-
Gerçek Bilgiye Ulaşmak
Uyanıklık, öğrenmenin kavranması ile başlar.

“Kendini idrak etme, bedeniniz, zihniniz ve ruhunuzla tamamen Tanrı’nın içinde konumlandığınızı bilmektir. Kendinizi idrak edebilmek için tek yapmanız gereken bilginizi arttırmaktır. Tanrı’yı idrak etmek, bu minik ego, beden ve kişilik olduğunuz yanılgısını eriterek, Gerçek Ben’inizin Ruh’un büyük okyanusu olduğunu bilmektir.”
Paramahansa YoganandaMerhaba, nasılsınız?
Öğrenme diyerek başlıyorum bugünkü yazıma. ”Öğrenme; bireyin yaşantılar sonucu davranışlarda meydana gelen oldukça uzun süreli değişmelerdir” yazıyor sözlükte. Devam edelim; kendi öğrenme süreçlerimizi de sorgulayarak…
Öğrenmek eylemi, bilinçli inceleme, araştırma, sorgulama ile elde edilen bilginin destekleyen yapıcı etkisini deneyimlemek üzere, dikkatle, pratiklerle kazanılan, bilinci geliştiren , bakışı yenileyip genişleten, davranışları geliştiren, fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal esneklik kazandıran canlı, değişen formlarıyla bilgi birikimidir. Gerçek bilgi, gerçek yaşam deneyimi ile doğrulanır kalıcı bir değer, idrak, beceri yaratır. Öğrenmenin sürdürülebilirliği daha da kolaylaşır. Gerçek yaşam; dünya gerçekliğinde yapma eylemi ile sahip olunan tüm her şeye dair zihinde yaratılan duygu yüklerinden özgürleşebildiğinde tüme bakış açısıyla olabilir olduğunu anlamak önemli.
Yaşam, özgür irade/akıl ve öz saygı/ öz sevgi ile bütüncül idrak geliştirerek yaşanırsa, değerlerinden, anlamlı, sonsuz olasılıkların desteği ile kendini gerçekleştirdiğin, güvenli bir süreç olur. Burada senin için öğrenmek nedir sorusunu tekrar kendine hatırlatarak öğrenmenin sendeki süreçlerine adım adım tüm hayatına bakarak, fayda ve zararlarını sorgulayabilirsin.
Zihnin/ Aklın fonksiyonlarından biri olan muhakeme ile düşünmek, anlayışını netleştiren kalıcı etkiler yaratır. Bu etkiler yapıcıdır. Uyumu yakalamak için beş duyunun ego benlik esaretinden, kişisel aklın ezbere bilgisinden, davranışların bilinçsiz tepkilerinden özgürleşmesi ancak kendi değerlerinin farkında olarak ve değerlerinden taviz vermeden, aynı zamanda evrensel yasalarla, bilinçli farkındalıkla sağlanması mümkündür. İlk adım egosal sınırlamaları ve çekirdek inanç haline gelen kalıpları sorgulamakla başlar. Hayatın bir seçim olduğu her zaman akılda tutulması önemlidir. Seçimleri, algılarla yani bakış açısı ile alınan kararlarla eyleme geçerek deneyim ile etki tepki yasası ile yaşamsal döngülerimizi yarattığımızı anlamak önemli. İşte öğrenmek de bu süreçte önemli.
Genel olarak bazen kör bir noktadan bakış; tam ve bütün olarak hayata bakışta ” Bilemiyorum” cümlesini ifade etme sonucunu yaratabilir. Tanıdık geliyor mu? İşte o an neler yaptığını bi an düşünsen; duygularını, hislerini, zihninden geçen düşünceleri, yapmaya çabaladığın eylemleri bi an düşünsen! İşte o an, kendinle ilgili bir çok şeye tanıklık etsen, kendini bilme potansiyeline uyanmak mümkün. Farkındalık geliştikçe tüm koşullanmaları fark edersin. Tabi bu çalışmayı yapmak başlangıçta zor gelebilir, hatta kaçabilirsin bile. Kendine bahaneler söyleyebilir ve kendini buna ikna edebilirsin. İşte bu arada tekrar kendine doğru soruyu sormak gelişiminde itici güç olacağı gerçektir. Yine de zor gelebilir; o zaman da uzman koç desteği almanı önerebilirim. Bilinçli farkındalık için bir çok konuşma, metin, kitap, söyleşi dinlemiş, okumuş, izlemiş olabilirsin. Ancak gelişme bire bir çalışma ile mümkün olduğunu bildiğini biliyorum. Nasıl mı? Sahip olduğun deneyim; okul sıralarında mevcut, hatırlamanı öneririm.
