-
Güneşin Çocukları
”Görevin aşkı aramak değil, ancak onunla aranda kurduğun engelleri aramak ve bulmaktır.”
– Rumi

Belki hatırlamayız ya da hatırlayamayız; insan yaşamının bir evresinde o meşhur soruyu sormuştur ya da hala sormaktadır;
Biz nereden geldik?
Biz neyiz?
Neden buradayım? vb.
Hayat bize pek çok şeyi öğretir. İnsanın özlem ile en büyük, en ulaşılamaz gördüğü arayışı sevgidir.
Ancak çoğumuzun tüm yaşamı sevgiyi dışarda aramak ile geçer. Öyle ki bazıları için ıstıraba dönüşür. Oysa ki insanın sevgiye ulaşma çabası dışarıda bir arayış olarak değil, kendi içine dönük bir farkındalık sürecidir. Hepimizin asıl sorumluluğu sevgiyi bulmak değildir. Zihnimizdeki ve ruhumuzdaki bariyerleri tespit etmektir.
Çoğu zaman kişi fark etmez. Bu bariyerler birçok eylem, eylemsizlik ve özellikler, hisler içerir. Dolayısıyla yapaylıkta boğulur, gerçek bağlar kurmamıza engel oluşturur. Kişi korku, ön yargı ve güvensizlik gibi sebepler sonuçlar ile kısır bir döngü içerisindedir. Son yapılan araştırmalarda güvensizlik en üst sırada yerini alırken, tükenmişlik de arkadaşı olarak eşlik ettiği uzmanlarca belirtilmektedir.
İnsanın özgürleşmesini nasıl tanımlayabiliriz ki? Bireyselleşen insan, kişi özgür müdür?
Özgürlük dışsal değil, içsel bir konudur diye yazsam ne derdiniz?
Kişi özgür olmak istiyorsa başlangıç yeri kişinin içsel dünyasındaki bariyerlerdir. Dolayısıyla dışsal kovalamacadan ziyade derinlemesine içsel keşif ve engellerden arınma yolculuğuna odaklanmak önemlidir.
Birçok isim ya da kavramlarla açıklanan metotlar kişiye karmaşık gibi görünür. Nedeni içeriye farkındalıkla bakmak gibi bir arzusu, çabası belki de hiç olmamış olduğundan olabilir mi? Depresyon ve süreci buna çok iyi bir örnek olabilir mi?
Peki, bariyere nasıl yaklaşabiliriz? Süreci nasıl yönetebiliriz?
Öncelikle şimdiki durum tespiti olumlu/olumsuz, iyi/kötü diye en’leri keşfetmek olabilir. Yaşam birçok alandan oluşan bir çemberdir. Çember şu anki durumunuzu görmekte iyi bir araç olabilir. Alanlarınızın, arasındaki bağda mevcut eksiklikleri görmenizde fayda sağlar. Kendinize ait daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. Zamanı yönetir, içerisinde bulunduğunuz durumdan hızlıca, kolayca çıkmanızı olanak sağlayabilir. Bu, sadece bir kaçı…
Kendinize, hayat amacınıza dair daha da keşfetmek isterseniz cevapları çözümleri ile bulacağınızdan emin olabilirsiniz.
Kendini bilme arzusu özgür olmak için en büyük fırsattır.
Ne olmak, ne yapmak, neye sahip olmak sizi mutlu eder? Akıl defterinizde gerçekleşmeyi sabırsızlıkla bekleyen neler var? Bariyerleri keşfetmeden ve yüzleşmeden nasıl mümkün olabilir ki?
Haydi o zaman…
Şimdi, küçük bir adım atın. Olanın üzerindeki perdeleri ve engelleri kaldırmak ve hayatınızın tüm alanları ile doğru bağı keşfetmek için ayağa kalkın. Nitelikleri ile parlayan bir yaşama kim hayır der ki! Bir uzman desteği alın.
Ve…
Yaşamınızın nasıl değiştiğine tanıklık edin.
