Hayata Dair…

  • Dışarı Çıkalım mı?

    ”Zaman büyük bir öğretmendir, ancak ne yazık ki öğrencilerini daima öldürür.” – Curt Goetz

    Dışarı çıkalım mı?

    Günlük yaşamımızda çok kullandığımız basit bir soru cümlesi gibi görünse de içinde insana dair birçok şeyi barındırır. Gerçekten dışarı çıktığımızda dışarda mıyız?

    İçeri dışarı kavramları her birimizin bakışında eşsiz anlamlarıyla doludur. Birbirimizi etkiler, birbirimizden etkileniriz.

    Dışarı çıkmak sizin için ne demek? Hangi beklenti ile istersiniz? Bu düşünce, eylem, arzu sizde nasıl hissettirir?

    Dışarı çıkmak gerçekten bir çaba gerektirir. Çıktığınızda bir şey olur.

    Ve…

    Derin, içsel arayışların eylemler ile buluşmasından neyi fark edersiniz ki sonuçtan, nasıl bir netliğe, karara gelirsiniz?

    Dışarı çıkalım. Evet. Ama nasıl?

    Arzu Aykın

  • Sadece Sor

    ”İhmal ettiğiniz hislerinizi kullanmaya başladığınızda, ödülünüz dünyayı yepyeni gözlerle görmek olacak.” – Barbara Sher

    Yüzeysel ilişkilerden sıkılmadınız mı?

    Her bir seferinde daha da derinleşen tarif edemediğiniz eksiklik ile başka bir arzu ve eylemi ile peşinden gitmeye eğilim göstermek bazılarımız için düşünülmemiş, normal olandır. Gerçekten normal midir?

    Çoğu zaman yüksek ses ile dillendirmekten kaçınır bir halde günü bitirme çabası içindeyizdir. Çok azımız cevap arar. Arayış yaşamı derinlemesine hissetmeyi özlemek ve arzulamak ile başlar.

    Bilgiye her yerden ulaşabildiğimiz bir dünyadayız. Cevaplar bilgide değil. Denemek ve bizde bıraktığı izlenimlerden öğrendiklerimiz, ilerlerken edindiklerimizdedir. Hissettiklerimiz ile en büyük servet, yeni gözlere sahip olmakta olduğumuzdur.

    Sonuçlar dünyasından nedenleri keşfetmek her seferinde tekrar ve tekrar…

    Hiç aşık oldunuz mu?

    Hayatı korkusuzca keşfetmeye büyük bir özlem ve arzu ile kendini gerçekleştirmeye yürürsünüz. Belki koşarsınız. Hiç durmadan ve yorulmadan… Yaşadıklarınız, yaşayacaklarınız yıldırmaz. Aşkınız için elinizden gelenin en iyisini yapmak için çaba sarf edersiniz. Öyle ki siz bile kendi gücünüze hayret edersiniz; sabrınıza, anlayışınıza, sorumluluk alışınıza ve daha nice nitelikleriniz ile sonuçlarına… Birlikte büyüdüğünüzü hissedersiniz. Birlikte gücünüzün tanımı, anlayışı değişir. Günün, yılın kısaca yaşam gerçek bir anlama doğru yol alır…

    Ta ki yargılarınız devreye girip, birbirinizi yönetmeye, müdahaleye kadar… Zıtlıklardan iyiyi keşfederiz.

    Ancak dikkatli, uyanık olmak önemlidir. Nedeniniz, değerleriniz, ulaşmak istediğiniz yer ve kendinize soracağınız birkaç temel soru yaşamınızı bir üst bilinçten yaşamanıza öncülük edecektir.

    Yüzeysel ilişkilerden sıkılmadınız mı?

    Değişimi isterken aynı zamanda değişime direnç gösteren cevaba nasıl yanıt verebiliriz ki?

    Tam olarak eksikliğinizi keşfetmek için sadece sorun.

    Arzu Aykın

  • Arzunu Uyandır

    ”En büyük bilgelik kendine egemen olabilmektir.” – Euripides

    Tutkulu olduğunuz bir amacınız var mı? Belki bir arzunuz?

    Her bir gün yeni şeylerin içerisinden geçeriz. Ancak fark etmeyiz.

    Odaklandığımız nedir ki hayatın bize verdiklerini göremiyoruz? Belki de odaklandığımız ile ilişkilendiremiyoruz!

