde, şeylerle bağımızın hissini boşluk hissi ile ifade ediyoruz.
Ve bunu normal görmeye başladık! Nasıl mı; birbirimizi dinlemeyerek ve başımızı kuma gömerek!
Hayatınızda zor yaşam koşullarından sıyrılarak, itici güç yaratarak nasıl ilerliyorsunuz?
İçsel varlığınızı nasıl ve neler yaparak genişletiyorsunuz?
Bu hafta isteklerimizle hedeflerimize ulaşmak diyerek bir bakışla başlayalım!
Niyet; sizi bulunduğunuz yerden, bulunmak istediğiniz yere götüren bir hareket/eylemler dizinidir.
Niyet!
İnsan var olduğu, doğduğu andan itibaren isteklerine ulaşmak için bir ya da bir kaç eylemde bulunur. Yeni doğan bebekler buna çok iyi örnektir. Bebek her ağladığındaki tecrübelerin kitabını yazacak bir çok anne/baba olduğuna eminim.
Ayaklanan çocuk hallerinizden hatırladığınız bir kaç kareye bakarsanız; isteğinizin yani elde etme isteğinizin yoğunluğu ne kadar güçlü ise buna bağlı yaptırma gücünüzü de fark etmişsinizdir. Ve çoğunlukla bu kendini yere atan bağıra bağıra ağlayan ya da benzer davranışları belki siz, belki yakın çevreden belki de kendi çocuğunuzda ya da kendinizde tecrübe etmişsinizdir.
Buradan geleceğim konu elde edilmek istenen şey/şeyler için çok büyük bir arzunun olması önemlidir. Bu evrensel doğa yasalarındandır.
Ve…
Bu dünya realitesinde de bu arzuya ulaşmak, başarmak bir süreçtir. Başarı için niyetinizle nasıl bağ kurduğunuz önemlidir.
Bu ne demektir?
Bu deneyime her yeni doğan sahiptir. Dolayısıyla bu bilgi sizde var. Yaş aldıkça ve ego benlik geliştikçe insan haz*ıstırap, acı*tatlı iki izlenim ki insan fizyolojisinde de +- duygular sayesinde eylemleri tanımlar, aksiyon alır ve çevrenin de etkisi ile davranış kalıpları edinir.
Hangi itici güç/güçler niyetinizi başarmanızı sağlıyor?
Ben çocukken annem bana ”maymun iştahlı” derdi. Eminim bir çok anne çocuğuna bunu demiştir. Neden? Çünkü her insanda var olan merak. Tadına bakmak istiyor. Diğer bir deyişle haz almak istiyor. Bunu demişken tekrar hatırlayalım; uzmanlara göre bu dünyadaki hazlar iki elin parmakları kadar bile değil. Okuduğunuz kitaplardan bile fark edebilirsiniz!
Ve…
Bitmek bilmeyen tatmin arayışındaki dünyaya baktığınızda yoğun nefret, rekabet, onur arayışı, güç savaşı gib benzeri eylem/eylemsizliklerdir. Tüm, şu an sosyal medya ve diğer benzeri haber kaynaklarından hep birlikte izliyoruz…. Burada A. Maslow’u, Değerler Hiyerarşi Teorisini de hatırlayalım.
Doğanızı bilmek yani kendinizi bilmek; ”Kendi Olma” arayışındaki size hayatınızın yönetimi ve sorumluluğunu alma becerinizi geliştirmenizde kolaylık sağlayacaktır. Hele ki bireyselleşen ve gittikçe zorlaşan dünya koşullarında!
Bilim/ilim insanın otomatik bir sisteminden bahseder.
Ve…
Bu sistem birçok metotta farklı isimlerle günlük hayatımızda yerini almıştır. Büyük resme baktığınızda tüm metotların aynı şeyi söylediğini görebilirsiniz. İçeriklerinde kişiyi hataya, fantezi, illüzyona götüren bilgiler de olsa…
Evet konumuza tekrar dönersek; kişi duyularıyla önce arzular, sonrası haz*ıstırap denkleminden tatmin olma hesabı yapar ve eyleme geçer. Kişi her bir eylemi ile yeni bir arzu yaratır ki, bunu da eylemde haz var mı yok mu analizi ile yapar. Analizi de değerlerinden yapar.