Evet, Değişimin kaçınılmaz olduğu bir dünyayız. Değişmeyen tek şey özün, anlamın, değerlerin. Burada Abraham Maslow’u araştırmanı önerebilirim. Öğrenmek ile bilinçli seçtiğin, bağlandığın derin varlığında yani özünde sağlam bir duruşa sahip olmak mümkün. Başarı, öğrenme süreçlerinden geçerek, çalışılmış bir zihinle mümkün. Tekrar edecek olursam; egosal sınırlandırmalar, yanılgılar aklın fonksiyonlarını, bilerek, pratiklerle geliştirerek, sorgulayarak tamamen çözüldüğünde Birlik Bütünlük Bilinci gerçekleşir. Son bir kaç cümle daha yazacak olursam Klasik Vedik Meditasyon ve dönüştürücü bilinç çalışmaları_ bireysel ya da grup ile_ uzman birinin eşliğinde başlamanı önerebilirim. En yüksek iyilik için, denge için sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın /Nefes ve Yaşam Koçu-DM Uygulayıcı
“Kendini idrak etme, bedeniniz, zihniniz ve ruhunuzla tamamen Tanrı’nın içinde konumlandığınızı bilmektir. Kendinizi idrak edebilmek için tek yapmanız gereken bilginizi arttırmaktır. Tanrı’yı idrak etmek, bu minik ego, beden ve kişilik olduğunuz yanılgısını eriterek, Gerçek Ben’inizin
Ruh’un büyük okyanusu olduğunu bilmektir.”
-Paramahansa Yogananda -
Meditasyon

“Acı çekmenin gerçeğini, nedenini, şifasını ve acıyı nasıl sonlandıracağını anladığın zaman, doğru yolda yürüyor olacaksın. Doğru düşünceler yolunu aydınlatan meşaleler olacak. Doğru istekler rehberin olacak. Doğru sözler yaşam yolundaki meskenin olacak. Doğru tutumlarınla, yolun dosdoğru olacak. Besinin, hayatını doğru yoldan kazanman olacak. Doğru eylemler adımların olacak. Doğru düşünceler nefesin olacak. Doğru tefekkür ise sana kalıcı huzuru sağlayacak.” -Gautama’nın öğretileri, Buddha
Merhaba, nasılsınız?
”Gerçek mutluluk içinde yatar.” Sizler de duymuş ya da bir yerde okumuş olabilir misiniz? İlk duyduğum zamanlarda on yedi/ on sekiz yaşlarındaydım. O zamanlar sadece kütüphaneler vardı. Bunu araştırmak ve okumak için kütüphaneye giderdim. Yoga, yogi kavramlarını duyduğum zamanlar. Meditasyon, transandantal nedir? merakla araştırmaya başladım. Hakikat, doğru nedir soruları ile yaşam enerjisi bağlantıları yıllarca süren bir arayıştı. İnceledim. Uygulayarak sorular sordum. Farklı biçimlerde düşünmeye başladım.
İlk meditasyonumu Aydın’da baba evinde, evde kimsenin olmadığı bir zamanda yaptığımı hatırlıyorum. Bağdaş oturarak, omurgamı dik tutarak, gözlerimi kapatarak. Dışardaki tüm sesler ve ben. Ben ve zihnimdeki tüm sesler. Birbiri ardına gelen düşünceler. Düşünceye tutunduğunda olanlar. Sadece niyete/niyetle odaklandığında olanlar. Sadece nefese odaklandığında olanlar. Deneyim inanılmazdı. Daha dün gibi hatırlıyorum; o gün ve daha sonrası bir kaç gün enerjim hiç bitmeyecek gibiydi. Neşe ile doluydum. En sevdiğim şeylerden biri hikayeler yazmaktı sayfalarca yazmıştım. Kendi kendime başladığım meditasyon yolculuğunda usta olma niyetiyle oturdum her bir seferinde. Geçen yıllar içinde zaman zaman yapamadığımda kendime kızsam da şu an algılıyorum ki ben o günden bu ana kadar meditasyonla bağlantım hep vardı ve yapıyordum. Öğretiler bilincin tekliğinden bahseder. Meditasyonla farkındalık ile hayatının tüm alanlarında geliştiğini deneyimleyebilirsin. Bilişsel olarak sezgilerin gücünü hatırladıkça, kendini bilme, belirsizlikler gibi yaşamda süreçle bir olmaya, evrensel yasalarla uyumla, heyecanla hayatında mucizelere dönüşebilmesi muhtemel. Şunu da hatırlatmak isterim; hem kendine hem de başkalarına şefkat, merhamet göstermeye hazır olmazsan eleştirel olmayan farkındalık imkansızlaşır. Şefkat, merhamet hisleri, bütün canlı cansızların birbiriyle bağlantılı olduğun bilincidir.