    Arzunuzu uyandırın!

    Ne kadar sıklık ile zihninizi olmak istediğiniz kişi olmaya, size ilham veren, istediğiniz şeyi yapmaya ya da ortaya koyacağınızı bildiğiniz sonuçları yaşamaya odaklıyorsunuz?

    Söyledikleriniz ve yaptıklarınız birbiri ile ne kadar uyumlu?

    Canlılık ile bir yaşam sürüyor musunuz?

    Kendiniz ve başkaları için en iyi sonuçları ortaya koyan kararları almakta ne kadar odaklı, dikkatli, net ve kararlısınız?

    Hedefleriniz ve amacınızın enerjiniz ile beslendiğini hissediyor musunuz?

    Bunu tek başınıza yapamazsınız. Gerçek bir nedeninizin olması sizi ilerletir. Uğruna vazgeçebileceklerinizin olduğu, belirsizlikler içinde dahi olsanız yapmaktan vazgeçmeyeceğiniz bir şey, değerleriniz, önem verdikleriniz, niyetiniz, hayaliniz, en büyük arzunuz…

    Unutmamalıyız ki bizler hissi varlıklarız!

    Gerçekten günlük bir çalışma rutininizin olması ve günün sonunda çek etmeniz, aynı zamanda bir sonraki günün en az yedi eylem planını hazırlamak çok önemlidir. Yeteri kadar deneyin ve yaşamınızdaki farkı görün.

    Sürecin başarısı arzunuzu her eksiklikte uyandırmaktır.

    Barış sizinle olsun.

    Arzu Aykın

  • Şarkını Söyle

    ”Varlığımız düşündüklerimizin sonucudur.” – Buddha

    Yaşamlarımızın bir döneminde, taraktan, çatal kaşıktan mikrofon yapıp, ayna karşısında ya da kendi yansımamızı görebileceğimiz bir yerde en güzel bakışlarımız ile şarkı söylediğimiz anlar vardır. Hayalimizde kim bilir neredeyizdir? Sahnenin tam orta yerinde onlarca izleyicinin arasında alkışları hissederiz; şarkının içinde ve son notanın bitiminde.

    Gerçek şu ki hala sahnenin orta yerindeyizdir. Her yenilenen günde şarkının sözlerine eklemeler yapmaktayızdır. Farkında olmadığımız sürece bir kayıptır. Konuşulacak bir şey yoktur.

    Her birimiz belli, eşsiz niteliklerle buradayız. Kaçımız farkındayız? Farkında olsak da bunu nasıl kullanabileceğimizi ya da etkin kullandığımızı nasıl bilebiliriz?

    Yaşamınızda yönünüzü etkileyen kişiler kimlerdi? Bu kişilerin hangi özelliklerini edindiniz? Size neler kattı?

    İlerlerken bu özelliklere daha neler eklediniz? Edindiklerinizi hala neden, nasıl kullanıyorsunuz?

    Yine ilerlerken önünüzdeki bariyerleri fark edersiniz. Bazen en önemli gibi görünen diğerlerinin yargılarıdır. Bunları nasıl kullanıyorsunuz? Sonrasında ne yaptınız ya da ne yapıyorsunuz?

    Kişinin yaşamında ilkler çoğu zaman önemli olmuştur. İlk okula başladığınız an, iş için ilk başvurunuz, ilk görüşmeniz, işte ilk gününüz, ilk emeğiniz ile aldığınız ücret, ilk kariyer sınavınız, yer değiştirmeniz… Bu sıra uzar giderken öğrendiklerimiz, kaçındıklarımız, korkularımız, arzularımız, tutkularımız, kıskançlıklarımız ve birçok duygunun içinden geçeriz.

    Tüm bunların birlikteliğinde gerçek bir savaşçı iseniz eklenerek büyüyen problemleri çözme yeteneğinizin geliştiğini süreç içerisinde görebilirsiniz; günün başı ve sonu arasında tüm olanı inceleyerek muhakeme ederek. Bu öyle çok vaktinizi alan bir şey değildir. Bunu belirleyen önem verdikleriniz, nedeninizdir. Sizi bu yolda tutan da çevrenizdir.

    Taraktan mikrofonu aldığınız o günlerdeki şarkınızı söylemeye devam edin.

    Hayat en muhteşem olan!

    Keşfetmek daha da muhteşem!