Niyetinizin büyüklüğü ile birlikte niyetinizdeki nedeninizin önemi de aynı, eşit derecede öneme sahiptir.
Yani amacınız, en yüce değerlerinizle hayat amacınızla birlikte, ne olmak, ne yapmak, neye sahip olmak istediklerinizle ilgili.
Ve…
Bunun için nasıl bir stratejik plana ihtiyacınız var?
İlerleyeceğiniz yolun belirsizliği ile birlikte her gün sizi niyetinizle bağlı kılacak hangi eylemleriniz olacağı konusunda gayret, emek çok önemlidir. Aynı bir zamanlar annelerimizin ya da daha büyüklerimizin ilmek ilmek danteller, iğne oyası işlemesi gibi.
Adanmışlık, sürdürülebilirlik, disiplin, kararlılık gerektirir.
İşte buna gönüllü olanlar başarısızlıklara takılıp, ağlamaz. Aksine ”Düştüm” der, ayağa kalkar ve belki başa döner, belki de durduğu yerden devam eder; niyetini, nedenini hatırlayarak; kendine hatırlatarak.
Siz buna ne kadar gönüllüsünüz?
Niyetleriniz birer fantezi mi?
Hayal mi yoksa gerçek mi?
Sizden başka kimse bunu bilemez ve adım atıp, ilerleyemez. Bir başkası sizin için yapamaz.
Niyetlerinizle bağınızı nasıl kuruyorsunuz?
Bunu zaman zaman tek başınıza denediğinizden ve istediğiniz başarıyı da sağlayamadığınızdan eminim. Desteğe ihtiyacınız olacaktır. Sizin için en doğru bir uzman desteği almanızı öneririm.
Ertelemeyin.
Bahaneler uydurmayın.
Hayat denen nefesimiz sayılı. Boşa harcamamanızı temenni ederim.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
-
Korkularınızı Nasıl Yönetiyorsunuz?
Yapmaktan en çok korktuğunuz şey nedir? Bunu yapmanız için ne gerekir?”Hepimiz korkuyoruz bedenin ölümünden. Fakat kimdir korkan ruhun ölümünden?”’ -Epiktetos

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Kim korkmaz?
Kimler korkar?
Bu dünyada en çok ne olmaktan, ne yapmaktan ve nelere sahip olmaktan korkarsınız?
Ve
Sakınırsınız?
Peki, bu korkuları nasıl edindiniz?
Ateş etrafında, belki bir mum ışığında ya da tüm mahallenin elektriğinin kesildiği bir çocukluk anısında!
Bu korkularınız hayatınıza ne tür eğlencelikler kattı?
Aradan geçen zaman sonrasında dostlara/çocuklara/torunlara anlatılan hangi tür korkularınızın başarı hikayelerini ilhamla anlattınız?
Bu size nasıl hissettirdi?
Ve…
Bugün değerlerinizden, hayat amacınızla nasıl, neler yapıyorsunuz?
Kim korkar?
Kimler korkmaz?
Korkunun üstüne çıkmak bu duyguya sebep olanı keşfetmekle mümkün!
Bu dünya sonuç.
Ve…
Sonuca baktığımızı hatırla.
Zaman; kendini kendine ifade etme zamanı. Ertelemeyi bırak…
Şimdi!
Haydi ilerleme zamanı…
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
-
Ondan, Bundan Şikayet!
En çok nelerden şikayet edersiniz?”Her şeyi olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz.” -Anais Nin

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Bi an durun!
Hoşnutsuz olduğunuz kişi/durum/olaylara bakın!
Dikkatle izleyin, gözlemleyin, araştırın.
Ve sonra…
Şikayet ettiğiniz şey/şeyleri değerlerinizden, tecrübelerinizden, edinimlerinizden analiz ettiğinizde bir yere varırsınız.
Bu vardığınız yer de hayat amacınıza hizmet eder!
İstediğiniz kişi olabilseydiniz ya da olsaydınız kim olmayı isterdiniz?
Sizi bundan alıkoyan nedir? Şikayet ettiğiniz durum/olaylar haritanızdaki ipuçları!