Hayat sizden ne istiyor?
Arzu Aykın
-
Başarma Arzusu, Ama Nasıl?
”Hata ve tesadüf yoktur. Bütün olanlar bizim onlardan öğrenmemiz için yaşadığımız fırsatlardır.” – Elizabeth Kubler Ross

Her hikayenin iki yönü vardır. Bunu öğrenmek gerçekten çaba gerektirir. Hatta büyük çaba sarf etmeyi gerektir.
Ve…
Kişi bunu, tek başına yapamaz.
Başarıya gelmek de birçok başarısızlık diye nitelendirilen eylem, eylemsizlik, özellikler içerisinden, hislerin incelenmesi, aklın muhakeme gücünün vasıtası ve en önemlisi de nedene, amaca, büyük niyete olan inanç ile olabilir.
Yazması kolay gibi görünse de, sahip olduklarınızı fark etmek için, her bir aşama, rutini olan bir çalışma gerektirir.
Günümüzün en görünür sorunu ruh halidir. Çaresizce içeriden sessiz çığlık atan, dışarıdan şiddete dönüşen sonuçları birlikte, ekranlara kilitlenmiş bir halde izliyoruz. Tükenmişlik, yalnızlık ve diğer arkadaşları hep birlikte dünyayı sardığını görüyor, hissediyoruz.
Belki de bataklığın içerisinde, umutsuz, çıkış yolunu unutmuş bir haldeyiz. Kıyısında olsak da izlerken içerisine çekildiğimiz hissi ile endişe, panik halde ”Suçlu kim?” diye soruyor, sorguluyor, cevabı dışarıda arıyoruz. Oysaki tüm cevaplar kişinin içerisindedir.
Kim kendini kötü, olumsuz hissettiğinde bir şeyi yapma, harekete geçme, kendini o halden çıkarmayı hissedebilir, arzulayabilir ki?
Her şeye rağmen…
İşte tam o an kim, ne size destek oluyor? Mutlaka vardır. Ancak kişi beklenti, fantezi içerisindeyken nasıl görebilir, hissedebilir ki?
Kim ya da kimler böyle bir durum yaşamadı ki?
Şu an bir çok şey hafızada hareket halinde gözlerinizin önünden geçiyor bile olabilir!
Durum ve sonuçlarının üzerinden geçen nice zamandan sonra, kişi gözlemlerse ya da benzer bir durum yaşayan birini görürse o zaman destek olma arzusu ile deneyimini, sonuçlarını ve başarısızlıktan başarıya dönüşen hikayesini anlatır ve anlatırken de başarma arzusunu nasıl edindiğini her seferinde görür. Kişinin hikayesi hem başkalarına hem de kendisi için başarma arzusu uyandıran gerçek bir tecrübeye dönüşür.
Her güç almak istediğinizde zihninizde ilham aldıklarınız klasöründe neler var? Belki, bir an, bakmak isterseniz…
Artık hazırdır; her düştüğünde ayağa kalkmasını sağlayacak, onu güçlendiren, bağlarını kurduğu, sevdikleri ve onu seven kişilerle ilişkilendiği, inandığı gerçek bir hikayesi vardır. Bilir.
Ve…
Emindir. Hissettiği, onu sevenleri vardır.
Hayallerini gerçekleştirmek için tutunduğu, inandığı, güç aldıklarım diye tanımladıkları vardır.
Nasıl?
Arzuları, değerleri, nedeni, amacı, kimin/kimler için yapacağı, neye sahip olmak istediği hedefleri, nitelikleri, yetenekleri ve varın siz ekleyin…
Alanınızda, evinizde ne olduğunu bilemezseniz, bilmezseniz çıkışı bulmak imkansız olabilir. Araçlarınızı, gücünüzü, eksikliklerinizi fark etmeniz önemlidir.
Kişi kendini, kendi kendine göremez. Uzman bir destek almanız, sahip olmak istediklerinize ulaşmanızda sizi hızlandırır.
Şu an fırsatları görme zamanı!