    Ancak sevdikleriniz ve tek bir amaç için kendi kusurlarınızın üzerine çıkarak, faydalı, iyilikle çaba sarf ederek… Gelecek için, yeni bir dünya için…

    Barış sizinle olsun.

    Arzu Aykın

  • Öğrendiklerimiz Bizi Nasıl Etkiler?

    ”Yokuş aynı zamanda bir iniş. İleri giden yol da aynı zamanda bir dönüş. İçimizdeki evren dışarıda fakat dışarıdaki evren içimizde.” – Robert Anton Wilson

    Öğrenmek isteyenlerden misiniz yoksa bilmek isteyenlerden mi?

    Bazılarımız iki eylemi aynı anlamda kullanıyor olabilir. Ancak ikisi farklıdır.

    En öğrendiklerinizi hayatınızda nasıl kullanıyorsunuz?

    Hatta fark ettiyseniz öğrendikleriniz zamana göre gelişir ve öğrenmeye, öğrendiklerinize ekleme yapmaya devam edersiniz. Sonuçta uzman kavramı hayatlarımızda anlam kazanır diyebilir miyiz?

    Öğrendikleriniz sizi nasıl etkiler?

    Belirsizlikte sizi nasıl netleştirmeye getirir?

    Değişimi arzuluyorsanız ilerlerken karşılaştığınız durum ya da olayların duygu yükleri ile değil, içsel derinliğinizde ortaya çıkan sonuçlar ile sizi getirdiği eksiklikten hangi eylemler ile amacınıza yönelik neler yapabileceğinizi fark etmeye başlarsınız. Diğer bir deyişle zıtlıklar, zıt eylem, eylemsizlik, özellikler ile öğreniriz. Daha derinden hissetmeye başlayabiliriz.

    Burada inancın gücü size en büyük itiş gücü olacağını söyleyebilirim. İnanç zamanla edinilen, içinde derin bir süreci barındırır.

    Doğa bize birçok fırsatlar sunar. Ancak amaç, önem olmadan bu fırsatları nasıl görebiliriz ki?

    Ve…

    Süreçte öğrenmeye devam ederiz.

    Böylece siz, odaklanma ve amacınıza yönelik stratejik eylem planınızı yaşamınızın diğer alanları ile ilişkilendirme kabiliyeti vasıtasıyla hızlanırsınız. Bunun için yeteneklerinizi fark etmeniz ve onları doğru yerde, doğru zamanda, doğru niyet ile kullanmanız önemlidir. Bu da, süreçte aklın fonksiyonlarını doğru kullanmak üzere deneyerek öğrenilir. Destek almanız önemlidir.

    Barış sizinle olsun.

    Arzu Aykın

  • Dünyaya Bakarken…

    Dünyaya bakarken…

    Zıtlıklar dünyasında sayılı, benzer, pek çok arzunun peşinde, yaşamlarımızın birlikteliğinde herkes herkese hizmet ediyor. Demek istediğim bizler bağlı ve bağımlıyız. Ancak farkında bile değiliz.

    Dünyanın herhangi bir yerinde olan herhangi bir durum ya da olay hepimizi etkiliyor. Ancak yaşadığımız küçük dünyalarımızda sadece arzularımızın peşinde keyif almak ile ilgilenmek isterken bir yandan da ıstıraptan kaçmak istiyoruz. Sanki kayıtsızlık içerisindeyiz. Sadece kendimiz!

    En nihayetinde insan mutlu olmak istiyor. Haz almak istiyor.

    İçinde bulunduğu çevrede, toplumda, yerde bunun ölçüsünü dengeleme problemleri bireyselleşen dünyada tatminden çok beraberinde tatminsizliği mi getiriyor?

    Dünyanın belli başlı hazları ve dahası ile aramızdaki bağların kopuşuna tanıklık etsek de kayıtsız kalıyoruz. Yalnızlıktan şikayet ediyor gibi görünsek de yalnızlığı normalleştirdiğimiz bir zamanda mıyız?

    İletişim araçlarının çokluğunda birbirimizle nasıl iletişim kuruyoruz?

    Nasıl konuşuyoruz?

    Neler konuşuyoruz?

    Sevgi anlayışına ne kadar sahibiz?

    Birbirimizi ne kadar duyuyor, dinliyoruz?

    Öğrenilen bir kaç bilginin gölgesinde slogan konuşmalarla, birbirini anlamaktan, hissetmekten vb uzak, birbirine temas etmeyen ilişkiler sanki birbirine rapor verir gibidir.