Arzunuz ilerlemekse…
Ve yeterince ertelediğinizi düşünüyor ya da inanıyorsanız…
Hemen iletişime geçin.
Destek alın ve ilerleyin.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
-
Nedenin Ne?
Hangi kitapları okumak istiyorsunuz?”Dağın tepesindeki adam, oraya düşmedi.” -Vince Lombardi

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Yüksek yerlere bakmak ya da yüksekten bakmak çoğu insana muhteşem gelir. Yine çoğumuzun hayatında erik ağacına çıkıp, dallar arasından ulaşılması zor uçlara kadar bir hamlede erik toplama ya da tam orada erik yeme maceraları vardır.
Her hatırladığınızda ya da hatırlatan durum/olaylarda yüzünüzü gülümseten ve hatta çocuklarınız varsa da onlara kendinizden inciler olarak olarak anlattığınız çocukluk hatıraları!
Ve yine o dallar arasından küçük bedenlerinizden aşağıya belki de ileriye bir bakışla gözleminiz varsa hissi de hatırlarsınız. Aslında anıyı muhteşem yapan da budur demekten kendimi alamıyorum.
Ve muhteşem soruyu soruyorum: Sizi o erik ağacına çıkmaya sebep olan nedeniniz neydi?
Şu an hayatınızda bu hangi formlarda mevcut ve bu niteliğiniz size, çevrenize ne ve nasıl katkı sağlıyor? Bunun sizdeki hissi nedir?
Doğamız bizi gelişmeye, büyümeye, ilerlemeye, dönüşmeye teşvik eder.
Peki, sizin ilginizi çeken, serbest zamanlarınızda ne tür kitaplar okumayı seversiniz?
Sevdiklerinizle iyi bir hafta sonu diliyorum.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
-
Kahvenin Hissettirdikleri…
En sevdiğiniz aile geleneklerinden birkaçını yazın.”Tek gerçek hata, kendisinden hiç bir şey öğrenmediğimiz hatadır.” -John Powell

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Kahve içmeyi sever misiniz?
Kahve içmeyi mi yoksa kahve içme sırasındaki sohbetleri mi seversiniz?
Ben her gün kahve içen ve kahve içmeyi seven birisiyim. İçmediğim günler sayılıdır. Yıllar içinde bakarsanız içmediğim gün yok denecek kadar azdır. En sevdiğim de karşılıklı dost sohbetleriyle kahve içmektir.
Farkındayız ya da değil sevgi alışverişinde bulunuruz kahvenin aracılığı ile. Hiç bir zorlama olmadan, olduğun gibi saygı, sevgi ve bütünlük içerisinde. Sohbetin nasipleriyle aldığımız hazlarla günü tamamlamak üzere hareket ettiğimizde yine farkında ya da değil, kalbin ve aklın birliğinde muhakeme ederiz.
Ve kahve öncesi ”Ben” ile kahve sonrası ”Ben” artık aynı değilizdir.
Rutin bir eylem gibi yaptığınız iş sırasında, bilgisayarın yanında ya da kitap okurken ve daha bir çok alan ve mekanlarda içtiğimiz kahvenin bizi hayatımızın tüm alanlarında nasıl ilişki kurduğumuza nasıl da tanıklık eder!
Sorsak kahveye, hakkımızda neler söylerdi? Haydi gelin Bir’likte, birlikte düşünelim.
Sevgisizlik hissi ile aradığınız sevgiyi nasıl, nerede, kimlerle, ne yaparken deneyimliyorsunuz?
Kendinizi, eylemlerinizden ne kadar tanıyorsunuz?
Ve neyi arıyorsunuz?
Bilmeye hazır mısınız? Hemen ara.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
-
Kendini Sevmediğini Düşündüren Nedir?
”Herkes kendinin olanı yanında taşır.” -Biant

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Dünyaya geldiğimizden bugüne hayatta kalmaya çalışan bir sisteme sahibiz. Çoğumuz da böyle olduğumuzun farkındadır.
Ve farkındaysanız yaptığımız eylemlerde sürekli bir haklı çıkarma çabası da beraberinde geliyor. Iskaladığımız şey, bir sonuca baktığımızdır. Nedenlerini sorgulamadan yapılan her bir eylemin bizleri çıkılması imkansız bir döngüye sokmasının anlaşılamamasına da şaşmamak gerek.