Tam olarak ne eksik?
Hayat sizden ne istiyor?
Arzu Aykın
-
Eksi-k-li-k
”Arzu, kalpten gelir.” – Bilgeler

Eksiklik sizin için ne demek?
Bazen…
Tahammül sınırının üstü, en sessizliğin arandığı, en derinlere inerek sakinleşme, olanı anlamaya çalışılan zamandır. Belki de bir denge arayışıdır.
Yaşam bütünleşme arzusu ile birçok eylem, eylemsizlik, özellikler ile doludur. Çünkü en büyük eksikliğimiz mutlu olmaktır. Durmaksızın ararız. Doğamızın, kendi doğasının esiri olduğundan habersiz bir haldeyizdir. Yani, sadece kendini seven bir doğamız var. Farkında değilizdir. Dışarıda olan şeylerin hissiyatı kendi algısındaki arzu, duygu, düşüncedir diyebilir miyiz? Diğer bir deyişle hesap yaptığımız, yargıladığımız yer düşüncededir diyebilir miyiz?
Biz neyiz?
Neyin arzusu içerisindesiniz?
Yaşamımızda sizi mutlu edecek en şey nedir?
Bunun farkında olamamak kişiyi daha da mutsuz ediyor. Yoruluyor.
Dolayısıyla hep birlikte, tükenmişlik hissinin giderek daha da gözle görülür hale geldiğini görüyor, duyuyoruz.
Peki, en eksiklik hissettiğiniz şeyi nasıl belirleyebilirsiniz?
Hayat sizden ne istiyor?
Arzu Aykın
-
Başarıya Giden Yolda Süreci Nasıl Yönetiyorsunuz?
”Sadece kendi kalbine baktığında vizyonun berraklaşır. Dışarı bakan rüya görür, içeri bakan uyanır.” – Carl Gustav Jung

Son zamanlarda duyduğum ”Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.”
Çoğumuzun kullandığı bir cümledir. Belki kafa içi diye tanımladığımız alan karışıktır. O an arzular, düşünceler, duygular, yargılar hepsi bir arada zıplarken histen histe gezinirsiniz. Böyle olunca da belki, onları nasıl kullanacağımızı bilemeyiz.
Peki, neden bilemeyiz?
Kişi bilme, sahip olma arzusu ile duyuları vasıtası ile her olanı içeriye alırsa içerisi nasıl olur?
Yaşam denilen bilinmezlikler, birçok arzular, düşünceler ile dolu bir yer…
Dikkatli ve keskin olmayı gerektirir.
Başarı bir ödül, bir sonuçtur. Doğamızı keşfeder, yani eşsiz niteliklerimizi fark edersek, niteliklerimizi başarıya giden yolda değerlerimiz, amacımız, misyonumuz ile ilişkilendirebilirsek, analiz edebilirsek ve belki de süreç boyunca neden-sonuç ilişkisini canlı tutabilirsek olabilir mi?
Ancak bir gerçek var ki kişi bunu kendi başına yapamaz. Başarılı insanlara bakarsanız, belki biraz da araştırırsanız başarının arkasında güçlü bağlarla amaca odaklanmış bir ekip, grup görebilirsiniz. Başarı fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal güçlendirme gerektirir.
Ve…
İçerisinde birçok eylem, eylemsizlik, özellik barındırır. Bu da sürecin içerisinde keşfedilir, şekillenir, biçim alır ve gerçekleşir.
Ve… durmaksızın devam eder, gider. Bu da sürekliliği getirir.
Ne olmak, ne yapmak, neye sahip olmak istiyorsunuz?
Kişinin eksikliği netleştirmesi çok önemlidir. Bunu da keşfetmek için çalışma gerektirir ki, kalbinizin rahat ettiği bir uzman desteğine ihtiyacınız olacaktır.
Hayat sizden ne istiyor?
Arzu Aykın
-
Yönü Netleştirirken Ne Kadar Gerçekçisiniz?