Meditasyon sayesinde asi duygular üzerinde egemen olabilme becerin artıyor ve ustalaşıyorsun. Yıllar içinde Klasik Vedik Meditasyon Tekniği ile pratiklerle devam eden ustalık yolculuğundayım. Burada belirtmek isterim ki bilimsel araştırmalara göre meditasyon yapanların beyin taramaları yapıldığında, ilk yıllarda duygusal kontrol için hayati öneme sahip olan içsel bedensel durumlara yönelik farkındalığı ve dikkati içeren korteks bölümlerinin yoğunluğunda bir artış olmuştur. Bu değişiklikler kişinin hayatının çoğunda korunan değişiklikler meydana getirmiştir. Gri Madde denilen aslında sinir hücresi gövdeleri ve bol miktardaki bağlantıları iç ve dış uyarıcıları insula ve somato sensoriyel korteks ve korku şartlanmalarını unutma ve hafızada önemli rol oynayan hipokampüs de dahil olmak üzere bir kaç bölgede daha sıkı bir şekilde bağ kurduğu gözlemlenmiştir. Prefrontal korteksin aktivitesi artmakta, amigdalanın aktivitesi azalarak düzenlendiği ya da bittiği gözlemlenmiştir.
Farkındalık amacı sıkıntılı duyguları ve hisleri görmezden gelmek, bastırmak ya da bunlara yakalanmak değil, dikkatini açık görüş, bir merakla sıkıntılı duygu ve hislere çevirmektir. Bunu yapmak zihinsel tutumun arzu, kaygı, nefret, öfke gibi duyguların zayıflamasında, bitirmesinde kolaylaştırdığı gözlemlenmiştir.
Daha dengeli bir ruh halini sağlayan meditasyon ile günlük hayatınızda olumlu görünür değişimler yaşayabilirsiniz. Faydalarından bazılarını tekrar yazacak olursam;
- Farkındalığınız artar.
- Uyku kaliteniz artar,
- Daha güçlü, sağlıklı ilişkiler kurmanızı destekler,
- Düşünme hızınız artar,
- Kararlarınızda daha eminlik haline sahip olursunuz,
- Esnekliğe bakış açınız değişir,
- Zihinsel uyanıklık halinde derinleşmenizi sağlar.
- Huzur, dinginlik hayatınıza, çevrenize yayılır,
- Zihinsel fonksiyonlarınız güçlenir,
Hayatın anlam noktasından; vazgeçemediklerimden olan meditasyon benim için bir yaşayış biçimine dönüştüğünü sizlerle paylaşmak ve bu konuda rehberlik etmek amaçlarım arasında olduğunu neşeyle ifade etmek benim için önemli. Bir sonraki yazımda meditasyonda farkındalık pratiği ile görüşmek üzere. Sevgi ve saygıyla. Arzu Aykın /Profesyonel Nefes ve Yaşam Koçu-Meditasyon Ustalık yolcusu
”Dikkati saf bilincin içine çekilmiş ve her an orada olan birçok can (ruh),
ruhsal uyanmaya mani bütün engeller aşılmış ya da kaldırılmış ve gerçeğin bilgisi içinde sabitlenmiş olarak, Yaradan’ın mutlak idrakine uyanmışlardır.” Bhagavad Gita Bilgeliği -
Yaratıcılık

Yaratıcılık, yeni, özgün, farklı ve kullanışlı fikirler, düşünceler ve çözümler üretme yeteneği, sürecidir. Yaratıcılık sadece sanat, müzik ve edebiyat gibi belirli alanlarda değil, her alanda ortaya çıkabilir. Yaratıcılık bir soruna ya da ihtiyaca yönelik olarak yeni ve yenilikçi fikirler geliştirme, mevcut fikirleri farklı bir bakış açısıyla ele alma, yeniden düzenleme ve yeniden kullanma yeteneğini ifade eder. Yaratıcılık hayal gücü, gözlem yeteneği, problem çözme becerileri ve açık fikirlilik gibi özellikleri içeren çok yönlü bir süreçtir.