    Dünyanın bir yerindeki sel baskını, deprem, kuraklık, toplu kazalar, toplu ölümlere sanki günün ayrıntılarında sıkışmış haberler gibi yaklaşıyor olabilir miyiz? Şöyle desem ki pirinç ya da kahve ya da başka bir şey şimdiki fiyatının beş katı olmaya hazırlanıyor. Dikkat kesiliriz. Hemen eyleme geçme olasılığımız yüksek!

    Çok uzağa gitmeden en yakın ilişkilerimize bakalım; ailemize, komşularımıza, iş arkadaşlarımıza. Çoğu zaman göz temasından uzak ilişkiler içindeyiz.

    Oysaki hepimiz birbirimize bağlı ve bağımlıyız. Ancak bakışımızda bir seviyeden görmeyi seçtiğimiz her an ıskalamaya devam edeceğiz.

    Umalım ki eksiklikler dünyasında tam ve bütünlüğü aynı zamanda bağlı ve bağımlı olduğumuzu hissedebilelim.

    Arzu Aykın

  • Stratejinizi Gözden Geçirin

    ”En mutlu düşten daha mutludur uyanmak.” – Shakespeare

    Yılın bitmesine az kaldı.

    Yıl içinde, yolunda giden ve üzerine ekleme yapma ihtiyacını gördükleriniz nelerdir? Ya da hedefinize ulaşmanızda yolunda gitmeyen her ne varsa nasıl bir yol izlediniz ve hangi sonuçlara ulaştınız?

    Sonrasında ve sonrasında neyin eksikliğini hissettiniz? Ne yaptınız ya da yapmadınız?

    Tüm her şeyin varlığında ya da yokluğunda şimdiden amacınıza göre yeni bir yılda nasıl bir yol izlemeyi planlıyorsunuz?

    Bir hazırlık çalışması ilerlemenizde size yer açacaktır. Odaklanmanızı sağlayacaktır. En önemlisi de destek aldığınız kaynaklarınızı doğru seçtiğinizden emin olmanız hızınızı artıracaktır.

    Arzu Aykın

  • Zamana Diğer Bir Bakış

    ”Farkındalık zor değildir. Önemli olan onu hatırlamaktır.” – Sharen Saltzberg

    Zaman sizin için ne demek?

    Zamana karşı ya da zaman ile akışta mısınız?

    Zamanı nasıl kullanıyorsunuz?

    Amacınıza göre her seferinde neyi fark ediyorsunuz?

    Sonrasında ne yapıyorsunuz? Ya da tam tersi?

    Buna göre de nasıl hissediyorsunuz?

    Zamana yetişmeye mi çalışıyorsunuz yoksa zamanın üzerinde mi ilerliyorsunuz?

    Daha da sıkıştığımızı hissettiğimiz bu dünyada yaşamlarımızın bir ya da bir kaç alanında hedeflediğimiz şeylere ulaşabilmek için verdiğimiz mücadelede aynı zamanda hayatta kalmaya ya da hayatımızın devamını sağlamaya da odaklanırken üzerimizde hissedilen baskının şiddeti karşısında doğru kararları aldığımızı nasıl bilebiliriz?

    Her bir günün, hatta anın belirsizliği içerisinde nasıl bir yol ile nihai hedefe ulaşabiliriz?

    Kişi kendi dünyasının merkezindedir.

    Niteliklerimizi, özelliklerimizi, çevremizden bugüne kadar aldığımız etkilerle nasıl, hangi sonuçları edindiğimizi analiz etmek ve hedef, amaç, niyet, eylem ile ilişkilerini netleştirmek önemlidir.

    Zaman başı ve sonu sınırlı bir alandır. Bu alanı nedenimiz ile ilişkilendirmek etkin kullanmayı getirebilir mi?

    Hislerimizin üzerindeki anlamların farkındalığına gelmek, faydalarının farkındalığına uyanmak bizi özgürleştirebilir. Bakışımız değişebilir ve içsel yönetim becerilerimizi geliştirmemize yardımcı olabilir. Anlayışa gelmek için denemek hatta sabır ile denemek önemli olsa gerek.

    Arzu Aykın

  • Doğum Günün Kutlu Olsun

    ”Doğum günün kutlu olsun.”