”Her düşündüğünüze inanmayın.” – Jenny Bogart

İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli niteliği akıl ve fonksiyonlarına sahip olmasıdır. Düşünebilmesi, muhakeme yapabiliyor olmasıdır.
Peki, arzular, düşünceler bize nereden, nasıl geliyor?
Her bir kişi fiziksel özelikleri, nitelikleri ile eşsizdir. Ancak bunu biliyor olmamız anlıyoruz demek değildir. Yaşadığımız dünyada bunun birçok örneklerini görüyor, hatta gün içerisinde de deneyimliyoruz.
Kişi çevrenin sonucudur.
Yönünüzü netleştirirken, karar verirken nasıl yapıyorsunuz? Gün içerisindeki eylemlerinizin arkasındaki, içsel dünyanızda amaç, niyet, anlam, düşünce, duygu, arzu vb. olanı nasıl tanımlıyor, gözlemliyor, araştırıyorsunuz?
Ne kadar gerçekçi olduğunuzu nasıl bilebilirsiniz?
Netleşeceğimiz yer arzumuz, eksikliğimiz, düşüncelerimiz olabilir mi?
Bu dünya bir sonuçtur. Eylem; arzu, düşünce, niyetin tezahürüdür diyebilir miyiz?
Buradan geleceğimiz yer ”Hayatımın anlamı ne?” sorusu olabilir mi?
Düşüncenin gücü sizin için ne demek?
Kişi kendisinin düşünce gücü ile kendisini değiştirebileceği ve hissedeceği dünya gerçektir diyebilir mi?
Çevrenin sonucu isek arzularımızı düşünce gücü ile yönetebiliriz diyebilir miyiz?
Gerçek, düşüncelerimize bağlı olarak ne hissettiğimizdir.
Kendi gerçeğimizi düşüncelerimizle oluşturuyor, şekillendiriyor ve yapılandırıyoruz; Beş duyumuz ile akıl ve aklın fonksiyonları vasıtası ile biçimlendiriyoruz. Öyleyse farklı hissetmek istersek gerçek diye tanımladığımız yeri düşüncelerimiz ile değiştirebiliriz diyebilir miyiz?
Peki, nasıl?
Değiştirmek istiyorsak değişimi nasıl yönetebiliriz?
İnsanı geliştiren arzu ve düşünce karşılıklı birbirini etkilemektedir. Dolayısıyla değerlerin keşfi, değerlere göre arzuyu yönetmek önemlidir. Diğer bir deyişle düşüncenin gücü, beş duyum ile onları, yaşamın tüm alanları ile nasıl ilişkilendireceğimizden oluşur ki, öneme göre, hayat amacına, niyete bağlı arzuyu, düşünceyi yönetmeye gelebiliriz.
Ancak bu dünyada fark etmesek de her an farklı hislerden geçiyoruz. Farkındalıklı bir yaşamı istiyorsak, bu değişimin inşası için de bir üst bilinci edinmeye yönelik eksikliğimiz olması önemlidir.
Hayat sizden ne istiyor?
Arzu Aykın
-
Doğru Seçim Denilen Nedir?
”Hayatın gerçeği, doğru ya da yanlış, algılarınızın yaptığınız her şeyi etkilemesidir. Algılarınız ile ilgili düzgün bir perspektife sahip olduğunuzda, diğer her şeyin nasıl düzeldiğine inanamayacaksınız.” – Roger Birkman

Kimler herhangi bir konuya ait fikir ya da eyleminde eleştirilmeyi sever? Kim sever ki…
Kimler yargılamayı sevmez? Kim sevmez ki…
Konu sevmek ya da sevmemek değil. Ancak her seferinde görürüz ki yargılar hiç peşimizi bırakmaz. Ağız ile konuşmayı kısıtlasak bile içeriden yargılarla konuşuruz.
Neden?
Her birimizin nitelikleri ile değerler sistemi vardır ve eşsizdir. Doğada gördüğümüz çeşitliliği kabul etmemize rağmen, kendi türümüz içerisinde, çeşitlilikte direnç gösteren eylem, eylemsizlik, özellikler içerisindeyizdir.