Albert Einstein ” Yaratıcılık, zekanın eğlenceli halidir.” demiş. Ne güzel demiş.
Evet, Einstein’ın bu sözü yaratıcılığın önemini ve keyifli bir süreç olduğunu vurguluyor. Peki, Yaratıcılık senin için ne demek? Hayatına baktığında bu özelliğini nasıl kullanıyorsun? Kullanıyorsan hangi alanlarında daha başarılısın? Peki, bu konudaki sürdürülebilirliğin nasıl? Yaratıcılık, zihnin esnekliği demektir. Aynı zamanda tatmin edici bir aktivitedir. Ayrıca bir fikrin doğuşu, gelişimi ve hayata geçirilmesi sırasında duyulan heyecan ve mutluluk duygusu, yaratıcılığın değerini artırır.
İnsan neden yeni bir şeyleri icat etmek, yaratmak ister? Şöyle bir bakacak olursak;
1- İnovasyon: Yaratıcı fikirler, yenilikçi ürünlerin ve hizmetlerin geliştirilmesine yol açar. Bu inovasyonlar, hayatımızı kolaylaştıran, daha verimli ve daha kaliteli hale getiren teknolojik gelişmeleri tetikler.
2- Sorunları çözmek: Yaratıcı fikirler, karşılaştığımız sorunları çözmek için yeni ve farklı yaklaşımlar sunabilir. Bu fikirler, sağlık, çevre, eğitim, iş dünyası gibi birçok alanda sorunları ele alarak daha iyi bir dünya yaratmamızı sağlar.
3- İletişim: Yaratıcı fikirler, insanlar arasındaki iletişimi geliştirir ve farklı kültürler arasındaki anlayışı artırır. Bu sayede insanlar birbirleriyle daha iyi anlaşabilir ve daha uyumlu bir dünya yaratmak için birbirlerine yardım edebilir.
4- Kişisel gelişim: Yaratıcı fikirler, kişisel gelişimimiz için de önemlidir. Yaratıcı düşünce, problem çözme becerileri, hayal gücü, inovasyon ve özgüven gibi birçok kişisel özellik geliştirilmesine yardımcı olur. Daha yazılabilir. Sen ne söylerdin? Senin nedenin ne?
Peki, yaratıcılığını arttırıcı neler yaparsın/yapardın? Sana fayda sağlayabilecek bir kaç önerim olabilir. İnsan, tüm fizyolojisiyle hayatta kalmaya adanmış durumdadır. Dolayısıyla bu durum insanda gerginlik yaratır. İlk olarak çağımızın hastalığı denen stresin sendeki anlamına bakmanı öneririm. Ona verdiğin anlama bağlı olarak genel olarak stresli, endişeli bir zihin yaratıcılığı baskılar. Yaratıcılık; bir fikrin doğuşuna odaklanmak, düşünmek, muhakeme etmek ve bağlantıları etkin kullanmak için sakin bir zihin hali ister. Burada sadece sessizlikte, kendinle baş başa kalarak yapabileceğin Klasik Vedik Meditasyon Tekniğini önerebilirim. Ayrıca bir kaç dakikanı ayırarak yapabileceğin nefes tekniklerini deneyebilirsin. Ancak sürekli gelişen, bir ivmesi olan, geliştiren, bağlantılar kurarak büyüyen, servetini tamamen ortaya çıkartarak büyük insan gruplarına hizmet sunabilecek projelere, yatırımlara gibi; başta da sorduğum gibi yaratıcılık ne demek sorusuna ve hayat amacınla, misyon ve vizyonunla algıladığında sürecin içinde biraz daha derin bir çalışmayla yol almayı isteyebilirsin. İşte o zaman burada bulunma nedenini net ortaya koyarak, kaynaklarını, yapabileceklerin için stratejik plan ile sahip olabileceklerini düşündüğünde ve eylem planını hazırlayıp, eyleme geçebilmen için yaratıcılığını baskılayan tüm düşünce, inançlara tek tek bakmak gerektiğini tüm bilim/ilim söyler. Peki, sen neler yapabilirsin? Nereden başlayacağını bilemeyebilirsin. Bu durum normal ve yalnız değilsin. İlk olarak gözlemleyerek, değerlerine katkı sağlayacak en öncelikli ihtiyacını belirleyerek başlayabilirsin. Bunun için uzman desteği almanı önerebilirim.