    Ne iyi bir niyettir. Kişinin kendisi dışında birisi için ya da diğerlerinin kendisi için bulunduğu bir niyet… Ve… Hissedilen dokunuşun gücünün, sonsuz oluşunun, etkilerinin çoğu zaman farkında değilizdir.

    Çocukluktan itibaren ilerleyen tüm yaş almalarda gelişen tüm algılayışlarımızda bizi derinleştiren bir eylemdir.

    İlk doğum gününüzü hatırlıyor musunuz?

    Hislerinizde kalan tat nedir ki tüm hayatınız boyunca her benzer durumda o an anılarınızda canlanıyor?

    Hayatımızda var olan her şeyin ilişkisini keşfetmek nasıl olurdu?

    Her ortaya çıkardığımızda hissettiklerimiz ve hissedeceklerimizi tahmin etmeye çalışsak neyin farkındalığına gelirdik?

    Bizim evde doğum günleri kutlanır mıydı hatırlamıyorum. Ancak hatırladığım ilk doğum günü arkadaşlarım ile olandı. Beni yaşadığım evden, dünyadan alıp çıkaran doğamızdan gelen merak ile araştırmaya, analiz etmeye getiren bir durumdu. Kat kat binaların içinde yaşayan insanların hayatlarına yaşıtlarım ile yetişkinlere benzer eylem, eylemsizlik, özellikler ile birlikte giriş yapmıştık. En güzel giysilerimiz içinde, üstümü kirleterek utanmaktan korkmama rağmen az da olsa o gün yediğim yaş pasta hayatımın en iyi pastası idi. En önemli şey de verilen hediyeler karşısında mutlu olan birine tanıklık etmek muhteşemdi.

    Hediye almak, hediye vermek.

    Ne kadar da kıymetli bir şey ve yüce bir davranıştır. Verdiğiniz ya da aldığınız her ne ise çoğu zaman kendinizden bir parça da eklersiniz. Her seferinde eklediğiniz değişken olmakla birlikte değişmeyen niyetiniz olabilir mi? Belki de yıllarca peşinizi bırakmayan, kafa karışıklığına neden olan bu niyeti değiştirmenin nasıl mümkün olabileceğini bilemeden ölüp gidebilir ya da tam tersini de yapabilirsiniz.

    Kendiniz için olmasa bile gelecek nesiller için…

    İyi bir hafta sonu dilerim.

    Arzu Aykın

  • Sessiz Direniş

    ”Geçmişte kim olduğunu bilmek istiyorsan, şu an kim olduğuna bak. Kim olacağını bilmek istiyorsan ne yaptığına bak.” – Buda

    Gün yok ki totemlerin peşinden gitmediğimiz, yıldızların hayatımız hakkındaki iddialarının içerisinde kendimiz ile ilişkisini kurmadığımız… Belirsizlikten korkarken, hangi konularda korkusuz olduğumuz ve ne yaptığımız, yapmadığımız, kasıtlı yapmaktan kaçındıklarımız ya da yaptıklarımız…

    Sonuçların nedenini dışarıda aramayı ne zaman bırakacağız?

    Gerçek güce ne zaman geleceğiz?

    Kendi varlığımızı sürdürmek ve korumak isterken amacımız nedir?

    Sevgisizliğin en dibini hissederken başkalarını sevmekten uzak olmak nedir? Ya yükselen sebepsiz nefrete ne demeli?

    İçeride yükselen sessiz direnişini kimler fark ediyor?

    Kimler anlamak istiyor? Kimler kaçıyor?

    Anlamak için nereye yöneliyor?

    Gerçekten şu an tam olarak eksikliğini hissettiğiniz nedir?

    Enerjinizi, zamanınızı, paranızı nerede, nasıl, hangi amaç ile kullanıyorsunuz?

    Boşa harcanan her an, kaçırılan büyük bir fırsattır.

    Bu yaşam fark edene en büyük hediye, tam tersini hissedene büyük bir ıstırap.

    Bu iki durumu nasıl yönetebilirsiniz?

    İçsel direnişinizi duymanın zamanı!

    Öğrendiklerinizin ötesinde düşünce ve arzularınızın derinliğinde kendi gerçeğinizi keşfetmenin zamanı…

    Bakışınız ile değişmeyi isteyerek bütünlüğe yönelmenin zamanı…

    Odaklanın.

    Ve…

    İlerleyin.

    Arzu Aykın