Dilimize kadercilik olarak kayıtlı olmasına rağmen düşünen insan yani bizlerin muhakeme yetisini doğru kullanmaması ya da kullanamaması ile ilgili olduğu gerçeği diye bir bakışla diyerek bu haftanın konusuna adım atıyorum.
Bakalım kalemden bu hafta neler bize rehberlik edecek, bizleri Gerçek arayışımıza yaklaştıracak?
Başlarken sistem dedim. Biraz açalım bunu. Gözle görünen fiziksel bir sisteme sahibiz ve fiziksel bir dünyada yaşıyoruz. Dolayısıyla gün ışığı bizim burada yaşamı sürdürmemizi sağlıyor. Hayatta kalmaya çalışan bir sistem dediğimizde kendi iyiliğini düşünen ”ego” kavramından bahsederiz. Ego kendi iyiliği için hayatta kalmak ve varlığını muhafaza edebilmek arzusu ile hareket eder. Bununla birlikte egoizmden bahsedilir ki sadece kendi menfaatleri için hareket eden ve bunun için her şeyi yapabilme potansiyelinden bahsedilir.
Yaratılan varlıklar içinde hesap yapan tek canlıdır insan. Zıtlıkların bütünlüğü dünyada tek taraflı bakış ile iyi/kötü, olumlu/olumsuz anlam arayışları içerisinde evrimleşen insan, bireyselliğinde öyle bir noktaya geldi ki boşluk hissi ve mutsuzluk içerisinde o arzudan bu arzuya durmadan koşuyor ve farkında ya da değil köleleşen bir dünya düzeninde çaresizce arayıştadır. Varoluş koşullarının tümünü algısındaki tek taraflı bakış ile diğerlerini referans alarak kendini daha da çözümsüz, içinden çıkılmaz bir noktaya doğru taşımaya devam etmektedir. Artan depresyon ve bağımlılıklar, hastalıklar bunu somut olarak göstermektedir.
Kişinin farkında olamadığı gerçek, yaşanan tüm sürecin kişinin kendini sevmesinden başka bir şey değildir. Kendisi ve arzuları ile anlam arayışına giren bir çoğu ”Ben oldum” ya da ”Bildiğim şeyler bunlar” gibi sözler söyleyerek ya da düşünerek, kendi kendine bile olsa ifade ettiği ve kendini ayrıştırdığı, gruplarında yani çevresinde içselleştirmekten uzak; bir zaman sonra daha da içinden çıkılamaz duvarlar ördüğünün farkında bile değildir. Yalnızlaşan insan!
Kendi ”travmalarım” da, kişiselleştirilmiş sorun olarak bahsedilen durum/olayları arkadaş, dost konuşmalarında altta yatan niyetini gizleme çabası da ayrı bir konudur. Tüm bunların ana sebebi nedir? Haydi gelin başımızı öne koyalım ve Bir’likte, birlikte düşünelim.
Yapılan araştırmaların gösterdiği gerçeklerden biri de yaşanılan her duygunun bedende kalma süresi doksan saniye. – Jill Bolte Taylor
Sadece doksan saniye! Ancak çoğunluğa bakıldığında tetiklendiğiniz her bir eylem/eylemsizlik/özelliklerin arkasında arzular, duygular, inançlar, düşünceler olduğunu görürüz. Tetiklenmenin sonucundan hareket edildiğinde farkındalık eksikliği olduğunu keşfederiz. Bu keşfi de dünya üzerinde çok az kişinin adanmışlıkla gerçekleştirdiği ayrı bir gerçektir. Neden? Haydi gelin birlikte düşünelim yine?
Kendi bakış açısında hayatında değişiklikten kaçınan bir çok insana tanıklık etmiş olabilirsiniz! Şimdi bu tanıklığı kendinize yaptığınızda sonuçların sizi korkutacağı ve bir çok bahaneler üreteceğiniz açıktır. Bununla ilgili çarpıcı bir örnek de verebilirim. İş hayatındaki departman değişiklikleri, ev değişikliği, okul sırasındaki değişiklikler ve buna benzer.