Bir an düşünelim. O an ne oluyor, ne hissediyorum ki direnç gösteriyorum?
Başka seçenekleri araştırıyor muyuz? Düşünüyor muyuz? Yoksa ne? O an kimle ilgileniyorum? Kendimle mi yoksa iletişim içerisinde olduğum kişi/ kişiler ile mi ilgileniyorum?
Genellikle ilişkilendiğiniz ne varsa nasıl bağ kuruyorsunuz ya da tam tersi?
Hangi niyetle arzunuzu, düşüncelerinizi, kararlarınızı kullanıyorsunuz?
En önem verdiğiniz yaşamınızın birkaç alanında doğru seçimlerinizi belirlemenizdeki kriterleriniz nedir?
Dış otorite ya da otoritelere odaklandığınızda hangi düşünceler, inançlar seçiminizde hangi sonuçları yaratıyor?
Deneyimlerinizden bu durumda ne hissettiniz?
Sonrasında ne yaptınız?
Hayat sizden ne istiyor?
Kendinize; yatırım yapacak zamanınız, araştırıp analiz edebilecek gücünüz, başarmak için büyük bir arzunuz var mı?
Arzu Aykın
-
Arzunuzu Nasıl Gerçekleştirebilirsiniz?
”Eğer üzüntü ile dengelenmeseydi, mutluluk kelimesi anlamını yitirirdi.” – Carl Gustav Jung

Her birimizin muhteşem hayalleri, arzuları var. Ancak gerçekleştirebilmek için bir nedenimiz yoksa ya da nedeni güçlendirecek, besleyecek bir çerçevemiz yoksa neyi deneyimleriz, nasıl hissederiz?
Bu hissi nasıl tanımlarsınız?
Yaşamınızda, tüm alanlarında nasıl yanıtlar ya da nasıl tepkiler verirsiniz?
Her yeni gün, bir başlangıçtır. Iskaladığımız belki de budur.
Her yeni gün yenileme, yenilenmedir. Unuttuğumuz belki de budur.
Geçmiş dediğimiz kavrama sıkıştırılan her ne varsa, belki de olumsuz hissedilen, üzerine çıkabilmek, olmuş olanı o an için incelemek ve bugünden iyi ve iyilikle geleceğe yatırım yapmak, iyiliğe doğru…
Ve…
Belki bunu bir çok kere yapabilmek, çaba sarf edebilmek bizleri korkusuz, cesur insanlar haline getireceği, anlayışımızı geliştireceği kesindir diyebilir miyiz?
Dünya tarihi birçok örneklerle bize insan ile ilgili gerçeği gösterir. Duygulara yüklenen anlamlardan özgürleşmek, durum ya da olayların üzerine çıkabilmek mümkündür. Nasıl mı? Her seferinde kişiyi korkutan belirsizlik durumlarını yönetme becerisini de geliştirecek olan kendisi önündeki bariyerlerinin üzerine çıkmaya çaba sarf etmesi ve inanması önemlidir. Yaşam içerisinde zıtlıklara nasıl yaklaşacağımızı öğrenmek hazırlık gerektirir. Bu hazırlık için de bir neden, amaç, misyon, vizyon sahibi olmayı, tüm bunlar için de büyük bir arzu, adanmışlık, kararlılık, eminlik gibi en büyük araçlar belki güçler olarak sizi ilerletebilir.
Değişime, kendinizi bilmeye ve daha fazlasını keşfetmeye hazır mısınız?
Peki, ilhamı kim/kimler ya da nereden alacaksınız?
Hayat sizden ne istiyor?
Sevdiklerinizle birlikte, iyi ve iyilikle dolu, mutlu, daha da kuvvetli bağlar ile bütünlük, barış içerisinde bir yıl dilerim.
Arzu Aykın
-
Bir Soru…

Yıl bitiyor.
Zaman akıyor.
Yeni bir yıl daha kapıyı çalıyor.