Sonuç olarak, yaratıcılık ve meditasyon arasında sıkı bir ilişki vardır. En etkili araçlar; kendini tanıma, bilme, yönetebilme becerilerinin gelişiminde en bedava ve en kolay erişilebilir NEFES. Yaradılışımızın en belirgin özelliği ve diğer memelilerden ayıran AKIL. Dolayısıyla nefes, meditasyon ve bilinç çalışmaları, eşsiz, özgün kişiliğini ortaya çıkaran, yaratıcı potansiyelinle vizyonunu gerçekleştirmende hizmet eder.
Bu önerileri uygulayarak, nefes seansı ve koçluk/mentorluk hizmeti ile daha da yaratıcılığınızı arttırabilir ve yeni fikirlerle dolu bir hayat içinde yaşam kalitenizi arttırırken, çevrenize de katkı sağlayarak yaşayabilirsiniz. Sevgi ve Saygı ile. Arzu Aykın/ Profesyonel Nefes ve Yaşam Koçu
-
Pazar gününe dair…

“Gerçeklik algınızı çarpıtan düşünce ve duygu dalgalarını sakinleştirin.
O zaman, bu yüksek bilinçlilik halinde her şeyi gerçekte olduğu gibi
göreceksiniz.”
-Paramahansa YoganandaMerhaba,
Pazar; haftanın son günü, güneşin günü. İçsel buluşmaların, birlikte ya da yalnız kahvaltıların, dağ ya da uzun sahil yürüyüşlerinin yapıldığı gün. Kahvaltıların diğer günlere göre daha özenle hazırlandığı, şölene dönüşen sohbetlerle kucaklaştığımız, birbirimizi fiziksel, zihinsel duygusal ve ruhsal beslediğimiz, dinlendiğimiz, yenilendiğimiz gün. Yeni bir haftaya hazırlandığımız, fırsatlarla dolu gelişme, büyüme, ilerlemeyi gerçekleştirebileceğimiz bir gün. Sosyal bağlarımızı kahve sohbetlerimizle daha da güçlendirdiğimiz bir gün Pazar günü. Çoğumuz bunu bir geleneğe bile dönüştürmüş olabiliriz.
Yazıya insan, ses, müzik, şarkılar diyerek başlıyorum. İnsan, sesi, müzik, şarkılar… birbiriyle güçlü bağlantıları vardır. Aynı anda kişiye bir çok şeyi deneyimletir. Müzik, genellikle insan ve sesinin doğal bir uzantısı olarak kabul edilir. İnsan, sesi ve müzik arasındaki bağlantı, müzikte duygusal ve ruhsal bir derinlik yaratır. Şarkı sözleri, insan sesi ve müzikal armoniler birleşerek, bizleri harekete geçirir, duyguları ortaya çıkarır ve bizleri birleştirir. Bu nedenle, müzik, insan sesiyle birlikte, dinleyen/duyanlar arasında bir bağ oluşturur ve duygusal bir etki yaratarak, hayatlarımızda önemli bir rol oynar. Zihinsel olarak da yaşadığımız durum ve olayları seslerle görüntüler arasında bağ kurarak hayatlarımızın şekillenmesinde olumlu/olumsuz etkiler yaratır. İnsan, iradesi olan duygusal bir varlıktır. Şarkılar, zihinlerde birçok duygusal ve zihinsel süreçleri tetikleyebilir. Bilinçli farkındalık, şimdiki anı fark etme, kabul etme ve anlamlandırma becerisidir.
Müzik/şarkı dinlemek aynı zamanda duygusal durumları yönetmek için bir araç olarak kullanılabilir. Şarkılar, zihnin duygusal durumlarını yansıtabilir veya belirli bir duygusal durumu hafifletebilir. Örneğin, yavaş bir şarkı, rahatlamana ve stresli bir durumdan kurtulmana yardımcı olabilir.