Sanki alışılmış belirli bir alan algısıyla yaşamaya benzetebiliriz kendini sevmeyi!
Genel olarak hayatında ve hayatından şikayet eden bir çok kişi vardır. Hayatlarına baktığınızda bu kendi hayatınızda dahil neyi farklı yapmak üzere bir strateji geliştirdiler/geliştirdiniz?
Çok büyük korku ya da bir ödül olmadan hiç bir şey yapmayan egosal benlik kendini ayrıştırıp, kendinin üstünlüğünü ya da üstün yönlerinin kışkırtıcı konuşmalarını davranışları ile günlük hayatımıza renk vermediğini kim söyleyebilir?
Kendinden başka kimseyi sevmeyi bilmeyen bizler!
Sevseydik dünyayı bu hale getirebilir miydik?
Hesapsız iyilik yapmaktan habersiz bizler, gösterişli eylemleri tetiklenerek izler miydik?
Kendini sevmediğini düşündüren nedir?
Uyan Sevgili İnsan.
Doğanı keşfet.
Değerlerinin, hayat amacının farkına var.
Ve…
İlerle.
Dünya hepimizin ve hatırla; hepimiz doğanın parçasıyız.
Kendini büyümeye ve gelişmeye adamış biri iseniz ”Kendini Bilmek” ilginizi çekiyorsa hayatınızı tüm alanlarınızda nasıl yöneteceğiniz konusunda pratiklerle ve en yüksek değerlerinizle hayatı nasıl yaşayabileceğinizi, üretkenliğinizi nasıl arttırabileceğinizi, odaklanmayı, anlamlı bir hayatın kendiliğinde eylemlere dönüşünü keşfederek tanıklık edebilirsiniz. Aynı bilinç seviyesinden değil, bir üst bilinç seviyesinden mümkündür.
Kapı ne uzak ne yakın. Ancak anahtar sizde. Bunun yanında anahtarın kullanım kılavuzu siz de var mı ? Yok mu?
Seçim sizin.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
-
Serbest Zaman!
Boş zamanlarınızda yapmaktan en çok keyif aldığınız şey nedir?”Ne kadar yüksek olduğumuzu bilmeyiz ayağa kalkmamız emredilmedikçe; ve o zaman, yola sadık kalmışsak başımız dokunur göklere.” -E. Dickinson

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Serbest zaman; düşüncede hoşnutluk yaratan, arzu edilen zamanı ifade etmektedir. Diğer bir deyişle zorunlu sorumluluklarınız öncesi ya da sonrasında dinlenmeye ayrılan keyfi zamandır.
Peki, yaşamınızda serbest zamanlarınız var mı? Varsa nasıl değerlendiriyorsunuz? Yoksa kendinize serbest zamanı nasıl yaratabilirsiniz?
Ne yapmaktan keyif alıyor ya da kendinizi iyi hissediyorsunuz?
Ve bu his hayatınızın diğer alanlarında sizi nasıl ilerletiyor?
Çevrenizde neler yapıyorsunuz?
İlişkilerinize ne katıyor?
Doğamız mutlu olmak istiyor! Bunun için değerlerinizden, hayat amacınızın farkındalığı ile farkındalıklı bir hayata ihtiyacınız olduğunu hatırlamanız önemlidir.
Realitedeki koşullarda nasıl ilişki içindesiniz?
Kendinize ait özelliklerinizi keşfetme, dengeli bir hayat isteğiniz ve bir uzman desteğine ihtiyacınız varsa, size doğru soruları sorabilecek bir uzmana ihtiyacınız olacak; içinizdeki potansiyeli açığa çıkarmanızda size destek olacak bir uzman.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
-
Neşeli Olduğunuzda En Neler Yaparsınız?
Eğlenmek için yaptığınız beş şeyi belirtin.”Sevgiden bahsettiğim zaman, duygusal, zayıf bir tepkiden bahsetmiyorum… Sevgi, nihai gerçeğin kapısındaki kilidi açan anahtardır.” – M. L. King Jr.

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Eğlenmek, sözlükteki anlamına baktığımızda neşeli ve hoşça zaman geçirmek, bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek, bir yerde durmak, beklemek, oyalanmak anlamlarının bilgisine sahip olmakla birlikte, günlük hayatımızda da, konuşma dilinde kullanırız.