Hazırlığınızı yapmak için kaçırılmayacak son birkaç an!
Arzularınızı harekete geçirmenizde yardımcı bir soru vasıtasıyla birlikte düşünelim ister misiniz?
Yaşamınızda anlam bulmasını ve ifade edilmesini istediğiniz en az on değer nelerdir?
Ve…
Her şeye rağmen, küçük adımlarla belki de, her gün ilerleyeceğiniz, potansiyelden gerçeğe dönüştürebileceğiniz hayalinizi başarmanız için adımlarınızı neye göre seçeceksiniz?
Arzu Aykın
-
Potansiyeli Gerçeğe Dönüştürmek Nasıl Mümkündür?
”Yaşamı başarılı biçimde kullanan, onu kendi kendine yaratan kişi tam ve üstün kişidir.” – Nietzsche

”…. şey istiyorum.” derken dikkat etmeniz gereken nedenidir.
İstemekte olduğunuz şeyi neden istediğinizi biliyor musunuz?
Yaşamınızdaki en yüce değerleriniz ile ilişkisini görmeniz önemlidir. İstekleriniz size mi ait yoksa değil mi araştırmanız sizi gerçek nedeninize getirebilir.
Gelin birlikte birkaç soru ile yaşam çemberinden bakalım. Yaşamınızın tamamına baktığınızda size en ilham veren üç şeyi düşünün ve yazın. Sonra da tüm hayatınıza etkilerini araştırın ve yazın.
Bu pratiğin sonunda kendinize ait unutulmuş deneyimlere ulaşırken potansiyelinizi nasıl gerçeğe dönüştürdüğünüzü de fark edeceksiniz. Biraz daha araştırdığınızda belki size daha ilerletici fikirler verebilir.
Şu an yaşamınız nereye doğru gidiyor?
Eksikliğinizi netleştirmenizde size yardımcı olacaktır.
Kişi kendi kendine araştırıp tam olarak ilerleyemez. Destek almanız sizi hızlıca ilerletecektir.
Arzu Aykın
-
Güneşin Günü
”Hiç bir şey değişmez, biz değişiriz.” – Henry David Thoreau

Bugün Pazar, güneşin günü.
Çoğunlukla bugün, tatil günü olarak algılansa da aslında önümüzde duran bir sonra, yani Pazar gününe kadar ki aksiyon planını yaptığımız gündür. Dinlenmek olarak algıladığımız aslında güç toplamaktır. Nasıl güç toplamak? Sevdiklerimiz ile sevdiğimiz şeyleri yaparak nedenimizi güçlendirir, düşünürüz. Aksiyon planımızı uygulamakta kararlı olmamızı sağlayan, sorumluluğumuzu güçlendiren, güneşin günündeki ilişkilendiğimiz, ilişkilendirdiğimiz en yüce değerlerimizdedir diyebilir miyiz?
Bazılarımız için çalışma ritmindeki tatil gününün farklı gün olması önemli değildir.
Öylesine günü dolduran eylemlerden oluşan bir gün olduğunda ne hissettiniz?
Nereye baktığınız, neden baktığınız, ne yaptığınız, neden yaptığınız önemlidir.
Doğa bize kanunlarını her zaman gösterir. Doğanın kanunlarını görecek göze, duyacak kulağa sahip olmak gerçekten ciddi bir çaba gerektirir. Bu çaba gücünü de sevdiklerimiz ile kurduğumuz gerçek bağlar vasıtası ile sağlayabiliriz. Bağınızı iletişim dilinizden bir parça fark edebilirsiniz.
Bir soru ile devam etsem;
İnsanlığın en büyük sonuçlarından olan yalnızlık, dünyanızda neyin özlemini büyütürken, siz, bu dünyada neyin arayışına yöneliyorsunuz?
Hayat sizden ne istiyor?
Nereye doğru getiriyor?
Sevdikleriniz ile birlikte iyi, iyilik dolu bir gün dilerim.
Arzu Aykın