Sonuç olarak, genel olarak müzik/şarkı dinlemek bilinçli farkındalık pratiği için bir araç olarak kullanılabilir ve bu şekilde farkındalık becerilerini geliştirebilir. Ayrıca şarkı söylemek, nefesin ritim ve akışını takip etmek için bir fırsattır. Şarkı söylerken, nefesi doğru bir şekilde ayarlamak ve şarkının ritmine uygun bir şekilde nefes alıp vermek gerekir. Bu, nefes kontrolü becerilerini geliştirmek için harika bir fırsattır ve nefes bilinçliliğini artırmaya yardımcı olabilir. Nefes bilinçliliği, insanların zihinsel ve fiziksel sağlıkları için son derece önemlidir. Nefes egzersizleri yapmak, meditasyon yapmak veya yoga gibi diğer tekniklerle birleştirildiğinde, daha yüksek bir farkındalık ve zihinsel netlik elde etmeye yardımcı olabilir.
Daha geniş bakış açısıyla son bir kaç cümle daha; algımıza gelen ses, frekans, dalga boyu, manyetik alanlarımızda yarattığı bir durum olarak görebiliriz. Bilimsel yazacak olursak da zihin titreşimli ışık parçacıklarından oluşur veya bunlarla ilişkilidir. Hatırlayacak olursak doğa ve insanın bir olduğu, içinde eril/dişil potansiyeli ile var olduğu gerçeğini daha ilk/orta/lise yıllarında öğrenmiştik. Aynı anda kaosu/düzeni içinde barındırır. Duygu; durumları anlamlandırır. Tutunmadan, içinden geçtiğimiz durum/olaylarda gerçek, tatmin dolu anlarla bir hayat yaşarız. Sürdürülebilir insan potansiyelimizi tam olarak ifade edebilme becerisi için, daha derin anlayış, kavrayış için, tatminlik, huzur için koçluk/mentorluk desteği almanızı önerebilirim. Bol şarkılı, müzikli bir Pazar günü dilerim. Sevgi ve saygı ile. Arzu Aykın
“Gerçeklik algınızı çarpıtan düşünce ve duygu dalgalarını sakinleştirin.
O zaman, bu yüksek bilinçlilik halinde her şeyi gerçekte olduğu gibi
göreceksiniz.”
-Paramahansa YoganandaGerçek, Bir'likte. Birlikte keşfedilir ve inşa edilir.
-
Nasıl Düşünüyorsanız, Öyle Hissedersiniz.
” Eğer şeylere bakışınızı değiştirseniz, baktığınız şeyler değişir.” Wayne Dyer Merhaba, bu haftanız nasıl geçti? Kazanımlarınız nelerdi? İçsel, nelere, nasıl, hangi bakış açılarıyla baktınız? Ne değişti ya da dönüştü? Neyi fark ettiniz? Nasıl düşünüyorsak, öyle hissederiz. Bu hafta zihin alanına; depresyon ve güvensizlik durum ve duygularına bir bakışla yaklaşmak nasıl olur diyerek başlıyorum. Güvenlik, içgüdüsel… Read more
-
Şimdi…
”Sonsuz olan iki şey vardır; evren ve insan ahmaklığı; aslında evrenin sonsuzluğundan emin değilim.” Albert Einstein Şimdi ölümden bahsediyordu. ”Onunla geçirdiğim her an’ı fotoğraf karelerine sıkıştırdım; her özlediğimde özlem gidereceğim, sarılacağım karelere. Doğumu gibi ölümüne de hazırım.” dedi telefonun ucundaki can dostu. Her bir kelime Nesin’in bilincinde genişledi, dünyaya bakışında arada ne varsa kaldırarak. O… Read more
-
Özgürleştiren Hakiki İlişkilerdeki Yetersizlik
” Seni nasıl mı seviyorum? Dur, yollarımı bir bir sayayım.” Elizabeth Barett Browning Merhaba, nasılsınız? Sizlere teşekkür ederek başlamak istiyorum. Bu haftanın yazısı sizin görüş ve önerilerinizle şekillendi. Konuya pek çok açıdan bakarak yaklaştım. Bir kapta topladım ve şimdi de bir bakışla sizlere sunacağım. İlişki ne demek? İki veya daha fazla şey arasındaki karşılıklı ilgi,… Read more
-
Erdemlerin En Yücesi…