Bugün neşeli ve hoşça zaman geçirmek üzerine bir kaç soruyla değerlerimizden hayat amacımıza dair bir farkındalıkla, özenle, ”Ben+1” ile ilerlemeye adanmışlarla birlikte.
Hayatta yapmayı en çok sevdiğiniz şey nedir?
Amacınızı netleştirdiğinizde kararlılığınız ve gideceğiniz yönde o kadar net olur. Dolayısıyla hayallerinizin de gerçeklemesi kolay olur. Amacınızı bulamamış olabilirsiniz. Sabırla devam edin ve her yeni bir günde kendinize ”-1” çıkarın ve ”+1” ekleyin.
Ve kendinize ve birlikte olduğunuz insanlara sorun;
Sizi ne neşelendirir?
Neşeli olduğunuzda en neler yaparsınız?
Bu size ve çevrenize ne sağlar?
Zihin tasarımınız size rehberlik edecektir.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
-
İçimizde Bekleyenler…
Hayalinizdeki iş hangisi?”İçimizde bekleyenlere kıyasla önümüzde uzananlar ve ardımızda bıraktıklarımız önemsizdir.” Ralp Waldo Emerson

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Hayat her yönden sıkıştırıyor her birimizi. Kişi; boşluk hissi ve mutsuzluk kara bulutlar gibi çaresizce kaçma ihtiyacı ile kaçacak yerinin olmadığı gerçeğini bilse dahi kaçma eylemi ile çaresizce çözümsüz rahatlamalara yöneliyor.
Nefesini tuttuğun anların çoğaldığının farkındasın! Bi dur ve hatırla!
En yüce, en büyük arzunu hatırla!
Sizi neşelendiren, zihninizde hayalini kurduğunuz sizi heyecanlandıran o an’ı hatırlayın. Ne olmak, ne yapmak, neye sahip olmak isterdiniz?
Buddha’nın dediği gibi;
”Ne yaparsanız yapın, kendinizedir. Başkaları hakkında hüküm vermek kendi hatalarınızı güçlendirir.”
Evrendeki her şey var olmaktadır. Deneyimi sağlayan zıtlıklardır.
Gerçekleştirmek istediğiniz hayalinizin önündeki tek engel sizsiniz!
Siz ihtiyaç duyduğunuz tüm kaynakları içinizde barındırıyorsunuz. Arzunuzun büyüklüğü nedir ve ”Kendin Olma” ‘ya ne kadar isteklisiniz? Keşfetmeye istekliyseniz destek alın.
Sevdiklerinizle birlikte iyi bir hafta sonu diliyorum. Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
-
Kim İçindeki ve Diğerlerindeki Dâhiyi Açığa Çıkarmak İster?
İyi bir lider nasıl olur?”Varlığımız düşündüklerimizin sonucudur.” Buddha

Gerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
Merhaba,
Bazılarımız alanlarındaki başarıları ile liderlere hayranlık duyar. Kişi kendindeki potansiyeli göremeyebilir. Oysa ki böyle bir yargınız varsa gerçekte bu deneyime sahipsinizdir ve gelişmeyi bekleyen bir beceriniz olabilir.
Yargılama halinde olmak, kendinden büyük ya da küçük birini görmek, sizi boş ve tatminsiz hissettirme olasılığı yüksektir.
Bir boşluk hissi ve güçsüzlük!
Algılarınızı dönüştürmek istemez misiniz?
İyi bir lider nasıl olur?
Haydi bir kaç madde ile yazalım ve sonrası belki siz tamamlarsınız! Ya da…
* Hızlı karar alır, hızlı hareket eder,
* Hedeflerini doğru belirler, aksiyon alırlar,
* Kendilerine saygılı ve irade sahibidirler…
Bireysel destek ihtiyacınız var mı?
Cevabınız ”Evet” ise, ”Kendiniz Olmayı Ertelemeyin.” Destek alın.
Zihin tasarımınızı keşfedin.
Hayatınızın lideri olun.
Bilinçli ilerleyin.
Sevgi ve saygılarımla.
Arzu Aykın