” İnsan ruhunun şimdiye kadar dünyada yaptığı en büyük şey, görmek ve gördüğünü sade bir yoldan anlatmaktır. Açıkça görmek şiirdir, kehanettir, dindir- tümü birden” John Ruskin Merhaba, nasılsınız? Nefesinin farkındalığında bu yazıyı okumanızı rica etsem… Şimdiden teşekkür ederim. Bilmek nedir? Anlamak nedir? Bilmek; bir şeyi öğrenmiş, anlamış olmak, bir şeyle ilgili bilgisi bulunmak. Anlamak ise;… Read more
-
Gözlemcisi…
”Derin bir nefes aldım ve kalbimin o eski haykırışını dinledim: Varım, varım, varım.” Sylvia Plath Gözlemcisi olduğu grubun bulunduğu yere zamanında varabilmek için her sabah uyandığı saatten iki saat önceye saatin alarmını kurdu. Her akşam yattığı saatten bi kaç saat öncesinde yatmaya hazırlanıyordu. Sokakta sıradışı bir sessizlik hakimdi. Bir o kadar da gerginlik. Hisleri bugüne… Read more
-
Her Şeyi Gerçekte Oldukları Gibi Görmek…
”Yönetici ilke, zihin huzuru, özgürlük ve sakinliktir.” Epiktetos Merhaba, nasılsınız? Kendinize yaklaşmanızın ve kendinizle konuşmanızın yolları, kendin ve çevrenizle iletişimlerinizde davranışları kolaylaştıran bedenin ve zihnin bazı halleri vardır. Bu yazım bazı temel prensipler hakkında olacak. Hazırız! O zaman başlayabiliriz:) İnsan; geniş bir yetenek ve bilgi zenginliğine sahiptir. Bunun farkında olamamak, insanda kafa karışıklığı, öfke, suçluluk,… Read more
-
-
Merhaba,
Dönüşüm; bilinçte, bilinçle başlar.
“Evren bir bütündür. Tek bir organizma gibidir. Belki bu yüzden birbiriyle tamamen ilgisiz iki şey yoktur. İlişkileri görebildiğinizde evren kalbini açar size… Geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki ayırım sadece bir yanılsamadan ibarettir.”
“İnsan, bizim tarafımızdan evren diye adlandırılan bütünün, zaman ve uzayda sınırlı bir parçasıdır. Kendini, düşüncelerini ve duygularını diğerlerinden ayrıymış gibi deneyimler. Bu, bilincinin bir çeşit optik yanılsamasıdır.” Albert Einstein
Merhaba,
Senin gibi kendine meydan okuyan biriyim. Yirmi yedi yıl finans sektöründe çalıştım. Yine aynı sektörde on yıldan fazla eğitimler verdim. Araştırmaya, öğretmeye, öğrenmeye adanmış biriyim. Hayat, süreç, doğru, gerçek aradıklarımdandı. Herkesin kendi doğrusu var ve buna göre yaşıyor. Bağlantımız birbirimizi geliştirmek, gelişmek üzere. tam şu an bir soru sorsam ne düşünürsün? Anlamadım, bilmiyorum ne demek senin için?
Kafa karışıklığı yaratan şey/şeyler tutunulan duygular, düşünceler, kendinden ayrık algıladığın her şey. Oysaki Hakikat denen gerçek; hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığıdır. İşte bunu anladığın an dünyanda yarattıkların, putlaştırdıkların, hatta putlaştırdıklarını unuttukların meydan okudukça sarsıntı ile birlikte tek tek yıkılıyor. Anlam dünyasında Maddenin %1 kısmının anlamın olduğunu kavradığında Biz Neyiz sorusunun da cevabını vermiş oluyorsun.
Bugünkü hayata baktığında yaptığın tüm eylemler öyle otomatikleşmiş durumda ki yaparken bunu marifet sayar durumundayız. Aynı anda bir çok şeyi bir arada yapabilme becerisi diyoruz. Bunu derken ve deneyimlerken bilinçli farkındalığı ıskalıyoruz. Memeli hayvanlar alemindeki diğerleri gözlemlendiğinde insanı diğerlerinden ayıran en önemli özelliği nedir? diye sorsam Aklı diye söyleyeceğinden eminim. Akıl; Aklın da fonksiyonları… Bilim/ ilim yüzyıllardır bunu söylüyor. Algının sınırlarını zorlamadan öğrenmenin gerçekleşemediğini biliyor insan. Yine de kolayı istiyor.
Bir anlık Evreni tek bir organizma olarak hayal et. Ve kendine şu soruyu sor; biz neyiz?

